26 Mayıs 2017 Cuma
  • Altın143,932
  • BIST97.713
  • Dolar3,5669
  • Euro4,0007
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin4,6158
  • İstanbul16 °C
  • Ankara12 °C
  • İzmir14 °C
  • Konya8 °C
  • Adana16 °C
  • Antalya16 °C
  • Diyarbakır12 °C
  • Bursa15 °C
  • Kayseri12 °C
  • Kocaeli11 °C
  • Şanlıurfa17 °C
  • Gaziantep14 °C
  • İçel19 °C
ABD VE TERÖR MÜHENDİSLİĞİ
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Korkunç planlar
'Şantaj ve askeri casusluk' iddianamesi kabul edildi. Örgütün, devletin en stratejik kurumlarında örgütlenerek ayrı hücre yapılanmalarına gittiği iddia edildi.
Korkunç planlar
23 Şubat 2011 / 20:56 Güncelleme: 23 Şubat 2011 / 21:22

'Şantaj ve askeri casusluk'' iddialarıyla ilgili soruşturma kapsamında 16'sı tutuklu 56 kişi hakkında hazırlanan iddianamede, bir numaralı sanık emekli Albay İbrahim Sezer'in, ''suç işlemek amacıyla örgüt kurmak'' ve ''gizli belgeleri siyasal ve askeri casusluk maksadıyla temin etmek'' gibi suçlardan 60 yıl 8 ay ile 172 yıl 6 ay arasında değişen hapis cezasına çarptırılması talep edildi.

İddianamede, tutuklu sanık Sezer'in ''suç işlemek amacıyla örgüt kurmak'' suçundan 2 ile 6 yıl, 33 kez ''özel hayatın gizliliğini ihlal etmek'' suçundan 16,5 ile 66 yıl, 22 kez ''haberleşmenin gizliliğini ihlal etmek'' suçundan 11 ile 44 yıl, ''kişiler arasındaki konuşmaların dinlenilmesi ve kayda alınması'' suçundan 2 ile 6 ay, ''kişisel verilerin kaydedilmesi'' suçundan 6 ay ile 3 yıl, zincirleme olarak ''kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme ve ele geçirmek'' suçundan 1,5 ile 6 yıl, ''fuhşa teşvik etmek'' suçundan 2 ile 4 yıl, ''devletin gizliliğine ilişkin belgeleri yok etmek, sahtecilik yapmak veya çalmak'' suçundan 8 ile 12 yıl, ''devletin güvenliğine ilişkin belgeleri temin etmek'' suçundan 3 ile 8 yıl, ''gizli belgeleri siyasal ve askeri casusluk maksadıyla temin etmek'' suçundan 15 ile 20 yıl ve ''yasaklanan bilgileri temin etmek'' suçundan da 1 ile 3 yıl olmak üzere toplam 60 yıl 8 ay ile 172 yıl 6 ay arasında değişen hapis cezasına çarptırılması istendi.

Gözaltına alındığında TÜBİTAK'ta daire başkanı olarak görev yapan sanıklardan Yücel Çipli'nin ise ''suç işlemek amacıyla örgüt kurmak'' suçundan 2 ile 6 yıl, ''kişisel verilerin kaydedilmesi'' suçundan 6 ay ile 3 yıl, zincirleme olarak ''kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme ve ele geçirmek'' suçundan 1,5 ile 6 yıl, ''devletin gizliliğine ilişkin belgeleri yok etmek, sahtecilik yapmak veya çalmak'' suçundan 8 ile 12 yıl, ''devletin güvenliğine ilişkin belgeleri temin etmek'' suçundan 3 ile 8 yıl, ''yasaklanan bilgileri temin etmek'' suçundan 1 ile 3 yıl ve ''gizli belgeleri siyasal ve askeri casusluk maksadıyla temin etmek'' suçundan 15 ile 20 yıl olmak üzere toplam 31 ile 58 yıl arasında değişen hapisle cezalandırılması talep edildi.

İddianamede, temin ettiği gizli belgeleri örgüt üyelerine verdiği iddia edilen sanıklardan Tuğamiral Şafak Yürekli'nin, ''örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek'' suçundan 1 ile 3 yıl ve ''yasaklanan bilgileri temin etmek'' suçundan da 1 ile 3 yıl olmak üzere toplam 2 ile 6 yıl, ''askeri okulda okuyan bazı öğrencilerin disiplin cezası almaması amacıyla örgütün talimatlarına uygun olarak aracı olduğu ve örgüt yöneticisi emekli Albay İbrahim Sezer'e elinde bulunan bazı belge ve bilgileri dijital ortama kaydedip ilettiği'' öne sürülen sanık Tuğamiral Fahri Can Yıldırım'ın da ''suç örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etmek'' suçundan 1 ile 3 yıl arasında değişen hapisle cezalandırılması talep edildi.

''Suç örgütü kurmak ve yönetmek'' ve benzer suçlardan sanıklar Mehmet Seyfettin Alevcan'ın 115, Zeki Mesten'in 67,5 ve Tamer Zorlabaş'ın da 50 yıla kadar hapisle cezalandırılması istenen iddianamede, 49 sanığın da benzer suçlardan 1 ile 50 yıl arasında değişen hapisle cezalandırılması istendi.

''Şantaj ve askeri casusluk'' iddialarına ilişkin 56 sanık hakkında hazırlanan iddianamede, oluşturulan suç örgütünün yaklaşık 5 bin kişinin kişisel verilerini hukuka aykırı olarak kaydettiği öne sürüldü. 

İstanbul Cumhuriyet Savcısı Fikret Seçen tarafından hazırlanan iddianamede, 28 Nisan 2010'da emniyet birimlerine gelen bir elektronik mektup ihbarında, Vika, Dilara ve Gül isimli kişiler elebaşılığında bir fuhuş çetesinin yurt dışından kadın getirerek zorla fuhuş yaptırdığı, bu çete içerisinde 18 yaşından küçük kadınların da bulunduğu ve fuhuş yaptırılan kadınların uyuşturucu bağımlısı haline getirildiğinin bildirildiği anlatıldı.

Söz konusu suç örgütüne yönelik başlatılan soruşturma kapsamında, örgüt ile bağlantılı şüphelilerin kullandıkları telefonların dinlenmesi sonucunda örgütle irtibatı belirlenen şüpheliler İbrahim Sezer ve Zeki Mesten'in TSK mensubu olduklarının ve özellikle Sezer'in bu fuhuş çetesinden sık sık fuhuş amaçlı kadın temin ettiğinin belirlendiği kaydedilen iddianamede, Sezer'in Kadıköy'deki ikametini fuhuş amaçlı kullandırdığı, şüpheli Zeki Mesten'in de diğer bir fuhuş örgütüyle irtibatlı olduğu, çetenin fuhuş yaptırdığı kadınları Mesten'e tedavi ettirdiği ve hamile kalan kadınlara kürtaj yaptırdığı ifade edildi.

Sezer ve Mesten'in bazı telefon görüşmelerindeki konuşmalarına yer verilen iddianamede, yürütülen soruşturma kapsamında fuhuş amaçlı yer temin ettikleri ve fuhuş organizasyonlarıyla irtibatlı oldukları anlaşılan şüpheliler Aykut Çağatay Tekerek, Fatih Alpogan, İbrahim Sezer ve Zeki Mesten'in ikametlerinde de arama yapıldığı, çok sayıda bilgi, belge, doküman ve dijital veriye el konulduğu kaydedildi.

İddianamede, 4 Ağustos 2010'da, 155 Polis İmdat hattına gelen bir ihbarda, ''TSK içerisindeki bir fuhuş çetesinin özel olarak kiraladığı evlerde, temin ettikleri kadınlarla üst düzey komutanların, subayların ve hatta öğrencilerin fuhuş yapmasını sağladığı, bu çete içerisinde Burak Çetin, Mehmet Irak, Emrah Karaca, Yahya Sezer ve Alpay Aksu'nun bulunduğu, bu kişilerin fuhuş amaçlı kadınları Vika ve Nona Burdilli isimli kadın satıcılarından temin ettikleri ve bu kişilere ait Kocaeli'de fuhuş amaçlı kullanılan 3 ayrı adres olduğunun'' öne sürüldüğü anlatıldı.


-POŞETTEKİ KİRLİ İÇ ÇAMAŞIRLARI-


Belirtilen adreslerde yapılan aramalarda çok sayıda bilgi, belge, doküman ve dijital veriye el konulduğu kaydedilen iddianamede, aramada ayrıca, delil poşeti şeklindeki poşetlere konulmuş üst rütbeli komutanlara ait olduğu iddia edilen kirli iç çamaşırları ve benzer eşya ele geçirildiği aktarıldı.

Söz konusu adreslerde ele geçirilen dijital materyallerin ve dokümanların incelenmesi sonucunda, Halil Can Ekince'nin ikametinden elde edilen dijital veriler arasında toplam 7 bin 654 adet ''yasaklanan bilgileri temin'' suçu kapsamında kalan ve niteliği itibariyle gizli kalması gereken belgeler bulunduğu belirtilen iddianamede, Ekince ile diğer örgüt üyeleri arasında herhangi bir irtibat tespit edilemediğinden eylemine ilişkin tahkikat evrakının ayrıldığı bildirildi.

İddianamede, ''Şüpheliler İbrahim Sezer, Zeki Mesten, Tamer Zorlubaş, Mehmet Seyfettin Alevcan ve Yücel Çipli'nin yöneticiliğinde fuhuş, şantaj ve tehdit amaçlı bir suç örgütü oluşturulduğu, bu suç örgütünün devlet güvenliğine ilişkin belge temin etmek ve saklamak, casusluk faaliyetlerinde bulunmak, özel hayatın gizliliğini ihlal etmek, haberleşmenin gizliliğini ihlal etmek, kişilerin sesini gizlice kayda almak ve kişisel verileri hukuka aykırı olarak kaydetmek eylemlerini gerçekleştirdikleri anlaşılmıştır'' denildi.

Şüphelilerin adreslerinde yapılan aramalarda ele geçirilen dijital verilerde yer alan çocuk, hayvan ve şiddet içerikli pornografik fotoğraf ve görüntülerle ilgili olarak evrak tefrik edilip, suç yeri Cumhuriyet başsavcılıklarına görevsizlik kararıyla gönderildiği ifade edilen iddianamede, şüphelilerden elde edilen gizli belgelerin devletin güvenliğine ilişkin bilgiler içerdiği, ayrıca tespit tutanakları ile müştekilerin beyanlarında özel hayatın gizliliğiyle ilişkili bilgilerin yer aldığı hususları göz önüne alınarak, bu dosyaların adli emanete alındığı kaydedildi.

Elde edilen tüm delillerden, şüpheliler İbrahim Sezer, Zeki Mesten, Tamer Zorlubaş, Mehmet Seyfettin Alevcan ve Yücel Çipli'nin, çevresine topladıkları diğer şüphelilerle birlikte suç örgütü kurdukları ve ayrı ayrı hücre yapılanmasına girdikleri, ancak örgüt kapsamındaki tüm faaliyetleri birlikte koordine içerisinde gerçekleştirdikleri belirtilen iddianamede, ayrıca şüpheliler Ali Sabri Sanal, Mehmet Kutlu, Mehmet Aygün, Şafak Yürekli, Fahri Can Yıldırım, Kemalettin Yakar ve Birdem Çetinkaya'nın örgüte bilerek ve isteyerek yardım ettikleri öne sürüldü.


-EN STRATEJİK KURUMLARDA ÖRGÜTLENME-


İddianamede, şöyle denildi:

''Suç örgütünün, yaklaşık 5 bin kişinin kişisel verilerini hukuka aykırı olarak kaydettikleri ve saklandıkları, değişik kurumlarda görev yapan binlerce kişi hakkında toplanan bu detaylı bilgilerin, ancak ciddi bir hiyerarşik yapılanmaya sahip, örgüt mensupları arasında eylem ve görev paylaşımı bulunan, azami ölçüde gizliliğe dikkat edilen bir suç örgütü tarafından gerçekleştirilmesinin mümkün olduğu, buradan hareketle, öncelikle bu suç örgütünün TSK, TÜBİTAK, HAVELSAN ve GES Komutanlığı gibi devletin en stratejik kurumlarında örgütlenerek ayrı hücre yapılanmalarına gittiği, gizliliği ön planda bulunduran örgütün özellikle telefon görüşmesi yapmamaya özen gösterdiği, yukarıda belirtilen kurumlardaki örgüt mensuplarının birbirleriyle irtibatlı oldukları, diğer hücre yapılanmasındaki örgüt mensuplarını tanımadıkları ya da irtibat kurmadıkları, bu hücrelerin başındaki örgüt yöneticilerinin kendi bölümlerinde uzman ve etkin şahıslar oldukları, örgütün amaçları doğrultusunda alınan kararları örgüt üyelerine ulaştırdıkları ve örgüt mensuplarının özellikle çalıştıkları kurumlarda elde ederek kendilerine getirdikleri her türlü bilgi, belge ve materyalleri aynı zamanda örgütün arşivini de saklayan İbrahim Sezer'e gönderdikleri, örgüt mensuplarının özellikle şantaj amaçlı gizli görüntü elde edilmesi, casusluk faaliyetlerine yönelik gizli belge temin edilmesi, yine örgütün kullanmayı planladığı kişilere kadın ve yer temin edilmesi, örgüte düşman veya dost olan veya örgüt tarafından kullanılabilecek kişilerin belirlenmesi, ayrıca bu kişilerle ilgili kişisel verilerin kaydedilmesi işlemlerini yürüttükleri, örgüt mensuplarının, Kocaeli ve İstanbul'da faaliyet gösteren bir kısım fuhuş çeteleriyle irtibatlı olduğu, bu çetelerden çevrelerinde önemli yerlerde görev yapan askeri personele fuhuş amaçlı kadın temin ettikleri ve örgüte ait evlerde fuhuş yapılmasını sağladıkları, evlere yerleştirdikleri gizli kamera düzenekleriyle bu kişilerin kadınlarla cinsel ilişkilerini gizlice kaydettikleri ve daha sonra şantaj amaçlı kullandıkları, şüphelilerin şantaj amaçlı temin ettikleri ve sakladıkları bu materyallerle istifa etmesini ya da emekli olmasını istedikleri askeri personele şantaj yaparak emekli olmasını, bazen de terfisini engellemek istedikleri kişilerin görev yaptığı kuruma ihbar ve posta yoluyla göndererek hakkında soruşturma başlatılmasını temin ettikleri ve böylelikle terfi etmesini engelledikleri, şüphelilerden ele geçirilen dijital verilerde yer alan gizli belgelerin mahiyeti, sayısı, bu hususta örgütün talimatları ve özellikle elde edilen belgelere ilişkin tutulan notlar göz önüne alındığında, özellikle devletin stratejik kurumlarına sızan örgüt mensuplarının çalıştıkları kurumlardan elde ettikleri devletin güvenliğine ilişkin gizli belgeleri bağlı bulundukları örgüt yöneticilerine ulaştırdıkları, kendilerine bu belgeyi getiren ancak örgüt üyesi olmayan kişilere ücret ödedikleri, özellikle TÜBİTAK tarafından TSK için yürütülen ve ülke yararına gerçekleştirilen projeleri durdurmaya, yavaşlatmaya veya engellemeye çalıştıkları, casusluk faaliyeti kapsamında elde ettikleri bazı belge veya projeleri yabancı ülkelere pazarlamayı planladıkları, eylem ve faaliyetlerine devam etmek amacıyla çalıştıkları kuruma alınacak elemanlar arasına örgüt mensuplarını veya örgüte yakın kişileri yerleştirmeye çalıştıkları anlaşılmıştır.'' AA


 

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler