YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Kusura bakmayın, bu Tayyip Erdoğan değişmez
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Grup Toplantısında Gezi Parkı olaylarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Kusura bakmayın, bu Tayyip Erdoğan değişmez
11 Haziran 2013 / 14:37 Güncelleme: 11 Haziran 2013 / 15:21

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM Grubu'nda yaptığı konuşmada, Türkiye'nin son iki haftadır başta İstanbul olmak üzere Ankara, İzmir ve değişik şehirlerde çok farklı boyutlarda, farklı katmanlarda bir kısım gösterilere sahne olduğunu söyledi.

Başkan Erdoğan, Taksim'in yayalaştırma projesi kapsamında, Taksim Gezi Parkı'ndaki bir kaç ağacın sökülmesi, taşınması aşamasında başlayan gösterilerin amaç, kabuk değiştirerek, ilk çıktığı andan çok farklı noktaya ulaştığını belirtti.

AK Parti olarak, toplumsal olayları okumak, yaşanan olayları analiz etmek ve iyi değerlendirme konusunda her zaman çok büyük hassasiyet içinde olduklarını vurgulayan Erdoğan, sandık sonuçlarını, düzenli olarak yaptırdıkları anket sonuçlarını doğru okuyarak bugünlere ulaştıklarını ve bu başarıyı elde ettiklerini söyledi.

Sandıktan çıkan sonuçların, tartışmasız bir zafere işaret ettiğinde kendilerini mağrur, mütekkebbir muzafferlerin yerine değil, kaybetmişlerin yerine koyduklarını kaydeden Erdoğan, hiç kimsenin yenilmiş duygusuna kapılmaması için azami hassasiyet içinde olduklarını anlattı.

Erdoğan, hatta meydanlara, caddelere teşkilatlarının dolmasına izin vermediklerini dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"2009 mahalli seçimlerinde olduğu gibi sandıktan çıkan sonuçlar kesin zafere de işaret etse, netice istediğimiz gibi olmadığında en küçük detayına kadar süreci analiz ettik. Nerede hata yaptığımızı, yanlış yaptığımızı, tüm tarafsızlığımızla, tüm boyutlarıyla değerlendirdik. 12 Haziran seiçmlerinn ertesi günü ekiplerimizi topladık, seçim sonuçlarını analiz ettik, dersler çıkarmaya, bize oy vermeyen kitleyi de anlamaya çalıştık. Sadece sandık sonuçları değil 10, 5 yıl boyunca her toplumsal olaya böyle bir samimiyetle, hassasiyetle yaklaştık.

Terör meselesine böyle bir hassasiyetle yaklaştık, farklı toplumsal kesimlerin, farklı etnik grupların, inanç gruplarının meselesine böyle bir samimiyet, hassasiyetle yaklaştık. Biliyorduk ki biz şu anda bir devlet yöneticisi olarak mal, can, akıl, nesil, inanç güvenliğini sağlamak durumundayız. Bunlar bizim asli görevlerimizdir, bunu başarmak durumandayız. Cumhuriyet mitinglerini dahi özünü, içeriğini, hedefini, gayesini bildiğimiz halde acaba göremediğimiz farklı boyutu var mıdır diyerek, son derecek dikkatli şekilde değerlendirdik.

Biz farklı toplum kesimleriyle inatlaşan bir parti asla olmadık, asla böyle bir parti de olmayacağız. Yüzde 50'nin oyuyla da iktidara gelmiş olsak, kendimizi her zaman yüzde 100'ün partisi, yüzde 100'ün iktidarı olarak gördük. Daima kucaklayıcı dil kullandık, her zaman birleştirici, bütünleştirici üslup kullandık.

Yola çıkarken etnik milliyetçiliği, bölgesel milliyetçiliği, dinsel milliyetçiliği ayaklarımızın altına aldığımızı söyledik. Asla ülkemizde etnik ayrımcılık yapılamaz, dinsel ayrımcılık, bölgesel ayrımcılık yapılamaz dedik. Batı, bugüne kadar ne gördüyse Doğu, Güneydoğu da aynısını, Kuzey ne gördüyse Güney de aynısını görecek dedik. 81 ilimizin tamamına eşit mesafede olduğumuzu, ülkemizin 780 bin kilometrekarelik vatan topraklarının, aynı şekilde, inşallah modern bir ülke anlayışıyla tarafımızdan kucaklandığını, kucaklanacağını söyledik. Bunu da büyük ölçüde başardık, başarmaya da devam ediyoruz."

"Kardeşlik kavramı, tüm faaliyetlerimizin odak kavramı"

Başbakan Erdoğan, 10,5 yıl boyunca yaptıkları tüm açıklamalar ve uygulamalarda bunun görüleceğini dile getirdi.

"10-11 yıl önce Hakkari, Şırnak, Iğdır, Ağrı, Muş'a havaalanı yapılacak dense kim inanırdı?" diye soran Erdoğan, bunların hepsinin, şu anda hayata geçtiğini, Iğdır'ın açılışını yaptığını, Hakkari ve Şırnak'ın da bitmek üzere olduğunu anlattı.

Erdoğan, bütün bunların, bölgelere, insanlara yaklaşım tarzlarını gösterdiğini belirterek, "Bir ayrımcılığın içinde olmadığımızın bunlardan daha güzel bir ifadesi, ıspatı olabilir mi? 76 milyonu bir ve beraber olarak tanımlayan millet kavramı, bizim konuşmalarımızda, açıklamalarımızda en fazla zikrettiğimiz kavramdır. Kardeşlik kavramı, tüm konuşmalarımızın olduğu kadar tüm faaliyetlerimizin odak kavramıdır.

Birlik, bütünlük, dayanışma, paylaşma kavramı, her zaman üzerinde dikkatle durduğumuz, yaşadığımız ve yaşatma mücadelesi verdiğimiz kavramlardır. Ötekileştiren, ayrıştıran, farklılaştıran bir çizgiyi hiçbir zaman kabul etmedik, hiçbir zaman böyle bir çizgide ilerlemedik. Hep kucaklaşmadan, bütünleştirmeden yana olduk. Hep helalleşmeden yana olduk, komşunun komşuya saygı göstermesinden, farklı etnik kökenlerin birbirine saygı göstermesine, komşu ülkelerin dayanışmasından, medeniyetlerin ittifakına kadar her kademe, her boyutta, her ölçekte insani değerleri en güçlü şekilde savunan bir hareket olduk" diye konuştu.

"Empati kurmaya devam edeceğiz"

Erdoğan, "İnsanımızı bu gösterilere sevk eden saiklerin neler olduğunu, sokağın ne dediğini, bazı gençlerin neden bu tepkiyi verdiğini, tüm detaylarıyla en ince noktalarına kadar tabii ki araştırıyor, tabloyu sağlıklı şekilde belirlemeye çalışıyoruz. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da hiç kimseyle, hiçbir kesimle, onların hassasiyetlerini, kulak tıkayarak bir kenera itmedik, itmeyeceğiz. Meşru taleplere, demokratik hak taleplerine bugüne kadar nasıl dikkatle kulak verdiysek, bundan sonra da yine dinlemeye, anlamaya, empati kurmaya devam edeceğiz" diye konuştu.

"Çark etmeleri itirazları büyüttü"

"Ancak tüm bu olaylara baktığımda, bizim göremediğimizi, anlayamadığımız, acaba ne istedikleri, ne talep ettikleri belli mi? Sizler böyle bir şey görebildiniz mi anlayabildiniz mi?" diye soran Erdoğan, şunları kaydetti:

"Bu noktada, bütün bunları yaparken sapla samanın birbirine karıştırılmasına, meselenin bağlamından kopartılmasına kusura bakmasınlar izin vermeyeceğiz, veremeyiz. Farklı zeminlerde, farklı hesaplaşmalar içine girenlere karşı, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kararlı ve dirayetli duruş sergileyeceğiz. 10,5 yıldır farklı tertip, tezgahlarla, provakasyonlarla, siyaset mühendisliği girişimleriyle nasıl baş ettiysek, onlara karşı nasıl dik durduysak, bundan sonra da milletin emanetini aynı hassasiyetle korumaya devam edeceğiz. Biz ne kimseye dayatma yaparız ne de kimsenin dayatmasına eyvallah ederiz.

"Bize çevrecilik dersi vermeye kalkanlar"

Başbakan Erdoğan, iki haftadır yaşanan olayları, çevre hassasiyetiyle izah etmenin mümkün olmadığını vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bir kere 'çevre hassasiyeti' diye başlatılan olaylar, bugün itibariyle arkasında maalesef dört cansız beden bırakmıştır. Üç gencimiz olaylarda hayatlarını kaybederken, genç bir komiserimiz Adana'da şehit edilmiştir. 600'den fazlası polis olmak üzere, çok sayıda vatandaşımız bu gösterilerde yaralandı.

Büyükşehirlerde bazı sokak ve caddeler, ağır şekilde tahrip edilmiştir. Ankara'da bütün otobüs duraklarının halini görüyorsunuz, Kızılay'da. Bütün reklam panolarının halini görüyorsunuz. Alt geçitlerimizdeki, o canım, çevre adına düzenlenmiş bütün o seramiklerin nasıl kırıldığını görüyorsunuz. Bunlar mı çevreci, bunları çevre adına mı yaptılar, çevreye saygınız böyle mi, böyle mi yürüyecek?

Bunlara karşı tedbir almayacaksınız, bildiklerini, istediklerini, istedikleri gibi yapacaklar. Yollara, duvarlara, bina duvarlarına son derece çirkin yazılar yazılmak suretiyle tam bir ahlak, çevre faciası yaşatılmıştır. Kamu malları zarar görmüş, halka hizmet veren otobüs durakları, belediye otobüsleri ağır şekilde tahrip edilmiştir. Esnafın dükkanı yağmalanmış, yakılmış, yıkılmış, doğrudan zararların yanında esnafa ciddi oranlarda ciro kaybı yaşatıldı. Araç kornoları, tencere, tava sesleriyle, gece geç saatlerine kadar atılan sloganlarla evlerinde insanlar rahatsız edilmiş, çok büyük gürültü kirliliği oluşmuştur. Bu çevre değil mi? Bize çevrecilik dersi vermeye kalkanlar, hava, gürültü, görüntü kirliliğinin de çevrecilik olduğunu, çevreye karşı bir tavır olduğunu bilmeleri gerekir."

"Gezi Parkı, işgal alanı değildir"

Başbakan Erdoğan, "Gezi Parkı, adı üzerinde gezi parkı. İşgal alanı değildir" dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, bu sabah Taksim Gezi Parkı'na güvenlik güçlerinin müdahale ettiğini belirterek, "Güvenlik güçlerinin başta bu işe müsaade etmemesi gerekiyordu. Kamu kurumunun içine bunlar nasıl sokulur, çatıya bunlar nasıl çıkarılır? Orada bu tür paçavralar nasıl astırılır? Örgüt liderlerinin posterleri nasıl astırılır? Bunların karşısında biz konuşunca, Başbakan sert konuşuyor. Eğer buna sertlik diyorsanız, kusura bakmayın bu Tayyip Erdoğan değişmez" diye konuştu.

Erdoğan, bu sabah güvenlik güçlerinin Gezi Parkı'na yaptıkları müdahale nedeniyle İçişleri Bakanı'na, İstanbul Valisi'ne ve Emniyet Müdürü'ne teşekkür etti.

"Tüm göstericilerin büyük fotoğrafı görmelerini istiyorum"

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Taksim Gezi Parkı eylemlerine katılanlara da çağrıda bulunarak, "Oradaki tüm eylemcilerin, tüm göstericilerin büyük fotoğrafı görmelerini, oynanan oyunu anlamalarını, samimi olanları, özellikle oradan çekilmeye davet ediyorum. Kendilerinden bunu bir Başbakanları olarak bekliyorum" dedi.

"Bu mudur özgürlük, bu mudur çevrecilik?"

Erdoğan, "Bu olaylarda, çok önemli bir yakınımın gelinini, Başbakanlık Ofisi'nin yakınında, yanında 6 aylık çocuğu, yerlerde süründürdüler. Kendisini taciz ettiler, çocuğunu taciz ettiler. Bunun özgürlük mücadelesi ile yakından uzaktan ne alakası var? Bu mudur özgürlük, bu mudur çevrecilik? Ama biz bütün bunlara "sabır, sabır, sabır' dedik" diye konuştu.

Başbakan Erdoğan, "Ayakkabılarla Bezm-i Alem Valide Sultan Camisi'ne gireceksin, orada içeceksiniz. Bu ülkenin dini mabetlerine karşı bu saygısızlığı yapacaksınız. Ne adına? Çevre adına. Caminin müezzinini tehdit edeceksiniz, ondan sonra farklı şekilde konuşturacaksınız; 'Böyle bir şey olmadı'... Ne olmadı, bütün görüntüler elimizde. Cuma günü arkadaşlarımıza bunları görüntüyle vereceğiz. Bunların hepsini milletim görecek. Milletimize bunların hepsini sunacağız " dedi.

"Solculuk maskesi altında faiz lobisinin figüranlığı yapılıyor"

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Gezi Parkı'ndaki hukuksuz işgali Wall Street eylemine benzetiyorlar. Orada faiz lobisinin havadan kazandığı milyarlarca dolara karşı itiraz vardı. Burada ise solculuk maskesi altında faiz lobisinin figüranlığı yapılıyor. Arada böyle bir durum var" dedi.

Erdoğan, "Ortalığı yakıp yıkanlar, marjinaller, aşırı uçlar ve illegaller karşısında hiç kimse eziklik hissetmesin. Bunlar gelip geçer. Çok güçlü bir hükümet iş başında. Bu sorunları aşacak ve haddini, hukukunu bilmeyenlere de demokratik yollarla had ve hudut bildirecek bir iktidar işbaşında. Sadece bu olayları sonlandırmakla kalmayacak, bu provokatörlerin, bu teröristlerin de hukuk çerçevesinde her an enselerinde olacağız. Hiç kimsenin yaptığı yanına kar kalamaz, kalmayacak. Polisimize el uzatanların, dil uzatanların, taşla sopayla saldıranların, hatta polis katledenlerin bunu yanına bırakmayız ve bırakmayacağız" diye konuştu.

Reyhanlı'daki saldırılarının asli faillerinden birinin yakalanması

Başbakan Erdoğan, "11 Mayıs 2013'te Hatay Reyhanlı'da meydana gelen ve 52 kardeşimizin şehit olduğu patlamaların faili yakalandı. Eylemlerin gerçekleşmesinde her aşamada rol alan, eylem için lojistik destek sağlayan ve bombalı araçları kullanan tüm şahıslarla irtibatları sağlayan Nasır Eskiocak isimli şahıs polisimin, jandarmamızın ve istihbarat birimlerimizin çalışmaları neticesinde dün gece 23.30 sıralarında Hatay Yayladağı ilçesi sınır mevkisinde yakalandı. Başarılı operasyonlarından dolayı polisi ve jandarmamızı kutluyorum" dedi.

AA

16:50
 // DİK DUR EĞİLME BU MİLLET SENİNLE
Teröristlere ve anarşistlere asla taviz verme! Onların ağa babalarının tehditkar söz ve eylemlerine boyun eğme. Sonuna kadar arkandayız....
11 Haziran 2013 16:50
GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler