YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Lice olaylarının arkasında kimler var?
Akil İnsanlar’dan Avni Özgürel, Lice olaylarının arkasında 4 milyarı kaybeden uyuşturucu baronlarının olduğunu söyledi.
Lice olaylarının arkasında kimler var?
26 Ağustos 2014 / 08:02 Güncelleme: 26 Ağustos 2014 / 08:13

Çözüm sürecinde ikinci aşamaya geçilirken Akil İnsanlar’dan Avni Özgürel, sürecin artık devlet politikası olduğunu belirterek, Lice olaylarının arkasında güçleri açıkladı.

Hükümetin çıkardığı yasalarla çözüm sürecinde ikinci aşamaya geçilirken Eylül ile birlikte İmralı-Kandil hattında tarihi adımların atılması bekleniyor. Çözüm sürecinde aktif rol alarak sahaya inen Akil İnsanlar Ege Heyeti üyesi gazeteci Avni Özgürel, yeni aşamayı STAR’a değerlendirdi.

Basketbol milli takımı için kullanılan “12 dev adam” tanımını hatırlatan Özgürel, “Recep Tayyip Erdoğan, Ahmet Davutoğlu, Beşir Atalay, Yalçın Akdoğan, Hakan Fidan ve tüm kadro çözüm sürecinin dev adamlarıdır” dedi.

Sanki iki ayrı Türkiye var gibi

Özgürel Türkiye’nin daha önce de çözüme dönük adımlar attığını hatırlatarak, bu yıl Uğur Mumcu, Turgut Özal, Eşref Bitlis gibi isimlerin yaşamını yitirdiği; 33 er, Madımak ve Başbağlar katliamlarının yaşandığı 1993 yılında statükonun çözüm ekibine saldırı düzenlediğini söyledi. Özgürel, “O gün ile bugünü karşılaştırdığımda sanki Türkiye’yi değil de iki ayrı devleti düşünüyor gibi oluyorum. Sanki başka iki ülke var. Türkiye’de devlet içerisinde bir ileriye doğru hamle yapmak isteyen kesimle, çok sınırlı bir kadro ile Türkiye’de statükoyu savunan kesim arasında 1993’te Özal’ın ve Eşref Bitlis’in ölümleriyle biten ciddi bir savaş vardı.

Bugün Ergenekon bitti, çözüldü denilmemeli. Bunu boş bıraktığınız anda, demokrasiyi bıraktığınız anda bu hevesler tekrar canlanır. Bu duyarlılığı yitirmemek, demokrasi hassasiyetini her adımda kontrol etmek gerekir” diye konuştu. Özgürel, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın başlattığı çözüm sürecini Çankaya Köşkü’nden sürdüreceğini belirterek, çözüm sürecinin aşamalarıyla ilgili şunları söyledi:

“Çözüm süreci Türkiye için bir devlet projesi. Bu bir iktidar projesi değil artık. Bunun yeni bir kanun düzenlemesi de yapıldı. Süreci devam ettirmek ve yasal, kurumsal hale dönüştürmek için hükümete görev verildi.

Benden sonra tufan demedi

Erdoğan Başbakan iken, onun inisiyatifiyle götürülen bir süreç vardı. Onun konumuna dayanılıp, güvenen bir süreç vardı. Ama ‘Ben Çankaya’ya çıktıktan sonra tufan’ demediği için bu yasal düzenleme oldu. Herkes, ‘Hükümet bu işi yapmak istiyor ama yasal dayanağı yok’ diyordu. BDP, HDP, Kandil ve muhalefet partileri bunu diyordu. Şimdi bunlar ortadan kalkmış oldu. Beşir Atalay, ‘Son dönemece girdik’ diyor.

Tüm silahlı unsurların Türkiye dışına çıkması ya da silahları terk etmesi. Dağdaki silahlı unsurların da ya Türkiye’ye dönmesi ya da PKK’nın bu manada varlığının ortadan kalkması. Silahsızlanma ya da ateşkes değil artık. Bu sürecin sonlanması. Dolayısıyla böyle bir anda gerçekleşecek bir şey değil. Bunun da muhtelif adımları var. Elbette Türk Ceza Kanunu’nda terörün tanımına ilişkin düzenlemeler de var. Bir açıdan bakıldığında, af maiyetinde bile olabilir. Adına ‘toplumsal kucaklaşma’ deniyor. Zaten bu af kelimesi, daha önce kullanılan eve dönüş, pişmanlık yasası gibi isimler örgütte de sıkıntı doğuran kavramlar. Çözüm süreciyle bağlantılı bir durum olması gerekir.”

Erdoğan ve Davutoğlu başarır

Ahmet Davutoğlu’nun AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan olmasının uluslararası alanda Türkiye için çok önemli olduğunu, Kürt sorununun çözümünde de en etkili faktörler arasında yer aldığını belirten Özgürel, yeni kabinede bulunması beklenen isimleri de çözüm sürecinin dev adamları olarak niteledi. Özgürel, şöyle konuştu: “Davutoğlu tercihi, uluslararası ilişkiler açısından fevkalade tercih. Hem Irak yönetimi hem Kürdistan yönetimi, Suriye yönetiminin, Mısır yönetiminin, Avrupa’nın ABD’nin tanıdığı isim. En üst kademedeki siyasi aktörlerle birebir diyalogu olan, görüşlerine itibar ettikleri isim Davutoğlu.

Hillary Clinton’un hatıralarını yayınladığı kitapta ‘Bazen Davutoğlu ile gergin olduk ama dostane ilişkileri hiç koparmadık’ diyor. Devlet adamlığı için çok önemli. Çankaya’da da meseleyi başından beri taşıyan bir Erdoğan, herhalde Davutoğlu’nun en çok danışacağı isim olacak. Bu meseleyi, bu süreci çok iyi götüren bir Beşir Atalay da var. Beşir Bey’in göreve devam edeceğini düşünüyorum. Çok yakından takip eden ve hakim olan Yalçın Akdoğan var. Ahmet Davutoğlu işin kreatif tarafını üstlenirse teknik takibini üstlenen çok yetkin kadro var. MİT Müsteşarı Hakan Fidan, zaten meselenin baştan beri en ön safında yürüyen insanlardan birisi. Yani basketbol takımı için 12 dev adam deniyor ya, bu kadro da çözüm süreci için böyle dev adamlardan oluşuyor.”

Lice olayları, 4 milyarı kaybeden uyuşturucu baronlarının işi

PKK’NIN yönetici kadrosunun bu süreçte Türkiye’ye gelmeyeceğini, Irak ya da üçüncü ülke formülünün gündeme gelebileceğinden söz eden Avni Özgürel, hangi durum söz konusu olursa olsun meselenin sonlanma aşamasına geldiğini anlattı. Özgürel, şunları söyledi: “Devletin bütün kademeleri çözüme evet demiş ve çözümden yana organize olmuş durumdalar.

Şöyle bir şey var, bu çözüm sürecinin bir bakıma riskli de noktasındayız. Lice çevresinde meydana gelen olaylara bakıyorsunuz. Bütün toplum görüyor. Sadece son bir yılda iki milyar dolarlık uyuşturucu yakalandı o bölgede. Bu 4 milyar TL demek. Bu, birilerinin cebinden düşen paradır. Bu kadar parayı kaybedenlerin, çözüm sürecine yaklaşımının nasıl olacağını düşünün. Nasıl provokasyonlara açık olacağını düşünün. Artık dağda gördüğümüz her saldırgan grubu, PKK’nın doğrudan kontrolündeki eylem yapan grup olarak göremeyiz. Birilerinin taşeronu da olmaları kuvvetli. Bu açıdan bakınca, çözüm süreci provokasyona da açık. O nedenle bazı şeylerin çok çabuk nihayete erdirilmesi gerekiyor. Yeni hükümetin bir an önce göreve başlaması lazım.”

 

STAR

KÜRESEL MAFYA
 // serhat serhat
Ve son operasyonu fiyaskoyla sonuçlanıp beş katilini kaybeden İsrail var....
26 Ağustos 2014 Salı 11:04
GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler