YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Koğuşta tecavüze suç duyurusu
Koğuşta tecavüze suç duyurusu
07 Mayıs 2010 14:12
15 çocuk tutuklunun tecavüzüne ve cinsel istismarına maruz kaldığı iddiasıyla ilgili soruşturmayı yürüten Antalya Cumhuriyet Savcısı ve cezaevi yönetimi hakkında Adalet Bakanlığının soruşturma başlatması talebiyle suç duyurusunda bulunuldu

Antalya'nın Kemer ilçesinde 2 Ağustos 2009'da hırsızlık suçlamasıyla tutuklanan ve Antalya L Tipi Kapalı Cezaevi'ne sevk edilen 17 yaşındaki gencin, cezaevinin çocuk koğuşunda 15 çocuk tutuklunun tecavüzüne ve cinsel istismarına maruz kaldığı iddiasıyla ilgili soruşturmayı yürüten Antalya Cumhuriyet Savcısı ve cezaevi yönetimi hakkında Adalet Bakanlığının soruşturma başlatması talebiyle suç duyurusunda bulunuldu.

Kemer'de geçen yıl 2 Ağustosta hırsızlık suçlamasıyla tutuklanan Z.D'nin (17), aynı gün sevk edildiği Antalya L Tipi Cezaevi'nde 15-18 yaş arasındaki çocuk tutukluların bulunduğu B1 ünitesindeki koğuşa konulması ve aynı ay içerisinde, yaşları 15 ve 18 arasında değişen 15 çocuğun tecavüzü ve cinsel istismarına maruz kaldığı suçlamalarına yönelik Antalya Cumhuriyet Savcılığı'nca 15 çocuk hakkında dava açılırken, Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) Antalya Şubesi üyeleri, olaya ilişkin adliye binası bahçesinde açıklama yaptı.

ÇHD Genel Başkan Yardımcısı Münip Ermiş, Türkiye'nin günlerdir Siirt ve Pervari'deki çocuklara yönelik cinsel istismar olaylarını konuştuğunu, çocuklara yönelen cinsel istismar vakalarının sokaklarda sınırlı olmadığını belirterek, devletin 24 saat gözetim ve denetimi altında olan, onlarca görevlinin ve yüzlerce kameranın olduğu bir cezaevinde tutuklu bulunan bir çocuğun koğuşta aynı şekilde cinsel saldırıya maruz kalabildiğinin de Antalya'da açılan dava ile ortaya çıktığını söyledi.

Aynı cezaevinde daha önce 16 tutuklu ve hükümlünün şüpheli şekilde hayatlarını kaybettiğini, son olarak çocuk tutukluya yönelik cinsel istismar iddialarının, ardından da bu olayla Antalya L Tipi Cezaevi'nde sorumlu olan görevlilerin ağır ihmal içerisinde olduklarını ortaya çıktığını ileri süren Ermiş, ''Her ne kadar Cumhuriyet Savcısı, aylar geçtikten sonra dava açmışsa da, bu kadar ağır ve vahim bir olayda soruşturmanın etkin, hızlı ve ihmalleri olanlar dahil olmak üzere tüm sorumluları kapsayacak şekilde yürütülmemiştir'' dedi.

Ermiş, çocuk koğuşundaki tecavüz iddiasıyla ilgili ilk tutanağın 20 Ağustos 2009 tarihinde tutulduğunu, olayın ağır cezalık bir suç olması ve ivedilikle aynı anda savcılığa bilgi verilmesi gerekirken beş gün sonra 25 Ağustos'ta Antalya Cumhuriyet Savcılığına bilgi verildiğini savunarak, cumhuriyet savcısının ise, tutanak üzerine hemen etkin bir soruşturma açma görevi olmasına rağmen ancak iki ay sonra 20 Kasım'da şüpheli ifadelerini aldığını iddia etti.

Tecavüze ve cinsel istismara maruz kaldığı iddia edilen çocuğun ifadesinin de tahliye olduktan sonra ancak iki ay sonra 18 Aralık'ta, memleketinde yazılı talimatla alındığını belirten Ermiş, mağdurun doktor raporunun dahi bu tarihte memleketinde alınabildiğini ileri sürdü.

ADALET BAKANLIĞINA SUÇ DUYURUSU

Ermiş, Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerinin açık olmasına rağmen olaya ilişkin soruşturmanın etkin bir şekilde yürütülmediğini, cezaevinde kamera sistemindeki görüntülerin incelenmediğini ve cezaevinde görevini ihmal eden sorumlular hakkında soruşturma açılmadığını iddia etti.

Cezaevinde psikolog, eğitimci ve sosyal hizmet uzmanının görev yaptığını, bu görevlilerin temel sorumluluğun, tutuklu ve hükümlülerin, özellikle de çocuk tutuklu ve hükümlülerle yakın ilişki içeresinde olup, eğitim ve sosyal yaşama katılması için araçlar geliştirmek olduğunu ifade eden Ermiş, ''Bu görevlilerin dahi anlatımlarına başvurulmamıştır. Bu olay basına yansımasına rağmen Adalet Bakanlığı kılını dahi kıpırdatmamıştır'' diye konuştu.

Cezaevlerinden Adalet Bakanlığı'nın sorumlu olduğunu, bu sorumluluğun, sadece suç şüphesi altında olanları cezaevine koymak değil, onların beden ve ruhsal sağlığı ile cezaevlerindeki suça karşı da korumak olduğunu ifade eden Ermiş, ''Ben suçluyu cezaevine atarım, gerisine karışmam diyemezsiniz. Devlet olarak mahpusun ruhsal ve bedensel bütünlüğünü cezaevinde koruyamıyorsan, insanları cezaevinde tutmaya hakkın yok'' dedi.

Adalet Bakanlığı'nın acil olarak Antalya L Tipi Cezaevi'nde son yaşanan çocuğa yönelik tecavüz ve cinsel istismar ile 16 şüpheli ölüm iddiası hakkında müfettiş görevlendirerek soruşturma başlatması gerektiğini belirten Ermiş, ''İhmalleri olan ve görevlerini yapmayan tüm kamu görevlilerinin cezalandırılmasına talep ediyoruz'' ifadelerini kullandı.

Avukat Münip Ermiş ve ÇHD üyesi avukatlar, basın açıklamasının ardından dile getirdikleri iddialarla ilgili cumhuriyet savcısı ile cezaevi yönetimi hakkında, Bakanlık Muhabere birimine dilekçe vererek Adalet Bakanlığı'na suç duyurusunda bulundular.

Antalya Cumhuriyet Savcılığınca 8 ay süresince gizlilik içeresinde yürütülen soruşturma ile geçtiğimiz haftalarda açılan davada, geçen yıl Ağustos ayında hırsızlık suçlamasıyla Kemer'de tutuklanan ve Antalya L Tipi Cezaevi'ndeki çocuk koğuşuna konulan Z.D'nin, paspas sapı ile dövüldüğü ve jilet parçasıyla korkutularak livata yoluyla tecavüze maruz kaldığı öne sürülmüş, olayla ilgili 7'si daha sonra tahliye edilen 15 çocuk tutuklu hakkında ''Çocuğun nitelikli cinsel istismarı'' suçlamasıyla  TCK'nın 103 maddesinin ağırlaştırıcı hükümleriyle birlikte 15 yıldan az olmamak üzere hapis cezasına çarptırılması talep edilmişti. Cinsel saldırıya maruz kaldığı iddia edilen mağdur Z.D. ise tahliye edilerek memleketine dönmüştü. 

Olayla ilgili yargılama Haziran ayında Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde başlayacak. A.A.

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler