YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Kıyat'tan deprem yaratacak sözler
Kıyat'tan deprem yaratacak sözler
17 Eylül 2011 17:36
Emekli Koramiral Atilla Kıyat, Uğur Dündar'ın 'Arena'sına konuk oldu, deprem etkisi yaratacak açıklamlarda bulundu. Askeriye ile ilgili özleştirilerde bulunan Kıyat'ın açıklamaları tam bir itiraf niteliğindeydi

KANAL A HABER - Emekli Koramiral Atilla Kıyat, Uğur Dündar’ın Arena programında önemli açıklamalarda bulundu. Aslında Kıyat’ın açıklamaları tam bir itiraf niteliğindeydi.

“Türkiye’nin asker sorunu nedir?    Türk Silahlı Kuvvetleri’nin bugün içinde bulunduğu ve bazı bakımlardan acıklı diye nitelenebilecek durumun kökleri nereye gidiyor?” Gibi soruları yanıtlayan Kıyat, “Biz yıllar boyunca kendimizi ülkenin tek sahibi ve tek seveni olarak gördük. Her şeye maydanoz olduk. RTÜK’e üye verdik, YÖK’e üye verdik. Ülkeyi yönetmeye kalktık, yönettik de...” diye konuştu.

Programda çok çarpıcı açıklamalarda bulunan Kıyat, Balkan Kadınları Dernekleri’nin toplantısına gidecek olan kadınlarla ilgili dosyaları hatta konuşmaları dahi kendilerinin hazırladığını belirtti…

MGK toplantılarının amacını kaybettiğini söyleyen Kıyat, “Sanki askerlerin her ay hükümetin icraatını denetlediği toplantılar haline dönüştü. Biz bunu da yaptık. Biz dünyanın en güçlü silahlı kuvvetlerinden biriydik. Fakat güç ve kudretimizi muhakkak bir tehdidin var olması halinde sürdürebileceğimizi düşündük. Dolayısıyla mevcut tehdidin ortadan kalkması bizi korkutur hale geldi. Bu da bizim hatamızdı.” Dedi…

“Kanun dışı işler yaptık.” sözleri ise tam bir itiraf niteliğindeydi. Kıyat’ın kanun dışı işlerden kastı ise darbelerdi. Kıyat darbelerle ilgili ise, “Üç darbe yaptık. Üstelik darbelerin en fazla Türk Silahlı Kuvvetleri’ne zarar verdiğini bile bile bu darbeleri yaptık. Bu darbeler sonucunda kanun dışı işler yaptık. Darbenin kanunu olmaz ama kanun dışı yapmış olduğumuz işler, silahlı kuvvetlerden nefret eden bir neslin yetişmesi sonucunu doğurdu” diye konuştu.

Askeri yapı ile ilgili özeleştitilerde bulunan Kıyat’ın bir diğer itirafı ise, “Kendimizi tel örgülerin içine çektik” cümlesi oldu.

Kıyat bununla ilgili de şöyle konuştu, “Kendimizi toplumdan soyutladık. Kendimizi tel örgüler içine çektik. Ama esas kaynağımızın tel örgüler dışından geldiğini unutmamalıydık. Bunu dışa doğru yaparken içeride neler yaptık?..  TSK içinde neler oldu?  İç Hizmetler Talimatı’na baktığınız zaman, subayı, asteğmenden mareşale kadar olan rütbedeki insanlar olarak tarif eder.

Biz bu tarifi İç Hizmetleri Kanunu’nun maddelerinde bıraktık. Önce subay, üstsubay, general, amiral diye ayırdık. Sonra general amirallerle yetinmedik tuğgeneral tuğamiral olarak ayırdık. Sonra bizi bu da kesmedi. ‘Kor’larla ‘Or’ları ayırdık. Daha da ileri gittik ‘Or’ları da kuvvet komutanları veya Genelkurmay Başkanlığı yapanlar ve yapmayanlar diye ayırdık.” dedi…

SEN DE YÜKSEL SEN DE HAYATINI YAŞA
 
Kıyat sözlerini şöyle sürdürdü, “Esasında, bu askeri hiyerarşi gereği değildi. Ama bu ayırım yükseldikçe, bizi namütenahi bazı hakların tanındığı bir yere götürmeye başladı. Biz bunu sevdik.

Bunu da bir yerde lükse demeyeyim ama böyle bir hayatı yaşamak hoşumuza gitti. Sorumsuzca ve plansızca harcamaya başladık.  Peki bu, TSK bünyesinde neyi getirdi?
Bizler böyle bir hayat yaşadığımız zaman, aslarımızın çektiği sıkıntıları fark ettirmekten uzaklaştırdık kendimizi. TSK’da, “Sen de yüksel, sen de hayatını yaşa” zihniyeti olmaya başladı.”

Kıyat’ın önemli cümlelerinden biri de “Japon askerleri gibi olduk” sözleriydi. “1990’da Sovyetler Birliği çöktü.” Kıyat,  “20. yüzyılın son on yılında ve 21. yüzyılın başlarında dünya değişmeye başladı. Biz sanki savaşın bittiğinden habersiz Okinava ormanlarında saklanan Japon askerleri gibi olduk. Halbuki şu an tartıştığımız, “Bedelli mi olsun, uzun mu olsun, kısa mı olsun”u 20 yıl içinde gerçekleştirmemiz gerekirdi.” diye konuştu. 

Kıyat’ın programdaki en önemli itiraflarından biri de “Türkiye’de solu yok ettik.” sözleri oldu.  Kıyat, askeriyenin Türkiye’de solu yok eden kurumların en başında geldiğini söyledi.

Emekli Koramiral Kıyat’ın bu eleştirileri,  Türk Silahlı Kuvvetleri’nin kendi içine dönüp bir reform sürecine niçin girmesi gerektiğini bir kez daha gözler önüne serdi.
 

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler