YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Kılıçdaroğlu: Seçim barajını kaldıracağız
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, özgür basının demokratik bir ülkenin yapı taşı olduğunu söyleyerek, “Dünyanın en büyük gazeteci hapishanesine dönüşen bir Türkiye istemiyoruz” dedi.
Kılıçdaroğlu: Seçim barajını kaldıracağız
03 Aralık 2013 / 00:02 Güncelleme: 03 Aralık 2013 / 00:01

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, özgür basının demokratik bir ülkenin yapı taşı olduğunu söyleyerek, “Dünyanın en büyük gazeteci hapishanesine dönüşen bir Türkiye istemiyoruz” dedi.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, ABD’nin başkenti Washington’daki resmi temasları kapsamında düşünce kuruluşu Brookings Enstitüsü’nde “CHP’nin Türkiye Vizyonu” isimli konferans verdi. Konuşmasında, Türkiye’deki demokratik sistemin etkili ve düzgün bir şekilde işleyebilmesi için olmazsa olmaz bir kuralın olduğunu ve bunun adına güçler ayrılığı denildiğini ifade eden Kılıçdaroğlu, “Yasama, yürütme ve yargı arasındaki sınırların daha sağlıklı ve dengeli olmasını istiyoruz. Eğer yasama, yargı ve yürütme arasında sağlıklı bir denge olmazsa her geçen gün o ülkede demokrasi ciddi yaralar alır” dedi.

“Her şey seçim değildir”

Konuşmasında ABD Başkanı Barack Obama’nın 4 Haziran 2009’da Mısır’da Kahire Üniversitesi’nde yaptığı konuşmadan alıntı yapan Kılıçdaroğlu şunları söyledi:
“Ve biz seçimlerle iş başına gelen bütün barışçı hükümetlerin, onların ulusun tamamını saygı ile idare etmeleri şartıyla memnuniyetle karşılarız. Bu son nokta çok önemlidir. Çünkü bazıları demokrasiyi ancak iktidarda olmadıkları zaman savunur. İktidara geçtiklerinde ise diğerlerinin haklarını insafsızca çiğner. O halde bu tip bir durum nerede meydana gelirse gelsin, halk için ve halk tarafından seçilen bir hükümet tüm yetkilileri için tek bir standart uygular: ‘Siz yetkinizi zorla değil, fikir birliğiyle sürdürmelisiniz. Azınlıkların haklarına saygı göstermeli, hoşgörü ve uzlaşma ruhu ile çalışılmalı, ulusun çıkarlarını ve politik sürecin meşru faaliyetini kendi partinizden üstün tutmalısınız.’ Bu bileşenler olmadıkça sadece seçimlere gidilmesi gerçek bir demokrasiyi var edemez.”

Kılıçdaroğlu, ABD Başkanı’nın bu konuşmasının yalnızca Kahire’nin değil tüm bölgenin koşullarına uyduğunu dile getirerek, Obama’nın doğru söylediğini ve her şeyin seçim olmadığını ifade etti.

“Yüzde 10 seçim barajı seçmenleri mağdur ediyor”

Yüzde 10 seçim barajının seçmenleri mağdur ettiğini ve CHP’nin, iktidara geldiğinde bu barajı kesinlikle kaldıracağını söyleyen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Cumhuriyet Halk Partisi iktidara geldiğinde güçler arasındaki sınırları tekrar belirginleştirecek ve demokrasimizi işler hale getirecektir. Demokratik bir yasamanın yolu temsilde adaletin sağlanmasıdır. CHP yüzde 10 seçim barajını kesinlikle kaldıracaktır. Yüzde 10 seçim barajı seçmenleri mağdur ediyor. Partimiz temsilde adaleti sağlayacak, çoğunlukçu değil, çoğulcu bir anlayışı Türkiye’de egemen kılmak için çalışacaktır” diye konuştu.

“Başkanlık sistemi önerisini kabul etmiyoruz”

Kılıçdaroğlu, hızlı ve adil kararlar alabilen bağımsız bir yargı sisteminin, demokrasilerin teminatı olduğunu ve bir siyasi iktidarın etkisi altında olan yargı sisteminin adalet dağıtamayacağını belirterek, “CHP yargı sisteminde, siyasi otoritenin gölgesini Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu üzerinden kaldıracaktır. Hukuka güveni yeniden inşa edeceğiz. Yargı sistemindeki aksaklıklar, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun üye yapısıyla sınırlı değildir. Devlet Güvenlik Mahkemeleri’nin devamı olarak kurulan özel yetkili mahkemeler demokrasimizin ayıbıdır. CHP özel yetkili mahkemelerin kaldırılmasını ve bu mahkemelerin sonuçlandırdığı davaların hızlı bir şekilde yeniden görülmesini savunmaktadır. CHP yürütmenin kanun hükmünde kararnameler yoluyla yasamayı yok saymasını demokrasimiz açısından sakıncalı buluyor” dedi.

Kılıçdaroğlu ayrıca, “Tek adam yönetimini kurumsallaştıracak ve Türkiye koşullarında otoriter eğilim ve alışkanlıkları pekiştirecek başkanlık sistemi önerisini kabul etmiyoruz” dedi.

Yeni anayasa

Türkiye’de demokrasi bağlamında tartışılan konulardan birisinin de yeni anayasa olduğuna dikkat çeken Kılıçdaroğlu, “Anayasa uzlaşma komisyonuna kurulduğu günden beri aktif olarak katılıyoruz. CHP esas olarak bireylerin hak ve özgürlüklerine odaklı, laik, demokratik cumhuriyet kazanımlarını koruyan ve bu kazanımları eşitlikçi ve özgürlükçü bir anlayışla geliştiren bir anayasa istemektedir” şeklinde konuştu.

Basın özgürlüğü

Kılıçdaroğlu, CHP’nin düşünce ve ifade özgürlüğünün önündeki bütün engellerin kaldırılmasını istediğini dile getirerek, “Biz inanıyoruz ki özgür basın demokratik bir ülkenin yapı taşıdır. Dünyanın en büyük gazeteci hapishanesine dönüşen bir Türkiye istemiyoruz. CHP iktidarında Türkiye’deki medya rahat bir nefes alacaktır. Sansür kesinlikle olmayacaktır. CHP iktidarında Türkiye basın özgürlüğü sırasında 179 ülke arasında 154’üncü olmayacak, mutlaka ilk sıralarda yer alacaktır. CHP iktidarında başta akademisyenler, öğrenciler, avukatlar ve hatta milletvekilleri olmak üzere toplumun bütün kesimleri rahat bir nefes alacaktır. Üniversitelerimiz ve birim kurumlar üzerindeki her türlü baskı kalkacaktır” dedi.

“Sağlıksız işleyen bir demokraside iktidarın baskısını en çok hisseden kadınlardır” diyen Kılıçdaroğlu konuşmasını şöyle sürdürdü:

“CHP olarak kadınların toplumsal hayatta hak ettikleri yeri alması için çalışıyoruz. Kadınlara oy hakkını tanıyan parti olarak, 100’ü 33 cinsiyet kotası da bu çabamızın sonucudur. Kadın erkek eşitliğine inanan ve kadınların toplumsal hayatın her aşamasında özgür ve eşit bireyler olarak yer almalarını savunan bir anlayışa sahibiz.”

Kürt sorunu

Kürt sorununa da değinen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu şöyle konuştu:
“Kürt sorunu dini referanslarla, seçim yatırımlarıyla, gösterilerle çözülemez. Toplumun zihnen ve ruhen böldüğü bir ülkede böylesine köklü sorun çözülemez. Toplumsal uzlaşmaya ihtiyacımız var. CHP bu temel sorunun çözümü için toplumsal uzlaşmayı dile getiren ve savunan bir siyasal partidir. CHP bu soruna hak, özgürlükler, farklı kimliklere saygı ve eşit vatandaşlık ekseninde yaklaşmakta ve şiddeti dışlayan insan hakları ve hukukun üstünlüğünü önceleyen bir çözümü savunmaktadır. Hazırladığı demokrasi ve özgürlükler bildirgesiyle de bu konuda en somut önerileri yapan CHP’dir. Bildirgemize ek olarak Kürt meselesinin kapsayıcı çözümü için TBMM’de toplumsal mutabakat komisyonu kurulmasını öneren parti de biziz.”

“Dış siyasette yerimiz batıdır”

Kılıçdaroğlu, CHP’nin Türkiye’yi Avrupa Atlantik ailesi içinde yer alan bir ülke olarak gördüğünü belirterek, “Dış siyasette yerimiz batıdır. 200 yıldır batılılaşmaya çalışıyoruz. Bu konuda CHP’nin hiçbir tereddüdü yoktur. Türkiye’nin AB’ye tam üyeliğini hedef alan bir anlayışa sahibiz. NATO ittifakını önemsiyoruz ve NATO’nun önem, rol ve etkisinin günümüz dünyasında daha da arttığını düşünüyoruz” dedi. Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin ittifaklarına sadık bir ülke olduğunu ve müttefiklerin savunma konularında uyum içinde olmaları gerektiğini değerlendirdiklerini ifade etti.

Türkiye-ABD ilişkileri

CHP’nin Türkiye-ABD ilişkilerinin eşitlik zemininde ortak değer ve karşılıklı çıkarlar çerçevesinde sağlıklı, güçlü ve kalıcı olmasını arzuladığını kaydeden Kılıçdaroğlu, “İki ülkeyi birbirlerinin konjonktürel müttefikleri ve kriz anlarında akla gelen ortakları olarak algılamıyoruz. CHP’nin Türkiye’si ile ABD’nin paylaştığı birçok ortak değer vardır. Bunların başında demokrasi, hukukun üstünlüğü, kadın-erkek eşitliği ve özgürlükler gelmektedir. Öte yandan güvenlik ve enerji alanları iki ülkeye yeni işbirliği fırsatları da sağlayabilir” diye konuştu.

Dış politika

CHP’nin dış politikadaki atılımlarına ‘Yurtta barış, cihanda barış’ şiarının yön vermekte olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, “Bölgemizde karşılaştığımız sorunların çözümünde diplomasiyi bir araç, barış, istikrar ve refahı da amaç olarak görüyoruz. Sorunlara yaklaşırken tek bir rehberimiz var. O da uluslararası hukuk ve meşruiyet. Başka ülkelerin toprak bütünlüğüne saygıyı esas alıyor ve içişlerine karışmamayı özenle önceliyoruz. Bölges

 

İHA

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler