23 Mayıs 2017 Salı
  • Altın144,462
  • BIST96.808
  • Dolar3,5651
  • Euro4,0065
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin4,6210
  • İstanbul21 °C
  • Ankara15 °C
  • İzmir26 °C
  • Konya16 °C
  • Adana19 °C
  • Antalya26 °C
  • Diyarbakır17 °C
  • Bursa21 °C
  • Kayseri15 °C
  • Kocaeli17 °C
  • Şanlıurfa18 °C
  • Gaziantep17 °C
  • İçel23 °C
ABD’DE NE OLDU, NE OLACAK?
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Konu partiler üstü bir mesele
Konu partiler üstü bir mesele
22 Haziran 2012 14:23
Meclis Başkanı Çiçek, ''Terörle mücadelede olabildiğince gerçekçi olmak gerekir'" dedi. Çiçek, konuyu partiler üstü mesele olarak görmek gerektiğinin de altını çizdi...

TBMM Başkanı Cemil Çiçek, uluslararası konjonktürün, terörle mücadelede Türkiye'ye yardım noktasında müsait olmadığını belirterek, ''Bizim yapacaklarımız bakımından eskiye nazaran biraz daha olumlu atmosfer meydana getiriyor. En yakınımızdakiler, birlikte dünyanın muhtelif yerlerinde sorumluluk taşıdığımız ülkeler bile terörle mücadelede Türkiye'ye yeterli desteği vermediler'' dedi. 

Çiçek, Kanal 24'te katıldığı canlı yayında terörle mücadele konusundaki soruyu yanıtlarken, terör sorunun Türkiye Cumhuriyeti devletinin sorunu olduğuna işaret ederek, bunun böyle görülmemesi halinde konuşurken de yanlış konuşulabileceğini, terörle mücadeleye katkı vermek yerine siyasi suçlamaların konusu olunabileceğini söyledi.

''Geriye dönük etnik terörden bahsediyorsak, dün, bugün ya da yarın iktidarda kim varsa 83-84'ten beri her görüş ve düşünceden siyasi partiler tek başına veya birlikte iktidar oldu. Siyasi iktidara göre terör bu işe başlıyor veya vazgeçiyor değil'' diyen Çiçek, Türkiye'nin böyle bir sorunla karşı karşıya olduğunu, olaya devlet sorunu olarak bakmak ve tartışmak gerektiğini kaydetti.

İspanya ve İngiltere gibi başka ülkelerin sorunu devlet sorunu olarak gördüğünü, siyasi partilerin de konuya böyle yaklaştığın anlatan Çiçek, ''Böyle yaklaşacaksak, bu  bir parti sorunu da değil,  partiler üstü sorun olarak kabul etmek lazım. Zaman zaman öyle kabullerimiz oldu ama zaman zaman iç politikada çok kullandığımız sorun oldu. Bu da terörün ekmeğine yağ sürmekten başka fayda temin etmedi. Olaya bir parti meselesi, biri gitsin gelsin olarak görmek de yanlış, partiler üstü mesele olarak görmek lazım'' diye konuştu.


-''Nereden geliyor bu değirmenin suyu ''-


Terör meselesinin dış boyutunun olduğunu hiçbir zaman gözardı etmemek gerektiğine işaret eden Çiçek, şöyle konuştu:

''Ben buna sık sık vurgu yapıyorum, bunu da bilerek yapıyorum. İşin özünde bu var. Bunu gözardı ederek terör meselesinde çözüme kavuşmak, tedbir geliştirmekte ciddi zorunluk olur. Deniyor ki 'Falanca adam  silahları bırakın dese silahları bırakırlar.' Ben farklı bir şey söylüyorum ve iddia ediyorum; Kendileriyle mülakat yapılan teröristler ve terörist başılar da dahil olmak üzere 'biz bu işleri bırakıyoruz artık' dedikleri zaman da bile bu işin kolay kolay bırakılması mümkün değil. Çünkü onların  iradeleri kendi ellerinde değil, bunları kullanan ülkeler ve uluslararası güçler var. Zaten bu destek olmasa terörün bu kadar boyut kazanması ve varılığın sürdürmesi mümkün değil. Yazılanlardan yola çıkarak deniyor ki filanca yerde 5 bin silahlı militan var, 3 bin de Türkiye'de var. Bu değirmenin suyu nereden geliyor  8 bin kişilik gücü karda kışta, yazda baharda yedireceksiniz, içireceksiniz, barındıracaksınız, eğiteceksiniz, silah, mühimmat, planlama şu bu, bunlar nasıl oluyor  Okur yazarlığı bile olmayan, 16-17 yaşlarında, doğru dürüst hayatı anlamamış bu insanlar nasıl oluyor da böylesine kapsamlı, karmaşık planlama yapabiliyor. Bunların arkasında uluslararası güç ve destek olmasa,  1, 5-10 gün bile yaşamaları söz konusu olmaz. Üzerinde mutabık kalmamız gereken bir başka husus, uluslararası  destekler olmadan hiçbir terör örgütü varlığını uzun süre sürdürmesi mümkün değil. Dünyada 50'ye yakın terör örgütüyle ilgili ortak noktaları tespit etmeye çalıştım; gördüğüm, hepsinde önemli bir dış desteğin olduğudur. Bu destek kesilmediği sürece 'kökünü kazıdık, kazıyoruz' demek...''


-''Olabildiğince gerçekçi olmak lazım''-


Çiçek, terörle mücadelede olabildiğince gerçekçi olmak gerektiğine dikkati çekerek, ''Ne kötümser olup 'eyvah, battı, gitti, her şey sonlandı, bundan sonra yapılacak bir şey kalmadı' düşüncesi doğrudur ne de olduğundan çok fazla iyimserlik pompalayıp sonunda bir üzücü olay meydana geldiğinde toplumu sükutu hayale uğratmaktır. Onun için olabildiğince gerçekçi olmak gerekecektir'' dedi.

Dünyayı rahatsız eden 13 karışık bölgenin 11'inin Türkiye'nin etrafında olduğunu belirten Çiçek,  Türkiye'nin önemli bir ülke olduğunu vurguladı. ''Siz büyüdükçe, geliştikçe rakibiniz olan bir kısım ülkelerin de ayağına basarsınız, onların menfaatleriyle zaman zaman çatışırsınız. Çatıştığınız ülkeler başka menfaatle bunlar dengelenmiyorsa, 'ne güzel Türkiye büyüdü, gelişti, imkanlarımızı elimizden alıyor, ben de kenarda durup alkışlıyorum' demez'' diyen Çiçek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

''Terörün dünyada bu kadar varlığını sürdürmesi; onun dış politikada enstrüman, alet, edevat olarak kullanıldığını görmemiz lazım. Belki Türkiye olarak şunda aldanıyor olabiliriz; bir kısım ülkelerin bunu kınıyor olması, bununla ilgili hoşumuza gidecek 3-5 fiyakalı laf etmesi, şu da bu da öteki de istiyor diye çok da doğru olmayan içeriye dönük ifadeler kullanılıyor. Bu tür açıklamaların belli değeri, anlamı var ama bunların önemli bölümünün kalorisi yoktur. Sıfır kalori, açıklamalardır bunlar. Misal x ülkesini kabul edin. Terörle mücadelede yapması gereken 10 iş var da bunların 1 tanesini yapıyorsa, o da  en light olanı yapıyorsa, bu size destek veriyor anlamına gelmiyor. 'Ben hala bu işi elimde tutacağım, size karşı koz olarak kullanacağım, benim politikalarıma paralel, benim menfaatlerim çatışacak noktaya gelirse, ben bu sopayı elimde tutuyorum' anlamına gelir. Allah insanlara akıl vermiş, yazılı bilgi, belge aramaya gerek yok. PKK ortak düşman mı  Avrupa PKK'yı terör listesine aldı. Ne zaman, 2002'de. 1984'ten 2002'ye kadar 18 sene var.  18 sene bu örgüt 30 binden fazla insanın kanına girdi. 18 sene nasıl oldu da Avrupa bunun terör örgütü olduğunu kabul etmedi  Anlayamadı mı, fark edemedi mi, temyiz kuvveti mi yoktu  Türkiye o zaman da çırpınıp durdu. Bu örgüt o zaman da kan döküyorsa, aynı ülkeler insan hakları ihlalleri oluyor diye Türkiye'yi sıkıştırıyordu. Çoluk çocuk demeden insanları katleden örgütün para toplamasana, eğitim kampı kurmasına, lojistik destek sağlanmasına, televizyon yayını dahil her türlü faaliyetine 18 yıl müsaade ettin. Birisi bana desin ki üzücü olaydan sonra 'vah vah, tüh tüh üzüldük', bu lafların hiçbirinin anlamı yoktur. Adına en çok yalan söylenin kavramlardan biri terördür. Bakmayın sen kınıyoruz falan, yaptığın işe bak.''

 

-''Kandil'e nasıl gidiyorlar ''-


Çiçek, terör örgütünün her yıl kongresini Kandil'de yaptığını hatırlatarak, ''Dünyadaki, Avrupa'daki temsilcileri Kandil'de toplanır. 1 yıl içinde hangi alçaklıkları yapacaklarsa bunların kararını Kandil'de alır. Bunu dünya bilir. Peki bu insanlar filanca, falanca ülkeden Kandil'e nasıl gidiyor, ışınlanarak mı  Havayollarını kullanıyorlar. Bunların isimleri belli. Bana bir tek misal hatırlatın ki kongreye giderken falanca ülkenin havaalanında örgüt üyesi yakalandı işlem yapıldı. Sinek uçsa oraya giderken izin almak mecburiyetinde, birinin kontrolünde buralar. Bu kontrolü elinde bulunduranların hiçbiri bir şey yapmadı'' dedi.

Gazetelerde ''uluslararası konjonktür şuna, buna müsait'' diye yazıldığını belirten Çiçek, şunları kaydetti:

''Uluslararası konjonktür, yardım noktasında müsait değil. Bizim yapacaklarımız bakımından eskiye nazaran biraz daha olumlu atmosfer meydana getiriyor. Onun için siz bakmayın en yakınımızdakiler dahil, birlikte dünyanını muhtelif yerlerinde sorumluluk taşıdığımız ülkeler bile terörle mücadelede Türkiye'ye yeterli desteği vermediler. Vermesi gereken 10 destek varsa  birini bile vermediler. Biz kendi mücadelemizi 'falanca, filanca'dan destek gelecek, şuradan, buradan bu olacak' diye buna göre  yapamayız. Bugüne kadar milletimizin sağduyusu,basireti, fitne fesada fırsat vermemesi, güvenlik güçlerimizin kahramanca çabasıyla, gayretiyle yapıldı. Bundan sonra da böyle olacak. Böyle olacağına göre ne milletimizin morali bozulmalı ne de bu kurumlarımızın yanlışı eksiği varsa bunu fırsat bilip vur abalıyı karnımızda ne kadar şey varsa, bunu ortaya dökecek tarzda bu kurumları ve buralarda görev yapan insanlarımızın moralinin bozulması lazım.''

Çiçek, ''Bu son cümleyi Uludere ile ilgili mi söylüyorsunuz '' sorusuna, ''Ben genel söylüyorum, herkes gereken dersi çıkarıversin. İster orası ister burasıdır. Biz bu değerlendirmeleri Ankara'da, İstanbul'da çok konforlu ortamlarda yapıyoruz. Emin olun bu değerlendirmeleri yapanların, çözüm adına bir kısım lafları söyleyenlerin  o bölgeyi gördüklerini sanmıyorum. O şartlar altında bu insanlar görev yapıyor, hata eksik de yapabilir. Bunun elbette bir müeyyidesini koymak ayrıdır. Ama bu mücadeleyi yapanların azmini kıracak, elini soğutacak, yüreğini karartacak değerlendirmelerden de hepimizin kaçınması lazım'' diye konuştu. 

Europol tarafından yayınlanan 2012 yılı AB Terörizm ve Eylem Raporu'nda ''Avrupa'nın örgüt için mali kaynak, militan temini, eğitim ve propaganda amaçlı kullandığı lojistik merkez olmaya devam ettiği, bu faaliyetleri gerçekleştirmesi için PKK'nın Avrupa çapında eleman temininde rol alan militanlardan oluşan bir ağa sahip olduğu ve bunun endişe kaynağı olabileceğinin'' ifade edildiğini hatırlatan Çiçek, ''Demek ki Avrupa şu an genel geçer lafların ötesinde terörle mücadelede Türkiye'ye yeteri kadar destek vermedi, vermiyor. Biz kendi gücümüzle, imkanımız ve tecrübemizle, kendi milletimizin  ve güvenlik güçlerimizin çabasıyla gayretiyle iş nereye kadar geliyorsa onu götürüyor, bundan sonra da götürmeye devam edeceğiz. Meseleye böyle bakmak lazım'' dedi.   (AA)

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler