27 Mayıs 2017 Cumartesi
  • Altın145,745
  • BIST97.533
  • Dolar3,5801
  • Euro4,0019
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin4,5827
  • İstanbul16 °C
  • Ankara10 °C
  • İzmir14 °C
  • Konya7 °C
  • Adana14 °C
  • Antalya16 °C
  • Diyarbakır13 °C
  • Bursa14 °C
  • Kayseri7 °C
  • Kocaeli12 °C
  • Şanlıurfa14 °C
  • Gaziantep11 °C
  • İçel19 °C
ABD VE TERÖR MÜHENDİSLİĞİ
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Kılıçdaroğlu: "Hesap vermek iktidar için zul değil, onurdur"
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, 2014 bütçesinin meşru olmadığını savunarak, "Bütçesi meşru olmayan bir hükümetin, parlamentoda hesap vermeyen bir hükümetin meşruiyeti her zaman tartışılır'' dedi.
Kılıçdaroğlu: "Hesap vermek iktidar için zul değil, onurdur"
10 Aralık 2013 / 20:58 Güncelleme: 10 Aralık 2013 / 21:18

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 2014 bütçesinin meşru olmadığını savunarak, "Bütçesi meşru olmayan bir hükümetin, parlamentoda hesap vermeyen bir hükümetin meşruiyeti her zaman tartışılır. TBMM'den, milletvekillerinden Sayıştay'ın raporu hangi gerekçeyle saklanır? Tertemiz olsa bütün raporları önümüze koyarlar. İçinde kirli sayfalar, kirlilikleri gösteren sayfalar var" dedi.

Kılıçdaroğlu, TBMM Genel Kurulu'nda 2014 Yılı Bütçe Tasarısı'nın görüşmelerinde partisinin görüşlerini paylaştı.

Kılıçdaroğlu, konuşmasına bugün bilboardlarda vermeyi planladıkları afişi kürsüden göstererek başladı. "Vatandaş vergisini veriyor. Hükümet de hesabını verecek" şeklindeki ilanlarında, Başbakan'a Sayıştay raporlarının TBMM'ye gelmesi için çağrılarının olacağını belirten Kılıçdaroğlu, ancak bunun yayınlanmadığını kaydetti. Kılıçdaroğlu, "Efendim Başbakan ürkermiş, kızarmış. Elinizi vicdanınıza koyun, düşünün, vatandaşın vergi ödediği ortamda Hükümet hesap vermeyip de ne yapacak? Bunu istemek ne zamandır suç oldu? Bunu yayınlamak ne zamandan beri korkunun bir unsuru haline gelmeye başladı? Bu nasıl bir iktidar, nasıl bir yapıdır, anlamakta zorlanıyorum" diye konuştu.

Demokrasilerde, bir vatandaşın en doğal hakkının, ödediği vergileri nereye harcadığını sorması olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, demokrasinin çıkış kaynağının da bu olduğunu dile getirdi.

-"Sayıştay raporları TBMM'ye gelmek zorunda"

Bu ülkede doğan her vatandaşın doğduğu andan itibaren vergi ödediğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, "Anne çocuğuna bez alır, mama verir, su içirir vergi öder. Sadece teneffüs ettiği havada vergi yoktur. Vergi bir insanın yaşamında bu kadar önemlidir. Madem vatandaş vergi ödüyor, bu vergilerin nereye harcandığını sorma hakkına sahiptir. Nasıl öğrenecek bunu? TBMM adına denetimi, doğrudan Başkanlığa ait olan Sayıştay'a vermişler. ABD, Japonya, Rusya, Fransa'da da böyledir" diye konuştu.

Kılıçdaroğlu, yasama organı adına denetim yapacak kurumun Sayıştay olduğunu anımsatarak, Sayıştay raporlarının TBMM'ye gelmesinin zorunluluğuna  işaret etti.

-"Hesap vermek onurdur"

Bütçe yasasının, diğer yasalar gibi olmadığını, bir özelliğinin bulunduğunu, anayasada özel düzenleme yapıldığını dile getiren Kılıçdaroğlu, yasama organının, yürütmeyi sağlıklı süre içinde denetlemesi için düzenlemeler konulduğunu anlattı.

Kılıçdaroğlu, "İşin özü şudur: Hesap vermek bir iktidar için zul değildir, onurdur, namuslu bir görevdir. Hesap vermek, tüyü bitmemiş yetimin hakkını savunmaktır. Ama siz hesap vermekten korkan bir hükümeti destekleyecekseniz. En büyük endişem budur. Bu Hükümet, hesap veren bir hükümet değildir.  Hesap vermeyen hükümet, yolsuzluklara bulaşmış hükümet demektir" şeklinde konuştu.

 Uluslararası denetim standartlarına göre kamu harcama ve gelirlerini, TBMM adına Sayıştay'ın denetlemesi için 2010'da Sayıştay tasarısının geldiğini anımsatan Kılıçdaroğlu, Sayıştay Kanunu'nun 38. maddesinde, "Dış denetim genel değerlendirme raporu ile kurulca görüş bildirilen kamu idarelerine ilişkin denetim raporları Sayıştay Başkanı'nca genel uygunluk bildirimiyle birlikte TBMM'ye sunulur" hükmünün yer aldığını söyledi.

Elinde Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'na ait kalın ve ince iki ayrı denetim raporunu gösteren Kılıçdaroğlu, TBMM'ye gönderilenin ince rapor olduğunu kaydetti.

-"Vicdanınıza sesleniyorum"

Kılıçdaroğlu, raporların nasıl düzenleneceğine dair Sayıştay'ın kendi iç düzenlemesinin bulunduğunu belirtti. Kılıçdaroğlu, denetim bulgu ve önerileri, mali yönetim iç kontrol sistemine ilişkin değerlendirme, kamu idaresi tarafından düzeltilen hususlar, rapora ilişkin kamu idaresinin cevabının kalın raporda bulunduğunu, ince raporda yer almadığını ifade etti.

Eleştiriden, politikacının ders alması gerektiğini kaydeden Kılıçdaroğlu, "Sizin vicdanınıza sesleniyorum. Yürütme organı bunu parlamentonun önüne getiriyorsa sizin düşünmeniz lazım. Ben düşünüyorum sizin de düşünmeniz lazım. Kul hakkı yemeyeceğiz diyorsunuz, nasıl yemeyeceğinizi bir Allah'ın kulu çıkıp izah etmesi lazım" dedi.

-"Suçlulardan biri de Sayın Çiçek'tir

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, 132 rapor düzenlendiğini, birinin bile Meclis'e gelmediğini dile getirdi. Kılıçdaroğlu, sözlerini, "Suçlulardan biri de TBMM koltuğunda oturan Sayın Cemil Çiçek'tir. Soru önergesi hazırladık, vermediler. Bilgi İsteme Yasası'na göre istedik, vermediler. TBMM'den, milletvekillerinden Sayıştay'ın raporu hangi gerekçeyle saklanır? Tertemiz olsa bütün raporları önümüze koyarlar. İçinde kirli sayfalar, kirlilikleri gösteren sayfalar var. Yürütme organı, yasama organına hesap vermek istemiyor. Bunun için sakladılar, vermediler" diye sürdürdü.

Kılıçdaroğlu, 4 Temmuz 2012'de çıkan Torba Kanun'a eklenen maddeyle Sayıştay'ın denetim yetkisinin, 132 raporun gelmemesi için sınırlandığını anımsattı. Kılıçdaroğlu, "Sizlerin oylarıyla oldu. Bana sakın bir daha biz kul hakkı yemiyoruz demeyin" dedi.

-"Sayıştay da suç işlemiştir"

Bakanlar Kurulu sıralarını gösteren Kılıçdaroğlu, yürütme organının, parlamentoya saygı göstermediğini ileri sürdü. Kılıçdaroğlu, "Saygı gösterseler benim adıma görev yapan organın bana raporunun gelmesini engellemezler. Siz bu engellemeye destek veriyorsunuz" görüşünü savundu.

Kılıçdaroğlu, 50 Sayıştay üyesinin 42'sini Hükümet'in seçtiğini ifade ederek, şöyle devam etti:

 "İçindeki bütün yolsuzlukları ayıkladılar. Bir kısmı medyada çıktı, bizim elimizde de var. Ama bizim elimizde olması önemli değil bu parlamentonun bilgisi içinde olması lazım. İktidar milletvekillerinin de ne oldu demesi, sorgulaması lazım. Sizi bakan koltuğuna oturttuk, ne diye yolsuzlukları örtün diye değil, dürüst davranın, her kuruşun hesabını parlamentoya verin diye sizi oraya oturttuk. Ama tam aksi. Bu bütçe meşru bir bütçe değildir. Bütçesi meşru olmayan bir hükümetin, parlamentoda hesap vermeyen bir hükümetin meşruiyeti her zaman tartışılır. Bütün demokrasilerde böyledir. Bunun istisnası totaliter rejimlerdedir. Sayıştay da TBMM'ye bilgi vermeyerek o da ayrı bir suç işlemiştir."

CHP Lideri Kılıçdaroğlu, Hükümet'in, parlamentoya saygı duymadığını, değer vermediğini öne sürdü.

Kemal Kılıçdaroğlu, "Ben yırtık ayakkabı ile siyasete girmedim. Göreve başladığım andan itibaren, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı da dahil, Sayın Başbakan'dan daha fazla aylık aldım. Ama ben böyle dünyanın en sayılı, en zengin kişilerinden biri değilim" dedi.

-"Sen bu ülkeye saman ithal eden bakansın"

Çiftçinin de sıkıntı içinde olduğunu belirten ve "Dünyanın en pahalı akaryakıtını, gübresini, ilacını satıyorsunuz bu çiftçiye. 34 milyon hektar arazi 2002'den bu yana ekilmiyor. İki Trakya büyüklüğünde. Niye ekilmiyor?" diyen Kılıçdaroğlu,  Bakanlar Kurulu sıralarındaki Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker'in kendisine tepki göstermesi üzerine, "Sayın Bakan kusura bakma, sen bu ülkeye saman ithal eden bir bakansın. Bu ülkenin toprağı mı yok, arazisi mi, ovası mı yok Sayın Bakan? Bir düşün bakalım bu ülke neden saman getirdi?" ifadelerini kullandı.

Adalet Bakanlığı verilerine göre ekonomik krizin ardından 2002 yılında icra dosyası sayısının 8 milyon 266 bin olduğunu, 2012 sonunda ise bu rakamın 21 milyon 6 bine çıktığını söyleyen Kılıçdaroğlu, esnafın borç batağı içinde olduğunu savundu. Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

"Siz hiç dünyada icra dairelerini törenle açan bir iktidar duydunuz mu? Vatandaşın boğazını sıkmak için icra dairesi açıyorsunuz, Bakanlar gidiyorlar törenle icra dairesi açıyorlar. Ne diyeyim ben? 2002'de kaç icra dairesi vardı, şimdi kaç icra dairesi var gidin bir araştırın. Sayının ikiye katlandığını göreceksiniz.

Hükümete hayranım dedim. Hayranlığımı gizlemiyorum. İcra dairelerini törenle açıyorlar, Sayın Başbakan da Diyarbakır'a gitti. Diyarbakırlılar'a hapishane sözü verdi. 'Eski hapishaneyi yıkacağım' dedi. Biz yıkmayacağız. Oranın insan hakları müzesi olmasını istiyoruz. Sayın Başbakan 'burayı yıkacağım, Diyarbakırlılar'a söz modern bir hapishane yapacağım' dedi. Ve hakkını teslim etmek lazım, oyunu da artırdı. Diyarbakırlılar'a da selam gönderiyorum. Demek ki hapishane ihtiyacınızı Sayın Başbakan yakında giderecek ve siz de kurtulacaksınız."

Türkiye'de vatandaşın borcunun giderek arttığını, 2002 yılında bankalara olan borcun 6.6 milyar lira, 2013 yılı Ekim ayında ise bu borcun 322 milyar liraya çıktığını söyledi.

-"Mal varlığımın tamamı alın terimin eseri"

Japonya'nın milli gelirinin Türkiye'nin 7,5 katı olduğunu, ama Türkiye'nin dolar milyarderi sayısının ise bu ülkenin iki katı olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, burada bir yanlışlık olduğunun sorgulanmasını istedi. Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ne diyordu? 'Yırtık ayakkabı ile siyasete girdim' diyordu. Şimdi dünyanın en zengin başbakanlarından birisi. Ben yırtık ayakkabı ile siyasete girmedim. Göreve başladığım andan itibaren, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı da dahil, Sayın Başbakan'dan daha fazla aylık aldım. Ama ben böyle dünyanın en sayılı, en zengin kişilerinden biri değilim. Milletvekili seçildiğim gün de mal varlığımı internet siteme koydum. Çünkü tamamı benim alın terimin eseriydi."

-"Vergisini ödeyeni dövüyorsunuz"

İktidarın vergi denetimini silah olarak kullandığını ileri süren Kılıçdaroğlu, CHP'nin iktidarında gelir idaresi başkanlığını yeniden yapılandıracaklarını, vergi denetimini siyasetin dışına çıkaracaklarını söyledi. Kılıçdaroğlu, "Bu ülkeye vergi ödeyen, bütçeye katkı yapan her vatandaş eli öpülecek vatandaştır. Dövülecek adam değildir. Siz dövüyorsunuz" dedi.

-"5 Milli Eğitim Bakanı değiştirdiler, her bakan ayrı telden çaldı"


Milli eğitimin bütün ülkeler için stratejik bir alan olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, ülkenin geleceğinin milli eğitime bağlı olduğunu söyledi.

Kılıçdaroğlu, 4+4+4 kesintisiz eğitim uygulamasını eleştirerek, bu uygulamanın hiçbir planda ve programda olmamasına, Bakanlar Kurulu'nda görüşülmemesine karşın, eğitimci olmayan 5 AK Parti milletvekilince hazırlandığını ifade etti.

Kemal Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:  

"5 yaşındaki çocuğu okula gönderdiniz. Tuvaleti yapabilecek mi, merdiveni çıkabilecek mi hiç bunları dinlemediniz. Çünkü talimat gelmişti, 'el kaldıracaksınız'. El kaldırdınız ve geçti. Sonra ne oldu? Anneler 5  yaşındaki çocuklarını okula göndermemek için rapor almaya kalktılar. Başbakan çıktı, o anneleri suçladı. 'Sizin çocuklarınız geri zekalı mıdır?' diye. Yüreğinde insan, çocuk sevgisi olan bir insan, annelerin çocuklarına ne kadar titrediğini bilen bir insan o annelere dönüp 'sizin çocuklarınız geri zekalı mıdır?' diye suçlar mı? Böyle bir şey olabilir mi? Başbakan birazdan bu kürsüye gelecek. Bütün annelerden özür dilemesini istiyorum. Her annenin çocuğu onun gözünde asla tartışılamaz. Onu suçladınız, anneyi, rapor alıyor diye. Ne oldu? Sonra bundan vazgeçtiler. O çocukları siz denek olarak kullandınız. vicdan sahibi insan o çocukları denek olarak kullanır mı? Üstelik hem çocuğa, hem annesine hakaret ettiniz."

Genel Kurul'da tartışma

Kılıçdaroğlu'nun AK Parti milletvekillerine, "robot gibisiniz..." dediği iddiası, TBMM Genel Kurulu'nda tartışma yarattı.

TBMM Başkanı Çiçek'in, sataşma olduğu gerekçesiyle AK Parti Grup Başkanvekili Canikli'ye söz vermesi üzerine, CHP'li milletvekilleri sıra kapaklarına vurdu. Çiçek, milletvekillerine "Lütfen, rica edeceğim. Bakınız, sistemi bozuyorsunuz, kamu malıdır bozulan. Netice itibarıyla bir süre sonra çalışmalarımız aksar" diye seslendi.

 

AA

 

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler