YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Kılıçdaroğlu'na 'abdest' yanıtı
Başbakan Yardımcısı Arınç, CHP lideri Kılıçdaroğlu'nun, merhum Ecevit ile ilgili yaptığı eleştiriye cevap verdi.
Kılıçdaroğlu'na 'abdest' yanıtı
24 Nisan 2011 / 21:15 Güncelleme: 24 Nisan 2011 / 21:23

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Başbakana yönelik ''Ecevit'in adını ağzına almak için önce abdest alman lazım'' şeklindeki sözleriyle ilgili, ''Bu ne İslam'ı bilmektir, ne abdesti bilmektir, ne namazdan haberdar olmaktır ne de Ecevit'i methetmektir. Çünkü abdest dediğimiz şey, İslami bir kuraldır'' dedi.

Arınç, partisinin Bursa Milletvekili adayı Cafer Yıldız'ın seçim bürosunun açılışında yaptığı konuşmada, seçime yaklaşık 50 gün kaldığını belirterek, ülkenin her yerinde büyük heyecan olduğunu söyledi.

Seçimlerin demokrasinin olmazsa olmazlarından olduğunu, bu büyük imtihandan da başarıyla çıkacaklarını ifade eden Arınç, ''Tek ümidimiz milletimizdir. Hep millete güvendik, onlar da bize inandı, güvendi. Kötülerin arasında iyisini seçmek kolaydır. Ama iyiler arasından en iyisini seçmeliyiz. Gerçek seçim budur. İyi bir aday listesi hazırladık. Ben de aranıza geldim. Ben de sizin listenizde yer aldım'' diye konuştu.

Arınç, Türkiye'de geçmişte siyasetin yıprandığını, 10-15 yıl önce milletin sandığa gitmek istemediğini ifade ederek, şunları kaydetti:

''Çünkü partiler, hükümetler, muhalefetiyle iktidarıyla parlamento milletin güvenini kaybetti. Ama 2002 seçimlerinde yeni bir parti milletin güvenine mazhar oldu. 8,5 yıl iktidardayız ve önümüzdeki seçimlerde de üçüncü dönem AK Parti iktidarını da görecek milletimiz. İki dönem çok güzel şeyler yaptık, üçüncü dönem ustalık dönemimiz. Bugüne kadar yaptıklarımızın 5 mislini Bursa ve Türkiye için yapacağız. Bugüne kadar verilen sözleri yerine getirdik. Başbakanımız bakanlarımız milletvekillerimiz ne dediyse yaptık. 'Okul' dedik yaptık, 'üniversite' dedik ikincisini açtık. 'Bursa'yı termal bakımından merkez yapacağız' dedik, gerçekleştireceğiz. 'Ulaşım sorununu aşacak' dedik bu sorunu bölünmüş yollarla hızlı trenlerle bu dönemde bitireceğiz. Eğitimden sağlığa enerjiden ulaşıma kadar Bursa'ya en iyi hizmeti sunduk. 15 yıl öncesine bakın bugüne bakın.''


-''3,5 YIL ZOR DAYANDILAR''-


Akılcı, doğru, ilkeli, dürüst hedefler koymak ve onları gerçekleştirmenin çok önemli olduğunu vurgulayan Arınç, şöyle konuştu: 

''Boş vaatlerle geçtiğimiz dönemlerde iktidara gelenler kalıcı olamadılar. 1999 Nisan seçimlerinde milletimiz DSP'yi birinci, MHP'yi ikinci ANAP'ı üçüncü parti yaptı. Ben o dönem Fazilet Partisi milletvekiliydim. Üçü beraber hükümet kurdular. Rahmetli Ecevit Başbakan oldu, Bahçeli, Mesut Yılmaz Başbakan yardımcısı oldular, 5 yıllığına seçilmişlerdi 3,5 yıl zor dayandılar. Bahçeli, 'Seçime giriyoruz' dedi, kasımda seçimler yapıldı. Bakın 3,5 yıl sonra ne oldu  DSP yüzde 22'den yüzde 1,5'a düştü. MHP 18,5'ten 8,5'e, ANAP 15,5'ten 5,5'e düştü. 22'yi veren de millet 1,5'i veren de. Neden  Çünkü çekişme içinde kaldılar, hizmet üretilemedi. 2001-2002 krizlerini hatırlayın Türkiye fakirleşti. 22 bankanın içini boşalttılar, 40 katrilyonluk zarar, milletin sırtına yüklendi. Bir gecede devalüasyon yapıldı, TL'nin değeri düştü, 600 lira olan dolar 1.600 lira oldu, akşam cebinizde 100 lira vardı, sabah kalktınız 50 lirası yok oldu. Gecelik faizler yüzde 7 binleri, repolar yüzde 20 binleri buldu, felaket yaşadık. Millet felaketin sorumlusu olarak onları buldu ve cezalandırdı. Biz böyle bir politikanın böyle bir hükümet etmenin, Türkiye'ye zararı olduğunu söyledik. İnanılır, güvenilir, pırıl pırıl insanlarla AK Parti'yle yola çıktık, ve bizi seven milletimiz 8,5 yılda iki büyük seçimden, 2 mahalli seçimden, 2 büyük referandumdan AK Parti'yi başarıyla çıkardı. Biz şimdi kişilerle uğraşmayacağız. Bize siyaset meydanlarında partilerin zihniyetlerini, programlarını eleştirmek düşer.''


-''KEMAL BEY GÜYA ECEVİT'İ METHEDECEK''-


Arınç, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Samsun Meydanı'ndaki konuşmasını televizyondan izlediğini belirterek, ''Sözlerinin bir kısmını bir kenara koyun, onu halkımız değerlendirir. Ama bir şey dikkatimi çekti. Onun için sizi haberdar etmiş olayım'' dedi.

Başbakan Yardımcısı Arınç, şöyle devam etti:  

''Bir yerde bir afiş yapılmış, o afişte rahmetli Ecevit, Clinton ile görüşürken, Clinton ayaklarını uzatmış o da karşısında el pençe divan durmuş. 10 yıl sonra Başbakan Erdoğan Obama ile görüşüyor, bu sefer eski Clinton'un durumunda Başbakan Erdoğan var, Obama da yanında 'Ne diyorsun' diye ellerini ovuşturuyor. Onu biz yapmadık, bir yer yapmış. Doğru ya da yanlış. Şimdi aklı sıra Ecevit'i methedecek. Ecevit'i hepimiz sevebiliriz, Allah rahmet etsin, bir siyasetçiydi yanlışı da var doğruları da. Her fani gibi her siyasetçi gibi o da eleştirilebilir. Ama Kılıçdaroğlu, bu eleştiriyi kabul edenlere diyor ki, 'Ey Başbakan sen Ecevit'i ağzına alacaksan önce abdest al da ondan sonra Ecevit'i ağzına al' diyor. Bu akşam hepiniz dinleyeceksiniz. Ben önceden bir kopya vereyim. Şimdi bu o kadar gülünç bir söz ki bu ne İslam'ı bilmektir, ne abdesti bilmektir, ne namazdan haberdar olmaktır ne de Ecevit'i methetmektir. Çünkü abdest dediğimiz şey, İslami bir kuraldır. Biz Kuranı Kerim'i okurken, ona dokunurken, abdestimizi alıyoruz. Camiye girerken, namaz kılarken, abdestimizi alıyoruz. Ama hazreti peygamber derken, ona salatü selam getirirken, abdest almıyoruz. Buna ihtiyaç duymuyoruz. Günde 50 defa yandım Allah diyoruz ama, her birinde abdest almıyoruz. Ne zaman abdest alınacağı belli. Ama sizin için belli, bizim için belli. Kemal bey güya Ecevit'i methedecek, kalkıyor diyor ki 'Sen Ecevit'i ağzına alırken önce abdest al bakalım.' Peki, alalım bundan sonra ne yapalım, alacağız.''

Arınç, bunun yanlış olduğunu, ancak Kılçdaroğlu'nun ikinci büyük yanlışı yaptığını ifade ederek, şöyle konuştu:

''Esip gürlüyor, güya bize hesap verecek, bize hesap soracak. Diyor ki; 'Benim partim CHP, geçmişinden hiçbir zaman çekinmedi, korku duymadı. Bu devrimleri yapan parti biziz, bu cumhuriyeti kuran parti, devrimleri yapan parti biziz. Atatürk'ün partisi biziz' Ama İsmet Keskin ağabeyim de şöyle diyor, ne diyor biliyor musunuz  'Benim partim CHP olmasaydı, bu beş vakit ezan bu ülkede okunmazdı. Belki aklında başka bir şey var, ama Karadenizliler şunu çok iyi bilirler bunun filmi de çevrildi. Türkiye'de 1932 ile 1950 yılları arasında, tam 18 yıl ezan bugün okunduğu gibi okunmadı. Bugün bütün dünyada evrensel bir mesajdır ezan, Bilali Habeşi zamanından bu yana Allahu ekber diye okunur ezan. Ama bu ülkede tam 18 yıl CHP'nin tek parti döneminde 'Tanrı uludur Tanrı uludur, ondan başka yoktur tapındık, tapınacak.' Nasıl söylüyorlarsa bilmiyorum, güya Türkçeleştirilmiş haliyle okundu. Bu ezan okunmasıysa bugün okunan ezanlara biz ne diyeceğiz  Bir şeyi övebilirsiniz, hatta abartabilirsiniz de ama yanlışlık yapmayacaksınız. Hele hele dini inancımızla ilgili milletimizin hassas olduğu konularda bizi eleştiremezsiniz.''  AA

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler