YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Kürtler 7 Haziran seçimlerinde geleceği için oy verecek
Kanal A Haber Genel Yayın Yönetmeni Alper Tan, 7 Haziran seçimlerinin Kürtler açısından çok önemli olduğunu, Kürtlerin bu seçimle kendi geleceklerine karar vereceklerini söyledi.
Kürtler 7 Haziran seçimlerinde geleceği için oy verecek
03 Haziran 2015 / 17:20 Güncelleme: 03 Haziran 2015 / 17:51

Kanal A Haber Bülteni'nde Tuğba Dalkılıç'ın konuğu olan Kanal A Haber Genel Yayın Yönetmeni Alper Tan HDP siyasi hareketinin başlangıcını, gelişimini, bugünkü yapısını ve gelecek amaçlarını anlattı. Tan, HDP'nin hastalıklı Türkiye siyasetinin nevzuhur çocuklarından birisi olduğunu vurguladı.

Tan sözlerini şöyle sürdürdü;

Türk siyaseti üst aklın da kontrolünde

Türk siyasetinin hastalıklı yapısı sadece HDP'yle sınırlı değil. Geleneksel siyaset içerisinde başrol oynayanlar da dahil olmak üzere birçoğu sorunlu. Neden sorunlu? İşte bir üst akıldan bahsediliyor ya, ya da eski tabirle derin devletten bahsediliyor ya, bu yapıların hep manipüle ettiği siyasi hareketler oldu.

chpvehdp.jpg

Seçim öncesi isim vermek yanlış anlaşılabilir bu yüzden isim vermeyelim. Ama hükümet olmuş partilerin birçoğu da dahil olmak üzere bu partiler üst yapının kontrolündedir. Dolayısıyla bu partilerin ideolojileri soru işareti barındırıyor.

Mesela milliyetçiyim diyor, nasıl bir milliyetçi olduğunu sorgulamak gerekiyor. Sol partiyim diyor nasıl bir sol parti olduğunu sorgulamak gerekiyor. İslamcı parti olduğunu söylüyor, nasıl bir İslamcılığı savunduğuna bakmak gerekiyor. Sadece bir kesimi kastetmiyorum, tüm kesimlerle alakalı ciddi sıkıntılar var. HDP ise bu hastalıklı siyasetin nevzuhur çocuklarından birisidir.

7hazirandakimuzulecek.jpg

HDP nereden çıktı?

Bir kere HDP'nin nereden çıktığına bakmak lazım. HDP PKK'nın meşru siyasi uzantısı olarak ortaya çıkıyor. Peki PKK hangi şartlarda ortaya çıkmıştır diye baktığımızda, 1960'lı 70'li yıllarda Kürt sorunu giderek daha da ağırlaşınca Kürtler kendi aralarında çeşitli örgütlenme biçimine başlıyorlar. İçlerinde yasal olan da var olmayan da var. İşte PKK burada kendiliğinden ortaya çıkmış diğer Kürt hareketlerini tasfiye etmeyi misyon edinen bir örgüttür. PKK'nın siyasi ve terör eylemlerine baktığımız zaman Türklerden çok Kürtlere zarar verdiğini görürsünüz.

Öcalan yapılan hataların farkında

Gelinen noktada Abdullah Öcalan yapılan hataların farkında. Farkında olduğu için de devletle savaşmanın Kürtlere bir şey kazandırmayacağını görmüş ve tespit etmiş durumda. Kaldı ki sadece PKK ve ya Öcalan değil, bugüne kadar devletin zulmünü ve acılarını çekmiş tüm kesimler var. İslami kesimler, azınlıklar, Aleviler, Kürtler, sağcılar, solcular... Dolayısıyla AK Parti iktidarları döneminde zaten bu devlet zihniyetiyle  bir mücadele söz konusu.

Yeni Türkiye dediğimiz anlayış, bu eski yasakçı ve asimilasyoncu devlet anlayışını terk etmiş, onun hızla değişmesin için mücadele yürütüyor. Durum böyle olunca Abdullah Öcalan da yeni devlet anlayışını keşfetmiş ve anlamış durumda. Cezaevinde olmasına rağmen dışarıdan daha iyi görmüş ve anlamış durumda. Çünkü Öcalan da sıkıntısını çekti o eski devlet anlayışının. Öcalan, bu yüzden örgütüne bırakın silahı, haklarınızı siyasal yollarla elde etmeye çalışın. Kaldı ki zaten talep edilebilecek fazla da bir şey kalmış değil.

ocalan-002.jpg

HDP bu süreçte ne yapıyor?

2 sene öncesine kadar hükümet çözüm süreciyle ilgili görüşmek istediğinde, muhatabınız İmralı, gidin onunla görüşün diyorlardır. Zannediyorlardı ki devlet Öcalan'la görüşmez. Biz adresi gösterdik görüşmediler deyip hükümeti suçlayacaklarını düşünüyorlardı. Hükümet orada ezber bozan bir adım attı ve MİT üzerinden görüşmeyi başlattı. Ve bugüne kadar geldi. Son 2 senede HDP'nin muhatabınız Öcalan dediğini hiç duydunuz mu? Aksine Öcalan'ın söylemlerini boşa çıkaran bir siyaset takip ediyor.

hdpkurtleridegil.jpg

HDP Kuzey Kore olmak istiyor

HDP'li bir milletvekili, bir telefon görüşmesinde HDP'nin ne istediğini bir cümleyle çok güzel özetledi. HDP istiyor ki Türkiye Cumhuriyeti kendi eliyle Kürdistan'ı kursun. Bize teslim etsin. Biz de orayı Kuzey Kore gibi yönetelim. Bu tespitin altında imza atılır. HDP biz halay çekiyoruz, türkü söylüyoruz diyor, barış mesajları veriyor. Ama Doğu'da kan akan musluklarla bilboardları dolduruyor. Bize oy vermezseniz şöyle olur diyor. Barajı aşarsak meclisteyiz, aşamazsak yerimiz dağlar diye pankart açıyor. Oy vermeyenleri tehdit ediyor. Şehrin valisini evinde ağırlayan muhtarı öldürüyor. Şırnak'ta farklı siyasi görüşe sahip iki Kürt müslümanı katlediyor. Sonra da halkların demokrasisi diye bir masal anlatıyor. Seçim beyannamesinde sadece 7 yerde kürt adı geçiyor. Kürtleri bıraktı eşcinsellerin haklarını savunuyor. Kürtlerin bunları görmesi gerekiyor.

Kürtlerin haklarını Türkiye savunur

Irak Kürtleri bir statü elde ettiler. Bu statüyü tek başlarına koruyamazlar. Koruyabilmek için Bağdat, Tahran, Şam ya da Ankara'dan birine bağlanmak zorunda. Bağdat, Tahran ve Şam'a bağlanamaz. Amerika'da binlerce km öteden onların haklarını savunamayacağına göre geriye tek seçenek Türkiye kalıyor. Gelelim Suriye'li Kürtlere. Kobani olayını bir örnek olarak unutmayalım. Suriye Kürtleri bir taraftan Esad'ın, bir taraftan özgür Suriye Ordusu'nun bir taraftan da IŞİD'in tehdidi altında. Kim kurtaracak? Elinden kim tutacak? Eğer Türkiye kapıları açmasaydı bugün Kobani diye bir şeyden bahsetmeyecektik. Ve Türkiye IŞİD'le komşu olacaktı.

ittifak.jpg

Kürtler bir tercih yapacak

Kürtler ya HDP eliyle Kuzey Kore gibi yönetilecek ya geleceğin Orta Doğusu'nda Türkler ve Araplarla birlikte yaşayacaklar. Ya Öcalan'ın dediği gibi hareket edecekler ya da Selahattin Demirtaş'ın dediği gibi hareket edecekler.

KANALAHABER.COM / ÖZEL İÇERİK

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler