YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Kaset skandalı ile ilgili konuştu
Kaset skandalı ile ilgili konuştu
09 Mayıs 2011 14:13
Kaset siyaseti ile ilgili bir yorum da CHP genel Başkan Yardımcısı Süheyl Batum'dan geldi...

CHP Genel Başkan Yardımcısı Süheyl Batum, kaset ve dinleme olaylarının ''sistematik olduğunu'' ileri sürerek, ''AKP'nin, Türkiye'de siyaseti buraya getirdiğine inanıyorum'' dedi.

Batum, CHP milletvekili adaylarıyla Eskişehir'deki bir restoranda gazetecilerle kahvaltıda bir araya geldi.

Burada konuşan Batum, Türkiye'de yaşanan sorunların birbirine bağlı olduğunu düşündüklerini belirterek, ulusal ve yerel basının bunu çok iyi bildiğini kaydetti.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM) birçok kararında ''basın, toplumun bekçi köpeğidir'' diye ifade kullandığını anlatan Batum, şöyle konuştu:

''Bu, kötü anlamda kullanılmıyor. AİHM kararlarında: 'Toplumdaki bütün olumsuzlukları basın ortaya çıkarır. Örneğin eve bir hırsız veya tecavüzcü geldiğinde köpek bağırır, çağırır, insanları uyarır. Bu nedenle basın da böyledir' diyor. Siyasal, ekonomik, kültürel, bütün sorunların aynı zamanda medyanın haber alma ve haber verme özgürlüğüyle at başı gittiğini düşünüyoruz. O yüzden Genel Başkanımız Kılıçdaroğlu, sürekli 'basın üzerindeki sorunları çözeceğiz' diyor. Biliyoruz ki bunlar birbiriyle bağlantılı. Türkiye'nin üzerinde bir örtünün örtülmüş olduğunu düşünüyoruz.''

Batum, Türkiye'nin 52 yılda verdiği toplam cari açık miktarının 43.7 milyar dolar olduğuna değinerek, şöyle devam etti:

''Eskiden 3-5 milyar dolar cari açık olduğunda ciddi endişelere kapılırdık. 9 yılda verilen toplam cari açık 219.4 milyar dolar. Şimdi bunu bazıları 'rakamlar büyük, 800 milyar dolarlık milli gelire çıktık, doğaldır' diye yorumluyor. İhracat arttığında ithalatın da arttığını biliyoruz. Türkiye'de gazeteleri ve televizyonları açtığımda 'ihracat 100 milyar doları aştı' diye yazılar, yorumlar görüyorum. Peki ithalat ne kadar  Bundan bahseden kimse yok. İthalatın ne kadar önemli olduğunu ve cari açığın ne kadar önemli olduğunu biliriz. Bugün bu tartışma yok. Başbakanın tartışmaması da doğal ama reel ekonominin, bunları tartışmamasını inanılmaz buluyoruz.''

''2005'TEN SONRA KASETLER VE DİNLENMELER ÇIKMAYA BAŞLADI''

Batum, bir gazetecinin ''Bir partinin yöneticileri hakkında ses kasetleri ile gizli çekilmiş video görüntüleri internet sitelerinde yayımlanıyor. Bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz'' yönündeki sorusu şöyle yanıtladı:

''Kasetler sistematik, bilerek yapılan bir şeydir. Türkiye'de 2005 yılında Ceza Muhakemeleri Kanunu ile Polis Vazife ve Selahiyet Kanunu'nda gece yarısı değişiklik yaptı iktidar. 'Telekomünikasyon İletişim Başkanlığını tek başına Başbakan belirler' diye kanuna yazdılar. Türk hukukunda böyle bir işlem yok. Buna, Türkiye'de tüm haberleşmenin dinlemesi yetkisini verdi. O günden sonra -ki bu tesadüf değil- kasetler, bantlar ve dinlenmeler çıkmaya başladı. Bunlar orada, savcılar orada, yargı orada, kasetler ve internet siteleri ortada, kimden yayımlandığı ortada, nereden geldiği araştırıldığında bulunabilir. Hükümet işbaşında. Böyle bir rezillikle karşı karşıyayız. Kaset ve dinleme olaylarının tamamıyla sistematik olduğuna, AKP'nin, Türkiye'de siyaseti buraya getirdiğine inanıyorum.''

Başbakan Erdoğan'ın son konuşmalarına dikkat edildiğinde, işçiye, köylüye, emekliye yönelik bir vaatte bulunmadığının görüldüğünü, sadece Kılıçdaroğlu'na hakaret ettiğini ve ''o kasette o çıktı, bu kasette öbürü çıktı'' dediğini savunan Batum, şunları söyledi:

''Polisiye romanlarına bakarsanız, örneğin birisi öldürülmüşse sonunda bu olaydan en çok kim yararlanıyorsa suçlu da o çıkar. Kim yararlanıyor bu kaset vs. gibi şeylerden  Baktığınız zaman AKP yararlanıyor. İktidar orada. Hadi bul. Bu, AKP'nin toplumu şiddetle totaliter bir diktatörlüğe dönüştürme olayıdır. O zaman ne yaparsın  Seni, beni, onu korkutursun, korkutamadığını içeri attırırsın dinleyerek, yazmadığı kitaptan. Bir partiyi eğer çökertmeye yönelik bir plan yaptıysan tek tek onun hakkında da şeyler çıkartırsın. Bunu CHP hakkında da yapmak istediler zamanında ama CHP çok köklü ve dinamik bir yapı olduğu için herkes anlamasa da bundan bir şekilde daha güçlü olarak ortaya çıkmayı sağlayabildi. Yoksa istenen; aynen diğer partilere yapılanın bize de yapılıp CHP'yi bir şekilde kabul edilebilir bir seviyede tutulmasıydı.'' (AA)

Hırsızın Suçu
 // hasan
Trajikomik bir durum, yapılan namussuzluğu görmeden, namussuzca namussuzluğu savunuyorlar. Vah ülkem vah bunlar es kaza iktidara gelseler ülkenin halini düşünemiyorum. Tam Nasrettin Hocalık durum hırsızın (namussuzun) hiç mi? suçu yok....
09 Mayıs 2011 14:19
GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler