23 Eylül 2017 Cumartesi
  • Altın145,971
  • BIST104.123
  • Dolar3,4910
  • Euro4,1702
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin4,7188
  • İstanbul21 °C
  • Ankara22 °C
  • İzmir25 °C
  • Konya24 °C
  • Adana30 °C
  • Antalya30 °C
  • Diyarbakır31 °C
  • Bursa21 °C
  • Kayseri25 °C
  • Kocaeli22 °C
  • Şanlıurfa31 °C
  • Gaziantep28 °C
  • İçel29 °C
Doğu - Batı savaşında zihinlerin işgali
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Kılıç: Biz düzgün bir anayasa yapmadık
Kılıç: Biz düzgün bir anayasa yapmadık
30 Kasım 2012 23:43
Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, “Cumhurbaşkanı sorunu olayı hadi maddeyi değiştirelim, mecliste tıkanıklık var iç tüzüğü değiştirelim, YÖK’le ilgili sorun oluyor, hadi maddeyi değiştirelim. Yani sorunlar doğdukça bizde anayasayı değiştirme ihtiyacı

Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, İstanbul Okan Üniversitesi’nin Tuzla’daki Merkez Kampüsü’nde düzenlenen “Hak İhlali ve Bireysel Başvuru” başlıklı hukuk söyleşisine konuşmacı olarak katıldı. Kılıç, burada yaptığı konuşmasında Anayasa değişiklikleri ve yaşanan tüm sorunlara açık bir dille ifade etti.
 

KILIÇ: “ÜNİVERSİTELER HAK VE ÖZGÜRLÜKLERİN İKAMETGAHIDIR”

Üniversiteleri hak ve özgürlüklerin ikametgahı olarak değerlendiren Kılıç, “Üniversiteleri hak ve özgürlüklerin bir ikametgâhı olarak görüyorum. Bu hak ve özgürlüklerin en geniş anlamda kullanıldığı mekânlar olarak görüyorum. Lütfen özgürlüklerinizi sonuna kadar kullanın” diyerek sözlerine başladı.

KILIÇ: “68 KUŞAĞINDAN BUYANA CUMHURİYET’İN 45 YILI TERÖRLE GEÇTİ”

Kılıç, “68 kuşağı ile başlayan 90 yıllık Cumhuriyet dönemi 45 yılı terörle geçen bir hayatı yansıtıyor. Bu yoğunluklu olarak üniversitelerde başladı, şimdide devam ediyor. Aziz Türk milletinin sağduyusu ve sabrı ne kadar büyükmüş ki, halen büyük bir aşkla mücadeleye devam ediyor. Ben özgürlüklerinizi sonuna kadar kullanın derken tabi şartlı söylüyorum bunu teröre bulaşmadan kullanın” diye konuştu.

-SİYASİ PARTİLERİN KAPATILMA SÜRECİ-

Siyasi partilerin kapatılma sürecine değinen Kılıç, “Anayasa mahkemesi olarak biz siyasi partileri kapatılmasında sadece şuna bakıyoruz; teröre bulaştı mı? Yakınlığı var mı? Yardımı ve yataklığı var mı? Buna bakıyoruz. Bunun dışındaki durumlar geride kaldı. Maalesef geriye doğru baktığımız zaman Anayasa Mahkemesi’nin o yöndeki sicilinin çok temiz olduğunu söylemek mümkün değil” şeklinde değerlendirdi.

KILIÇ: ‘BİZ YEŞİLLER PARTİSİ DİYE BİR PARTİ KAPATTIK BU ÜLKEDE’

‘Biz yeşiller partisi diye bir parti kapattık bu ülkede’ diyen Kılıç, “Düşüncesi neydi bunun adı üzerinde yeşiller partisi ve biz kapattık bu partiyi. Hamdolsun mahkemelerimiz o tür durumlardan çok uzaklaştı. Artık öyle bir tehlike yok. Yani bir siyasi partiyi kapatmak oldukça zor artık… 2000’li yıllardan sonra siyasi parti kapatma davalarına bakacak olursanız, bir siyasi parti kapatıldı ve o partinin terörle bağlantısı vardı. Diğer 14 tane partinin kapatılma davası herhangi bir şekilde verilmedi. Ama 1990 ile 2000 yılı arasına baktığınız zaman 19 tane siyasi partinin kapatılma davasını görüyorsunuz. Bu da ifade özgürlüğüne bakışın ne kadar değiştiğini gösteriyor. Tabi bu arada benim için hukuk fakültelerinde felsefe ve sosyoloji mutlaka ağırlıklı olarak okutulmalıdır. Gençlerimiz bu alanda yeteri kadar eğitilmiyorsa ileride çok büyük sıkıntılara girecekler” dedi.

Hukukçu profilinin büyük oranda değiştiğine dikkat çakan Haşim Kılıç, “Bir diğer konu ise hukukçu profili inanılmaz şekilde değişti. Teknoloji o kadar gelişti ki, sorunlarda ona göre arttı. Bugün en büyük sorun hukukçuların, teori ile uygulama arasındaki kopukluğu birbirlerine bağlayamamaları. Anayasa Mahkemesine raporter yardımcısı sınavı açtık, 3 bin 5 bin arkadaşımız müracaat etti. Bizim ki 45 kadromuz vardı. 145 kişi kazandı, 45 kişilik kadroyu dolduramadık 26 kişi aldık. Bunu evrensel değerlerle örtüşen çağdaş değerle dolduramıyorsanız” şeklinde ifade kullandı.

KILIÇ: “BİZ ZATEN DOĞRU DÜZGÜN BİR ANAYASA YAPMADIK”

‘Biz zaten doğru düzgün bir anayasa yapmadık’ diyen Kılıç, “Her gün ve her saat anayasa değiştirme ihtiyacı duyuyorsunuz. Anayasalar çok değişen şeyler değildir ABD’ye bakın, hiç gördünüz mü İngiltere’ye bakın Anayasaları yok önemli olan hayata geçirilen canlı anayasalar. Bu yasaları hayata geçirenler hâkimler. Bunların içini evrensel değerler ile içini doldurabiliyorsa, zaten değişiklik ihtiyacını duymasınız. Ama bizim ülkede böyle değil, olaylara göre anayasadaki maddeleri değiştirmeye çalışıyoruz. Cumhurbaşkanı sorunu olayı hadi maddeyi değiştirelim, mecliste tıkanıklık var iç tüzüğü değiştirelim, YÖK’le ilgili sorun oluyor, hadi maddeyi değiştirelim. Yani sorunlar doğdukça bizde anayasayı değiştirme ihtiyacı doğuyor. Biz zaten doğru düzgün bir anayasa yapmadık. Yani halk iradesi ile bir anayasa yapılmadı. Geriye doğru gidin olağanüstü durumlarda halkında iradesinde anaysa değiştirilmiştir. Dolayısıyla şimdi biz yeni bir anayasa yapmaya çalışıyoruz” dedi.

KILIÇ: “YAMA YAPA YAPA YAMA YAPACAK YER KALMADI”

1982 yılında yapılan Anayasadan örnekler veren Kılıç, “1982 yılında bir anayasa yapıldı ve bunun 3’te ikisini değiştirdik bugüne kadar. Yama yapa yapa yama yapacak yer kalmadı. Ve bugün herkes yeni bir anaysa yapma zorunluluğu hissediyor. Esas elbisenin kumaşıyla yaptığınız yamanın ruhu birbirinden farklı ondan dolayı da başarılı olamıyoruz ya bunu ruhuyla birlikte değiştireceksiniz yada böyle devam edecek. Önemli olan bunun içini dolduran hayata geçiren canlı anayasalar canlı kanunular uygulayan hakim ve savcılarımızdır. Esas sorun da bu mensuplarımız çağdaş anlamada yorumlarını yapsalardı bugün bu ihtiyaca gerek duymayacaktık. Ama maalesef bunlardan çok uzaklaştık ve yargı öyle bir noktaya geldi ki fikir namusu taşıyan her yargıç bunu söylemelidir. Adil bir yargıyı yakalayamadı ne yazık ki. Yargıcımız toplum mühendisliği yaptı. Ama beceremedi. Aleme nizam vermeye kalkmamalı yargı” diye konuştu.

Hukukun bir toplumun dönüştürebilen en önemli güç olarak nitelendiren Haşim Kılıç, “Bence anayasa eşittir, insana onurudur. İnsan onurunu koruyan en büyük teminattır. İnsan onurunun örtüsünü kaldırdığınız da adalet hukuk devleti çıkar bütün bunlar insan onurunu korumaya yöneliktir. Bu nedenle yapılan her düzenlemede insan onuru ön planda tutmalıdır. Zaten hak ihlali eşittir onur ihlalidir. Dolayısıyla bizde anayasamız yapılırsa alman anayasasında olduğu gibi insan onuru değiştirilemez değiştirilmeye teşebbüs edilemez maddesini koyacağız” şeklinde konuştu.

KILIÇ: “ARAP BAHARI’NIN ALTINDA KİN VE NEFRETTEN YATAN HAK İHLALİDİR”

Arap Baharı’nın temelinde kin ve nefretin yattığına dikkat çeken Haşim Kılıç, “Değerlerden kaynaklan kin ve nefret bir müddet sonra intikama dönüşüyor. Tüm dünyada ve ülkemizde en büyük sorunu kin ve nefret suçları ile ilgilidir. Arap baharı ülkelerini incelediğimizde temelinde yatan o kin ve nefretin sonucunda yatan hak ihlalidir” dedi.

KILIÇ: “AHİM’DE EN ÇOK DAVASI BULUNAN 2’NCİ ÜLKEYİZ”

Türkiye’nin AHİM’de en çok davası bulunan ikinci ülke olduğuna dikkat çeken Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, “Avrupa insan hakları mahkemesinde en çok davası bulunan 2’nci ülkeyiz, Rusya’dan sonra. Açılan bu davalarda hak ihlali kararı verilen birinci ülke. Demek ki 47 ülke arasında hak ihlalinin yaşandığı ülke Türkiye’dir. Bu ihlallerin içeriğine baktığınızda adil yargılanma ile ilgili kararlar. Bu da bizim yargı durumumuz ne durumda olduğunu en önemli sonuçtur” diye konuştu.

Kılıç, “2004 yılında Anayasa değişti. 90. madde hakimlere ‘siz kürsüde ki davayı sonuçlanırken iki kanun arası çatışma olursa uluslararasını kanunu dikkate alın’ diyor ama kürsüde ki hakimlerimiz hayata geçirmekteki gayreti göstermediler. Söz gelimi ifade özgürlüğünde Avrupa insan haklarının sözleşmesinin ölçüleriyle bizim ceza yasamızdaki ifade özgürlüğü ve onun ihlalinde halinde verilecek ceza arasında çok ciddi çatışmalar var.
Mayına beni bastırma gibi bir amacın olduğunu fark ettim ama ben mayına basmam. Şunu açıklıkla söyleyeyim ki bugün Anayasa mahkemesi önceki yıllarda olduğu gibi, itiraz ve itidal davalarında kanunların Anayasalara aykırılığı davalarında yıllarca süren o birikimlerin tamamı eritmiş ve bugün itibariyle, şu anda mahkemenin önünde sadece 2012 yılının davaları var” dedi.

-ANA DİLDE SAVUNMA-

Kılıç, sözlerini şöyle sürdürdü: “Anayasa mahkemesine bireysel başvuru için, özel kişilerle tüzel kişiler müracaat edebilir. Kamu kurumları müracaat edemez. Anadilde savunma hakkıyla ilgili konuyu şu anda onunla ilgili yasal bir çalışma var. Bilemiyoruz muhtemeldir ki önümüze gelebilir. O neden benim bir düşünce sarfetmem mahkememizi ve beni zor durumda düşürür.
Hak İhlali ve Bireysel Başvuru” başlıklı hukuk söyleşisi Kılıç’ın yaptığı konuşmanın ardından son buldu.
 

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler