YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
'Küfürde Bahçeli ile yarışamayız'
AK Parti Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ, ''Hakaret, sövme ve küfür konusunda biz Sayın Bahçeli ve ekibiyle yarış yapamayız'' dedi.
'Küfürde Bahçeli ile yarışamayız'
26 Nisan 2011 / 00:05 Güncelleme: 26 Nisan 2011 / 00:10

Bozdağ, seçim bölgesi Yozgat'ta, AK Parti Yozgat Milletvekili adayları Ertuğrul Soysal, Yusuf Başer, Abdülkadir Akgül, Yozgat Belediye Başkanı Yusuf Başer, İl Başkanı Fahri Açıkgöz ile bazı sivil toplum ve basın kuruluşlarını ziyaret etti.

Bekir Bozdağ, Anadolu Ajansı Yozgat Büro Müdürlüğünü ziyareti sırasında yaptığı açıklamada, ''Kötü söz muhatabını lekelemez, söveni lekeler. Kötü söz muhatabını kirletmez söyleyeni kirletir. Hakaret, sövme ve küfür konusunda biz Sayın Bahçeli ve ekibiyle yarış yapamayız. Bu konulardaki birincilikleri kendilerine ait olsun. Zaten onlara yakışır. Biz bütün siyasi rakiplerimizle planla, programla, projeyle, emekle yarış yapacağız. Küfür, sövme gibi bir yarış içerisinde olmadık, bundan sonra da olmayacağız'' dedi.


-''YENİ ANAYASA''-


Siyasi partilerin demokrasinin vazgeçilmez unsurları olduğunun altını çizen Bozdağ, şöyle dedi:

''AK Parti olarak, Türkiye'de demokrasinin tam gelişmesi, yerleşmesi, kökleşmesi, güçlenmesi için bugüne kadar yeni bir anayasanın gerekli olduğunu her defasında vurguluyoruz. Çünkü darbeci bir hukukla hazırlanan, darbeci demokrasi güçlerinin hazırladığı, hazırlattığı anayasa ile demokrasiyi işletmenin, geliştirmenin imkanı yok. Onun için siyasi mahkemelerin, YSK'nın kararlarıyla demokrasinin etkilenmemesi, siyasal sonuçlar doğuracak kararlar vermemesinin birinci yolu, yeni anayasanın yapılmasıdır. Bizim yeni dönemde milletimize en önemli taahhütlerimizden bir tanesi de ileri demokrasiyi tam anlamıyla hakim kılmak için Türkiye'nin sivil, açık, net, özgür, demokrat, özgürlükçü, katılımcı, yeni bir anayasayı büyük bir uzlaşı ile hayata geçirmek olduğuna inanıyoruz. Eğer böyle bir anayasa hayata geçerse o zaman demokrasi kökleşecek, özgürlükler kökleşecek, demokrasiye ve özgürlüklere müdahaleler yapılmayacak, hiçbir şekilde müdahale olmayacak mekanizmalar, sistemler kurulacaktır. Çünkü anayasa esasında bireysel özgürlüklerin, siyasal özgürlüklerin, sosyal hakları, pek çok hakkın ve hukukun koruyucusu olacak, müdahalenin kapısını açan anahtar olmayacak.''

Pek çok müdahalenin anahtarının anayasanın içerisinde olduğuna işaret eden Bozdağ, ''O anahtar ile kapıları açıyorlar. Tabii bu çerçevede hem siyasi partiler kanunu hem milletvekili kanunu hem de seçimlerin temel hükümleri, seçmen ve seçmen kütükleri hakkındaki kanun, siyasetin finansmanı ile hem siyasi etik kanunu Türk demokrasisine sivil bir anlayış ile demokrat bir anlayışla yeniden kazandırılması gerektiğini düşünüyoruz'' diye konuştu.

Bozdağ, önümüzdeki yasama döneminde bu adımları atacaklarını vurgulayarak, şunları söyledi:

''Demokrasimizi geliştirmek, kökleştirmek ve siyasi hakları, özgürlükleri, bireysel hak ve hürriyetleri daha güçlendirmek için bu adımları yeni dönemde atacağız. Zaten milletimizden de bu dönemde yetkiyi o yüzden istiyoruz. AK Parti'ye güçlü bir destek, güçlü bir yetki ile yeni bir anayasa yapmak konusunda da milletimiz iradesini ortaya koyacaktır. Bizim milletimize taahhütlerimizin başında yeni anayasa geliyor. Bu destekle milletimizin yeni anayasayı talep ettiği de somutlaşacaktır. Seçimden sonra da herkes sözünde durursa; çünkü yeni anayasayı herkes vaat ediyor. Siz de takip ettiniz, herkes sözünde durursa büyük bir uzlaşma ile yeni anayasayı hep birlikte hayata geçirme imkanı bulucağız inşallah.''


-''YSK KARARLARI''-


Bozdağ, Yüksek Seçim Kurulunun (YSK) bağımsız adaylarla ilgili vermiş olduğu kararlarla, onların propagandasını yaptığını ileri sürerek, şöyle konuştu:

''YSK, bağımsız adaylar ile ilgili verdiği kararlarla adeta bağımsız adaylar adına seçim propagandasını yapmış, onlar adına en büyük seçim kampanyasını yürütmüş, onlar adına en büyük seçim desteğini sağlamıştır. Halbuki YSK'nın görevi partilere ya da bağımsız adaylara seçim kampanyası yapma, seçim desteği vermek değil, onlar adına birşey yapmak değil, seçimin yönetimini, denetimini yapmak, seçime ilişkin her türlü itirazı, şikayetleri karara bağlamak, usulsüzlük ve yolsuzlukların önüne geçmektir.

Denetim ve gözetim altında doğru seçim yapılmasını temin etmek, bu noktada tedbir almaktır. Ama maalesef YSK, bağımsız ayalarla ilgili büyük bir ihmal sonucunda verdiği ve daha sonra doğrusunu yaparak, düzeltme kararı ile bağımsız adayların seçim propagandasına en büyük katkıyı sağlamıştır, en büyük desteği vermiştir. Bağımsız adayların seçim kampanyasına en büyük desteği sağlamıştır. Keşke böyle kararlar olmasaydı, ama bu karar, önümüzdeki dönemde YSK ile mevzuatını, gözden geçirme zarureti, ortaya çıkan bu yanlış kararla gözükmektedir. Demokrasiyi geliştirirken de bu YSK'nın demokrasi içindeki anahtar rolünü bizim seçim hukuku açısından dikkate aldığımız zaman, bu alanda da demokrasinin önemli gereksinimlerini, demokrasinin gereklerine uygun hale getirilmesinde fayda görüyorum.'' AA


 

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler