YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Madendeki korkunç ihmaller zinciri!
Karaman Ermenek'teki su baskını nedeniyle, 18 kişinin mahsur kaldığı madenle ilgili korkunç ihmaller zinciri ortaya çıktı.
Madendeki korkunç ihmaller zinciri!
30 Ekim 2014 / 04:12 Güncelleme: 30 Ekim 2014 / 04:17

Karaman’daki maden faciasında da ihmaller zinciri var: -Noter tasdikli ihtarnameyi şirket dikkate almadı. -Çalışma için 25 metrelik ön sondaj denemesi yapılmadı. -Suyun bastığı saat 12.15’te işçilerin yemeğe çıkmasına izin verilmedi.

Karaman’ın Ermenek ilçesi Güneyyurt Beldesi’nde 18 işçinin mahsur kaldığı kömür ocağına güvensiz olduğu gerekçesiyle ihtarname çekildiği ortaya çıktı.

Has Şekerler Madencilik adıyla faaliyet gösteren şirkette 2011 yılında su baskını yaşandığını anlatan Maden İşçisi İsmail Sevil, “Suyun patladığı noktanın 200 metre altından kömür çıkarılmaya başlandı. Bu şartlar altında madende çalışamayacağımı belirterek noterden ihtarname çektim’’ dedi. Ayın 3’ünden bu yana madene gitmediğini belirten Sevil, ihtarnameye şirketten hiçbir yanıt gelmediğini söyledi.

Madenlerin çok güvensiz olduğunu belirten İsmail Sevil, ‘’Mahsur kalan 18 maden işçisinin hepsi arkadaşımdı. Yerin 350 metre altında bulunuyorlar. Kurtulma şansları yok ama bir umut bekliyoruz’’ dedi.

Kızılay çadır kurdu

Maden ocağı önünde, maden işçilerinin yakınları için Türk Kızılayı çadırlar kurarken, basın mensupları da hiçbir şekilde ailelerle görüştürülmüyor. 10 Aralık tarihinde Has Şekerler Maden İşletmesi’ni bırakan maden işçisi Mehmet Gürses ise, ‘’Şu an işten ayrılmasaydım belki ben de mahsur kalmıştım’’ dedi. Maaşlar geç yattığı için para sıkıntısı yaşadığını belirten Gürses, ‘’Gökçekent köyünden Hüseyin Gültekin (28) ve İsmail Gürses (24) isimli iki maden işçisi akrabamız şu an madende mahsur’’ diye konuştu.

Gürses, “Kömürcülük Ermenek’in kaderinde var ama para meselesi yüzünden servis ve yemek sizden dendi. O yüzden insanlar maden ocağında yemek yemek zorunda kaldı ve olay meydana geldi’’ diye konuştu.

Yine ihmal yine facia

Ermenek’te faciaya neden olan suyun nereden geldiği hala tam anlaşılamazken, faciaya alandaki yeraltı sularının kuyularla yeterince çekilmemesinin neden olabileceği belirtildi. TEMA Vakfı’nın geçtiğimiz yıl Konya’nın Karapınar Havzasına yapılacak olan termik santralin yeraltı sularını nasıl etkileyeceği üzerine hazırladığı raporda imzası bulunan Jeoloji Yüksek Mühendisi Tahir Öngür, yaşanan su baskınının mühendislik ihmallerinden kaynaklanmış olabileceğini söyledi.

Su seviyesinin altındaki kömür ocaklarına dolacak yeraltı sularının önceden kuyularla çekilmesi gerektiğini kaydeden Öngür, “Yeraltı suyunun altında çalışacaksanız bunu önceden belirlemeniz ve ne kadar su çekilmesi gerektiğinin tespit etmeniz gerekiyor. Ardından yerin altına inecek şekilde önceden kuyular açılıp su boşaltılmalı” dedi.

25 metrelik sondaj şart

Çalışma Bakanı Faruk Çelik bu yıl ocağın şubat ve haziran aylarında 2 kez denetlendiğini söyleyerek, “Haziran ayındaki denetimlerde 8 eksik bulunmuş. Yasadaki müeyyideler uygulanmış. Her maden ayağına indikten sonra çalışırken bir sondaj yapmanız gerekiyor. Bu sondaj 25 metrelik bir derinliği ihtiva ediyor. Yani işçinin çalıştığı ayakta 25 metre sondaj yapılacak, ne gibi riskler var bu 25 metrede belirlenecek, ona göre çalışmalar yapılacak. Bu çalışma yapıldıktan sonra yeniden 25 metrelik sondaj yapılacak. Bunun olmadığı haziran ayındaki tespitlerimizde var. Bu yapılmamış. Bu önemli bir eksiklik, başka eksikler de var” dedi.

12 bin ton su var

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız da, “Suda görüş mesafesi 1 metre bile değil. Dalgıçlar inip baktılar ama girmelerinin çok fazla anlam ifade etmeyeceği, 3-4 metre bile dalamayacaklarını belirttiler. Kendi can güvenlikleriyle ilgili de sıkıntı doğacağı anlaşıldı. Ocakta 10-12 bin ton civarında su var” diye konuştu.

Gözü yaşlı çırpınış

Madenci yakınları, suyun boşaltıldığı boruların geçtiği engebeli alanları elleriyle kazarak suyun daha hızlı akmasını sağlamaya çalıştı. Ailelerin gözü yaşlı bekleyişi sürüyor.

Bebeği doğdu

Ermenek ilçesindeki maden ocağında mahsur kalan 18 işçiden Hüseyin Gültekin’in (28) hamile eşi Ayşe Gültekin hastaneye kaldırıldı. Gültekin çiftinin 3 kilo 200 gram ağırlığında sağlıklı bir erkek bebekleri oldu. Oğlu Hüseyin Gültekin ile damadı Tezcan Gökce madende mahsur kalan Hasan Gültekin (60), olayı televizyondan öğrendiğini belirterek, “Hüseyin 1 yıllık evliydi. Bebeği olacağını öğrendiğinde havalara uçmuştu” dedi. Başbakan Davutoğlu da Ayşe Gültekin ve bebeğini hastanede ziyaret ederek bir süre görüştü.

Ağlamayın babam mama getirecek

Mahsur kalan 18 işçiden biri olan İsmail Gürses’in eşi Fatma ve yakınları zaman zaman sinir krizi geçiriyor. Ailenin 3 yaşındaki oğlu Mustafa ise “babam bana mama getirecek” diyerek ağlayanları susturmaya çalışıyor.

Suyu boşaltmak imkansız

Türkiye'nin ünlü doğa bilimcilerinden Prof. Dr. İbrahim Atalay, Ermenek faciasının yeraltı akarsuyundan kaynaklandığını belirterek, “Ermenek’te suyun boşaltılması imkansız. Maden bölgesinde büyüklü küçüklü akarsular var. Bunlardan biri ocağın zayıf bir noktasını patlatarak galerinin içine girdi ve orada su doldurmaya başladı. Yeraltı akarsuları sürekli akım gösterir. Ermenek’te gördüğüm kadarıyla her ne kadar pompalansa da su seviyesi inmiyor.  Çünkü yeraltı akarsuyu orayı besliyor.  Oradaki suyun boşaltılması imkansız duruma gelebilir” dedi.

İsimleri belli oldu

Maden ocağında su baskını nedeniyle mahsur kalan 18 işçinin isimleri belli oldu. Mahsur kalan işçilerin isimlerinin; Osman Çoksöyler, Hüsnü Çolak, Ali Haznedar, Kerim Haznedar, Mehmet Tokat, Hüseyin Çolak, İsa Gözbaşı, Bahri Üzer, Kamil Yaman, Ömer Cansu, Tezcan Gökçe, Uğur İlhan, Hüseyin Gültekin, İsmail Gürses, Mehmet Baha, Mehmet Özcan, Hasan Tuncer ve Recep Çiloğlu olduğu öğrenildi.

Yemek saatinde içerdelerdi

Ağabeyleri Kerim ve Ali Haznedar’ın ocakta mahsur kaldığını ve dün öğle saatlerinden itibaren bu sabaha kadar maden ocağının önünde bekleyen Ayşe Öztürk, şöyle konuştu: “Torba Yasa’dan sonra herkes servisini kendi tutacak, yemeğini evinden getirecek ve dışarı çıkılmayacak dediler. Öğle yemeğinde dışarı çıkılsaydı ağabeylerim burada olurdu. Dün sabah 06.30’da geldiler ama şu an hala yoklar.”


STAR

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler