YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Katliama seyirci kalmayın
Humus’taki saldırıda ABD’li gazeteci Maria Colvin ve Fransız muhabir Remi Ochlik öldü. Colvin “Bu katliamı seyretmeyin” demişti
Katliama seyirci kalmayın
23 Şubat 2012 / 08:25 Güncelleme: 23 Şubat 2012 / 08:29

ABD’li gazeteci Maria Colvin ile Fransız fotomuhabir Remi Ochlik, artık Suriye’den ‘bildiremiyor.’ Suriye’nin Humus kentindeki Bab Amro mahallesinde önceki gün bombalanan bir ev, dünya basınının iki büyük değerine mezar oldu. Kaldıkları eve isabet eden bombaları fark eden iki gazeteci can havliyle kendilerini binanın dışına atmaya çalıştıysa da roketler adres sormadı. Top ateşinde yaşama veda eden iki gazetecinin yanında bulunan bir diğer gazeteci ile bir foto muhabiri de binadan yaralı olarak çıkarıldı. Yaralılardan biri İngiliz fotoğrafçı Paul Conroy, diğeri ise Fransa’nın Le Figaro gazetesinden Edith Bouvier olarak açıklandı.

Sol gözü Sri Lanka ‘hatırası’

ABD’li Marie Colvin, İngiliz Sunday Times gazetesinde çalışıyordu. Suriye’nin Humus kenti, 50’li yaşlarındaki usta gazetecinin uzun ve başarılarla dolu kariyerinin son durağı oldu. Colvin’in, Humus’ta kaldığı eve dün bombalar isabet etmeye başladığında, bunun ‘hikâyenin sonu’ olabileceği aklının ucundan bile geçmedi belki de. Beşşar Esad’a bağlı güçlerin saçtığı dehşeti, ‘demokrasi ve özgürlük adına’ her gün kurşunlara hedef olan onlarca muhalifin sesini, haykırışlarını duyurmaya gelmişti onlar buraya. İşin ucunda ölüm olduğu gerçeğini elbette göze almışlardı. Zaten ölümün çok yakınından geçmişliği de vardı Colvin’in. 2001’de görev için gittiği Sri Lanka’da bir şarapnel, sol gözünü almıştı. O günden sonra hayatına sol gözündeki siyah bantla devam eden cesur gazeteci, İngiliz basınının tek temsilcisi olarak Humus’taydı.

Cesaret mi gösteriş mi

İki yıl önce basın şehitleri için düzenlenen bir törende, savaş muhabirliğinin zorluğunu şöyle anlatmıştı: “Yanmış evler. Sakat bedenler. Çocukları ve kocası için ağlayan kadınlar. Karısı, annesi, çocukları için ağlayan erkekler. Görevimiz savaşın dehşetini doğrulukla ve önyargısızca bildirmek. Sürekli kendimize ‘Alacağımız risk bu haber için değer mi’ diye sormak zorundayız. Hangisi cesaret, hangisi gösteriş? Savaş muhabirleri zor seçimler yapmak durumundadır. Bazen de en büyük bedeli öderler.” Meslektaşlarının anlattığına göre diğer gazeteciler bir haber için olay yerine gittiğinde Colvin’i çoktan hedefe varmış, bilgisayarına eğilip haberini yazmaya başlamış halde bulurdu. Eğer Colvin orada değilse, geriye tek bir ihtimal kalırdı: Colvin oradan az önce ayrılmıştı. Geçen yıl Arap Baharı Libya’yı etkisi altına aldığında Trablus’u ziyaret eden ilk grubun içindeydi Colvin ve Libya lideriyle ilk röportajı yapacak gazeteci olmayı garantilemişti. Balkanlardan ikinci intifadaya, Irak’tan Afganistan’a Colvin hep iş başındaydı. Son olarak Arap Baharı’nda, adeta devrim neredeyse, Colvin oradaydı. İki kez En İyi Yurtdışı Muhabiri olarak Britanya Basın Ödülü’nün sahibi olan Colvin, mesleğindeki cesaretinden ötürü Uluslararası Kadın Medya Kuruluşu ve Yabancı Basın Derneği tarafından da ‘yılın gazetecisi’ ödülüne layık görüldü. BBC belgeseli Arafat: Behind the Myth’i yazan ve prodüktörlüğünü yapan Colvin, İspanya iç savaşında da görev yapmıştı.

Devrime iz bıraktı

28 yaşında hayatını kaybeden Remi Ochlik, sekiz yıldır fotoğraf makinesiyle savaş alanlarındaydı. Haiti’de göreve başlamıştı Fransız gazeteci. Son dönemde ise Tunus, Mısır ve Libya devrimlerini sıcağı sıcağına takip etmişti. Libya devrimi sırasında ölümsüzleştirdiği bir kareyle henüz bu gencecik yaşında, geçen ay sahiplerini bulan dünya basınının en prestijli fotoğraf ödülü World Press’in de sahibi oldu. Fransa’nın Lorraine bölgesinde doğan Ochlik, Paris’te aldığı fotoğraf eğitiminin ardından hiç vakit kaybetmeden savaş bölgesinde göreve başlamak için makinesini kaptığı gibi Haiti’nin yolunu tuttu. 2004 yılında çıktığı bu yolculuk ona acemiliğini attırmış olsa gerek ki 2005’te, iki arkadaşıyla birlikte Paris’te kendi fotoğraf ajansı IP3 Press’i kurdu. 2008’de ise Demokratik Kongo Cumhuriyeti’ne giderek savaş muhabirliğine kaldığı yerden devam etti. 2010’da Haiti’ye geri dönen Ochlik, bu kez kolera salgınını ve devlet başkanlığı seçimlerini fotoğrafladı. Geçen yıl ise Tunus, Mısır ve Libya’ya giden Ochlik, Arap Baharı’nı adım adım takip etti... (Taraf)

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler