YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Korkmaya gerek yok!
Başbakan Yardımcısı Babacan'ın da gündeminde Başkanlık Sitemi vardı. Babacan, iyi işleyen bir hukuk düzeni olduktan sonra, Türkiye'de hiçbir alternatiften korkmaya gerek yok'' yorumunda bulundu
Korkmaya gerek yok!
15 Mayıs 2012 / 22:13 Güncelleme: 15 Mayıs 2012 / 22:18

 

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Başkanlık Sistemi tartışmalarına ilişkin, ''Demokratik yollardan olduktan sonra, sitem halka dayandıktan sonra, ülkenin yönetimi halkın beklentileri, arzuları ve istekleri yönünde şekillendikten sonra, iyi işleyen bir hukuk düzeni olduktan sonra, Türkiye'de hiçbir alternatiften korkmaya gerek yok'' dedi.

Başbakan Yardımcısı Babacan, Brüksel'de AB ekonomi ve maliye bakanlarının (ECOFIN) aday ülkelerle diyalog toplantısına katıldı. Avrupa Türk İş Dünyası Konfederasyonu'nun (UNITEE), Avrupa Parlamentosu'nda düzenlediği Kadın Girişimcileri Destekleme panelinde konuşan Babacan, basın mensuplarının sorularını cevapladı.

Babacan, Başkanlık sisteminin ekonomiye muhtemel yansımalarının sorulması üzerine, ''Çok şükür Türkiye bugün artık her şeyi tartışabilen bir ülke. Türkiye'de artık yasak yok, tabu yok, 'tartışılmasın' denen konu yok. Tam tersine Türkiye her konuyu açıkça tartışarak, ortak akıl bulma ve en iyiye ulaşma için uygun bir ortama sahip'' değerlendirmesini yaptı.

Babacan, son anayasa reformuyla Türkiye'de yeni bir dönem başladığını ama bunun yeterince farkedilemediğini söyleyerek, şunları kaydetti:

''12 Eylül 2010 halkoylaması, Türkiye'de bir devrin bittiği, bir başka dönemin başladığı bir tarihtir. Belki yeni yeni bunun farkına varıyoruz. Ama bütün bu gelişmeler Türkiye'nin, Türk halkının çok daha yüksek bir medeniyet ve daha yüksek bir refah seviyesine ulaşmasını sağlayacaktır. Başkanlık sistemi dahil Türkiye'de her şey rahatça tartışılmalı. Açık tartışma ortamında ancak ortak akıl ürünü fikirler oluşur.

Türkiye'nin siyasi ve ekonomik istikrarı için en iyi sistem neyse onu bulmak için hep beraber çaba göstereceğiz. Yeni anayasa çalışmalarımız bunun için bir vesile. Yeni anayasa hazırlanırken, başkanlık sisteminin tartışılması için de önemli bir fırsat olacak'' şeklinde konuştu.
 
Uluslararası yatırımcıların Başkanlık sistemine bakışı

 
Babacan, her sistemin artıları ve eksileri olabileceğini ama özgür tartışabilen bir ülkenin en iyiyi bulabileceğini söyledi.

Babacan, uluslararası yatırımcıların bu tartışmaya nasıl baktığının sorulması üzerine ise, ''Uluslararası yatırımcılar Türkiye'nin yakaladığı istikrarın farkında. Dolayısıyla demokratik yollardan olduktan sonra, sistem halka dayandıktan sonra, ülkenin yönetimi halkın beklentileri, arzuları ve istekleri yönünde şekillendikten sonra, iyi işleyen bir hukuk düzeni olduktan sonra Türkiye'de hiçbir alternatiften korkmaya gerek yok'' diye konuştu.

Bu tartışmanın nasıl sonuçlanacağına bakılmasını isteyen Babacan, ''Ben de bir hükümet üyesi olarak izliyorum. Artılarıyla eksileriyle tartışıldıktan sonra, bu konu yeni anayasa çerçevesinde belki bir karar noktasına doğru ulaşır'' dedi.

Başkanlık sisteminin birçok farklı modelle ortaya konulabileceğini belirten Babacan, ''Belki 100 ayrı çeşidini üretebilirsiniz. Gerekli denetim ve gözetim mekanizmalarını başkanlık sistemiyle nasıl bütünleştireceksiniz  Başkanlık sisteminin iyi çalıştığı ülkeler var, çalışmadığı ülkeler var. Bugün ABD başkanlık sistemine sahip ama öyle bir kurgu var ki Sayın Obama gönlünden geçen pek çok şeyi yapamıyor. 2012 yılının ortasını bulduk, bu yıl ABD'nin bütçesini bugün kimse bilmiyor'' yorumunda bulundu.
 
''AB'ye tavsiyelerde bulundum''

Babacan, ECOFIN toplantısına normalde aday ülkelerin ekonomik durumlarını anlatmaları için davet edildiğine dikkat çekerek, şunları söyledi:

''Ama biz kendi ekonomimizi anlattık, bir yandan da Avrupa Birliği ve Avro Bölgesi'yle ilgili tavsiyelerimizi ilettik. Özellikle Avro Bölgesi'ndeki problemin Balkan ülkelerine etkisi üzerinde durdum. Balkanlarda zaten siyasi istikrarın sıkıntılı olduğu ülkeler üzerinde Avro Bölgesi'ndeki krizin etkileri çok ciddi sonuçlara yol açabilir. Balkan ülkelerinin Avro Bölgesi'ndeki krizden mümkün olduğunca az etkilenmelerini sağlayıcı çerçevelerin hızla oluşturulması lazım. Çünkü o büyük ekonomiler kendi dertlerine düşmüşken hemen yanı başındaki Balkanlar üzerindeki etkilerin üzerinde durulması lazım. Avrupalı dostlarımıza özellikle bu uyarıyı yaptım.'' (AA)

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler