YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Mağdur yargıçlar mahkeme yolunda
Ergenekon soruşturması kapsamında gözaltına alınan eski Adalet Bakanı Seyfi Oktay'ın yargıdaki atamalara ve davalara müdahalesi tartışmaların odağına yerleşti.
Mağdur yargıçlar mahkeme yolunda
10 Haziran 2010 / 08:06 Güncelleme: 10 Haziran 2010 / 08:07

 

Mahkeme kararıyla dinlenen telefon görüşmelerindeki girişimler, yargı çevrelerinde büyük rahatsızlığa yol açtı. En sert tepki, kayıtlarda adı geçen Yargıtay üyelerinden geldi. 8. Hukuk Dairesi Üyesi Selamet İlday, 1995'te dönemin HSYK üyesi Vural Savaş tarafından Yargıtay'a seçilmek istendiğini, bütün vasıfları taşımasına rağmen Oktay tarafından engellendiğini açıkladı.

İlday, Oktay hakkındaki davaya müdahil olacağını, ayrıca manevî tazminat davası açacağını vurguladı. Kayıtların Oktay'ın yargıda nasıl örgütlendiğini gösterdiğini belirten İlday, "Bunun daha fevkinde bir örgütlenme düşünülemez." dedi. Davalara müdahale konusunda ise şu tespitlerde bulundu: "HSYK üyesi eliyle kimin Yargıtay üyesi olacağını, kimin terfi edeceğini belirliyorlar. Kadir gider, öbür Kadir gelir. Önemli olan bu gücü elinde tutmak istemeleridir. Kendi yandaşlarının egemen olduğu bir topluluk hedefliyorlar."

Yargıtay Onursal Üyesi Cevdet İlhan Günay da yargıdaki tehlikenin gözler önüne serildiğini kaydetti. Yargıtay'da doçent olmasına rağmen Ergenekon tutuklusu iki rektör tarafından o dönem engellenmek istendiğini anlatan Günay, seçimlerin görüş ve inançlara göre yapıldığının anlaşıldığına dikkat çekti ve ekledi: "Ergenekon'da derin incelemelere girilirse yargı kanadı ortaya çıkar."

İlday, "Örgütlenmenin dik âlâsı budur. Bunun daha fevkinde bir örgütlenme düşünülemez. Sen bir daire başkanlığına bile müdahale ediyorsun. Bir bayan avukat müdahale ediyor, bakana bilgi veriyor. Birlikte sevgi çığlığı atıyorlar. Yakışık almaz bunlar." dedi. İlday, bütün şartları taşımasına, eski Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Vural Savaş'ın bunu çok iyi bilmesine rağmen Oktay tarafından engellendiğini açıkladı.

Eski Adalet Bakanı Seyfi Oktay'ın mahkeme kararıyla yapılan dinlemeleri yargıdaki örgütlenmeyi gözler önüne serdi. Kayıtlara göre Oktay, Yargıtay üyeliği seçimlerinden hakim savcı atamasına, adliyedeki mübaşir tayinine kadar her konuyla yakından ilgileniyor. Tutuklanan avukat Tülay Bekar'la birlikte Yargıtay 8. Hukuk Dairesi başkanlığı seçimleri için Yargıtay'daki çevresini kullanıyor. İstemedikleri Yargıtay üyeleri hakkında 'irticacı' suçlaması yapmaları dikkat çekiyor. Oktay'ın telefon görüşmesinde irticacı olmakla suçladığı Yargıtay üyesi İlday, Zaman'a çarpıcı açıklamalarda bulundu.

İSPATLASINLAR BUGÜN İSTİFAYA HAZIRIM

İlday, "Yasal dinlemeye takılan arkadaşlar, şeriatçılığımla ilgili bir tane somut belge getirsinler, bugün istifaya hazırım. Devletin istihbarat teşkilatı var. Hangi gün, hangi eylemde, hangi sözde şeriat yanlısı hareketin içinde olmuşum ispatlasınlar." diye yakındı. Yargıtay üyeliğine 1995'te dönemin HSYK üyesi Vural Savaş tarafından seçilmek istendiğini, ancak Seyfi Oktay tarafından engellendiğini belirtti. Engellemelere rağmen 1997'de seçildiği bilgisini veren İlday, "Seyfi Bey prototip bir örnektir." ifadesini kullandı. İlday, şöyle devam etti: "Müfettiş hal kağıtlarım çok iyiydi, tüm terfilerim mümtazdı. Vural Bey beni bu vasıflarımla tanıyordu. Seyfi Bey, vasıflarımı inceleseydi o da objektif olarak bu konuda kanaate varabilirdi. Ama o gözünü kapatmış. Belli bir yapılanma içinde. Antidemokratik, sürdürülmesini düşündüğü rejimin, ideolojinin emrine girmiş. Demokratikleşme gibi bir çabası yok." İlday, dinleme kayıtlarının Seyfi Oktay'ın yargıda nasıl örgütlendiğini gösterdiğini de ifade etti. "Örgütlenmenin dik âlâsı budur. Bunun daha fevkinde bir örgütlenme düşünülemez." dedi. Oktay ile ismi geçen avukat Tülay Bekar hakkında açılan davaya müdahil olmayı, ayrıca manevi tazminat davası açmayı düşündüğünü açıkladı. Yargıtay üyesi, "Bunu gözlerin açılması için yapıyorum. Benimle ilgili iddialarını ispata davet ediyorum." diye konuştu. Oktay'ın davalara yaptığı müdahaleleri de değerlendiren İlday, sözlerini şöyle sürdürdü: "Yargı, yargıyı etkilemektedir. Yargıtay, kanuna uygunluk denetiminin yanında HSYK eliyle vesayet denetimi yapmak istiyor. HSYK üyesi eliyle kimin Yargıtay üyesi olacağını, kimin terfi edeceğini belirliyor. Kadir Özbek, bunlardan biri. Kadir gider, öbür Kadir gelir. Önemli olan bu değildir, önemli olan bu gücü elinde tutmak istemeleridir." Selamet İlday, yıllar öncesi seçimin hâlâ Oktay'ın zihninde olmasına da dikkat çekti. "Anlayışı, zihniyeti başka insanlara kapalı demek. Ancak kendi yandaşlarının egemen olduğu bir topluluk istiyor. 'Yargıda bunlar yavaş yavaş alt derece mahkemelerini ele geçiriyor, bari Yargıtay elimizde kalsın' diye düşünüyor." diyen İlday, Türkiye'deki bütün ilk derece mahkemesi hakimlerinin itham altında bırakıldığını vurguladı.

İlday'a göre, Türkiye'nin statükonun içerisinde sürüklenip gittiğini, yargıda, üniversitede demokratik rayına oturmasını isteyenlere karşı düşmanlık besleniyor. İlday şunları aktardı: "Demokratik yollarla, hukuki zeminde düşüncesini söyleyenler, sistemdeki arızayı çözmek isteyenler, bunların baş düşmanıdır. Bunlara yafta sıfat takarlar. 'Gerici, irticacı, şeriatçı, komünist' derler. Bilirler ki bunlar medeni cesaret sahibi. Sözünü esirgemezler. Dünyada hangi hukuk varsa onu isterler."

Hakkındaki 'şeriatçı' iddiasını muhataplarına ispata davet eden İlday, "İspatlayamazlar. Gerçek manada demokratik hak mücadelesi veren, ezilen insanın hakimiyetini isteyen, gerçekten yargının millet adına karar vermesi gerektiğine inanan bir hakimim." dedi. Oktay'ın ilgisini çeken dairenin siyasi öneminin bulunmadığını, ancak Yargıtay Başkanlar Kurulu'nda farklı bir ses olarak konuşmasından çekinildiğini kaydetti. Yargıtay üyesi, şöyle konuştu: "Demokratik medeni cesaretini sergilerim diye korkuyorlar. Ben, inanan bir insanım. Bunlar aslında kazandıklarını sanırlar ama kaybederler. Benim hukuk bilgimi, hukukun evrensel ilkelerindeki hakimiyetimi, zihnimdeki bilgi birikimini alamazlar." Seyfi Oktay'ın içinde olduğu yapıyı 'çok üzücü, çirkin' bulduğunu belirten İlday, "Yargıtay üyelerinin bu kadınla ilişkileri, yemek yemeleri... Benim seçimimle ilgili mücadeleleri. Bunların içinde benim selam verdiğim, saygı duyduğum Ş.İ., K.D. gibi arkadaşlar var. Bana oy vereceklerini söyleyen insanlar karşı cephede, her gün çalgıda, eğlencedeler. Bunlar adına üzülüyorum. Onları vicdanlarıyla baş başa bırakacağım." diye konuştu.

TEHLİKE GÖZLER ÖNÜNE SERİLDİ

Yargıtay Onursal Üyesi Cevdet İlhan Günay ise telefon kayıtlarının tehlikeyi gözler önüne serdiğini belirtti. Selamet İlday gibi kendisinin seçimlerinde de 'irticacı' denilerek propaganda yapıldığını vurgulayan Günay, "Yargıtay'da doçent olmama rağmen Ergenekon'da tutuklu olan iki rektör ile sendika başkanı ve bir sendika avukatı benim aleyhimde kulis yaptı. Aynı yafta bana da vurulmuştu. İrticacı, dinci diyorlar ve sonuç alıyorlar." şeklinde konuştu. Görüşlere, inançlara göre seçimler yapıldığını anlatan Günay, "Yavaş yavaş ortaya çıkıyor. Daha da çıkacak. Ergenekon'da derin incelemelere girilirse yargı kanadı ortaya çıkar. Orası gerçekten onların kalesi, o kaleyi kimseye geçirmek istemiyorlar." ifadelerini kullandı. (Zaman)

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler