YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Kılıçdaroğlu'na Akyürek cevabı
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, Hrant Dink cinayeti sonrasında yaşanan süreçlere ilişkin açıklama yaptı.
Kılıçdaroğlu'na Akyürek cevabı
27 Ocak 2012 / 16:26 Güncelleme: 27 Ocak 2012 / 16:47

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Hüseyin Çelik, Hrant Dink cinayeti ve sonrasında yaşanan süreçle ilgili ''Devlet mekanizması içinde bir kusur, bir eksik bir yanlış var mı  Bence var. Çokça var ama AK Parti himayeci, bunları koruyucu tavır takınmamıştır. Koruyucu tavır başka taraflardan gelmiştir. Burada AK Parti üzerine düşeni yapacaktır. Bugüne kadar mahkemeler bizden ne istediyse biz bunu verdik; vermeye devam edeceğiz. Bu konudaki hassasiyetimiz kimseden daha az değildir'' dedi.

Hüseyin Çelik, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında gündemdeki konuları değerlendirdi. Hrant Dink cinayetiyle ilgili İçişleri Bakanlığı müfettişlerinin 4 ayrı şehirde soruşturma yaptığını anımsatan AK Parti Sözcüsü Çelik, ''Trabzon'da başta dönemin Jandarma Alay komutanı Ali Öz ve 6 personel hakkında dava açıldı şu anda temyiz aşamasındadır. Burada bir korumacılık anlayışı içine girilmesi sözkonusu değildir'' dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, salı günü TBMM Grup konuşmasında, ''Dönemin Trabzon Emniyet müdürü şu anda Ankara'da istihbarat daire başkanıdır'' dediğini anımsatan Çelik, şöyle devam etti:

''Sayın Kılıçdaroğlu ne yazık ki zamanın o kadar gerisinde yaşayan bir insan ki sözünü ettiği kişi sayın Ramazan Akyürek'tir. Sayın Akyürek, İstihbarat Daire Başkanlığından ayrılalı tam 2,5 yıl oldu. Sayın Akyürek, Trabzon Emniyet Müdürü olarak İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne bazı kişilerin Hrant Dink'i öldürmek için hazırlık içinde olduğuna dair raporlar yazıyor. Bu rapor İstanbul'a ulaşıyor. Dönemin İstihbarat Şube Müdürü Ahmet İlhan Güler, bu istihbarat bilgisini sıradan bir istihbarat olarak gördüğünü ve dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Celatettin Cerrah'la paylaşmadığını ifade ediyor.

Mülkiye müfettişlerinin yaptığı soruşturma sonunda başta Ahmet İlhan Güler olmak üzere 6 emniyet mensubuna soruşturma izni verilmesi talep ediliyor. Dönemin İstanbul Valisi Muammer Güler soruşturma iznini veriyor. Fakat idare mahkemesine gidiyorlar. Bölge İdare Mahkemesi soruşturma iznini reddediyor yani ortadan kaldırıyor. Sayın Kılıçdaroğlu, 'siz bu adamı terfi ettirdiniz' diyor. Ahmet İlhan Güler, görevinden alınıp Florya Polis Okulu'nda pasif göreve tayin edildi. Hakkında soruşturma yapılıp hüküm giymediği içinde terfisine kimse mani olamazdı'' diye konuştu.


-Mahkeme soruşturma izni vermedi-


Hrant Dink'in eşi Rakel Dink'in, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a mektup yazması üzerine Başbakan Erdoğan'ın Başbakanlık Teftiş Kurulu'na talimat verdiğini anımsatan Çelik, yapılan soruşturma sonunda İlave olarak İstanbul'da 7 kamu görevlisi için soruşturma izni verilmesini talep edildiğini belirterek, ''Dönemin İstanbul Valisi Muammer Güler'in soruşturma izni vermesine rağmen, Bölge idare mahkemesinin bu kararı tekrar iptal etti. Bu kişileri koruyan bir tavır sergiliyor bölge idare mahkemesi'' dedi.

Dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah'ın Dink cinayetinin hemen ardından, ''Bu olayda bir örgüt yok; bunlar bireysel olaydır'' yönündeki açıklamasını eleştiren AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, şöyle konuştu:

''Aslında bu Sayın Cerrah'ın acul bir tavırla yapmış olduğu çok erken ve gereksiz, yersiz bir değerlendirmedir. Dönemin Valisi Sayın Güler tarafından kendisi gibi olması gerektiği biçimde uyarılıyor ama burada bir kötü niyet aranmıyor. Cerrah 'örgüt yok' dediği için de eğer birileri örgütü ortaya koyacaksa bu mani bir hal teşkil etmiyor.

Ramazan Akyürek, Trabzon'daki görevi sırasında bu durumla ilgili üzerine düşeni yapan bir kamu görevlisi olduğu için de onunla ilgili bir soruşturma sözkonusu olmuyor. İstanbul Bölge İdare Mahkemesi, 27.06.2008'de bu kişilere soruşturma yapılmaması yönünde karar veriyor.''

İki MİT görevlisinin dönemin İstanbul Valisi Muammer Güler'in makamında Hrant Dink'i tehdit ettikleri yönünde bilginin kamuoyunda dolaştığını dile getiren Çelik, bahse konu görüşmenin azınlıklardan sorumlu vali muavininin odasında 2 MİT görevlisiyle Dink arasında geçtiğini kaydetti.

MİT görevlilerinin, Ermenilere yönelik tehditler konusunda Dink'in dikkatini çektiklerini kaydeden Çelik, ''Ancak Hrant Dink, daha sonra yazılarında bunun bir tehdit içerikli olduğunu yazıyor. Sayın Başbakan bu konuyla ilgili o görevliler hakkında soruşturma izni vermiştir ama sayın savcı, zaman aşımı gerekçesiyle takipsizlik vermiştir. İtiraz üzerine Sincan Ağır Ceza Mahkemesi'nde süreç devam ediyor'' dedi.


-''30 kamu görevlisiyle ilgili soruşturma sürüyor''-


AK Parti Sözcüsü Hüseyin Çelik, ''Bitmemiş davalar, soruşturmalarla ilgili bitmiş gibi yorum yapmamak gerekir. Bütün bunların dışında şu anda 30 kamu görevlisiyle ilgili adli kovuşturma devam etmektedir. Ayrıca Sayın Cumhurbaşkanı, Devlet Denetleme Kurulu'na inceletmiştir inceletiyor. AİHM'nin ailenin açtığı dava sebebiyle masraflar dahil 130 bin Avro maddi tazminata mahkum etti ve AK Parti Hükümeti bu karara itiraz etmedi'' dedi.

TİB'in telefon görüşmelerine ilişkin bilgileri göndermediği yönündeki iddialara değinen Çelik, Yargıtay içtihatları ve Adalet Bakanlığı genelgeleri çerçevesinde belli isim ve belli telefon numaraları verilmesi durumunda bölgedeki telefon görüşmelerine ilişkin kayıtların verilebileceğini, buna rağmen kayıtların mahkemeye gönderildiğini vurguladı.

Çelik, ''Türkiye'de 2007 öncesinde idari yargı, kendisini AK Parti'nin elini ayağını bağlamaya yönelik kurgulamıştır. Vicdanıyla hukuk mantığıyla karar veren mahkemeleri bundan tenzih ediyorum. Başta Danıştay olmak üzere pek çok idare mahkemesi, hükümet mensuplarının yürüdüğünü bile haber alsa, bırakın yürütmeyi, yürümeyi durdurma kararı alıyorlardı'' diye konuştu.


-''Koruyucu tavır başka taraflardan geldi''-


Çelik, Hrant Dink cinayeti öncesi ve sonrasında yaşananlarla ilgili olarak, ''Devlet mekanizması içinde bir kusur, bir eksik bir yanlış var mı  Bence var. Çokça var ama AK Parti himayeci, bunları koruyucu tavır takınmamıştır. Koruyucu tavır başka taraflardan gelmiştir. Burada AK Parti üzerine düşeni yapacaktır. Bugüne kadar mahkemeler bizden ne istediyse biz bunu verdik; vermeye devam edeceğiz. Bu konudaki hassasiyetimiz kimseden daha az değildir'' ifadelerini kullandı. AA

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler