YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
'Kılıçdaroğlu demek...'
Sağlık Bakanı Recep Akdağ, ''Kılıçdaroğlu demek, kara çalan, 'iftira at, çamur at izi kalsın' diyen bir genel başkan demektir'' dedi.
'Kılıçdaroğlu demek...'
11 Mayıs 2011 / 18:36 Güncelleme: 11 Mayıs 2011 / 18:38

Erzurum'da gezi ve incelemelerini sürdüren Akdağ, İspir ilçesine bağlı Madenköprübaşı beldesinde çay bahçesinde vatandaşların sorunlarını dinledi. Beldeye bağlı Elmalı Mahallesi için yapılan afet konutlarına verilen içme suyuna kanalizasyon atıklarının karıştığı ve bu yüzden çocukların hastalandığını öne süren bir vatandaş, mahallelerine sağlıklı içme suyu verilmesi için destek beklediklerini söyledi. Akdağ da söz konusu mahalleye verilen suyun tahlilini yaptıracaklarını, sorun tespit dilmesi durumunda gereken önlemi alacaklarını bildirdi.

Akdağ, daha sonra İspir ilçesinde partisinin düzenlediği mitingde, AK Parti hükümetinin yaptığı çalışmaları anlattı.

Mitingde ''8.5 sene içerisinde, bir kere sizin yüzünüzü kara çıkardım mı '' diye soran Akdağ, vatandaşların ''seninle gurur duyuyoruz'' cevabını vermesi üzerine, şunları söyledi:

''Bakın Kılıçdaroğlu, bu sizin evladınıza bile iftira etmekten çekinmedi, 'yazıklar olsun' diyoruz. Onunla Türk adaletinin huzurunda kozlarımızı paylaşacağız. Kılıçdaroglu'nun bir klasiği var; 'Kılıçdaroğlu' demek kara çalan, 'iftira at, çamur at izi kalsın' diyen bir genel başkan demektir. Kılıçdaroğlu'nun alevi inancına sahip olduğunu biliyoruz, inancına saygı duyuyoruz. Hacı Bektaş Veli şöyle diyor; 'eline, diline, beline hakim olacaksın'. Bu adam diline hakim olamıyor, utanmadan, sıkılmadan yüce yaradıcımız Rabbimize, bizi rencide edecek şekilde, miting meydanlarında asla kabul etmeyeceğimiz ifadelerde bulunmadı mı  Statükonun diye başlayıp yüce Yaradan'ın ismini ağzına almadı mı  Böyle olur mu  'Bu yanlışı yaptın, ağzından kaçırmış olabilirsin, bu milletten özür dile, pişman ol' dedik. O pişkinlik anladı, işi pişkinliğe vuruyor. Nereye kadar vuracaksın, 12 Haziran'a kadar vurursun. 12 Haziran geldi mi, ne olacak  Yalancının mumu, küfürbazın mumu, nereye kadar, 12 Haziran'a kadar yanar. Sayın Kılıçdaroğlu, 12 Haziran'da seni göreceğiz.''


-''BÜTÜN DERDİMİZ SİZE HİZMET ETMEKTİR''-


AK Parti olarak 2023 için hedeflerini ortaya koyduklarını anımsatan Akdağ, şunları kaydetti:

''Biz, söylediğimiz zaman işkembeden atmayız. Bugüne kadar yapamayacağımız hiçbir işi söylemedik. Yapabileceğimizi söyledik, bugüne kadar da yaptık. 2023'e doğru büyük bir Türkiye'nin hedefini koymuşuz, ortaya. Milli geliri 25 bin dolara ulaşan, bu milli geliri adaletli biçimde bütün halka yansıtan, refah içinde, hastası hastane kapısında boynunu bükmeyen Türkiye'yi 2023'lerde dünyanın ilk 10 ekonomisine girmiş, büyük bir ülke istiyoruz. Biz, bunu insan için istiyoruz. Devlet büyüsün, yücelsin, ne için yücelsin  Biz yola Şeyh Edebali'nin sözüyle çıktık. İnsanı yücelt ki devlet yücelsin. Bir hastanenin kapısında, bir kardeşimiz, bir vatandaşımız, bir tek kişinin bile acısı dinmeden, ızdırabı dinmeden, bizim ızdırabımız dinmeyecektir. Böyle çalışmaya önümüzdeki dönemde de devam edeceğiz. Bütün derdimiz size hizmet etmektir.''

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun sürekli yolsuzluktan bahsettiğini dile getiren Akdağ, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Sen 1994 yılında şunu söylemedin mi, 'SSK hastaneleri çürüyor, Sağlık Bakanlığına yalvarıyorum, bu hastaneleri alın, almıyorlar' diye. Sene 1984, SSK hastanelerinin başında kim var, Kılıçdaroğlu. Bay Kemal, 2004 yılında AK Parti hükümeti, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve ekibinin hazırladığı kanunla bu hastaneler, Sağlık Bakanlığına devredilmek üzere meclise geldi. Sen 10 sene önce bunu söylemiştin. Neden tükürdüğünü yalayıp, bu kanun karşısına dikildin. Plan Bütçe Komisyonunda benim üstüme yürüdüler. Sonra ne oldu  Onlar bunu yaptı da biz o kanunu yapamadık mı, yaptık. Neden  Çünkü biz milletin iradesini temsil ediyoruz. Nereye gittiler  Biz hayırlı iş işlediğimiz zaman nereye giderler  Anayasa Mahkemesine giderler. Allah'tan Anayasa Mahkemesinden geri dönmedi. Sayın Kılıçdaroğlu delikanlıca söylese ya 'ben hastanelerin birleştirilmesine, milletin bütün hastanelerden hizmet almasına karşı çıktım. İktidar olursam, artık bu böyle olmayacak yada doktorların yeniden özel muayene açması için kanunu değiştireceğim' diye. Söyleyebilir mi, söyleyemez. Bizim gözümüzün içine baka baka yanlışları konuşuyor, bizim gözümüzün içine bakarak bizi aldatmaya çalışıyor. Biz ne aldanan olduk ne de aldatan olduk. Bundan sonra da bizi aldatamayacaksın.''


-YATALAK HASTALARA VERİLEN HİZMET-


Sağlık Bakanlığı tarafından yatalak hastalara verilen hizmetle ilgili de bilgi veren Akdağ, şöyle dedi:

''Eğer bir kardeşimiz, bir dedemiz, bir büyüğümüz, yatağa bağlı hale gelmişse, Allah korusun felç geçirmiştir, başka ağır hastalığı vardır yada özürlülüğünden dolayı yatağa bağlıysa, hastalandığında hastaneye getirip götürüyoruz, her zaman evde bakımında da ihtiyaçları olabilir. Bakım yapmak lazım. Bunları hastaneye getirirken zorluk çekiyoruz. Kaldır indir, arabaya bindir, dolmuşa bindiremezsin, özel arabaya koysan çok para ister. O zaman ne yapmak lazım  Yatalak olanları söylüyoruz, bu kardeşlerimiz için '4443833'ü arıyorsunuz, 'benim böyle bir hastam var' diyorsun, Sağlık Müdürlüğünden eğitimini almış ekip geliyor, yerinde görüyor, karar veriyor. O andan itibaren sizden 5 kuruş talep etmeden, ilacı, sondası, oksijeni, yatağı, karyolası, raporu hastaneye gidecekse arabası, Türkiye Cumhuriyetin'den, AK Parti hükümetinden verilecektir. Bu meseleyi ihmal etmeyin.''


-''TÜRKİYE'DE EL DEĞMEDİK SAĞLIK BİNASI KALMAYACAK''-


Sağlık Bakanı Akdağ, daha sonra Sağlık Bakanlığı tarafından yaptırılan İspir Toplum Sağlığı Merkezi'nin açılış törenine katıldı.

Akdağ, törende yaptığı konuşmada da kendi iktidarları dönemine kadar sağlık binalarının yıkık dökük halde olduğunu, AK Parti'nin iktidara gelmesiyle sağlık hizmeti verilen binalarda büyük değişim yaşandığını anlattı.

Şimdiye kadar bu binaların yüzde 35'inde iyileşmeler olduğu, her bölgede yeni hastaneler yaptıklarını, şu anda da inşaatı devam eden 100'ün üzerinde hastane binası bulunduğunu dile getiren Akdağ, ''2015 yılının sonuna kadar Türkiye'de el değmedik bina bırakılmayacak. Bu tür yatırımlar, bitirilmiş olacak, eksiz bir şekilde'' diye konuştu.

Recep Akdağ, sadece yeni binalar yapılmasının ve binaları tıbbi cihazlarla donatmanın da yeterli olmadığını ifade ederek, bu binalarda hizmet veren beyaz önlüklü çalışanlara da halkın göz bebeği gibi iyi bakması gerektiğini söyledi.

Sağlık çalışanlarına zaman zaman yapılan saldırılara tanıklık ettiklerini kaydeden Akdağ, ''Bu saldırıları kınıyoruz. Biz tüm vatandaşlarımızın en iyi şekilde sağlık hizmeti alabilmesi için çalışırken, beyaz önlüklü çalışanlarımızın da arkasında olduğumuzu herkesin bilmesini istiyorum'' dedi.

Akdağ, daha sonra kurdele keserek açılışını yaptığı İspir Toplum Sağlığı Merkezi'ni gezdi. AA

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler