YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Kurtulmuş çözüm süreci için ne dedi?
Kurtulmuş çözüm süreci için ne dedi?
04 Mart 2013 07:46
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, çözüm sürecini değerlendirdi.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, çözüm sürecinin fevkalade güzel bir şekilde yürüdüğünü belirterek, ''Korkarız ki provoke etmek isteyenler olacaktır. Dikkatli olmamız lazım'' dedi.

Kurtulmuş, AK Parti İstanbul İl Gençlik Kolları tarafından Zeytinburnu Kültür ve Sanat Merkezi'de düzenlenen ''Çıkışta Mahalleye Gel'' Söyleşisi'ne katıldı.

Numan Kurtulmuş, söyleşide soysal medya üzerinden ve salondaki katılımcıların sorduğu soruları yanıtladı.

Salondaki bir kişinin babası Dr. İsmail Niyazi Kurtulmuş hakkındaki sorusu üzerine Kurtulmuş, ''Babam İlim Yayma Cemiyeti'nin kurucularından. Bu mücadeleye bu kadar samimi ve hasbi iştirak eden başka birini tanımadım. Vefatına kadar hafta bir gün perşembe günleri hastalarına bedava baktı. Bedava muayene ettiği günde zengin insanlar da gelirdi. Çok hayırsever bir insandı. Öldükten sonra birçok insan onu hayırla yad etti. 40 yaşından sonra imam hatip lisesi diploması aldı. İşlerini gösterişsiz yapan biriydi'' diye konuştu.

Siyasi yaşamında hiç unutmadığı bir hatırasının sorulması üzerine de Kurtulmuş, Gazze için düzenlenen bir miting sırasında yaptığı bir konuşmayı asla unutamadığını söyledi.

''Başbakan, bizim gençlimiz için idol olan birisiydi''

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile aynı okuldan mezun olduğunu ve Erdoğan'ı uzun süreden beri tanıdığını ifade eden Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Tayyip Erdoğan denince İlim Yayma Cemiyeti yurtlarındaki ''Biz Bize Geceleri'', Milli Türk Talebe Birliği'ndeki münazaralar gelir aklıma. Başbakan, bizim gençlimiz için idol olan birisiydi. O zamandan beri gelen bir tanışıklığımız var. Tayyip Erdoğan'ın, Beyoğlu İlçe Başkanı iken, İstanbul İl Başkanı iken verdiği mücadeleyi yakinen biliyorum. Başbakanın, belediye başkanlığı döneminde 1,5 - 2 yıl kadar yönetim kurulu üyesi olarak çalıştık. O süreç çok çalkantılı süreçti. 28 Şubat, kılıcını her tarafa sallıyordu. Tayyip Erdoğan, siyasi istikbali olan biri olarak alttan güçlü bir şekilde geliyordu. 'Önünü kesersek, siyasetten elemine etmiş oluruz' dediler. Pınarhisar süreci böyle başladı. O gün balkondan yaptığı konuşmayı hatırlıyorum. Pınarhisar'a giderken yüzlerce, binlerce insan uğurladı. 'Artık muhtar dahi olamaz' denen birisi, milletin feraseti ve desteği ile bu ülkeye Başbakan oldu.''

Numan Kurtulmuş, ''AK Parti'ye gelmek için daha önce teklif geldi mi, bu teklifi neden daha önce kabul etmediniz '' sorusunu, ''AK Parti kurulmadan önce de Sayın Başbakanımız birkaç kez birlikte siyaset yapma teklifinde bulundu. Her şeyin bir zamanı var. Zamanı tayin eden Cenab-ı Allah'tır. Doğru bildiğimiz şekilde katkı yapmaya gayret ettik. Ne Başbakanımız için ne de benim için kolay bir karardı. Gördük ki toplumun bu çerçevede bir kararlılığı var. Biz daha önceki siyasi süreçlerde şunu gördük. Halkımız 'Tayyip Bey'le birlikte siyaset yapın', 'beraber hareket edin' diyordu. Yaklaşık 5 aylık bir süreç geçti, ilk günlerde binlerce kişi, 'doğru yaptınız, bizi memnun ettiniz' dedi'' şeklinde yanıtladı.

''Devlet bir irade ortaya koyuyor''

Zeytinburnu'nda daha önce bazı provokasyonların yaşandığının hatırlatılması üzerine Kurtulmuş, Türkiye'nin terör meselesinden çok çektiğini ve devlet adına bir dönem bazı görevlilerin ciddi yanlışlar yaptığını ifade etti.

Kurtulmuş, şunları kaydetti:

''Türkiye bir günde bu noktaya gelmedi. Terör örgütün arkasında bazı uluslararası güçler, her türlü desteği verdi. Ve maalesef bu sorun, 30 bin insanın canına mal oldu. 20-30 yıl önce evvel komşumuzun nereli olduğunu, Kürt mü, Türk mü, Çerkez mi  Sormazdık. Herkes birbirine saygılıydı. Karanlık bir oda memleketin çocuklarını birbirine düşürdü. İlerici-gerici, sağcı-solcu kavgasında 7 bin gencimiz vuruldu. Bu memleketin evlatlarını, Alevi-Sünni diye, birbirine kırdırdılar. Bizim öğrencilik yıllarımızda Kürtçü siyaset takip eden Rizgari, Kava, Kaypakkayacılar, Doğu Kültür ve Düşünce Dernekleri vardı. Bir de PKK vardı, ufacık bir gruptu. 12 Eylül işkencehanelerinde, Diyarbakır Cezaevi'nde öyle işkenceler yapıldı ki. İnsanların köyleri boşaltıldı, dışkı yedirildi. 'PKK'yı önlüyoruz' diyenler PKK'nın ana rahmini oluşturdu. O zulme uğrayanlar, onların evlatları, akrabaları PKK'nın tabanını oluşturdu. Bir dönem militan sayısı 4 bin-5 bin civarında. 22 bin PKK'lı öldürüldü. Bu demektir ki 5 kez dağ boşalmış tekrar insanlar dağa çıkmış. Akıllı olmak bu terörü ciddi bir şekilde bitirmektir.''

Kurtulmuş, sorunun çözümü için insanların tümünün bu meseleye gönüllerini koymalarını sağlamak gerektiğine vurgu yaparak, ''Allah'ın izni ile çözüm fevkalade güzel bir şekilde yürüyor. Korkarız ki provoke etmek isteyenler olacaktır. Dikkatli olmamız lazım. Kürtler ve Türkler arasında iç savaştan çıktılar diye barış yapıyor değiliz. Terör örgütü sahada artık çok hareket edemeyecek bir noktaya gelmiş, siyasi propaganda yapamayacak noktaya gelmiş. Devlet de bir irade ortaya koyuyor. İlk kez Türkiye'de bir Başbakan 'bedeli ne olursa biz bu konuyu çözeceğiz' diye ortaya çıkıyor. Bu büyük bir cesarettir, büyük bir kararlılıktır. Bu noktada Başbakanımızı tebrik ediyorum. Cenab-ı Allah çok açık bir şekilde söylüyor. Şu lisan ya da bu lisanda konuşabiliriz. Lisanlarımız ve renklerimizin farklılığı hiçbir anlam ifade etmez. Hepimiz hazreti insanız, hepimiz Adem'in çocuklarıyız. Hz. İbrahim'in milleti, Hz. Muhammed'in ümmetindeyiz. Bunu bildikten sonra isteyen istediği provokasyonu çıkarsın, hepsi boşa çıkacaktır'' şeklinde konuştu.

 

AA

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler