YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Koç, Yunan ve Bilderberg irtibatlı gösteriliyor
Koç, Yunan ve Bilderberg irtibatlı gösteriliyor
Koç, Yunan ve Bilderberg irtibatlı gösteriliyor
07 Nisan 2008 / 11:09 Güncelleme: 10 Nisan 2008 / 00:00


28 Şubat sürecinde andıçlanan gazeteciler hakkında ağır ifadeler kullanan Oktay Ekşi de “andıçlanan” gazetecilere eklendi. Basın tarihine girecek Andıç belgelerinde çok sayıda gazetecinin ismi yer alıyor. Andıçtaki en ilginç ayrıntılardan birisi ise AB'den maddi destek aldığı iddia edilen Çağdaş Yaşamı Destlekleme Derneği, Çağdaş Eğitim Vakfı gibi 'Ulusalcı' görüntü veren derneklerin de yer alması.


Genelkurmay Başkanlığı Bilgi Destek Daire Başkanlığı’nın 2006 yılı mart ayında yayımladığı Andıç başlıklı belgede, Türkiye’de Sivil Toplum Örgütleri’nin faaliyetlerinin tek tek sıralanıp Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’den Rahmi Koç’a, Sabancı ailesinden Eczacıbaşı ailesine, Can Paker’den Oktay Ekşi’ye kadar birçok ünlü şahıs Türkiye’yi bölmek ve istikrarsızlaştırmak isteyen yabancı örgütlerle irtibatlı gösteriliyor.


Taraf Gazetesi’nin belgeleriyle birlikte yayınladığı haberde aşağıdaki ifadelere yer veriliyor:.


TÜSİAD ve TESEV’in de aralarında bulunduğu birçok derneğin fişlendiği Andıç’ta, “Türkiye’yi bölmek isteyen ABD ve AB’nin projelerini Türkiye’de yürütmek için birçok fondan yardım almakla” suçlanıyor.


Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Işık Koşaner, Genelkurmay Harekat Başkanı Bekir Kalyoncu ve Bilgi Destek Daire Başkanı Tümgeneral N. Baykul’a gönderilen ve altı bölümden oluşan andıcın konu bölümünde şu çarpıcı ifadeler var: “Bu andıç, ABD ve AB’nin kendi amaçlarına uygun olarak yönlendirdiği sivil toplum örgütlerinin faaliyetleri hakkında bilgi vermek ve bu kapsamda alınabilecek karşı tedbirler hakkında onay almak maksadıyla hazırlanmıştır.”


'MACAR YAHUDİSİ' SOROS'TAN PARA YARDIMI


Genelkurmay tarafından 2006 yılında hazırlanan andıçta, ABD, AB ve Musevilerin Soros Vakfı üzerinden sivil toplum örgütlerine rejimi değiştirmek ve ülkeyi bölmek için yardım ettiği iddia ediliyor.


73 sayfadan oluşan raporda ünlü spekülatör Soros'un Açık Toplum Fonu aracılığı ile desteklediği dünyadaki örgütler, Gürcistan darbesine verdiği destek, Kıbrıs'daki faaliyetleri yer alıyor.


'Macar Yahudisi' olarak nitelenen Soros'dan para alan kişi ve kurumlar andıçta tablolarla gösteriliyor. Türkiye'deki STK'lara maddi desteği gösteren tablonun en üstünde ABD başkanına bağlı dış politika konularını koordine eden Ulusal Güvenlik Konseyi bulunuyor.


Rapora göre mali destek buradan Soros Vakfı ve National Endowment For Democracy gibi vakıflara aktarılıyor. Bu vakıflarda Türkiye'deki STK'lara parayı dağıtıyor.


Raporda diğer bir tabloya göre ise Soros Vakfı'nın üzerinde hiyerarşik olarak Museviler var. Soros'un da bir Macar Musevisi olduğuna dikkat çekiliyor.


TÜRKİYE'DE KİMLER PARA ALIYOR


Tabloda bu kurumlarla ilişki içinde olan ve mali destek alan Türkiye'deki kurumlar da sıralanıyor. En başta ise TOBB, TÜSİAD; Adalet, Dışişleri ve Eğitim bakanlıkları, TESEV, Arı hareketi, Sabancı Üniversitesi, Bilgi Üniversitesi, Liberal Düşünce Topluluğu, KADER, KAMER, SODEV, ENKA okulları, Umut Vakfı, Robet Koleji, İstanbul Kültür ve Sanat vakfı yer alıyor.


Askerin raporunda Amerika ve Soros'dan para alan kurumlar ile ne kadar para aldıkları da not edilmiş.


CIA bağlantı merkezlerinden proje bedeli adı altında para alan kurumlar şöyle sıralanıyor;


*TOSAV (Doğu Ergil) : 92 bin dolar/ 6 bin 250 paund (Türk-Kürt sorununun çözümü için verilmiş)


*ANSAV (Gökhan Çapoğlu) : 189 bin 604 dolar (Parti örgütlenmesi için)


*Stratejik Araştırmalar Vakfı : 190 bin 193 dolar


*Türk Demokrasi Vakfı (Bülent Akarcalı) : 106 bin 100 dolar...


*Liberal Düşünce Topluluğu: 11 bin 500 dolar


*Türk Ekonomi ve Sosyal Etüdler Vakfına: 1 milyon 111 bin dolar.


*Arı grubu: (IRI -Uluslararası Cumhuriyetçiler Enstitüsünden para alan kurum olarak geçiyor): 278 bin 500 dolar...


*Ulusal Demokrasi Enstitüsü'nün ise Yeni Forum Dergisi'ne 150 bin dolar artı 11 bin 766 dolar aktardığı yazılıyor. Bu enstitünün Türkiye'deki diğer STK'lara ise 824 bin 900 dolar verdiği not ediliyor.


SABETAYLAR LİSTESİ İSE ŞÖYLE:


TESEV, NafiZ Can Paker başlığı çevresinde ise şu isimler SABETAYLAR olarak belirtiliyor:


Nebahat Akkoç, Murat Belge, Osman Kavala, Ömer Madra, Eser Karakaş, Neşe Düzel...


Can Paker ise aşağıdaki isimlerle irtibatlı gösteriliyor:


Bülent/Nejat Eczacıbaşı, Sabancı Holding, Mehmet Barlas (Canan Barlas) Ahmet İnsel, Nabi Avcı Ömer Dinçel, Salim Uslu, Oktay Ekşi, Sezen Aksu, Zülfü Livaneli, Taha Akyol, Özdem Sanberk, Şahin Alpay, Kürşat Bumin, Nadire Mater ve Eyüp Can...


Raporda, bu isimlerin karşılarında ise irtibatlı oldukları kişiler ile nerelerde çalıştıkları not edilmiş.


ULUSALCILAR DA FİŞLENDİ:


AB'den maddi destek aldığı iddia edilen 335 kuruma da Andıç'ta yer veriliyor. Bunlar arasında şimdiye kadar özellikle korunan bazı STK'ların da bulunması dikkat çekiyor:


Çağdaş Yaşamı Destlekleme Derneği, Çağdaş Eğitim Vakfı, Marmara Grubu Stratejik ve Sosyla Araştırmalar Vakfı ve Cem Vakfı


 


'ALÇAKLAR KİM?" DİYEN EKŞİ: ‘BİRİLERİ BİZİ KANDIRMIŞ’


Andıç'ta adı geçen Mehmet Ali Birand ve Cengiz Çandar üzerine 'Alçaklar kim?' diye yazan Oktaş Ekşi, Nazlı Ilıcak'ın Kanal 7'de, 2006 yılı Mayıs ayında şayınlanan Sözün Özü programında, şunları söylemişti:


"Yazıişleri toplantısında bize bazı gazetecilerin PKK ile işbirliği yaptığı ve Şemdin Sakık'tan para aldığı söylendi. Herkes gibi ben de çok büyük tepki gösterdim. Ertesi gün bu yazıyı yazdım. Benim yazım 3 kişiyi hedef alıyormuş gibi göründü. O yazıdan pişman değilim, PKK ile işbirliği yapsalardı yine yazarım. Fakat sonra Şemdin Sakık verdiği ilk ifadede, 'Ben Türk gazetecilerle işbirliği yapmadım, böyle bir açıklamada bulunmadım' dedi. Ve anladık ki, birileri bizi kandırmış. Bir senaryonun içinde yer almışız. Haklarında yazı yazdığım arkadaşlarımdan hemen özür diledim. Nazlı Ilıcak, olayın üstüne gitti. Bir tertip varmış, birilerini karalamak için düzenlenmiş. Biz de bu düzenlemeni içinde bilmeden yer aldık."


O dönem 'PKK yanlısı olduğu' iddiasıyla Sabah gazetesinden atılan Mehmet Ali Birand da aynı programda şu açıklamaları yapmıştı: "Geçmişle hesaplaşma merakım yoktur. Andıç konusunda bugüne kadar hiç açıklama yapmadım. Türk Silahlı Kuvvetleri'nin tümüne yansıyan bir olay olarak görmedim. Çevik Bir ve etrafındakilerin hatalı bir yaklaşımıydı. Bana ve aileme çok zarar verdi. Doğrular anlaşılınca üzerine gitmedim. Kimseye kırgın değilim. Aslında bunu yapanlar kendi kurumlarına, TSK'ya zarar verdiler. "


 

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler