18 Ekim 2017 Çarşamba
  • Altın151,481
  • BIST106.991
  • Dolar3,6762
  • Euro4,3196
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin4,8356
  • İstanbul13 °C
  • Ankara2 °C
  • İzmir11 °C
  • Konya8 °C
  • Adana13 °C
  • Antalya16 °C
  • Diyarbakır10 °C
  • Bursa9 °C
  • Kayseri1 °C
  • Kocaeli5 °C
  • Şanlıurfa13 °C
  • Gaziantep14 °C
  • İçel19 °C
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
"Kasetle ilgili elimde ciddi raporlar var"
"Kasetle ilgili elimde ciddi raporlar var"
14 Mayıs 2010 08:33
Son günlerin en çok konuşulan ismi o... CHP eski Genel Başkanı Deniz Baykal Milliyet'ten Fikret Bila'ya önemli değerlendirmelerde bulundu...

CHP eski milletvekili Oya Araslı’nın annesinin cenaze törenine katıldıktan sonra, gazetecileri atlatan Deniz Baykal’ın nereye gittiği merak konusu oldu. Baykal’ın bulunamadığı 2.5 saat içinde soruşturmayı yürüten savcıyla buluştuğundan, Kemal Kılıçdaroğlu’yla bir araya geldiğine; Cumhurbaşkanı Abdullah Gül veya 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’i ziyaret ettiğine kadar değişik spekülasyonlar ortaya atıldı.

Baykal'a ulaşan Milliyet gazetesi Ankara Temsilcisi Fikret Bila hem bu soruyu sordu hem de kasetle ilgili biraz daha bilgi endinmeye çalıştı... İşte Baykal'ın Fikret Bila'ya anlattıkları...

(...)Başsağlığı ziyareti
Baykal’la evine döndükten sonra konuştum:
Gazetecileri atlatmanız merak uyandırdı. Önemli görüşmeler yaptığınız söylendi. Neredeydiniz? Kimlerle görüştünüz?
- Hepsi spekülasyon. Petek’in (danışmanı Petek Gürbüz) babasına başsağlığı ziyaretine gittik. Daha önce gidememiştim. Peşimizde gazeteci ordusuyla gitmek istemedim, belki insanlar rahatsız olurlar diye. Yanımda milletvekili arkadaşlarım ve özel kalemden arkadaşlar vardı.

Kemal Kılıçdaroğlu’yla görüştüğünüz de söylendi?
- Hayır, özel bir görüşmem olmadı. Cenazede karşılaştık. Özel bir konuşmamız olmadı.

‘Önce kaseti incelesinler’
İnternete verilen görüntülerle ilgili soruşturmayı yürüten savcının sizinle görüşmek istediği, sizin elinizdeki bilgi ve belgeleri veremeyeceğinizi ifade ettiğiniz de haberlerde yer aldı. Nasıl bir taleple karşılaştınız?
- Savcının benimle görüşmesi söz konusu değil. Arkadaşlarla görüşüp bir zemin yoklaması yapmış. Benimle istediğim bir yerde görüşme imkânının olup olmadığını sormuş. Arkadaşlar da bana ilettiler. Ben de süreci izlemekte olduğumu ifade ettim. Elbette gelişmelere bağlı olarak uygun noktada bir katkı yapma imkânı olursa, o zaman yaparım. Ondan önce soruşturmayı yürütenlerin yapması gereken işler var.
Ne gibi?
- Önce teknolojik olarak kaseti bir incelesinler. Tespit etsinler. Kasette ne gibi teknolojik işler yapılmış. nasıl oluşturulmuş, onu bir ortaya koysunlar. Kaseti bir teknolojik değerlendirmeye tabi tutsunlar. Olaya hangi ciddiyetle yaklaştıklarını bir görelim. Ondan sonrasını değerlendiririz.
TÜBİTAK’ın incelemekte olduğu yolunda haberler var?
- Bilmiyorum artık nasıl yaparlar? Orada ne ciddiyette inceleme yapılır? Bu kurumlarla ilgili daha önce ciddi tartışmalar olmuştu.

‘Bana ulaşan raporlar var’
Siz de elinizde bilgi ve belgeler olduğunu söylemiştiniz. Bu mahiyette bilgi ve belgelerden mi söz ediyorsunuz?
- Bana ulaşan raporlar var tabii. Bu işin uzmanı, çok ciddi kişi ve kurumlardan ulaşan raporlar var. Ciddi incelemeler yapmışlar. Bunlar zamanı gelince ortaya konulur.
Ne gibi kurumlar? Üniversitelerden veya adli tıptan gelen raporlar mı?
- Birçok ciddi kurumdan gelen raporlar var.

İkinci 12 Eylül
Yüksek Seçim Kurulu, referandum için 120 günü esas aldı ve tarihi 12 Eylül 2010 diye belirledi. Nasıl değerlendiriyorsunuz?
- Doğru bir karardır. Hüküm açık. Referandum hukuku, seçim hukukuna tabidir. Yüksek Seçim Kurulu da bu yönde karar verdi. Tabii 12 Eylül tarihi de ilginç oldu. Bakalım halk, ikinci 12 Eylül anayasasına evet diyecek mi?

İki madde
Anayasa Mahkemesi’ne başvuru yapacaksınız, Yüksek Mahkeme’nin kararı referandum tarihini etkiler mi?
- Tabii biz yürütmeyi durdurma talebinde de bulunuyoruz. Önce bu talebi karara bağlayacak. Eğer yürütmeyi durdurma yönünde karar alırsa, bu süreci etkiler. Örneğin tartışmalı iki maddenin (Anayasa Mahkemesi ve HSYK maddeleri) yürürlüğünü durdurursa, o zaman diğer maddeler için 12 Eylül’de anlamsız bir referandum yapılacak, o kadar masraf boşuna edilmiş olacak.

Siz sadece iki maddenin iptalini mi isteyeceksiniz?
- Esas olarak Anayasa Mahkemesi ile HSYK’nın yapısını düzenleyen iki maddenin iptalini isteyeceğiz. Bir maddeyle ilgili olarak da değerlendirmemiz olacak. Ayrıca tümüyle ilgili olarak da usul ihlali nedeniyle iptal talebimiz olacak.

‘Aynı noktadayım’
Arkadaşlarınızın size aday ismi getirmelerini beklediğinizi söylemiştiniz. Bu konuda yeni bir gelişme var mı?
- Hayır, yok. Ben aynı noktadayım. Arkadaşların araştırmalarını ve bana öneri getirmelerini bekliyorum.

Tekin: Baykal olmalı
En fazla delege sayısına sahip olan ve diğer illeri de sürükleyebilen İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin’le de dün görüştüm. Tekin, Baykal’ın yeniden aday olması gerektiğini savundu ve şöyle konuştu:
- Ben İstanbul’da 39 ilçe başkanıyla toplandım. Delege arkadaşlarla toplandık. Bu olay olmadan önce belki birkaç delege arkadaşım başka türlü oy vermeyi düşünebilirlerdi. Ama o toplantılarda firesiz karar aldık ve delegeler firesiz imza verdiler. Baykal’ın yeniden aday olmasını istiyorlar.

Sevigen (B) planımız yok
Baykal’ın dünkü ziyaretine eşlik eden Mehmet Sevigen de Gürsel Tekin gibi düşündüğünü ifade etti:
- Bizim (B) planımız yok. Deniz Bey yeniden genel başkan olmalı. Önümüzde referandum arkasından seçim var. Başka biriyle bir süreci aşamayız.

Üçlü formül
Ankara kulislerinde dün dillendirilen formüllerden biri de, Baykal’ın, Kemal Kılıçdaroğlu ve Gürsel Tekin’i genel merkeze alarak yola devam etmesiydi. Baykal’ın istifa etmeden önce Kılıçdaroğlu ve Tekin’i genel başkan yardımcıları olarak görevlendirmeyi düşündüğü, yeniden genel başkan olması halinde bu formülü hayata geçirebileceği dün yeniden dillendirildi. (Milliyet)

İktidarı suçlayacaksın.....
 // karatas
Dünyanın neresinde böyle bir mantık kurulabilir.İktidarı komplo kurmakla,kaset imal etmekle suçlayacaksın,sonra dönüp iktidara bu kaset sorumlularını bul diyeceksin.Elimde ciddi belgeler var diyeceksin,ama o bilgi ve belgeleri ne kamuoyuyla,ne adli makamlarla nede basınla paylaşmayacaksın.Bu kadar çelişki yumağı ifadelere düya kamuoyu "Deli Saçması"der.Aynen benim dediğim gibi....
14 Mayıs 2010 15:12
GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler