YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Kraliçeye Türkiye uyarıları
Kraliçeye Türkiye uyarıları
13 Mart 2010 08:12
Kraliçe Elizabeth’in 1971’de Türkiye ziyareti öncesi Türkiye ile ilgili bir rapor sunuldu. Raporda “Burada azınlıklar, hele de Kürtler konusunu sakın açmayın" denildi. "Türkler Arap değildirler hatta Araplar’dan da pek hoşlanmazlar" diye de eklendi...

ANKARA’DAKİ Büyükelçilik 1971’de Türkiye ziyareti öncesi Kraliçe Elizabeth’e “Burada azınlıklar, hele de Kürtler konusunu sakın açmayın” diye tavsiye raporu gönderdi

RAPORDA, “Türkler övülmekten hoşlanır. Fenerbahçe’nin 3 yıl önce Manchester City’yi yenmesini hatırlatın. Cumhurbaşkanı Sunay 1914’te bize esir düştü. Aman dikkat” denildi


İngiltere Kraliçesi 2’nci Elizabeth, 1971 yılının Ekim ayında Türkiye’ye resmi bir ziyarette bulundu. Henüz 45 yaşındaki Kraliçe’nin Türkiye’ye olan bu ilk ziyareti, 12 Mart muhtırası nedeniyle ertelenmesi düşünülse de, birkaç ay geçikmeyle gerçekleşti. İngiliz Kraliçesi’nin muhtıra verilmiş, sağ sol çatışmalarının yaşandığı, terörizmin giderek arttığı ülkeye olan bu ziyareti öncesi Ankara’daki Büyükelçilik saatlerce mesai harcadı. Büyükelçi Sir Roderick Sarell, uzun uğraşlardan sonra Kraliçe’ye bu ziyaretinde hangi konuları konuşmaktan kaçınması gerektiğini, Türklerin gururunu okşayacak sözleri ve karşılacağı üst düzey yöneticilerin özelliklerini içeren bir rapor hazırladı. Ayrıca, Elizabeth’i Türkiye’ye hazırlamak için Londra’daki resmi konutu Buckingham Sarayı’na 3 Türkiye belgeseli ve ünlü yazaar Andrew Mango’nun “Türkiye” isimli kitabı gönderildi. Büyükelçi Sir Roderick Sarell, İngiliz Dışişleri Güney Avrupa Masası’na gönderdiği 14 Eylül 1971 tarihli raporunda Elizabeth’in konuşmasında mahsur olmayan konular şöyle anlatıldı:

“Darbe değil, vatanseverlik” deyin


- Türkler’in ordu geleneği vardır. Ordularının tarihteki başarıları konusunda konuşmak her zaman iyidir. Çanakkale ve Kore savaşlarından bahsetmek gururlarını okşar.

- 1960 ve 1971 müdahaleleri için darbe değil, “Bozulan parlamenter demokrasiyi rayına oturtmak için yapılmış vatansever bir ayar” ifadesini kullanmalısınız.

- Türkler güreş, boks ve futbolu çok sever. 1968 yılında Fenerbahçe’nin Manchester City’ye karşı aldığı galibiyeti ve Göztepe’nin 1969’da Cardiff City’ye karşı kazandığı zaferden söz açarsanız hoşlarına gidecektir. Türkler atları da çok sever ama dikkat edin polo sporu Türkiye’de oynanmaz.

“Kürt yok, özel kökenli Türkler var”


Kraliçe Elizabeth’in konusunu bile etmesinin tehlikeli olduğu konular ise şunlar:

- Azınlıklar konusu hiç açılmamalıdır. Türkler tek bir halk olduklarını düşünür. Ermeni, Rum ve Kürt azınlıklar konusunda çok hassastırlar. Türkler’e göre Türkiye’de Kürtler yoktur. Bu 3 milyon kişilik topluluk özel kökenlere sahip Türkler’dir. 

- Türk tarihi eserlerinin İngiltere’ye kaçırılması konusunda hassastırlar, bu konu açılmamalıdır.

- Birinci Dünya Savaşı sonrasında İngilizler’in İstanbul’u işgali kesinlikle uzak durulması gereken bir konudur.

- Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay’ın Birinci Dünya Savaşı’nda Filistin Cephesi’nde askerlik yaparken İngiliz ordusuna esir düşmesi de “eğer cumhurbaşkanı bu konuyu bizzat açmazsa” mutlaka atlanması gereken konular arasındadır.

Artık Türkiye’de harem bulunmuyor


- “İslamic Turkey” ifadesi kesinlikle kullanılmamalı. Türk yönetimiMüslüman ülke olarak tarif edilmesine tepki gösterir.

- Türkler Arap değildirler hatta Araplar’dan da pek hoşlanmazlar.

- Türkiye’de harem yoktur.

- Kentlerin bilinen yabancı isimlerini değil, Türkçelerini kullunın: Constantinople-İstanbul, Smyrna-İzmir, Angora-Ankara, Trezizond-Trabzon

ATATÜRK ÇOK YAKIŞIKLIYMIŞ


1971’deki ziyaret, Kraliçe 2’nci Elizabeth’in, Türkiye’ye yaptığı ikinci resmi ziyaretti. İlk kez 1961’de Cemal Gürsel’in davetlisi olan Kraliçe, Sunay tarafından 18 Ekim’de Ankara Esenboğa Havalimanı’nda karşılandı. Bir sonraki gece, Çankaya’da adına verilen yemeğe katıldı. Kraliçe, ayrıca kocası Edinburg Dükü Phillip ile hipodrumda at yarışı da izledi. Anıtkabir müzesini de gezen Elizabeth, Atatürk fotoğraflarıyla ilgili “Atatürk’ün büyüklüğünü bilmek için Türkiye’ye gelmeye lüzum yok. Ama bu kadar yakışıklı olduğunu ilk defa görüyorum. Bilhassa gözleri ve kaşı insanı çok etkiliyor. Giyiminde dikkatli ve zarif bir zevki varmış. Özellikle frak kendisine çok yakışıyor” dediği de çok konuşulmuştu.

İngiliz dosyalarından liderlerin özellikleri

Kraliçe Elizabeth için hazırlanan ve Türkiye’nin önemli isimleriyle ilgili bilgi verilen bölümde de şunlar yazıldı.

Sol tarafına oturursanız çok iyi Fransızca konuşur

İSMET İNÖNÜ:

(Muhalefet lideri)


Yaşayan en büyük Türk olarak tanımlanıyor. Atatürk’ten sonra yatar her zaman ondan önce kalkardı. Atatürk ilkelerini başarıyla devam ettirdi. Hınzır bir espri anlayışı var. İngilizce, Fransızca ve Almanca’yı çok iyi biliyor. Çelimsiz İnönü’nün sağlığı yerinde fakat yıllardır işitme sorunu yaşıyor. Eğer sol tarafına oturursanız sizinle çok iyi Fransızca konuşabilir.

Sulu şakalardan hoşlanır taşralı gibi görünüyor

CEVDET SUNAY

(Cumhubaşkanı):


Eski tarz bir asker, sadık ve yaratıcılıktan yoksun. Tam bir vatansever ve Atatürk ilkelerine bağlı, silahlı kuvvetleri ve sivillerin saygısını bir arada tutabilecek gibi duruyor. Sulu şakalardan hoşlanıyor. Göründüğü kadar “taşralı” birisi değil. Az Fransızca konuşuyor ve hiç İngilizce bilmiyor.

Güzellik eksiğini zekayla kapatıyor

ATIFET SUNAY


(First Lady)


Cumhurbaşkanı Sunay’ın karısı Atıfet Sunay, güzel olarak tanımlanamaz ama bu ekskiliğini zekasıyla kapatan bir kişiliği var. Dürüst, esprili ve kibar bir hanım.

Sağlığı hiçbir zaman iyi olmadı

MEMDUH TAĞMAÇ:

(Genelkurmay Başkanı
)


Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay’a yakın bir isim. Birçok yaşlı generalin emekli edilmesini destekleyenler, yaşıtları arasında çok popüler birisi fakat buna rağmen genç subaylar arasında o kadar popüler değil. Sağlığı hiçbir zaman çok iyi olmadı. Amerikalılarla arkadaş ve biraz Fransızca konuşabiliyor.

 

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler