YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
‘Maaş alıyorlar’ iddiasına sert tepki
Akil İnsanlar İç Anadolu Bölgesi Grubu, yüksek rakamlarda maaş aldıkları yönündeki iddialara Kayseri’den cevap verdi.
‘Maaş alıyorlar’ iddiasına sert tepki
17 Nisan 2013 / 16:05 Güncelleme: 17 Nisan 2013 / 16:26

İddiaları yalanlayan grup üyesi Erol Göka, iddiaları soranlara “Şöyle hayırlı bir işten bile para alacak kadar tırnak içinde şerefsiz görüyorsanız benimle niye karşılıklı konuşuyorsunuz?” dediğini söyledi.

Çözüm süreci kapsamında oluşturulan Akil İnsanlar İç Anadolu Bölgesi Heyeti, bugün Kayseri Melikşah Üniversitesi’nde öğrenci ve öğretim üyeleriyle buluştu. Ahmet Taşgetiren başkanlığındaki toplantıya, Başkan Vekili Beril Dedeoğlu, Cemal Uşşak, Vahap Coşkun, Doğu Ergil, Erol Göka, Mustafa Kumlu (TÜRK-İŞ), Celalettin Taş, Hilal Kaplan katıldı. Grup üyeleri çiçeklerle karşılandı.

Açılış konuşmasını yapan Başkan Taşgetiren, terör olaylarının 30 yıldan beri kanın aktığı bir sorun olduğunu anımsatarak çözüm sürecine destek olunması gerektiğini söyledi. Büyük can ve mal kayıplarının yaşandığını vurgulayan Taşgetiren, “Bu sorunun belki çok daha önceden çözülmesi temenni edilirdi. Özgürlükler noktasındaki sıkıntılar ve başka sorunlar işin çatışma noktasına kadar gelmesine yol açtı. Ciddi acılar yaşandı ve bunun toplumda bıraktığı ciddi sancılar oldu. Sadece ölen ya da öldürenlerin sorunu olmaktan çıktı, bütün ülkenin sorunu haline geldi.” dedi.

Sürece, Türkiye ve Ankara’nın öncelikle silahların bıraktırılması boyutundan başladığını belirten Taşgetiren, çatışma ortamının sona erdirilmesi için böyle bir grubun oluşturulduğunu kaydetti. “Toplumla siyasetin dışında süreci paylaşmamız talebi geldi” diyen Taşgetiren, “Biz de bunu bir görev telakki ettik. Hepimiz diğer görevlerimizi de sürdürüyoruz. Bu süreç başarıyla sonuçlansın istiyoruz. Özgürlük ve insan halkalı sorunu yaşayan hiçbir kesim kalmasın istiyoruz. Öncelikle toplumun hiçbir kesiminden kan akmasın. Analar ağlamasın. Ben ona ilavelerde bulunarak analar saçlarını yolmasın, bağırlarını dövmesin diyorum. Bunlar çoğaltılabilir.” şeklinde konuştu.

Karaman’da bir şehit ailesi ziyaretinde yaşananları da anlatan Taşgetiren, şehit yakınının acısına rağmen barış için dua ettiğini aktardı. Uzun olmayan bu sürecin sonunda Türkiye’nin barışın hakim olduğu bir iklime kavuşması temennisinde bulunan Taşgetiren, “Umarım ülkenin dünya liginde geleceği yerin konuşulacağı bir sürece gideriz. Buna sizler de katılın istiyoruz. Ziyaretlerde bulunuyoruz. Buradaki her düşünce sürece katkıdır. Not ettiğimiz kaygıları görev süremizin sonunda rapor haline getirerek ilgililere sunacağız.” diye konuştu.

Daha sonra program öğrencilerin sorularıyla devam etti.

"Para almıyoruz"

Sosyal medyada akil insan seçilenlerin para aldıklarıyla ilgili iddiaların dolaştığını hatırlatan grup üyesi Psikoloji Profesörü Erol Göka da, bu durumu sert bir üslupla yalanladı. Bir gencin ‘Sürecin sonunda vatan haini olarak yargılanacağınızı biliyorsunuz değil mi?’ şeklinde yazdığını belirten Göka, “Siz beni böyle görüyorsanız ya da şöyle hayırlı bir işten bile para alacak kadar tırnak içinde şerefsiz görüyorsanız ya benimle niye karşılıklı konuşuyorsunuz? diye bir şey yazdım. Sadece 30 yıldır neler yaşadığımızı ve ne yapmamız gerektiğini önümüze koyarsak hep birlikte düşünürüz. Akan kanı durduracağımıza kaniyim. Size güveniyoruz. Durduramazsak faturanın kime kesildiğinin pek önemi yok.” şeklinde konuştu.

"Herkes kan dursun istiyor"

Grup Üyesi Mustafa Kumlu da, az konuşup çok dinlemeye çalıştıklarını ifade etti. 63 kişinin bir araya geldiği Başbakan’ın yaptığı toplantıda da herkesin kafasında değişik tereddütleri olduğunu belirten Kumlu, “ Bize, ‘Biz hiçbir şeye karışmıyoruz. İnanıyorsanız çözüm sürecine katkı sağlayacaksınız. Programı da kendiniz yapacaksınız’ dediler. Ortada bir gerçek var. Sürece karşı çıkanlara ‘Bu kanın durmasını istemiyor musun? diye sorduğumuzda herkes ‘kan dursun’ diyor.” diye konuştu.

"Süreci, insan hak ve özgürlüklerini kalıcı hale getireceğinden destekliyoruz"

Beril Dedeoğlu da “Biz heyet olarak bu sürece, demokratikleşme, insan hak ve özgürlüklerini kalıcı halde bir istikrarlı gelecek sunacak biçimde var olmasına işaret ettiği için şiddetle destekliyoruz.” dedi. Bunun anayasayla mı ya da başka bir şeyle mi olacağına herkesin karar vereceğini belirten Dedeoğlu, “Silahların sustuğu bir ortamda siyaset ve sosyal yaşamın çeşitli kanallarını eşit şekilde kullanabilelim. Silahlar ortadayken bunlar yapılması zor. Gerçek siyasetin yapılması ve gerçek sorunların gündeme gelmesini istiyoruz. Bu meselenin kan davası halinde kendini tekrar etmesinin önüne geçmemiz lazım” dedi.

"Sürecin başarı şansı"

Öğrencilerden birisinin “Süreç başarıya ulaşmasına rağmen tekrar saldırı olmayacağının garantisi var mıdır?” şeklindeki bir soruyu anımsatan Hilal Kaplan da, “Süreç başarıyla sonuçlanırsa zaten PKK’nın silahsızlanması demek. Fakat şöyle bir handikap var. İllaki bazı gruplar farklı düşünüp silahlı mücadeleyi sürdürebilir. IRA’da böyle oldu. Fakat alternatif IRA toplumdan taban bulamadı ve aşırı marjinelleşti. Şu anda yok denecek sevide.” cevabını verdi.

"Medya sorumluluğunu yerine getirmedi"

Grup Üyesi Cemal Uşşak da, terör sorununun çözümü çerçevesinde medyanın sorumluluğunu yerine getirmediğini savundu. Medyanın bugüne kadar olay odaklı yayın yerine sansasyon odaklı yayın yapmayı tercih ettiğini belirten Uşşak, “Hiç olmazsa bu süreçte medya bu üslubunu terk etsin. Halen önemli ölçüde çözümün bir parçası değil. Akil insanlar heyetinin vicdani sorumluluklar çerçevesinde yapmakta olduğu gayretlerin arasında cımbızla bir takım unsurları çekerek sansasyonel haberler yapmaya devam ediyorlar.” ifadelerini kullandı.

"Öncelikle kendi içimizde barış sağlanmalı"

Doğu Ergil de, öncelikle kendi içimizde barışın sağlanması gerektiğine vurgu yaptı. Süreç için Ergil, “Ben buna barış demiyorum. Çünkü barış düşmanlar arasında olur. Buna barışma diyorum, çünkü yurttaşlar arasında bir kısmını küstürüp düşman olarak tanımladığımız bir kesim var.” dedi.

Çözüm gündeme gelmezse bu işin daha ağır bir şekilde devam edeceğini belirten Celalettin Taş da, “Dolayısıyla bu sorunun bir an önce çözülmesi gerekiyor.” şeklinde konuştu.

Toplantı sonunda Melikşah Üniversitesi Rektör Vekili Tankut Yalçınöz, günün anısına grup başkanı Ahmet Taşgetiren’e plaket hediye etti.

 

CİHAN

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler