YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Kılıçdaroğlu özür dilesin
Kılıçdaroğlu özür dilesin
25 Kasım 2011 08:50
Seyid Rıza'nın torunu Rüstem Polat, Kılıçdaroğlu'nun da özür dilemesini istedi ve ekledi: Dedemin ve diğerlerinin mezar yerini söylesinler dua edelim...

Başbakan Tayyip Erdoğan'ın Dersim yüzleşmesine davet ettiği CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'na da bir çağrı da Dersim isyanın simge ismi Seyid Rıza'nın torunu Rüstem Polat'dan geldi. Sadece özrün tek başına yeterli olmadığını belirten Polat, başta dedesi olmak üzere katliamda öldürülenlerin mezar yerinin açıklanmasını istedi. Dersim katliamında, isyanın liderlerinden olduğu ileri sürülerek idam edilen Seyid Rıza'nın torunu Rüstem Polat SABAH'a konuştu. Polat, Başbakan Erdoğan'ın Dersim katliamıyla ilgili özür dilemesine sevindiğini ve mutlu olduğunu belirterek "Ancak yeterli değil. Başbakan'ın bu konuşmasını, özür dilemesini Başbakanlıkta ya da Meclis'te yapması gerekirdi. Yine de olumlu buluyorum. En azından özür diledi. Başbakan özür dilemişse CHP adına da Kılıçdaroğlu özür dilesin" diye konuştu. Polat, Dersim katliamıyla ilgili devlete, CHP'ye herhangi bir kin ve nefretlerinin olmadığını belirterek "art niyetli değiliz. Barış ve kardeşlik istiyoruz" dedi. Dersim özrünün ardından dedesi Seyid Rıza'nın mezar yerinin ve katliamda öldürülenlerin mezarının açıklanmasını, Cumhurbaşkanı'nın DDK'yı harekete geçirmesini, Meclis'te muhalefet ve iktidarın komisyon kurarak Dersim katliamını araştırmasını istediğini ifade eden Polat, "Bizlere mezar yerlerini söylesinler, dedemin mezarında dua etmek istiyorum. Talebim budur" dedi.

"2005'TE DAVA AÇTIM
Polat, 2005'te dedesinin mezar yerinin bulunması için Tunceli'de dava açtığını, avukatının ise CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün olduğunu bildirdi. Mahkeme tarafından dedesinin mezarıyla ilgili "kayıt yok" kararına varıldığını da ifade eden Polat, Aygün'ün milletvekili olduktan sonra konuyu Meclis'e taşıdığını söyledi. Polat, Aygün'le birlikte Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'den randevu istediklerini, taleplerine olumlu yanıt verildiğini kaydederek "Geçen hafta görüşecektik ancak görüşme ertelendi. Yurtdışından döndüğünde kabul eder mi bilmiyorum ancak mutlaka görüşmek istiyorum, dedemin mezar yerinin bulunmasını istediğimi bizzat kendisine iletmek istiyorum" dedi. Öldürülenlerin kızlarının evlatlık verildiğini ifade eden Rüstem Polat "Kızlarımız kimlere evlatlık verildi, açıklansın" dedi. Katliam nedeniyle köylerin boşaltıldığını ve bu nedenle mağdur olan insanlar olduğunu da dile getiren Polat "Köylerimiz boşaltılsa da, kızlarımız evlatlık verilse de, küskün değiliz. Ancak isteriz ki köylerimize dönelim" diye konuştu.

"MEZARLA İLGİLİ 4 FARKLI YER"
Dedesi Seyid Rıza'nın mezar yeriyle ilgili Elazığ'da 4 ayrı yer adının söylendiğini ancak kayıtlarda bu yerlerin yer almadığını ifade eden Polat, "Halk arasında bu mezar yerleri söyleniyor, mahkeme '75 sene önce olan bir şey, kayıt yok, sizin niyetiniz ne' diyor. Biz sadece mezar yerini bilmek istiyoruz. Başka bir niyetimiz yok" dedi. Cumhurbaşkanı ve Başbakan'dan Dersim katliamında öldürülenlerin mezar yerinin açıklanmasını beklediklerini kaydeden Rüstem Polat "Mezar yerlerini söyler, arşivleri açar, komisyon kurarlarsa, boşaltılmış köylerimizi özlüyoruz, oralara dönmemize izin verirlerse, evlatlık verilen bebelerin kimlere verildiğini söylerlerse biz de huzur bulacağız" diye konuştu.

İPİ BOYNUNA KENDİ GEÇİRDİ
Seyid Rıza Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk yıllarında Dersim isyanının liderlerinden olduğu ileri sürülerek idam edildi. Alevi-Zaza aşiret lideri olan Seyid Rıza Dersimlilerin ve Alevilerin piri olarak biliniyor. 1937 olaylarındaki kanlı çatışmalardan sonra barış görüşmeleri yapmak üzere Erzincan'a çağrıldı, ancak yolda 72 isyancı ile tutuklandı. Elazığ'da askeri mahkemede yargılanarak, 15 Kasım 1937 tarihinde Elazığ Buğday Meydanı'nda idam edildi. İdamı İhsan Sabri Çağlayangil'in anılarında şöyle aktarıldı: Seyit Rıza, sehpaları görünce durumu anladı. 'Asacaksınız' dedi ve bana döndü: 'Ankara'dan beni asmak için mi geldin' Bakıştık. İlk kez idam edilecek bir insanla yüz yüze geliyordum. Bana güldü. Son sözünü sorduk. 'Kırk liram ve saatim var. Oğluma verirsiniz' dedi... Hava soğuktu ve kimseler yoktu. Ama meydan insan doluymuş gibi sessizliğe ve boşluğa hitap etti. 'Evlâdı Kerbelayıh. Bi hatayıh. Ayıptır. Zulümdür. Cinayettir"'dedi. Tüylerim diken diken oldu. Çingeneyi itti. İpi boynuna geçirdi. Sandalyeye ayağı ile tekme vurdu, infazını gerçekleştirdi..."  (Sabah)

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler