YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Mahkeme başkanına dava açtı
Mahkeme başkanına dava açtı
09 Kasım 2010 14:31
Poyrazköy davasının tutuklu sanığı Levent Bektaş, hakkında tutukluluk halinin devamı yönünde karar veren 12. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Vedat Yılmazabdurrahmanoğlu ve 2 üye hakimden 50 bin lira tazminat istemiyle Yargıtay'a başvurdu.

Poyrazköy'de ele geçirilen mühimmata ilişkin açılan davanın tutuklu sanıklarından emekli Deniz Binbaşı Levent Bektaş, hakkında 2 kez ''tutukluluk halinin devamı'' yönünde karar veren İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Vedat Yılmazabdurrahmanoğlu ve 2 üye hakimden toplam 50 bin lira tazminat istemiyle Yargıtay 4. Hukuk Mahkemesine başvurdu.

Levent Beştaş'ın avukatları Celal Ülgen ile Hüseyin Ersöz tarafından Yargıtay 4. Hukuk Dairesine gönderilmek üzere Kartal Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine sunulan birinci dilekçede, Poyrazköy'de ele geçirilen mühimmata ilişkin davaya bakan İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Vadat Yılmazabdurrahmanoğlu ile üye hakim Mehmet Karababa, ikinci dilekçede de yine mahkeme heyeti başkanı Yılmazabdurrahmanoğlu ile üye hakimler Mehmet Karababa ve Mehmet Erdoğan ''davalı'' olarak yer aldı.

Birinci dava dilekçesinde, ''Poyrazköy davası'' kapsamında yaklaşık 20 aydır tutuklu bulunan ve ''hakkında hukuka aykırı niteliğe sahip, özel olarak üretilmiş 1 adet CD, 1 adet de DVD'ye dayanan'' suçlamalar olan sanık Levent Bektaş ile ilgili arama ve el koyma kararlarının hukuka aykırı olduğu öne sürülerek, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) öngördüğü tutuklama kararına, hukuka aykırı yollarla elde edilen delillerin dayanak gösterilmemesi gerektiği savunuldu.

Tutuklama kararı ve delillerin değerlendirilmesine ilişkin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM) örnek kararlarına yer verilen dilekçede, ''Davalılar İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Vedat Yılmazabdurrahmanoğlu ve üye hakim Mehmet Karababa, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS), Bangolar Yargı Etiği İlkeleri, hukukun temel ilkeleri, Anayasa ve CMK hükümlerine aykırı olarak verdikleri tutukluluk halinin devamı kararları ile müvekkilimizin özgürlüğünü haksız ve hukuksuz olarak kısıtlamış bulunmaktadırlar'' denildi.

İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen Poyrazköy'de ele geçirilen mühimmata ilişkin dava dosyasının 16 Eylül 2010 tarihli incelemesinde mahkeme heyetinin Bektaş ile ilgili verdiği ''tutukluluğun devamı'' kararının birçok hukuka aykırılığı içinde barındırdığı ileri sürülen dilekçede, 11 sanığı kapsayan bu karar verilmeden önce sanıkların durumunun tek tek değerlendirilmesi gerektiği, mahkemenin iddianameyle isnat edilen suçu sanıklar için ön ceza gibi algılayıp uyguladığı ve bu yaklaşımın tutuklamanın bir tedbir olduğu şeklindeki yasal düzenlemeye aykırılık oluşturduğu dile getirildi.

10'AR BİN TL'LİK TALEP

Dilekçede, söz konusu incelemede üye hakimlerden Oktay Kuban'ın ''sanıkların tutukluluklarının devamı'' kararına muhalefet şerhi koyduğu da hatırlatılarak, Kuban'ın da kendilerinin düşünceleriyle paralel şekilde, hukuk devleti ilkesinin bir gereği olarak sanıkların tutukluluk halinin sona erdirilmesi görüşünü savunduğu kaydedildi.

Dilekçede, CMK'nın 39, 101/2, 104 ve 230. maddeleri ile AİHS'in 5 ve 6. maddelerine aykırı olarak 16 Eylül 2010'daki duruşmada verdikleri kararla Bektaş'ın özgürlüğünden yoksun kalmasına ve manevi eziyet çekmesine neden olan davalılar Yılmazabdurrahmanoğlu ve Karababa'dan 10'ar bin lira olmak üzere toplam 20 bin liranın yasal faiziyle tahsil edilerek, Bektaş'a ödenmesine karar verilmesi talep edildi.

Avukatlar Celal Ülgen ve Hüseyin Ersöz tarafından aynı mahkemeye sunulan ikinci dilekçede de İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Vedat Yılmazabdurrahmanoğlu ve üye hakim Mehmet Karababa'nın yanı sıra mahkemenin diğer üye hakimi Mehmet Erdoğan da ''davalı'' olarak yer aldı.

Birinci dilekçede belirtilen gerekçelerin tekrar edildiği dilekçede, davalılar Yılmazabdurrahmanoğlu, Karababa ve Erdoğan'ın, İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen Poyrazköy'de ele geçirilen mühimmata ilişkin davanın 15 Ekim 2010 tarihli duruşmasında sanık Bektaş ile ilgili ''tutukluluk halinin devamı'' kararı verdikleri ve bu kararın hukuka aykırı olduğu belirtilerek, davalıların 10'ar bin lira olmak üzere toplam 30 bin lira manevi tazminat cezasına çarptırılması istendi.

AA

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler