YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Kürtaj suçluluk duygusuna yol açabilir
Kürtaj suçluluk duygusuna yol açabilir
02 Haziran 2012 11:40
''Kürtaj bazı kadınlarda suçluluk duygusuna yol açabiliyor''

İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Alaattin Duran, kürtaj sonrası kadının kendini suçlayıcı düşüncelerinin ön plana çıktığını, kürtajın bazı kadınlarda depresyon tedavisi gerektirebildiğini bildirdi.

Prof. Dr. Duran, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kürtajın psikolojik etkisinin kadının kişilik özellikleri, inancı ve yaşam tarzına göre değiştiğini ifade etti.

Duran, ''Kürtaj sonrası kadının kendini suçlayıcı düşünceleri ön plana çıkıyor, bazı kişilerde depresyon tedavisi gerekebiliyor. Yaşanan süreçte kadının kişilik özelliklerinin rolü vardır. Anne adayının yaşadıklarına bakış tarzı önem taşıyor. Kadınlardan bazıları normal hayatlarına bir süre sonra dönebilirken bazıları uzman yardımına ihtiyaç duyabiliyor. Bir kısmında da tedavi için ilaç gerekiyor. Yaşanan olumsuzluğu atlatmada hayatın böyle gitmeyeceğini kişinin kabullenmesi gerekiyor'' dedi.

Prof. Dr. Duran, insanların inançlarının kürtaj kararını etkileyebildiğini belirterek, ''Genç insanlar bir daha anne olamama korkusu yaşayabiliyor. Şiddetli yaşanan psikolojik sorunlarda kişinin yardım almadan bunu aşması çok zor. Bize gelen hasta sayısı az değil'' diye konuştu.


-''Hiçbir sağlıklı kadın kürtaj yaptırmak istemez''-


Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Erguvan Tuğba Özel Kızıl da kürtajın kadının gebeliği istemediği durumlarda ve zorunlu tıbbi riskler olduğunda uygulandığını ifade etti.

Kendi arzusuyla yapılıyorsa kürtajın kadının ruhsal sağlığını olumsuz etkilemesinin beklenmediğini söyleyen Kızıl, şöyle konuştu:

''Anne ve baba olmak, çocuk yetiştirmek, çok boyutlu bir konu olarak ele alınmalıdır.  Bireylerin anne ve baba olabilmesi için ruhsal açıdan sağlıklı, çocuk yetiştirmeye hazır olmaları çok önemlidir. Bu nedenle bireylerin çocuk sahibi olmadan hazırlık sürecinden geçmeleri gerekir. Eşlerin birbirleriyle iletişimlerinde sorun yaşamamaları, iş ve ekonomik durumlarının uygunluğu ile ailelerinden de çocuk bakımı gibi konularda destek alabilmeleri, bu süreci ruhsal açıdan sağlıklı biçimde geçirebilmelerini zorunlu kılmaktadır. Hiçbir sağlıklı kadın kürtaj yaptırmak istemez ancak şartları elverişli olmadığında kürtaj olma yoluna gider. Kürtajdan sonra kadınların çoğunda pişmanlık, suçluluk duyguları görülür ancak bunların çoğu belirgin psikiyatrik bozukluğa yol açmamaktadır. Dolayısıyla profesyonel desteğe gereksinimleri olmamaktadır.''

Aile ve çevre baskısı ya da dini inançların kadınlarda kürtaja bağlı suçluluk duygularını artırdığını ifade eden Kızıl, şunları kaydetti:

''Psikiyatrlara genellikle erken yaşta istemeden evlendirilmiş, istemeden çok sayıda çocuk doğurmuş, okuyamamış, ekonomik özgürlüğünü elde edememiş, kendisini güçlü bir birey gibi hissedemeyen, çaresiz kadınlar başvurmaktadır. Esas bir halk sağlığı sorunu olarak ele alınması gereken, istenmeyen gebeliklerin önlenmesidir. Elbette kürtaj istenmeyen gebeliklerin önlenmesi için en fazla tercih edilen yöntem değildir, olmamalıdır. Kadının eğitimi, aile planlamasının yaygınlaştırılması, erken yaşta evliliklerin önlenmesi, kadının toplumdaki statüsünün yükseltilmesi hedeflenmelidir.'' (AA)

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler