YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Kılıçdaroğlu sert çıktı
Dün Irak sınırında 35 kişinin ölüyle sonuçlanan olayla ilgili CHP lideri Kılıçdaoğlu'ndan da sert bir açıklama geldi. Hükümetin ölenlerin ailelerinden özür dilemesi gerektiğini belirten CHP lideri, istihbaratla ilgli de araştırma yapılmasını istedi...
Kılıçdaroğlu sert çıktı
30 Aralık 2011 / 16:22 Güncelleme: 30 Aralık 2011 / 16:12

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Irak sınırında yaşanan olayla ilgili olarak hükümetin hayatını kaybedenlerin ailelerinden özür dilemesi gerektiğini belirterek, ''Sessizlik sorumluluğu ortadan kaldırmaz ki. Genelkurmay'ın açıklaması... 'istihbarat aldık'. Kim verdi bu istihbaratı  Herhalde bir yetkili çıkıp soracaktır. Kendi ülkesinde istihbaratı kaos yaşayan bir ülke nasıl olur da Ortadoğu'da güçlü bir ülke olabilir'' dedi.

Kılıçdaroğlu, gazetelerin ve televizyonların Ankara temsilcileri ve haber ajanslarının yöneticileriyle, Marriot Otel'de kahvaltıda bir araya geldi.

''Türkiye'de, 2011'de demokrasisi ciddi kırılganlıkların yaşadığı bir süreci görüyoruz'' diyen Kılıçdaroğlu, ''Hapisteki gazeteci sayısı, kanun hükmünde kararnamelerle ülkenin yönetilmesi, arama yapılması öngörülen kişilere iktidar kanadından önceden haber verilmesi, uzun tutukluluk süreleri, milletin iradesi ile seçilen parlamenterlerin hala içeride tutulması, dış politikada önemli açmazlarla karşı karşıya kalınması, bütün bunlara baktığımızda demokrasi açısından Türkiye'nin çok da önemli mesafeler almadığını, hatta geriye doğru bir gidişin olduğunu görüyoruz'' ifadelerini kullandı.

CHP olarak seçimlerden önce bir demokrasi paketi açıkladıklarını anımsatan Kılıçdaroğlu, bu demokrasi paketinin ise yeni, özgürlükçü bir anayasa ile taçlandırılması gerektiğini de söylediklerini kaydetti.

Bugün hala bu değişikliklerin arkasında olduklarını vurgulayan Kılıçdaroğlu, anayasa değişikliğiyle ilgili masaya oturmalarının en büyük gerekçesinin de bu olduğunu bildirdi.

Türkiye'nin demokrasiyi içselleştirmesi gerektiğinin altını çizen Kılıçdaroğlu, bu düşüncelerini ise anamuhalet partisinin kaygıları olarak dile getirmediğini, düşüncelerinin sıradan vatandaşın kaygıları olduğunu söyledi.

Anayasa konusunda pek çok kişinin görüşlerini söylemekten kaçındığını, bu nedenle sağlıklı bir anayasa değişikliği yapılacağını düşünmediğini belirten ve ciddi bir baskı sürecinin yaşandığını savunan Kılıçdaroğlu, üniversiteler, gazeteciler başta olmak üzere sıradan vatandaşların bile konuşmaktan korktuğunu ileri sürdü.

Kılıçdaroğlu, ''Bunun aşılması lazım. 2012 yılının demokrasi ve özgürlüklerin söylendiği bir Türkiye olmasını istiyoruz. Demokrasi ve özgürlüklerin tavan yaptığı bir ülke olmasını istiyoruz. Batı medyasında melez demokrasi olarak adlandırılan bir Türkiye bizim ağırımıza gidiyor...'' dedi.

Dış politikada da ciddi sorunlarla karşı karşıya olunduğunu savunan Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

''Komşularla sıfır sorun diye başladık. Hepimiz bunu alkışladık. Bugün geldiğimiz noktada, sıfır sorun söz konusu değil ama eğer sıfırı tanımlamak gerekirse, sıfır komşuyla yanyanayız. Komşularımızın hemen hemen tümüyle kavgalıyız. Güçler dengesi özellikle Ortadoğu'da Türkiye'nin aleyhine gelişti. Akdeniz'de de Türkiye'nin aleyhine gelişti ve gelişmeye devam ediyor. İran'ın bölgedeki etkinliği artıyor. Son izlediğimiz Suriye politikası ile Doğu Akdeniz'i İran'a açtık. Hükümetin kayıtsızlığı bizde ciddi endişeler yaratıyor, eğer bu politikalar böyle devam ederse, Türkiye özellikle kendi bölgesinde, dış politikada büyük bir yalnızlığın içerisine itilecektir. Hiç kimse Türkiye'yi bir ağabey olarak görmek istemiyor. Bu bize çok açık şekilde bazı büyükelçiler tarafından dile getiriliyor. Kendi kendimizi ağabey olarak konumlandırıyoruz. Sonra da dışlanıyoruz. Ayaklarımız yere basmıyor. Eskiden Türkiye'nin bir ağırlığı vardı, Türkiye konuştuğu zaman herkes dinlerdi. Şimdi Türkiye o ağırlığını kendi bölgesinde kaybetmiş durumda.''

Türkiye'nin ''Arap Baharı''nda da sınıfta kaldığını iddia eden Kılıçdaroğlu, CHP olarak Arap Baharı'nı yaşayan ülkelerdeki sosyal demokrat ve sosyalist partilerle önümüzdeki aylarda Türkiye'de bir çalışma gerçekleştireceklerini, yaşanan dramları tartışacaklarını kaydetti.

Doğu Akdeniz'de ciddi kayıplarla karşı karşıya olunduğunu da yineleyen Kılıçdaroğlu, özellikle Kıbrıs Rum Kesimi'nin İsrail'le işbirliği yaparak Doğu Akdeniz'de petrol ve doğalgaz araması, Türkiye'nin de buna seyirci kalmasının ağırlarına gittiğini anlattı.

Kılıçdaroğlu, ''Asarız keseriz dedik, ama geldiğimiz noktaya bakın. Güney Kıbrıs'tan bir yetkilinin dediği gibi 'bunlar sadece konuşurlar, bir süre sonra sesleri çıkmaz' Fransa parlamentosunda daha alınan kararın mürekkebi kurumadan, kamuoyunun duyarlılığı varken, bir hükümet yetkilisi çıktı, Fransız iş adamlarını Türkiye'ye davet etti. O zaman Fransa'ya niye kızıyoruz biz'' dedi.

''Botaş hangi gerekçe ile tek taraflı batı hattını iptal etti ''

Ekonominin de iyi yolda olmadığını ileri süren Kılıçdaroğlu, ''Bir Merkez Bankası başkanımız var, her gün farklı görüşler beyan ediyor. Hükümetin ekonomi kanadından her gün farklı görüşler dile getiriliyor. 'dolara karşı durulur mu ' Bunu söylediğiniz andan itibaren, sizin döviz rezervleriniz dünyanın her tarafında tartışma konusu olur. Demek ki doları frenleyecek gücünüz yok anlamına gelir. Ekonominin bu kadar kırılgan olduğu yapıda bu dillendirilir mi '' diye konuştu.

Rusya ile doğalgaz alanında yapılan anlaşmaya tepki gösteren Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

''Nabucco projesini çökerttik. Türkiye artık enerjide terminal ülke, geçiş ülke, stratejik ülke olma konumunu büyük ölçüde kaybetti. Batı hattından gelen doğalgazı hangi gerekçe ile tek taraflı olarak iptal ettik. Acaba yandaş şirketlere vermek için mi iptal ettiler bunu. Botaş'ın verdiği fiyatlarla hiç bir özel şirket buna talip olmadı. Tek taraflı iptal ettik, bizim açımızdan en avantajlı boru hattıydı bu. Şimdi geldik, bizim karasularımızda Rusya'nın doğalgazı Bulgaristan üzerinden Avrupa'ya gidecek. Seviniyoruz, bize indirim yaptılar diye. Bu indirim sürekli mi yoksa belli bir süreyle mi  Botaş hangi gerekçe ile tek taraflı batı hattını iptal etti. Acaba sayın bakan Botaş'a bir yazı yazmadı mı  Bakanın böyle bir yetkisi var mıdır  Yok mudur  Siz Rusya'ya her zamankinden daha fazla bağımlı hale geldiniz. Avrupa Rusya'ya daha fazla bağımlı hale gelmemek için çaba harcıyor, bizim yöneticilerimiz de petrol ve doğalgazda nasıl daha fazla Rusya'ya bağımlı hale geliriz, bunun çabası içinde. Stratejik Derinlik kitabını yazan kişiye gerçekten sormak istiyorum. Sizin stratejik derinliğiniz bu mu ''

Türkiye'nin yanı sıra 2012'de dünya genelinde de çok önemli değişimler yaşanacağını hatırlatan Kılıçdaroğlu, buna karşın iktidar yönetiminden ciddi kaygılar duyduklarını bildirdi.

Umutsuzluk üreten bir parti olmak istemediklerini belirten Kılıçdaroğlu, ancak Türkiye'nin sorunlarını da anamuhalefet partisi olarak dile getirmek durumunda olduklarını kaydetti.

Türkiye'nin çok hızlı büyüdüğüne inanmadığını dile getiren Kılıçdaroğlu, ''Bakmayın bazı batıda yayımlanan gazetelere, 'Türkiye büyüyor, uçuyor' diye. Derinlikli inceleme yok, gaz veriyorlar, hava veriyorlar'' dedi.

''Türkiye'nin Ortadoğu politikasındaki yanlışlığının'' önümüzdeki günlerde çok daha net görüleceği görüşünü dile getiren Kılıçdaroğlu, ''Suriye'de rüzgarlar tersine esmeye başladı. Yönetim yerinde kalır ve Ortadoğu'daki ağırlığını da İran korursa göreceksiniz, Kerkük-Lazkiye petrol boru hattının açılması bir kaç haftalık bir iştir. Biz Irak'la da ilişkileri bozduk'' ifadelerini kullandı.

Herkesin sorumlulukları olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, medyanın da özgür yayıncılık yapamadığını savundu.

Irak sınırındaki olay

Irak sınırında yaşanan olayları hatırlatan Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

''35 yurttaşımız yaşamını yitirdi. Hala hükümetten bir söz yok. Nasıl bir hükümetle karşı karşıyayız. AKP sözcüsü konuşuyor, hükümetten ses yok. Hükümetin derhal özür dilemesi lazım. Hükümetin derhal o bölgeye bakan göndermesi lazım. Hükümetin o yurttaşların ailelerinden özür dilemesi lazım. Sessizlik sorumluluğu ortadan kaldırmaz ki. Merak ediyorum, Genelkurmayın açıklaması... 'istihbarat aldık'. Kim verdi bu istihbaratı  Herhalde bir yetkili çıkıp soracaktır. 'Nereden aldınız siz bu istihbaratı ' Kendi ülkesinde istihbaratı kaos yaşayan bir ülke nasıl olur da Ortadoğu'da güçlü bir ülke olabilir. Bu soru herhalde sadece bizim aklımıza gelmiyor. İstihbaratçıların, yabancı istihbaratçıların cirit attığı bir ülke konumuna geldi Türkiye.'' (AA)

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler