30 Mayıs 2017 Salı
  • Altın145,622
  • BIST97.726
  • Dolar3,5781
  • Euro4,0001
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin4,5904
  • İstanbul17 °C
  • Ankara10 °C
  • İzmir15 °C
  • Konya8 °C
  • Adana15 °C
  • Antalya16 °C
  • Diyarbakır17 °C
  • Bursa15 °C
  • Kayseri13 °C
  • Kocaeli15 °C
  • Şanlıurfa17 °C
  • Gaziantep14 °C
  • İçel18 °C
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Kılıç'tan Yargıtay'a eleştiri
AK Parti Grup Başkanvekili Suat Kılıç'ın dahedefinde yargı vardı.. Kılıç, yargıdaki sorunların ortadan kalkması için yargının bakış açısının değişmesi gerektiğini söyledi...
Kılıç'tan Yargıtay'a eleştiri
08 Ocak 2011 / 14:00 Güncelleme: 08 Ocak 2011 / 14:02

AK Parti Grup Başkanvekili Samsun Milletvekili Suat Kılıç, "Adalet sisteminin sorunlarının ortadan kalkabilmesi için yargıdaki hükümet tasarruflarına ideolojik bıkışın hızla terk edilmesi lazım. Bizim siyaset zemininde rakiplerimiz bellidir, yargı kurumları kesinlikle siyasi partilerin ve hükümetin rakibi değildir" dedi.

Samsun'da Saathene esnafı ile kahvaltıda bir araya gelen ve esnafların sorunlarını dinleyen AK Parti Grup Başkanvekili Suat Kılıç, kahvaltı sonrasında esnafları ziyaret ederek hükümet çalışmalarını anlattı. Vatandaşlara 6.5 sene önce çıkan ve 01 Ocak tarihinde yürürlüğe giren kanun ile ilgili bilgi veren Grup Başkanvekili Suat Kılıç, "Bu kanunun 01 Ocak'ta yürürlüğe gireceğini sağır sultan biliyor da Yargıtay bilmiyor mu? Yargıtay da biliyor. Televizyonlarda 'Hizbullah davası sanıkları serbest bırakıldı, davul-zurna ile karşılandı' diye günlerdir yayın yapılıyor. Utanmadan, sıkılmadan, haddini aşmak suretiyle Hizbullahçıların serbest bırakılmasından AK Parti'ye pay çıkartmaya, bu sorumluluğu AK Parti'nin sırtına yüklemeye çalışan medya organları var. Tutuklu sanıkların ceza dosyaları karara bağlanmadan, tutukluluk süreleri bittiği gerekçesi ile sokağa bırakmasında AK Parti bir arayış kesinlikle söz konusudur. Kanun 6.5 sene önce yürürlüğe girdi. Her senesinde bin tane ağır ceza dosyasını Yargıtay karara bağlamış olsaydı, 6.5 senede 6 bin 500 dosya karara bağlanmış olurdu. 'Katil, serbest kaldı hükümet nerede, tecavüzcü serbest kaldı hükümet nerede, Hizbullahçı serbest kaldı hükümet nerede' diye bağırıyor vatandaş. Hükümet burada işinin başında. Bu dosyaları incelemesi, karara bağlaması gereken Yargıtay nerede? Sorulması gereken soru budur. Yargıtay Başkanı diyor ki, 'Yargı siyasi meta haline gelmesin' diyor, doğru yargı siyasetin aracı olmasın. Samsun'dan Yargıtay Başkanı'na sesleniyorum, siyasette yargının oyuncağı olmasın. Dilediğinde iktidar partisine bile kapatma davası açabilen bir yüksek yargının cinayet, tecavüz, terör dosyalarını karara bağlayamamış olması akıl alır, inandırıcı ve samimi bir durum değildir. İstediğinde cımbızla çekerek istediği dosyaları 2 gün içerisinde, hem de dosya aslı üzerinden değil fotokopileri üzerinden karara bağlayabilen bir Yargıtay'ın söz konusu son 1 hafta içerisinde salıverenler olduğunda 'personelim yok, imkanım yok, zamanım yok, dosya yükü çok' demesi inandırıcı bir durum değildir" diye konuştu.

"HIZLI ADIMLAR ATMAYA KARARLIYIZ"

Yakın zaman önce Yargıtay'da yeni dairelerin açılmasını isteyenlerin bugün Yargıtay'da yeni dairelerin açılmasından vazgeçmiş olmalarının düşündürücü olduğunu açıklayan Suat Kılıç, "Biz bu iktidarı yolda bulmadık hem de iki defa üst üste milletin iradesiyle iş başına geldik. Türk milleti adına kanun çıkartma yetkisini kullanıyoruz. AK Parti hükümeti olarak Türk milleti adına memleketi yönetme yetkisini elimizde bulunduruyoruz. Başka Yargıtay olmak üzere yargıda Türk milleti adına görev yapmaktadır. Yasama, yürütme ve yargı organları arasında iletişimsizlik olması kabul edilebilir bir durum değildir. Yakın zamana kadar Yargıtay'da yeni dairelerin açılmasını isteyenlerin bugün yeni dairelerin açılmasından vazgeçmiş olmaları son derece düşündürücüdür. Yakın zamana kadar bölge adliye mahkemelerinin açılmasını sorunun çözülmesi için çok önemli bulanların bugün, 'bölge adliye mahkemelerinin açılması da çare değildir' demeleri son derece düşündürücüdür. 'Hakim savcı açığı var' diyenlerin Adalet Bakanlığı tarafından hakim savcı alımı için yapılan sınavları Danıştay'ın durdurması karşısında ses çıkartmamış olmaları son derece düşündürücüdür. Yargıtay'daki dosyaların azalması için yeni dairelerin kurulması gerekli olmaktan öte şarttır. Yargıtay'daki iş yükünün azılması için bölge adliye mahkemelerinin kurulması gerekli olmaktan öte kaçınılmazdır. Ama 2 sene önce bunları isteyen Yargıtay'ın bugün, 'bunlar olsa da olur, olmasa da olur' gibi bir tavır içerisine girmiş olması akla belli soruları getirmektedir. Yargının önemli dosyaları öne çekerek karara bağlamamış olmasından dolayı hükümetin, AK Parti'nin TBMM'nin, milletvekillerinin göreceği zarar 1 ise, yargının yıpranma nedeniyle, güven kaybı dolayısıyla göreceği karar en az bindir. Yüksek yargının bunu hesaba katarak hareket etmesi gerekir. Geciken adalet, adalet değildir. Yargıya duyulan güven sarsılırsa, mahkemelere olan inanç sarsılırsa, hakimlere, savcılara, onların verdikleri kararlara yönelik güven ortamı kaybolunsa toplum adalet duygusunu yitirir. Adalet duygusunu yitirmiş bir toplumu ayakta tutabilmek, adaleti tesis edemeyen bir devleti yaşatabilmek mümkün değildir. AK Parti hükümeti ve Adalet Bakanlığı olarak Yargıtay'da yeni dairelerin açılması yönünde, bölge adliye mahkemelerinin faal hale gelmesi yönünde ve yargı teşkilatının ihtiyaç duyduğu hakim ve savcının alımı yönünde çok hızlı, çok kararlı, çok net adımlar atmaya kararlıyız. Bu adımlar hükümet nezdinde atılmaya başlanmıştır" şeklinde konuştu.

MUHALEFET DE NASİBİNİ ALDI

Vatandaşlarla sohbetinde muhalefet partilerini, özellikle Kemal Kılıçdaroğlu'nu eleştiren Kılıç, şu ifadeleri kullandı: "CHP, MHP diyor ki, 'bunlar sadakacı, bunlar kömür, gıda dağıtıyor' diyor, dağıtmayalım mı? Çıkıp da 'biz bu yardımların hepsini keseceğiz' demeye yürekli yetmiyor. Kaynak Kemal efendi, 'herkese 1 milyar maaş vereceğim' diyor. 'Nereden vereceksin? diye soruyoruz, 'benim adım Kemal ben parayı bulurum' diyor. Söylediklerinin 1 yıllık karşılığı 200 katrilyon. Demek istiyor ki, SSK Genel Müdürü iken SSK'yı nasıl batırdıysa, Allah muhafaza devletin başına gelse devleti de öyle batıracak. SSK hastanelerinde 1 kilometre ilaç kuyrukları varken genel müdürü kimdi? SSK hastanelerinde insanların dişinin bile tedavisi yapılmıyorken genel müdür kimdi?, SSK hastaneleri 2 sene sonrasına ameliyat günü verirken, 6 aydan önce röntgen, tomografi randevusu veremezken genel müdür kimdi?, Kaynak Kemal efendi, Sayın Kılıçdaroğlu. Bir SSK hastanesini idare edemeyen bir zihniyetin koca bir devleti idare edebilmesi mümkün değil." (İHA)
 

güven duyacağımız değerler...
 // ibrahim çelikoğlu
Türkiye öyle bir çıkmaza sokulmuşturki; Hiç bir kuruma güven duymak mümkün değildir.Emperyalistlerin hazırladığı siyonist tuzak tutmuştur...Bu kaosta dokunulmazlıkların kaldırılmasını isteyenlerin art niyeti daha çok açığa çıkmış,vatanının hukuk içinde yürümesini dahi engelleyenler,dokunulmazlıkların kalktığında neler yapar?Çok açık ve seçiktir.Konuşulan,tartışılanlar yabana.Danıştay hadisesi olmamış olsaydı Silivride olmazdı....
08 Ocak 2011 14:37
GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler