29 Mart 2017 Çarşamba
  • Altın147,216
  • BIST90.182
  • Dolar3,6478
  • Euro3,9515
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin4,5552
  • İstanbul7 °C
  • Ankara-2 °C
  • İzmir6 °C
  • Konya4 °C
  • Adana10 °C
  • Antalya10 °C
  • Diyarbakır4 °C
  • Bursa4 °C
  • Kayseri-1 °C
  • Kocaeli-2 °C
  • Şanlıurfa10 °C
  • Gaziantep7 °C
  • İçel14 °C
MONARŞİK AVRUPA’YA DEMOKRASİ GÖTÜRECEĞİZ
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Kevser Suresi ırkçılığın kesin reddidir
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Kutlu Doğum Haftası dolayısıyla Ankara'da düzenlenen etkinlikte konuştu.
Kevser Suresi ırkçılığın kesin reddidir
13 Nisan 2013 / 22:50 Güncelleme: 14 Nisan 2013 / 00:19

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Kevser Suresi ırkçılığın kesin reddidir. Kevser Suresi asabiyetin reddidir. Her gün namazlarımızda okuduğumuz Kevser Suresi soy üstünlüğü iddia edenlere, asalet taslayanlara, kendisini diğerinden üstün görenlere Rabbimizin verdiği kesin ihtardır'' dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Kevser suresini okuyarak, ''Bu ayetin rehberliğinde Hazreti Peygamberin şahsı manevisinde bugün karşı karşıya kaldığımız meseleleri tekrar tekrar düşünmek zorundayız. Kevser Suresi ırkçılığın kesin reddidir. Kevser Suresi asabiyetin reddidir. Her gün namazlarımızda okuduğumuz Kevser Suresi soy üstünlüğü iddia edenlere, asalet taslayanlara, kendisini diğerinden üstün görenlere Rabbimizin verdiği kesin ihtardır'' dedi.

Erdoğan, Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından Ankara Arena Spor Salonu'nda düzenlenen Kutlu Doğum Haftası etkinliğinde, konuşmasına "Rahman ve rahim olan Allah'ın adıyla" diyerek başladı.

Başbakan Erdoğan, "Veladetinin miladi seneyi devriyesinde güzeller güzeline, Allah'ın sevgilisine, 'sen olmasaydın, alemleri yaratmazdım' hitabına mazhar olan, alemlere rahmet olarak gönderilen peygamberi zişan efendimize salat ve selam gönderiyorum. Onu görmenin, onu duymanın ve onun mübarek kokusunu teneffüs etmenin tarifsiz hazzını yaşayan ehlibeyte ve kutlu ashabına da Allah'ın selamı üzerlerine olsun diyorum. Bir kere daha kutlu doğuma, Habibullah'ın doğumunun seneyi devriyesine bizleri ulaştırdığı için Rabbime hamd ediyorum. Allah habibinin Hazreti Muhammed Mustafa sallahu aleyhi ve sellem efendimizin şefaatine bizleri nail eylesin. Rabbim iki cihanda da bizlerden rahmetini, nimetini esirgemesin, Hazreti peygamberin şanlı sancağı altında haşr olmayı nasip etsin" diye konuştu.

Kutlu doğumun anlamını her yıl Türkiye ve Dünyaya tekrar takrar hatırlatan ve gönül dünyalarını zenginleştiren Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez ve tüm ekibini tebrik eden Erdoğan, Hazreti Muhammed'in emin kişiliğiyle sade yaşantısıyla örnek davranışlarıyla edep ve hayasıyla yepyeni bir dünyanın yepyeni bir hayatın kapılarını açtığını söyledi.

Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:

"Resulü Ekrem efendimiz risaletiyle varlığa anlam kattı. Zamana ruh verdi. İnsanlara insanlıklarını hatırlattı. Kendinden sonra gelecek nesillere aydınlık oldu. O, zulmete yani karanlığa bir güneş gibi parladı. Kabuğu zift bağlamış, katran kesmiş yürekleri eritti. Bir taş kadar sertleşmiş kalpleri yumuşattı. Çöle dönmüş gönüllere adeta bir çağlayan gibi aktı. Onu öldürmek için gelenler onda dirilerek geri döndüler. Tıpkı Hazreti Ömer gibi. Ona ve İslam'a düşmanlık besleyenler onda hayat buldular. İnsana ait ne kadar kötü haslet varsa, husumet, kin, nefret, zulüm bütün o çirkin hasletler Hazreti Peygamber efendimizin ummanlar kadar engin yüreği karşısında kardeşliğe, dayanışmaya, merhamete, edebe ve hayaya buyurdu.

Hazreti Peygamber mahsundu, bütün mahsunların peygamberiydi. Hazreti Peygamber mazlumdu, bütün mazlumların peygamberiydi. Hazreti Peygamber edep timsaliydi, edebin peygamberiydi. Hazreti Nebi kahramandı, cesaretin peygamberiydi. Kararlıydı, kutlu direnişin peygamberiydi. Resulü ekrem insana ait değerli her ne varsa onu kalbinde ve hayatında, kendi benliğinde ve kendi ruhunda müşahhas hale getirmiş eşrefi mahlukatın en şereflisi, alemlere rahmet bir peygamberdi."

Hazreti Muhammed'in bir yetim ve öksüz olarak en çok da yetim ve öksüzlerin, çocukların peygamberi olduğunu ifade eden Erdoğan, ''Sadece arşın iki yanına asılmış küpeler olarak tarif ettiği Hasan ile Hüseyin'in değil, bütün çocukların sevgilisiydi. Çocukların başını okşamanın sadaka olduğunu ifade edecek kadar çocuklara inanmış bir peygamberdi'' dedi.

''Her türlü asabiyeti, ırkçılığı ayaklarının altına aldı''

Hazreti Muhammed'in, zenginin üstün, güçlünün haklı, zencinin ikinci sınıf olduğu, yoksul, mağdur, mazlum, yolda kalmış, kadın ve kölenin dışlandığı, ötelendiği, insanın aşağıların en aşağısına düştüğü bir çağda gönderildiğini belirten Erdoğan, ''Bizlere 'inananlar kardeştir' ilahi mesajını ilettiği kadar Müslümanların kardeşliğini hayatının her zerresine nakşetmiş, evet kardeşliğin peygamberiydi. Müslümanlar arasında kan bağı, soy bağı, akrabalık bağı kurmadı. Kuranlara müsaade etmedi. Her türlü asabiyeti, ırkçılığı ayaklarının altına aldı. İnsanları gönül bağıyla birbirine bağladı. Kuran-ı Kerim sevgisiyle, Allah aşkıyla kaynaştırdı'' diye konuştu.

Hucurat Suresi 13. ayetini okuyan Erdoğan, şöyle devam etti:

"(Ey insanlar şüphe yok ki biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık. Ve birbirinizi tanımanız için sizi boylara ve kabilelere ayırdık. Allah katında en onurlunuz takvada en üstün olanınızdır. Şüphesiz Allah hakkıyla bilen hakkıyla haberdar olandır) evet işte bu emirler doğrultusunda Hazreti Peygamber muhaciri ensara kardeş kıldı, Arabı Aceme kardeş eyledi. Hazreti Bilali Habeşi'yi kölelikten kurtarıp bize, bütün ümmetine hürmetle yad ettiğimiz, ismini her andığımızda Allah'ın selamını ilettiğimz bir efendi yaptı. Hazreti Peygamber Kuran-ı Kerim'de defalarca zikredilen bir annenin çocukları anlamına da gelen ümmet kavramıyla Müslümanlar arasında kardeşlik hukukunu tesis etti. Ashabını ve ümmetini aynı sofranın, aynı lokmanın, aynı mücadelenin, aynı sevincin ortağı yaptı. Zengini fakirin hamisi, zenciyi beyazın kader ortağı yaptı. Komşuyu komşuya neredeyse birbirlerinin mirasçısı olacak kadar yakınlaştırırken mümin ile mümini bir elin kenetlenmiş parmakları gibi, bir duvarın birbirine geçmiş tuğlaları gibi bir ve beraber gördü.''

"Rabbimizin verdiği kesin ihtardır"

Hazreti Muhammed'in oğullarının hiçbirinin uzun süre hayatta kalmadığını çocuk yaşlarında hakkın rahmetine kavuştuklarını anlatan Erdoğan, Hazreti peygamberin ehlibeyti amcasının oğlu Hazreti Ali ve kızı Hazreti Fatıma soyundan devam ettiğini hatırlattı. Erdoğan, cahillerin, Hazreti Peygambere oğlu olmadığı için "soyu devam etmemiş, soyu tamamlanmamış" diye hakaret ettiklerini ve Allah'ın Kevser suresini indirdiğini anlattı.

Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:

"(Biz sana kevseri verdik. Öyleyse Rabbin için namaz kıl ve kurban kes. Doğrusu sana buğzeden ebterin, yani soyu kesik olanın ta kendisidir) İşte bu ayetin rehberliğinde Hazreti Peygamberin şahsı manevisinde bugün karşı karşıya kaldığımız meseleleri tekrar tekrar düşünmek zorundayız. Kevser Suresi ırkçılığın kesin reddidir. Kevser Suresi asabiyetin reddidir. Her gün namazlarımızda okuduğumuz Kevser Suresi soy üstünlüğü iddia edenlere, asalet taslayanlara, kendisini diğerinden üstün görenlere Rabbimizin verdiği kesin ihtardır.

Oğullarıyla övünenler, soylarıyla böbürlenenler, mezarlardaki ölülerini dahi sayacak kadar kafataslarını ölçecek kadar aklını ve izanını kaybedenler aynı şekilde Kevser'i de kaybetmişlerdir. Bizler 780 bin kilometrekare üzerinde tıpkı dünya sathına yayılmış Müslümanlar, müminler gibi en önce Kevser Suresi'ni öğrenen, en önce çocuklarımıza Kevser suresini öğreten onu tekrar tekrar okuyan bir ümmetiz. Soy üstünlüğünü, asabiyeti kesinlikle reddeden bu sure bizim birbirimize nasıl bakmamız gerektiğini gösteren ölçüdür. Kendisini diğerinden üstün gören, kendi ırkını, kendi soyunu, kendi kavmini ve kabilesini diğerinden üstün gören veya üstte gören Kevser'i kaybetmiş, Hazreti Peygambere takdir edersiniz ki yüz çevirmiştir."

 

AA

13:12
 // tamam
Tamam dinimiz irkçiliği redediyor. Belli ülkelerin halki isimlerle adlandirilir. Bu isimler irk değildir. O ülkenin insanlarinin ortak adidir. Bu insanlar ayni tarihi ayni ortak dili ayni kültürü ayni gelenekleri paylaştiklari için ayni isimle adlandirilirlar. Türkiyede yaşayan türkmenler, yörükler, kipçaklar, tatarlar, kazaklar, kirgizlar, çerkezler, çeçenler, abhazlar, kabartaylar, gürcüler, azariler, boşnaklar, pomaklar, romanlar, araplar, bedeviler, kirmançiler, zazalar, boraniler, daha sayamadiğim birçok alt kimlik türk üst kimlik adini alarak millet olmuştur. Kazakistana bakalim orada yaşayan rus olsun kazak olsun türkmen olsun özbek ulsun kazak üst kimliğinde buluşmuşlardir. Diğer ülkelerdede durum aynidir. Arap ülkelernin kökeni aynidir, aralarinda başka kavimlerde vardir. Suudi arabistanlilara genelde arap denmez suud denir, suriyelilere arap dünyasinda suri denir, misirlilara misri denir. Kavim adi kullanilmaz. Millet farklidir kavim farklidir.millet o ülkede yaşayan kavimlerden oluşur. Kavimler birleşerek milletleşir. Dinimiz kavimciliği yasaklamiştir, milleti yasaklamamiştir. Milliyetçilik irkçilik değildir, milliyetçilik birleştirmedir. Kavimlerin birleşmesiyle milletleşme olur. Milletleşemeyen halklar ülkeler bir arada duramaz dağilir. Yurdumuzdaki bölücü hareketler ayni zamanda bir kavmiyet hareketidir. Dinimiz bunu rededer. Bu hareketleri desteklemek suçtur, günahtir dinimize aykiridir. Kavmiyet bölücülüğü yapanlara destek olmak, onlarla müzakere yapmak, onlari aklamak için yasalar yapmak dinimize aykiridir, yüce Allah bunun hesabini sorar. Allah yanlişa düşenleri, dinimizi siyasi görüşleri doğrultusunda yorumlayanlari islah etsin....
14 Nisan 2013 13:12
00:10
 // Ebterizm
Peki bu neyin kavgası, neyi paylaşamıyoruz. Klasik aynı kıble, aynı Kitap cümlelerini kurmayacağım. Bugün tv de Şoray Uzunyolda Manisayı belgesel yapmıştı. Şoray abi başlı başına tam bir spontane espri uzmanı. Manisanın örf adet geleneklerine baktım da, sanki doğu ve güneydoğuyu belgesel yapmış. Gelinin duvağı, eline yakılan kına, gelin anasının ağlaması, giyim kuşam, bütün ritüeller aynı. Peki biz neyin gayrılığını yapıyoruz....
14 Nisan 2013 00:10
GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler