YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Kararın perde arkası!
Ergenekon Savcısı Zekeriya Öz yeni HSYK tarafından İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekilliği’ne atandı. Yeni görevi bir terfi olmasına rağmen “özel yetkilerini” kaybeden Öz, soruşturmada bütün dosyalarını devredecek...
Kararın perde arkası!
31 Mart 2011 / 07:26 Güncelleme: 31 Mart 2011 / 08:31

12 Eylül referandumu öncesi görevde bulunan eski HSYK tarafından defalarca görevden alınmak istenen ancak Adalet Bakanlığı’nın kararnameyi kilitlemesiyle görevini sürdürebilen Ergenekon Savcısı Zekeriya Öz’ün yetkileri, Adalet Bakanlığı’na yakın isimlerden oluşan yeni HSYK tarafından kaldırıldı. HSYK dün açıkladığı 128 kişilik başsavcı kararnamesinde, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından da örtülü biçimde eleştirilen Öz’ü terfi ettirerek İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekilliği’ne atadı, ancak özel yetki vermedi.

HSYK Birinci Dairesi, Özel Yetkili Başsavcıvekili Turan Çolakkadı’yı İstanbul Başsavcılığı’na, Öz’le birlikte 2007’den bu yana Ergenekon soruşturmasını yürüten Fikret Seçen ile Ercan Şafak’ı da başsavcıvekilliğine getirdi.

HSYK, 3 Ergenekon savcısından Seçen’i, Çolakkadı’nın yerine özel yetkili başsavcıvekili olarak belirledi. Böylece Öz ile Şafak, adli suçlara bakan Sultanahmet Adliyesi’ndeki İstanbul Başsavcılığı bünyesinde görevli başsavcıvekilleri olarak kaldı.

‘Daha titiz ve kıdemli’

Kararnamede, bu 3 savcıdan hangisinin Çolakkadı’nın yerine özel yetkili olacağı ve Ergenekon dahil anayasal düzene karşı işlenen suçlarla ilgili dosyaları koordine edeceği bilgisi yer almadı. Ancak kararnamede belirtilmemesine rağmen, HSYK’nın, yetkilerle ilgili de oylama yaptığı, Çolakkadı’nın yerine “daha titiz ve kıdemli” olduğu gerekçesiyle Seçen’in özel yetkili başsavcıvekili olarak belirlendiği anlaşıldı.

2’ye karşı 5 oyla

Öz ile ilgili kararın 2’ye karşı 5 oyla, diğer tüm isimlerle ilgili kararların oybirliğiyle alındığı öğrenildi. 2 üye son tartışmaların ardından yapılacak görevlendirmenin “yanlış değerlendirileceğini” belirttiği, diğer 5 üyenin ise Öz’ün disiplin ve benzeri bir cezasının bulunmadığını ve terfi ettirildiğini savundu. Kararda, Öz’ün son tartışmalarla yıpranması, isminin sürekli tartışma konusu yapılmasının etkili olduğu bildirildi.

‘İlelebet kalamazdı’

HSYK Birinci Daire Başkanı İbrahim Okur, Öz’ün atanması konusunda şunları söyledi:
“Eski HSYK’nın yapmaya çalıştığı şuydu; Ergenekon’a karışan bütün hâkimlerin, savcıların bir biçimde oradan alınmasını istiyordu. Yani 12 kişinin. Oysa şu anda bu HSYK’nın yaptığı öyle değil. 7 savcı yürütüyor bu soruşturmayı. Üç savcı başsavcıvekili atandı, dördü görevlerinin başındalar. Bu üç arkadaşı başsavcıvekilliğine aldık. Bir tanesini, Fikret Seçen’i, Ergenekon’a Zekeriya Öz kadar emeği geçen bu arkadaşı da özel yetkili atadık. Ben önerdim. İlelebet orada görev yapması söz konusu olmazdı. Son olaylarla da ilgisi yok. Terfi etti.”

‘Beklemiyordum, sürpriz oldu’

Savcı Zekeriya Öz atama konusunda, “Herhangi bir talebim olmadı. Bu kararı beklemiyordum. Sürpriz oldu. Yorgundum ameliyat olacaktım bir türlü vakit de bulamıyordum. Daha önce Tuzla’ya göndermeye de çalışmışlardı, o zaman olmamıştı” dedi. Savcı Öz, Çolakkadı’nın açıklama yaptığı toplantıda sorular üzerine, “Her savcı yaptığı soruşturmanın hukuki olarak sorumludur. Devlette devamlılık esastır. Soruşturmalar kişiyle değil dosya ile bağlıdır. Şahsımızla alakalı değil, kişiselleştirilemez” diye konuştu. Fikret Seçen ise yorum yapmadı ve yeni göreviyle ilgili tebrikleri kabul etti.

Arkadaşları Öz’e ‘Yavuz’ lakabı verdi

Ergenekon soruşturmasını yürüten Cumhuriyet Savcısı Zekeriya Öz’ün bilinmeyen yönleri, ilk kez 2008 yılında Tempo dergisi tarafından yayımlanmıştı. “Ergenekon’un yavuz savcısı” başlığıyla yayımlanan haberde, Öz’ü tanıyanlarla görüşülmüştü. Çok çocuklu Bulgaristan göçmeni bir ailenin tek oğlu olarak 1968’de dünyaya gelen ve üniversite yıllarında dahi hırdavat satarak geçimini sağlayan Öz hakkında şu ifadeler yer almıştı:

“Okul arkadaşları arasında ‘yavuz’ lakabıyla anılan Öz’ün ailesi hırdavat, küçük ev ve el eşyaları, mevsimlik giyecekler satarak geçimini sağlıyor. Lise bitince, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne 15669 numarayla kaydoluyor.
1997’de avukatlığa başlayan, hakim ve savcılık sınavlarını kazandıktan sonra ilk görev yeri olarak Bitlis Mutki’ye giden Öz, Balıkesir Bigadiç’teki tüm sokak köpeklerini toplatıyor. Dönemin Vergi Dairesi Müdürü’ne bohçacı kadınların vergi mükellefi olup olmadıklarını soruyor. Bu konuda soruşturma bile açtırıyor.”

Seçen, Dink cinayeti ve casusluğu soruşturdu

İstanbul Hukuk Fakültesi’nden 1990 yılında mezun olan Fikret Seçen, Sakarya, Gölpazarı ve Kaynarca’da savcılık yaptı. Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nde müfettiş olarak daçalışan Seçen, 2005’te Beşiktaş’taki İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Vekilliği emrine atandı. Seçen terör örgütleri, mafya yapılanmaları ve uyuşturucu ticareti yapan örgütlere ilişkin birçok kritik soruşturmalar yürüttü.

Seçen, Hrant Dink’in suikastıyla ilgili soruşturmayı yürütüp iddianameyi hazırlayan iki savcıdan biri oldu. Ergenekon soruşturmasında görevliyken Gölcük Donanma Komutanlığı’na ilişkin “fuhuş ve şantaj” soruşturmasını da başlattı. Soruşturma sürecinde olayın “askeri casusluk” boyutuna ulaştığı tespit edildi.

Seçen “Kokain baronu” olduğu iddia edilen Mahmut Çelik’le telefon görüşmeleri tespit edilen Dink davasının görüldüğü İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nin eski başkanı Erkan Canak hakkında da dosya hazırlayıp bakanlığa göndermişti.

Çolakkadı savcılığı sonradan seçti

İstanbul’un yeni Başsavcısı Turan Çolakkadı ise daha önce verdiği bir röportajda kendisini şöyle anlatmıştı:

“Kahramanmaraş ili Andırın ilçesinin Köleli köyünde 1954 yılında doğdum. 6 kardeşiz... İlkokulu köyde okudum. Orta öğrenimi Kahramanmaraş’ta tamamladım ve Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirdim. Elazığ’da önce kaymakamlık stajı yaptım. Sonra meslek değiştirerek savcılık stajı yaptım ve savcı oldum. Eşim Elazığlı’dır. 3 erkek çocuğumuz var... Uzun yıllar Anadolu’da muhtelif şehirlerde çalıştıktan sonra 1993’te İstanbul’a atandım. İstanbul Adliyesi’nde 1996 yılına kadar çalıştım ve Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Savcılığı’na atandım. Bu mahkemeler kapandıktan sonra yerine kurulan İstanbul Özel Yetkili Ağır Ceza mahkemelerinde Başsavcı Vekili olarak görev yapmaktayım...”

Kararname ile Sincan’a ayar

Ergenekon savcılarının damgasını vurduğu kararnamede, farklı kritik görevlendirmeler de oldu. Kararnamede, Adalet Bakanlığı bürokratı ya da müfettişi 33 ismin başta Ankara olmak üzere kritik adliyelerde görevlendirilmesi dikkati çekti.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın verdiği takipsizlik kararlarına yapılan itirazları değerlendiren Sincan Adliyesi’ne, bakanlıkta görevli üç isim atandı. Adalet Başmüfettişleri Vedat Yılmaz, Tuncay Öztürk Sincan Hâkimliği’ne, Adalet Müfettişi Alican Karakaş Sincan Savcılığı’na atandı. Bunlardan biri, Osman Kaçmaz’dan boşalan Sincan 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görevlendirilecek.

Erzurum savcıları da atandı

Eski Erzincan Başsavcısı İlhan Cihaner’in tutuklandığı dönemde, Erzincan Başsavcılığı’nda arama yapılmasına ilişkin kararda etkili olan isimlerden Erzurum Başsavcıvekili Tarık Gür, geçen yıl sürpriz biçimde Ünye Başsavcılığı’na atanmıştı. Gür, dünkü kararnameyle Kastamonu Başsavcılığı’na getirildi. Gür’le birlikte Cihaner kararlarında etkili olan Erzurum Başsavcısı Sinan Kuş Balıkesir Başsavcılığı’na atandı.
Kayseri Büyükşehir Belediyesi’ndeki yolsuzluk iddialarına karşı açıklama yapmak zorunda kalan Başsavcı Mehmet Siyasi Başok da Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’na getirildi.

HSYK üyelerine terfi

HSYK’nın yedek üyeleri arasında yer alan Ankara Savcısı Harun Kodalak da Ankara Başsavcıvekilliği’ne getirildi. Kodalak, Almanya’nın Deniz Feneri davası kapsamında istediği adli yardım nedeniyle başlatılan soruşturmayı yürüten ekipte yer almış, MİT, emniyet ve TİB yetkilileri hakkındaki telekulak soruşturmasını takipsizlikle sonuçlandırmıştı. HSYK yedek üyelerinden Celal Avar da Üsküdar Savcılığı görevinden Üsküdar Başsavcıvekilliği’ne atandı.

Öz’ün iddianame ve soruşturmaları

Bu kararla, Öz’ün özel yetkileri kalkmış oldu. Öz, İstanbul Başsavcıvekili sıfatıyla, adli soruşturmaların koordinasyonu ya da idari işlerle görevlendirilecek. Öz’ün, yürütmekte olduğu bütün soruşturma dosyalarını da devretmesi gerekecek.
Yaklaşık 4 yıldır devam eden Ergenekon soruşturmalarıyla adı sık sık gündeme gelen Savcı Zekeriya Öz, Ergenekon soruşturması kapsamında hazırlanan 16 iddianamenin 8’ine imza attı. Zekeriya Öz tarafından hazırlanan iddianameler şöyle:
-  Birinci, ikinci ve üçüncü Ergenekon iddianamesi, İrtica ile Mücadele Eylem Planı iddianamesi, Ergenekon davası sanığı emekli Tuğgeneral Levent Tuğgeneral Levent Ersöz’e suikast iddianamesi, avukat Yusuf Erikel’in sanık olduğu dezenformasyon iddianamesi, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği ve Çağdaş Eğitim Vakfı yöneticileri hakkında hazırlanan iddianame.

Savcı Öz tarafından yürütülen ve halen devam eden, ancak bu atamayla devretmek zorunda kalacağı soruşturmalar şöyle:

-  Genelkurmay Başkanlığı’na ait internet sitelerinde hükümet aleyhine kara propaganda yapıldığı iddialarına ilişkin soruşturma.
-  CHP eski Genel Başkanı Deniz Baykal ve eski Adalet Bakanı Seyfi Oktay’ın da adının geçtiği “yargıyı etkilemeye teşebbüs edildiği” iddiası ile yürütülen soruşturma.
-  Jandarma Genel Komutanlığı’nda 2002-2004 arasında örtülü ödenekten yapılan harcamalara ilişkin yürütülen soruşturma.
-  2001’de dolandırıcılık iddiasıyla gözaltına alındığında emniyetteki ifadesiyle Ergenekon soruşturmasının temelini oluşturan firari şüpheli Tuncay Güney hakkındaki soruşturma.
-  Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a suikast iddialarına ilişkin emekli Orgeneral Çevik Bir ve eski MİT yöneticisi Nuri Gündeş hakkında yürütülen soruşturma.
-  Milliyet muhabiri Nedim Şener, Odatv’nin sahibi Soner Yalçın ile gazeteci Ahmet Şık’ın da aramlarında bulunduğu gazetecilere yönelik soruşturma.
-  Malatya Zirve Yayınevi katlimanın Ergenekon bağlantılarına dair yürütülen soruşturma.

İktidar ve muhalefetten farklı yorumlar geldi

Siyasiler, Zekeriya Öz’ün, İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekilliği’ne atanarak, özel yetkilerinin alınması konusunda Başbakan Erdoğan “Yargının işine karışamayız” dedi. Kararla ilgili yorumlar şöyle:

Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek: Hükümet kendi işine bakar, yargı kendi işine bakar, yargının yaptığı işle ilgili sorulması gereken bir soru varsa, yorumlanması gereken bir konu varsa yine yargıya sorun.
Devlet Bakanı Hayati Yazıcı: Hayırlı olsun. Bu, savcılar açısından terfidir. Artısı, eksisi var. İnşallah sürece zarar vermez.
Devlet Bakanı Faruk Çelik: Karar siyasetin konusu değil, HSYK’nın tasarrufudur. Sürecin hukuki olmasını istiyoruz.
TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu: Bunu bir nöbet değişikliği olarak görmek lazım. Ancak, bunlar çok önemli çok özel davalar. Kazanılan tecrübelerden istifade edilmezse belki böyle bir zarar olur bu tür değişikliklerde.
Ak Parti Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ: Karar yanlıştır. Eğer HSYK görev süresi dolmamışsa, mazereti veya kendi talebi yoksa, bir disiplin soruşturması yoksa, görev süresi dolmamışsa, talep olmaksızın görevini değiştirmeleri yanlış olmuştur.
Ak Parti Milletvekili Vahit Erdem: HSYK böyle bir karar verdi. Bize bir şey demek düşmez.

CHP Manisa Milletvekili Şahin Mengü: Yerinde bir karar, ancak geç kalmış bir karardır. Görevden almadır, terfi değildir. Geç kalmış bir görevden almadır.
BDP Grup Başkanvekili Bengi Yıldız: Şaşırılacak bir durum yok. Sürecin bu noktaya geleceğini herkes biliyor görüyordu. Yargının siyasallaştığını, AKP’lileştiğini aklı başında herkes görüyor. (Milliyet)

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler