YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Kılıçdaroğlu'na cevap verdi!
Erdoğan, "Biz tarihi yapıyoruz. Onun yazımını biz yapmıyoruz. Onun yazımını tarihçilere bırakacağız. Tarih, AK Parti'yi mutlaka ve mutlaka hayırla yadedecektir." dedi. Erdoğan kendisine uslup eleştirisinde bulunan Kılıçdaroğlu'na da cevap verdi...
Kılıçdaroğlu'na cevap verdi!
13 Haziran 2012 / 12:10 Güncelleme: 13 Haziran 2012 / 15:58

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Sadece Türkiye'yle yetinmedik dünyada ulaşabildiğimiz her ihtiyaç sahibine elimizi uzattık. Dünyanın her yerinde güçlünün değil haklının, hakkın yanında olduk. Mazlumlarla, mağdurlarla dayanışma içinde olarak tüm dünya halklarının sempatisini, takdirini teveccühünü kazandık. Göreve geldiğimizde Türkiye 'alan el' idi ama artık hamd olsun Türkiye 'veren el' olmuştur'' dedi.

Başbakan Erdoğan, partisinin genişletilmiş il başkanları toplantısında gündemdeki konuları değerlendirdi.

15 Temmuz'da yapılacak Eskişehir il kongresiyle il kongrelerinin tamamlanacağını belirterek sözlerine başlayan Başbakan Erdoğan, 4'üncü olağan büyük kongrenin de yapılmasıyla 2014 yerel seçimlerine odaklanacaklarını kaydetti.

12 Haziran 2011 seçimlerinde Türk demokrasi tarihinde bir ilki gerçekleştirerek 2 dönemdir iktidarda olan bir parti olarak seçime girmelerine rağmen, üst üste 3 seçimde de oylarını artırmayı başardıklarını anlatan Başbakan Erdoğan, ''Sadece Türkiye'de değil, dünyada böyle bu şekilde iktidardayken oyunu artıran ve 3 dönem üst üste oyunu artırarak iktidarını sürdüren bir siyasi parti nadirdir. Zira tüm demokrasilerde şu görülmüştür ki iktidarda olan yıpranır, yorulur, hedef haline getirilirler ve genelde de oy kaybı yaşar. Fakat biz bunun tam tersinin olabileceğini ispat ettik'' dedi.

Eser ve hizmet üretme noktasında farklı bir siyaset tarzı ortaya koyduklarını ifade eden Erdoğan, şöyle konuştu:

''Millete hizmetkarlığı en başından itibaren bir görev, bir sorumluluk olmanın ötesinde ibadet şuuruyla yeni getirmeye çalıştık. Halka hizmeti Hakk'a hizmet gördük. Millete hizmetkarlık bizim sadece vazifemiz, mesuliyetimiz değil; millete hizmetkarlık bizim aşkla, sevdayla heyecanla yoğurduğumuz, içine gönlümüzü, samimiyetimizi hasbiliğimizi kattığımız büyük bir mesuliyettir, büyük bir misyondur. 'En hayırlınız hizmet edenlerinizdir' bizim ilkemiz budur. Bizim yolumuzun ışığı ve yolumuzun rehberi budur. Milletimiz de bizim bu noktadaki samimiyetimizi görmüş ve her seçimde bize desteğini artırmıştır.''


-''Türkiye'yi her alanda değiştirdik''-


İyi hizmet edebilmek, kaliteli hizmet üretebilmek için sadece iyi niyet ve samimiyetin yeterli olmayacağına dikkati çeken Erdoğan, şöyle devam etti:

''İşin içine gayreti, tecrübeyi, aklı da eklemek gerekiyor. Nitekim 9,5 yıl boyunca biz gecemizi gündüzümüze katarak azami bir gayret içinde olduk. Bütün arkadaşlarımızla birlikte edindiğimiz tecrübeleri bu sürece dahil ettik. Aklı, özellikle de ortak aklı her zaman önemsedik. İstişareye büyük önem atfettik ve kararlarımızı istişareler neticesinde aldık ve kararlılıkla da uyguladık.''

Hiçbir zaman popülizmi benimsemediklerini ifade eden Erdoğan, şöyle dedi:

''Milletimizin istikameti her zaman bizim istikametimiz oldu. Bu istikametten sapmadık. Milletle her zaman aynı yöne, aynı hedeflere baktık. Biz bütün bu içtenliğimizin, tüm bu gayretlerimizin, aşkımızın ve sevdamızın karşılığını fazlasıyla aldık. Sadece seçimlerde elde ettiğimiz sonuçlarda değil, ortaya koyduğumuz eserlerle de hamd olsun mutmain olduk. Türkiye'yi her alanda değiştirdik, her alanda geliştirdik ve her alanda büyüttük büyütüyoruz''


-''Artık Türkiye, 'veren el' oldu''-


Türkiye'ye gelen yabancı konukların, 'Önceki gelişimize göre çok daha farklı bir İstanbul, çok daha farklı bir Ankara, çok daha farklı bir Türkiye gördük' dediklerini anlatan Erdoğan, ''Cumhuriyet tarihimizin rekorlarını kaydettik. Kimi alanlarda gerçekten aşılması güç rekorlar elde ettik. 81 vilayetin tamamına eser ve hizmet kazandırdık. Eserimizin girmediği, olmadığı hiçbir il yok'' dedi.

'Eşek ölür kalır semeri, insan ölür kalır eseri' sözünü sık sık tekrarladığını kaydeden Erdoğan, şunları konuştu:

''Biz eserlerimizle konuşuyoruz. 780 bin kilometrekarenin her karışına eserlerimizi götürdük. Sadece Türkiye'yle yetinmedik dünyada ulaşabildiğimiz her ihtiyaç sahibine elimizi uzattık. Dünyanın her yerinde güçlünün değil haklının, hakkın yanında olduk. Mazlumlarla, mağdurlarla dayanışma içinde olarak tüm dünya halklarının sempatisini, takdirini teveccühünü kazandık. Göreve geldiğimizde Türkiye 'alan el' idi ama artık hamd olsun Türkiye 'veren el' olmuştur'' değerlendirmesinde bulundu. 


-''Milletin gönlünde yer etmek bizim için ziyadesiyle yeterlidir''-


AK Parti iktidarı olarak Türkiye'ye kazandırdıkları eserleri bir kitapçıkta topladıklarını dile getiren Başbakan Erdoğan, şunları belirtti:

''9,5 yılı özetleyen, tamamını anlatan demiyorum bir kitapçığı bugün dağıtıcağız. Bu kitapçığın içinde 9,5 yıla özet olarak neler sığdırılmış anlatılıyor'' dedi. 'Hafıza-ı beşer nisyan ile maluldür' sözünü hatırlatan Erdoğan, teşkilat mensuplarından Hükümet icraatlarını halka anlatmalarını istedi. Muhalefeti eleştiren Erdoğan, ''Biz her şeyi ispatlı olarak konuşuyoruz ama bizde öyle bir muhalefet var ki hiçbir zaman yapılanı takdir etmez. Üzerinden geçtiği yollardan, köprülerden viyadüklerden hiçbir zaman... Ülkenin finans noktasında nereden nereye geldiğini saptırmaya yeltenecek kadar farklı yolların insanıdır onlar.''

''Elbette geride bıraktıklarımıza, onların sayım ve dökümüne takılıp kalmayacağız'' diyen Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:

''Biz tarihi yapıyoruz, yazımını tarihçilere bırakacağız. Tarih, AK Parti'yi mutlaka ve mutlaka hayırla yad edecektir. Esasen milletin gönlünde yer etmek bizim için ziyadesiyle yeterlidir. Tıpkı merhum Menderes gibi tıpkı Özal gibi üzerinden yıllar geçtikten sonra da hayırla 'Allah razı olsun' duasına, temennisine muhatap olmak bizim için mükafatların en büyüğüdür. Sadece milletimizin, badece bugünkü neslin değil, bizleri izleyen şehitlerimizin bizden razı olması, şehitlerimizin uğruna can verdikleri, bize emanet ettikleri bu toprakların selametini görüp bizlere tebessümle bakması bile her türlü takdirin üzerinde olacaktır. Bütün gayretimiz mücadelemiz, işte bu büyük takdiri kazanmaya yöneliktir ki inşallah o takdiri kazanmak için de son nefesimize kadar mücadele vermeye devam edeceğiz.''


-''Milletimiz, hizmet veya eser siyasetine değer verecek''-


Konuşmasında, 12 Haziran seçimlerinden bu yana geçen 1 yılın değerlendirmesini de yapan Erdoğan, teşkilat yöneticilerinden Türkiye'nin 2002 yılından bu yana geçirdiği ekonomik büyümeye ilişkin verileri 2014 seçim sürecinde halkla paylaşmalarını istedi.

Erdoğan, ''2014 seçimlerine de hizmet siyasetini öne çıkararak, eser siyasetini yücelterek gireceğiz. İnanıyorum ki geçmiş bütün seçimlerde olduğu gibi milletimiz, hizmet veya eser siyasetine değer verecek'' dedi.

''Türkiye'yi devraldığımızda Türkiye'nin milli geliri 230 milyar dolardı'' diyen Erdoğan, bu rakamları her zaman tekrar etmesindeki amacın, Türkiye'nin 10 yılda nereden nereye geldiğini göstermek olduğunu kaydetti.

Milli gelirin AK Parti iktidarında 3 kattan fazla artarak 772 milyar dolara çıktığını belirten Erdoğan, ''2011 yılına Türkiye ekonomisi, yüzde 8,5 gibi bir oranla dünyada Çin'den sonra en hızlı büyüyen ekonomi oldu. 2023'te daha ileri gideceğiz. 2002 sonunda kişi başına milli gelir 3 bin 500 dolardı ve o zaman nüfus 66 milyondu. Şimdi kişi başına düşen milli gelir 10 bin 444 dolara çıktı. Üstelik nüfusumuzun 75 milyona çıkmasına rağmen bu rakama yükseldi. Nüfusumuz 66 milyonda kalsaydı milli gelir kişi başına 11 bin 696 dolar olacaktı'' diye konuştu.


-''Bu nasıl fakirleşme ''-


CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Yunanistan ekonomisiyle Türkiye ekonomisini karşılaştırmasına tepki gösteren Erdoğan, ''Yunanistan kişi başına milli gelirini hep nüfusu azaltarak ortaya koydu. 2002'de Türkiye'de, 'hani fakirleşiyoruz' diyor ya bu işi çok bildiğini zanneden muhalefet, bu nasıl fakirleşme 2011 yılında Türkiye'de toplam 91 bin adet otomobil satılmıştı. 2011 yılında ise 594 bin adet otomobil satışı gerçekleşti. Bu tüm zamanların rekorudur. Fakirleşen bir ülkede otomobil satışı bu denli artar mı '' diye konuştu.

2002'de 36 milyar dolar seviyesinde olan ihracatın 2011 sonunda küresel krize rağmen 135 milyar dolara çıkardığını, bu hafta öncesine ait son verilerle bu rakamın 140 milyar dolara çıktığına dikkati çekti.

2002'de 8,5 milyar dolar olan turizm gelirinin 2011 sonunda 23 buçuk milyar dolara çıktığını ifade eden Erdoğan, ''Ne diyorlardı AK Parti gelince 'turizm batar' diyorlardı partimizi kurduğumuzda. Turizm bölgelerimizde bize 'bundan endişe ediyoruz' diyenler verdi. İşte geldiğimiz yer ortada. Dünya ile iktidarımızın nasıl kucaklaştığını, dünyayı, ülkemizi bir cazibe merkezi yaparak buraya nasıl çektiğimizin ispatı ortada. 2011'de Türkiye'ye gelen turist sayısı 31,5 milyon kişiye ulaştı. İnşallah daha da artacak'' dedi.

POPÜLİZMİ TERCİH ETMEDİK

Başbakan Erdoğan, 2002 yılında kamu net borç stokunun Gayrı Safi Milli Hasılaya (GSMH) oranının yüzde 61,5 iken, 2010 yılında bu oranın yüzde 28,8'e, 2011 sonunda da 22,4'e gerilediğini söyledi.

Borç rakamlarını gündeme getirenlerin GSMH'deki artışı dikkate almadan konuştuklarını belirten Erdoğan, ''Borç yiğidin kamçısıdır'' sözünü hatırlattı. Artık güçlü bir Türkiye'nin olduğunu vurgulayan Başbakan Erdoğan, ''Borca bakarsanız ABD'de borç gani, Japonya'da borç gani. Ama hiç umurunda mı  Değil. Niye  Milli hasılasına bakıyor, gelirine bakıyor. Onun için de o borç herhangi bir sıkıntı ifade etmiyor'' dedi.

Nakit iç borçlanmanın 2002'de 9,5 ay vadeli olduğunu hatırlatan Erdoğan, 2010'da AK Parti Hükümeti'nin bunu 45 aya kadar uzattığını söyledi. Başbakan Erdoğan, bunun şimdi ise 66 aya uzadığını dile getirdi.

İç borç faizinin göreve geldiklerinde yüzde 63 olduğunu kaydeden Başbakan Erdoğan, 2010 sonunda bu rakamın yüzde 8,5'a düşürüldüğünü, bunun da tarihi bir seviye olduğunu anlattı. Küresel olumsuzluklara rağmen iç borç faizinin şu anda yüzde 9,9 olduğunu belirten Erdoğan, kredi kullanma rakamlarını da değerlendirdi. 2002 yılında girişimci ve yatırımcıların bankalardan toplam 32 milyar lira kredi kullandığını kaydeden Erdoğan, 2010 yılında bu rakamın 421 milyar liraya çıktığını ifade etti. Başbakan Erdoğan, şu anda ise 598 milyar lira kredi kullanıldığını söyledi. Erdoğan, bunun bankaların ülkede girişimcilere olan güvenini gösterdiğini vurguladı.


-''Benim memleketimin evladı ezilecek''-


''Yapılan seçimlere rağmen ücretlerde popülist artışlara gitmedik ama çalışanlarımızı da mağdur etmedik'' diyen Başbakan Erdoğan, küresel krize rağmen ücret artışına devam ettiklerini ve ücretlileri enflasyona indirmediklerini dile getirdi.

2002 yılına göre en düşük memur maaşını yüzde 279 arttırdıklarını belirten Başbakan Erdoğan, ortalama memur maaşını yüzde 204, asgari ücreti yüzde 280 arttırdıklarını ifade etti.

Başbakan Erdoğan, SSK'lı en düşük emekli aylığını yüzde 226, Bağkur en düşük emekli aylığını yüzde 660 oranında arttırdıklarını anlattı. Erdoğan, ''Herkes bunları görmemezlikten geliyor. Biz bir ülke yönetiyoruz. Eğer bu ülke, bu devlet bizden öncekilerin yönettiği gibi yönetilecek olursa bunun altında benim memleketimin evladı ezilecek. Ne ile ezilecek  Enflasyonla ezilecek'' diye konuştu.


-''Popülizmi hiçbir zaman tercih etmedik. Biz gerçek neyse onu söyledik''-


Yaptığı konuşmada memurlara yapılan ücret zammına da değinen Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:

''Popülizmi hiçbir zaman tercih etmedik. Biz gerçek neyse onu söyledik, olması gereken neyse onu yaptık. Biz memurumuza, memur kardeşimize şunu söylüyoruz  Diyoruz ki biz sizi enflasyona indirdik mi kardeşim  Ezdirmedik. Yine ezdirmeyeceğiz. Şu anda 4 4 mü verdik. Eğer enflasyon yüzde 10 olursa aradaki fark ne  Yüzde 2. Biz size o yüzde 2'yi ödeyeceğiz. Enflasyon yüzde 6 olursa biz o yüzde 2'yi geri almayacağız. O sende kalacak. Bunu niye konuşmuyorsun  bunu konuşmuyorlar.

Biz burada bütün bu hesapları yaparken sendikalara şunu söylüyoruz; ya kardeşim biz bu paranın sahibi değiliz. Biz bu paranın emanetçisiyiz. Eğer biz bunu sizinle danışarak, anlaşarak iyi yönetemezsek bizden önce olduğu gibi yarın maaşını ödeyemeyen devletle karşı karşıya kalırsınız. Biz öyle olmak istemiyoruz. Biz güçlü bir Türkiye'nin bireyleri olarak yönetimdeyiz, siz de memurlarımızsınız, işçimizsiniz. El ele vereceğiz, hem ülkemizi büyüteceğiz, daha iyi bir noktaya geleceğiz. Büyüdükçe de geliştikçe de toplu görüşmelerde alınacak olan zamlar, verilecek olan zamlar da daha fazla olacaktır. Ama şu anda gösterge bu. Bunu daha ileriye götürmeye kalkarsak bu yatırımları yapamayız.

Modern bir Türkiye'de yaşadığınızı söylüyorsunuz. Bak altınıza aldığınız arabalar, öyle evler var ki, öyle memur kardeşlerim var ki. Evinde bir bakıyorum hanımının altında bir araba, kendi altında bir araba, iki tane araba var. Bunların herhalde bir çoğuna şahitsiniz. Ama daha önce böyle bir şey yoktu. Hatta ben kendilerine araba alacağına önce ev al tavsiyesi yapıyorum.''

EKONOMİK BAŞARILAR

AK Parti hükümetinin ekonomik alanda gerçekleştirdiği başarılardan örnekler veren Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:

''CHP Genel Başkanı, ekonomide bizim başarılarımızı, daha doğrusu milletin, ülkenin başarılarını küçümseyerek, gerçekten çok haksız bir şekilde Yunanistan ekonomisinin Türkiye'den daha iyi olduğu yorumunu yapıyor. Gerçi Suriye'de demokrasi olduğunu, Türkiye'de olmadığını ifade ederek kıyaslarında ne kadar başarısız ve güvenilmez olduğunu da gösteren bir genel başkandır bu zat.

Kusura bakmasınlar, söylemek zorundayım; Anadolu'da 'elifi görse mertek zanneder'' diye güzel bir benzetme var ya... Tam da Sayın Kılıçdaroğlu'nun kıyaslarına denk düşüyor. Türkiye ekonomisiyle Yunanistan ekonomisini, Türkiye demokrasisi ile Suriye demokrasisini kıyaslamak, olsa olsa elifi mertek zanneden bir zihniyetin eseri olabilir. Başka bir şey olmaz. Kendisine hükümeti eleştirirken dozunu kaçırıp Türkiye'ye, bu aziz millete haksızlık yaptığını tekrar hatırlatmak istiyorum.

Dün çıkmış, CHP'nin grup toplantısında bize üslup dersi veriyor. Sayın Kılıçdaroğlu, sizin siyasette bir kere ders verme, müderrislik makamına erişmeniz için daha çok ekmek yemeniz, çok toz yutmanız lazım. Siz şu anda öğüt verme değil, öğüt alma makamındasınız. Sayın Kılıçdaroğlu'nun daha seçildiği kongrede başlattığı o çirkin üslubu belli bir seviyeye yükseltmek için biz iki yıldır uğraşıyoruz. Hala o üslup değişmedi, düzelmedi. Şimdi Allah var kendisi siyaset üslubu noktasında zaman zaman AK Parti'yi örnek alıyor, bizim tarzımızı ve üslubumuzu taklit etmeye çalışıyor. Ama siyaset üslubu olarak AK Parti üslubundan ziyade çok çok affedersiniz Sayın Bahçeli'nin diline, tarzına daha yakın olduğu gerçeğini de burada hatırlatmak durumundayım. Dost acı söyler ama gerçeği söyler.''


-''Sadece lafla, söylemle, imaj çalışmasıyla demokrat olunmaz''-


Başbakan Erdoğan, bu gerçeği CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na hatırlatmayı bir vazife olarak gördüğünü ifade etti.

Kılıçdaroğlu'nun, dün CHP'nin TBMM Grup toplantısında yaptığı konuşmada ''Lafla peynir gemisi yürümez'' dediğini hatırlatan Erdoğan, kendilerinin de tam bunu söylediklerini dile getirdi. Erdoğan, ''Sadece lafla, söylemle, imaj çalışmasıyla demokrat olunmaz. Zor zamanda ne söylediğin, nasıl tutum takındığın, hangi somut adımı attığın önem taşır'' dedi.


-''Sağlık meslek lisesinden mezun olan hemşireleri arttırmanın gayreti içine gireceğiz''-


Başbakan Erdoğan, AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nda yaptığı konuşmada sağlık alanında bir müjde verdi. ''Sağlık meslek lisesinden mezun olan hemşireleri arttırmanın gayreti içine gireceğiz. Onları da inşallah hastanelerimizde değerlendireceğiz'' diyen Erdoğan, bu konuyu Bakanlar Kurulu toplantısında ele aldıklarını bildirdi.

Hemşire ve ebe konusunda açık olduğunu kaydeden Başbakan Erdoğan, bu açığın giderilmesi için adım atacaklarını söyledi.

BÜYÜMEYE DEVAM EDİYORUZ

Ulaştırma alanında son 1 yıl içinde bin 525 kilometre bölünmüş yol yapıldığını, AK Parti iktidarları döneminde toplam 15 bin kilometre bölünmüş yolun Türkiye'ye kazandırıldığını ifade eden Başbakan Erdoğan, ''İşte Cumhuriyet tarihinde 6 bin 101 kilometre ama 9,5 yılda 15 bin kilometre. Bu bizim ulaştırma da attığımız adımları, kararlı duruşumuzu en güzel şekilde ifade ediyor'' dedi.

Başbakan Erdoğan, üçüncü boğaz köprüsünün ihalesinin gerçekleştirildiğini, yeni köprünün 2,5-3 yıl gibi zaman zarfında bitirileceğini anlatarak, şöyle devam etti:

''Böylece Asya'yı Avrupa'ya bağlayan bir boğaz köprümüz daha olmuş olacak. Karadeniz'i Doğu'ya bağlayacak Ovit Tüneli'nin temelini attık. Geçen yıl temelini attığımız İstanbul Boğazı Karayolu İki Katlı Tüp Geçiş Projesi devam ediyor, inşallah 2015 yılında tamamlayacağız. MARMARAY aynı şekilde devam ediyor, inşallah 29 Ekim 2013'te fazla bir zaman kalmadı. İnşallah bu dev projeyi hizmete alacağız, Londra'yı Pekin'e bağlayacağız.

Ankara-Eskişehir hızlı tren hattı 2009'da hizmete girmişti, Ankara-Konya hattını geçen yıl devreye aldık. Eskişehir-İstanbul arası yapım çalışmaları şu anda yüzde 65 itibarıyla bitmiş vaziyette, hızla devam ediyor, önümüzdeki yıl sonu veya 2014'ün başı gibi bitirmiş olacağız. Ankara-Sivas hattında çalışmalar devam ediyor, inşallah 2015'te de Ankara-Sivas yüksek hızlı treni devreye alacağız. Ankara-İzmir hızlı tren hattını iki etap halinde inşa edeceğiz, şu anda ihale işlemleri başladı. 2002'de tarifeli sefer düzenlenen 25 havalimanı vardı, şimdi ne oldu biliyor musunuz 47 oldu. Benim vatandaşım artık bu ülkede kendi memleketine uçakla gitme şansını, hakkını yakaladı. 2002'de uçakla seyahat eden yolcu sayısı 522 bin, son bir yıl içinde 1 milyon 353 bin kişi seyahatlerinde havayolunu kullandı. 2002-2011 döneminde havayolunu kullananların sayısı 7 milyon 557 bine ulaştı. Şimdi inşallah yeni bir havaalanı daha inşa ediyoruz, bu da Ordu, Giresun illerimize hitap edecek, deniz üzerinde inşa ediyoruz.''


-TOKİ ve adalet hizmetleri-


Başbakan Erdoğan, TOKİ'nin son bir yıl içerisinde 8 milyar lira yatırım bedeliyle 410 şantiyede, 46 bin yeni konutun çalışmasını başlattığını, hedeflerinin 2023'e kadar 500 bin daha yeni konut yapmak olduğunu ifade ederek, TOKİ'nin 9,5 yılda 544 bin 887 konut inşaatı başlattığını, bunlardan 426 bin 604'ünün hak sahiplerine teslim edildiğini bildirdi.

Adalet hizmetleri konusunda yapılanları da dile getiren Başbakan Erdoğan, son 1 yılda 11 adalet sarayını hizmete açtıklarını, iktidarları döneminde 156 yeni adalet sarayı yapıldığını, 99 adalet sarayının inşaatının da devam ettiğini söyledi.

Erdoğan, 2010'daki halk oylamasıyla hukukta yeniden yapılanmanın başladığını vurgulayarak, ''Hızlı, güvenilir yargı sistemine ulaşma yolunda önemli mesafe katettik. Son 1 yılda 721 hakim göreve başladı, bin 200 hakim adayı aldık. Bu rakam mevcut hakim sayısının yüzde 15'i, yani toplam hakim sayısının yüzde 15'i kadarını son bir yılda istihdam ettik'' diye konuştu.

Yargıdaki üçüncü reform paketinin şu an Meclis'te olduğunu ve dördüncü paketin hazırlıklarının sürdürüldüğünü kaydeden Erdoğan, son 1 yılda 6 ilde de adli tıp merkezlerinin aktif hale getirildiğini belirtti.

Başbakan Erdoğan, tarımda son bir yıl içinde çiftçilere 6,6 milyar lira destek verdiklerini, 9,5 yılda çiftçilere toplam da 46,5 milyar lira tarımsal destek verdiklerini vurguladı.


-''Nükleer enerji faaliyetlerine hız verdik''-


Sanayi alanında da son 1 yıl içinde 3 yeni organize sanayi bölgesinin tamamlandığını, KOSGEB ve KOBİ'lere 376 milyon lira destek sağlandığını anlatan Erdoğan, şunları söyledi:

''Geçen yıl 17 Ağustos'ta Türkiye'de üretilen ilk yer gözlem uydusu RASAT'ı uzaya fırlattı. Bir yıl içinde 5 teknopark kurduk, enerji de bir yıl içinde 152 elektrik üretim tesisi faaliyete geçti. Nükleer enerji faaliyetlerine hız verdik. Şunu özellikle ifade ediyorum; Mersin-Akkuyu santralinin zemin etüt çalışmalarını ve lisanslama başvuru sürecini başlattık. Artık biz de bir nükleer enerji santraline Akkuyu ile sahip olacağız. Bununla ilgili olumsuz propagandalara kimsenin aldırmaması lazım. Emisyon ölçümleri en ileri teknolojiyi kapsayan şekilde yapılacak, anlatıldığı gibi yok tehditmiş... Bunu söyleyenlerin ülkelerine baktığınız zaman oraların hepsinde nükleer enerji olduğunu göreceksiniz. Çünkü enerji tüketimi bir ülkenin refah seviyesini aynı zamanda gösteren bir ölçüttür.

Ya nükleer enerjiden elde edeceksiniz ya hidroelektrik santrallerinden elde edeceksiniz varsa suyunuz ya doğalgaz çevirim santralinden elde edeceksiniz varsa doğalgazınız ya güneş enerjisinden elde edeceksiniz ki maliyeti yüksek, çok da bol enerji sağlayan yöntem değil. Ya rüzgardan elde edeceksiniz varsa elinizde ciddi manada, hakikaten rüzgarda böyle bir haritaya sahipseniz bunu elde edeceksiniz, varsa kömürünüz, kömür rezerviniz ama bunlar yoksa mecbursunuz bu yönteme başvurmaya. İnşallah ikincisi de bizim için Sinop olacak, orada da bu adımı atacağız. Belki üçüncü, belki dördüncü bunların da adımlarını atacağız. Şu anda 50 öğrencimizi Rusya'ya nükleer enerji alanında eğitime gönderdik, bu Eylül ayında 75 öğrenci daha göndereceğiz. İkinci nükleer santral çalışmalarımız, görüşmelerimiz devam ediyor.''


-''2B meselesini nihayet çözüme kavuşturduk''-


Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin en yüksek, dünyanın altıncı en yüksek barajı Derinel Barajı'nın tamamlandığını, Konya Ovası Projesi'nin önemli bir ayağı olan dünyanın en uzun tünellerinde biri Mavi Tünel'i bitirdiklerini ve Diyarbakır'da Silvan Projesi'nin temelini attıklarını söyledi.

Ormancılık alanında ''2B'' meselesini çözüme kavuşturduklarını anlatan Erdoğan, ''2B meselesini nihayet çözüme kavuşturduk, ilgili kanunu çıkarttık. Yapılan her işte spekülatör çok olur, spekülasyonlar çok olur bunlara da diyecek bir şeyimiz yok. Üzerinde yıllarca çalışıldı, ekibimiz yıllarca çalıştı, sonunda bu adımı atmış oluyoruz'' dedi.

Aile ve sosyal politikalar alanında da son 1 yılda sosyal yardımların artarak devam ettiğini, Genel Sağlık Sigortası uygulamasına başladıklarını ve ilk 3 ayda 9 milyon yoksulun sigorta primlerinin devlet tarafından ödendiğini belirten Başbakan Erdoğan, eşi vefat etmiş kadınlara her 2 ayda bir 500 lira düzenli yardımların yapıldığını, ailenin korunması, şiddetin önlenmesine dair kanunu çıkarttıklarını kaydetti.

Başbakan Erdoğan, ''Her türlü ihtiyaç sahibi vatandaşımıza el uzatmak, devletin sıcaklığını, şefkat elini ulaştırmak için yoğun ve hassas biçimde çalışmaya devam ediyoruz'' diye konuştu.

Vakıf eserlerinin onarımına da öncelik ve önem verdiklerini vurgulayan Başbakan Erdoğan, son 1 yılda 150 vakıf eserinin tamirinin gerçekleştirildiğini, 1996-2002 döneminde sadece 46 eserin onarımı yapılırken, AK Parti iktidarları döneminde 3 bin 600 vakıf eserinin restore edilerek Türkiye'ye, dünyaya kazandırıldığını söyledi.

''Dış politikada çözüm odaklı, barış yanlısı aktif tutumumuzu muhafaza ediyoruz'' diyen Erdoğan, şöyle devam etti:

''Bölgemizdeki önemli gelişmelere, krizlere rağmen biz Türkiye'yi barışa, bir barış adası olarak, insanı değerlere katkı veren bir ülke olarak büyütmeye devam ediyoruz. Bölgesel meselenin çözümünde aktif inisiyatif alırken, küresel meselelerde de Türkiye'nin tezlerini gündeme getiriyor, güçlü şekilde savunuyoruz. BM'de, NATO'da, İslam Konferansı Örgütü'nde, Medeniyetler İttifakı girişiminde, G20'de daha nice uluslararası kuruluşta daha aktif görevler üstleniyoruz.

Filistin meselesinde, Suriye krizinde, Irak'taki gelişmelerde, Afganistan'da, Somali'de tamamen insanı odaklı, insan merkezli, medeniyetimizden devraldığımız mirasa uygun yaklaşım sergilemeye devam ediyoruz. AB reformlarımız, demokratikleşme reformlarımız, insan haklarını daha iyi standartlara ulaştırma gayretlerimiz 12 Haziran'dan bugüne değin hız kesmeden geldi, artan bir ivmeyle geldi, artan bir ivmeyle bu süreci devam ettiriyoruz.''


-''Başarımızı hazmedemeyenler niyet okuyuculuğuna başladı''-


Başbakan Erdoğan, 12 Haziran seçimlerinin hemen ertesinde başarılarını hazmedemeyenlerin niyet okuyuculuğuna başladığını ifade ederek, ''Bizim üçüncü dönemde hız keseceğimizi iddia ettiler. Sizlere aktardığım özet veriler bile hız kesmediğimizi, tersine artan bir hızla yolumuza devam ettiğimizin göstergesidir. Grafiğimiz yükselmeye devam ediyor. Türkiye'nin içeride ve dışarıda grafiği hızla yükseliyor, Türkiye her geçen gün daha fazla dünyada ilgiyle, takdirle izlenen, örnek alınan bir ülke konumuna ulaşıyor'' dedi.

Şehirler için başlattıkları projeler ile Türkiye için başlatılan büyük projeleri tamamlayacaklarını belirten Erdoğan, ''Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100. yıl dönümünde, 2023'te inşallah çok farklı, dünyanın en büyük 10 ülkesinden biri olan Türkiye'yi inşa etmeyi sürdüreceğiz'' diye konuştu.

Başbakan Erdoğan, konuşmasını bugüne kadar Türkiye'nin büyümesi, gelişmesi, daha fazla demokrasiye ulaşması için emek veren teşkilat mensuplarına teşekkür ederek bitirdi.

Erdoğan, konuşmasının ardından AK Parti Siyasi Akademisi'nin ''Lider Ülke Türkiye'' eğitim programının birincisi Ömer Taşçı, ikincisi Mehmet Kurtaran ve üçüncüsü Emine Kuriş'e ödüllerini takdim etti.

Kahramanmaraş Belediye Başkanı Mustafa Poyraz, belediye tarafından düzenlenen Şiir Festivali'nin Onur Ödülü'nü Başbakan Erdoğan'a sundu. (AA)

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler