YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
"Kanunlar, emir-komuta zinciri içinde çiğnendi"
Emekli askeri hakim Kardaş: Hangi askerî savcı, karargâha yönelik soruşturma yapabilir?
"Kanunlar, emir-komuta zinciri içinde çiğnendi"
25 Haziran 2009 / 08:48 Güncelleme: 25 Haziran 2009 / 00:00

Ergenekon tutuklusu emekli Albay Levent Göktaş'ın avukatının bürosunda bulunan, millete ve hükümete komplo planlarının yer aldığı belgeyle ilgili Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından başlatılan soruşturma dün tamamlandı. Genelkurmay Askerî Savcılığı, Taraf Gazetesi'nin 12 Haziran'da yayımladığı haber üzerine başlattığı soruşturma sonucunda tartışılacak bir karar verdi.


Jandarma, Emniyet ve Adlî Tıp'ın raporlarındaki tespitleri dikkate almayan savcılık, imzanın Albay Dursun Çiçek'e ait olup olmadığına dair herhangi bir delil bulamadığını kaydetti. Kirli planı içeren belgeyi ise 'fotokopi' gerekçesiyle yok saydı. Savcılık, başta TUBİTAK raporu olmak üzere, Albay Çiçek aleyhine hiçbir delili önemsemedi. Açıklamada, 'belgenin Genelkurmay Başkanlığı'nda hazırlanmadığı, gerek elektronik ortamda, gerekse yazılı kayıtlarda böyle bir belgeye rastlanılmadığı' belirtildi. Açıklamanın sonunda, "Belgenin hazırlanması ve herhangi bir kişiye verildiğine ilişkin şüpheli (Albay Çiçek) hakkında delil bulunmadığından, soruşturma konusu olay ve Çiçek ile ilgili itiraz yolu açık olmak üzere kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir." denildi.


Söz konusu karar başta hukukçular olmak üzere, aydınların tepkisini çekti. Olayın bu şekilde örtbas edilemeyeceği vurgulanırken, yargı sürecinin devam edeceğine işaret ediliyor. Eleştirilerin odağın- da ise yargıdaki çift başlılık yer alıyor. Askerî savcılığın kararının kesinmiş gibi sunulamayacağı vurgulanıyor.


Genelkurmay Başkanlığı Askerî Savcılığı, Türkiye'yi sarsan 'kirli tezgâh'la ilgili incelemesini tamamladı. Belgenin, Genelkurmay Başkanlığı Karargâhı'nda düzenlenmediğinin tespit edildiğini, böyle bir belgeyle ilgili olarak gerek elektronik ortamda gerekse yazılı kayıtlarda herhangi bilgi, belge, emir veya emareye rastlanılmadığını bildirdi. Planın altındaki imzanın Albay Dursun Çiçek'e ait olduğunu belirten Jandarma ve Emniyet kriminal raporlarını yeterli görmeyen askerî savcılık, soruşturma dosyasını kapattı.


Dün konuyla ilgili yazılı bir açıklama yapan askerî savcılık, Taraf gazetesinin 12 Haziran'da yayımladığı 'AKP ve Gülen'i bitirme planı' bışlıklı haberde, Genelkurmay Harekat Başkanlığı 3. Destek Şube Müdürlüğü'nde hazırlandığı iddia edilen ve Deniz Piyade Kurmay Albay Dursun Çiçek imzalı 'İrticayla Mücadele Eylem Planı'nın yer aldığını hatırlattı. Genelkurmay Başkanlığı'nca aynı gün verdiği emir uyarınca soruşturma açıldığını belirten savcılık, belgenin Genelkurmay Başkanlığı'nda hazırlanmadığını ve böyle bir belgenin mevcut olmadığını kaydetti. Aslı bulunmayan fotokopi belgenin 4. sayfasındaki imzanın, şüpheli Deniz Piyade Kurmay Albay Dursun Çiçek'e ait olduğuna, bu belgenin hazırlanması ve herhangi bir kişiye verildiğine ilişkin delil bulunmadığından kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi. Askerî Savcılık, yayımlanan belgenin aslının mevcut olmaması nedeniyle bu belgenin hangi amaçla kim veya kimler tarafından üretildiği, üretenlerin amaçları, özellikle Türk Silahlı Kuvvetleri'nin hedef alınıp alınmadığı ve belgenin Taraf Gazetesi muhabirine ulaştırılmasıyla yayımlanması hakkında adliye mahkemelerinin görevli ve yetkili oldukları anlaşıldığından, itiraz yolu açık olmak üzere Genelkurmay Başkanlığı Askerî Savcılığı'nın görevsizliğine, soruşturma dosyasının gereğinin takdir ve ifası için görevli ve yetkili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmesine karar verdi.


Hukukçular karara tepkili: Eylem planı örtbas edilemez


Emekli Tuğgeneral Nursafa Pandar:


Adlî yargı, devam eder


Asker kişiler askerî mahalde suç işlediği takdirde görev askerî yargıya aittir. Arkadaşlarımız bunu araştırmıştır. Askerî yargı görev alanına giren bölümle ilgili karar vermiştir. Adlî yargı, kaldığı yerden devam eder. Adlî makamlar, görevleri gereği çalışmalarını sürdürecek. Delil bulunmamış olması soruşturmanın bittiği anlamına gelmiyor. Avukatın bürosunda bulunduğu için pek tabii ki fotokopisi bulunacak. Karar kesin değil, yeni bir delil olduğu zaman soruşturma yeniden başlayabilir.


Eski Cumhuriyet Savcısı Gültekin Avcı:


Savcının kararı skandaldır


Askerî savcılığın 'kirli tezgâh' ile ilgili üç kriminal laboratuvarın tanzim ettiği raporu görmezden gelerek takipsizlik kararı vermesi skandaldır. Çünkü savcılar, bu tür teknik takip gerektiren konularda kendi yetkilerini aşamazlar. Savcının yetkilerini, görevini ve statüsünü zorlayarak subjektif bir karar verdiğini görüyoruz. Böyle bir hukukî uygulama dünyanın hiçbir yerinde olmaz. Burada kanununlar açıkça emir komuta zinciri içinde çiğnenmiştir.


Emekli Askerî Hakim Ümit Kardaş:


İmza farklılığı araştırılmalı


Zaten böyle olacağı açık ve netti. Şaşırmadım. İstanbul Başsavcılığı, Ergenekon'la bağlantısını tespit ederse, soruşturmayı yürütebilir. İş sadece imza tahlili yapmakla bitmiyor. İmza farklılıkları var, onun üzerinde durulmalıydı. Askerî savcının statüsü nedeniyle belgenin üzerine gidilemeyeceği belliydi. Hangi askerî savcı, karargâha yönelik soruşturma yapabilir? Bilgisayar ortamında hangi teknikler yapıldı da ulaşılamadı? İstanbul Başsavcılığı, Özden Örnek günlüklerinin Genelkurmay'ın bilgisayarından çıktığını tespit etmişti.


Emekli Cumhuriyet Savcısı Ahmet Gündel:


Askerî yargı taraftır


Askerî savcılık, albayın lehine olan delilleri değerlendirmiş. Ortada imzanın Albay Çiçek'e ait olup olmadığına dair üç tane rapor var. Üç raporun müşterek yanı, Çiçek'in geçmişte kullandığı samimi imzalarıyla suça konu belgedeki imza arasında benzerlik olduğudur. Belgenin sahteliğiyle ilgili değerlendirmelerin Yargıtay kararlarına dayandırılması yanıltıcı. Ayrıca askerî savcılık, taraf olan bir mercinin birimidir.


Hukukun Üstünlüğü Derneği Başkanı Süleyman Arslan:


Karar, vicdanları tatmin etmedi


Askerî savcılığın kendi yetki sahasında olmayan bir konuda soruşturma yapması hatalıydı. Bu olay, sivil yargıda devam etmesi gereken bir konu. Çünkü demokrasiye karşı yapılmış bir durum var. Kamuoyu, verilen bu yanlış kararla yanıltılmaktadır. Böyle bir karar, vicdanları tatmin etmemektedir. Bu duruma itiraz edilmesi gerekiyor. Olayın takibini yapanlar daha hassas hareket etmeli.


Mustafa Karaalıoğlu:


Hukukun yazı turası olmaz


Hiçbir ülkede hukuk bu kadar piyango olmaz. Sonuç öyle mi böyle mi diye yazı tura olmaz. Bunlar yargının devletten bağımsız olamayışını gösteriyor. Askerî savcılık soruları cevaplamıyor. Karar beklendiği, yani Genelkurmay Başkanı'nın da reddettiği gibi. "Belgenin bizim ve albayımızla alakası yoktur. Kim üretmiş bilmiyoruz. Bu belge nasıl oldu biz de merak ediyoruz, adli savcılık araştırsın." diyor.


Adalet ve Hukuk Derneği Başkanı Ayhan Gültekin:


Karar yok sayılmalı


Konunun askerî mahkemede olması hata. Bu durum Avrupa Birliği'ne ve anayasamıza aykırı. Hukukun üstünlüğüne aykırı bu uygulama yok sayılmalı. Ergenekon adı verilen davanın savcıları bu işin üzerine gitmeli. Yani cumhuriyet savcıları Albay Dursun Çiçek'le ilgili açılan dosyanın devamını getirmeli ve Çiçek'in ifadesi alınmalı. Bu belge ve bilgiler Ergenekon dosyasının içinde ek delil olarak yer almalı.


Alper Görmüş:


Halk, kapsamlı soruşturma bekliyor


Hükümeti devirmek için plan yapma suçu askerî ceza kanununda yazılı değil ki. Esas usule ilişkin soruşturmayı sivil savcılık yürütebilir. Geldiğimiz aşamada bunu görü-yoruz. Askerî savcılık, 'belgeye ilişkin tartışmayı bitirdim' diyerek sivil savcının yetkisini tarif ediyor. Buna askerî savcılığın hakkı yok. Çok geniş ve kapsamlı bir soruşturma yapılmalı. Kamuoyu vicdanı bunu istiyor.


Avukat Engin Cirmen:


Bağımlı yargının kararları şüphe uyandırır


Avukat Engin Cirmen: Eğer bir yerde yargı bağımlıysa onun verdiği bütün kararlara şüpheyle bakıyoruz. Askerî yargıda toptan olarak bağımsız olmama hali çok büyük. Dolayısıyla güven meselesi var. Verilen bu karar İstanbul Başsavcılığı'nı bağlamaz. Kesin hüküm değildir. Bundan sonra sivil yargı devam edecektir. Bu belge Ergenekon soruşturmasında elde edilen bir belgedir.


Hasan Celal Güzel:


Bu, politik bir karar


Bu kararın politik olarak verildiğini düşünüyorum. Zaten askerî savcılığın buna el koyması baştan beri doğru değildi. Bu belgenin doğruluğunun ortaya çıkması Türk Silahlı Kuvvetleri'nin isteyeceği bir sonuç değildi. Dolayısıyla sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için askerî savcılığın çalışması yeterli olmaz. Takipsizlik kararının verilmesi, işin içinde başka şeylerin olduğu şüphesini artırıyor.


Emekli Askeri Hakim Albay Faik Tarımcıoğlu:


Savcı, takipsizlik gibi görevsizlik kararı verdi


Takipsizlik gibi algılanacak görevsizlik kararı var ortada. Genelkurmay'ın kararını doğru bulmadım. Dosya Ergenekon soruşturmasına eklenir. Darbe günlükleri, Danıştay cinayeti, yeraltından çıkan cephaneler gösteriyor ki bir darbe hazırlığı var. Eylem planı da bu hazırlıkların son hali. Fotokopiydi, sahteydi demek insanları oyalamaktan başka bir şey değil.


Bülent Orakoğlu:


Belgenin arkasında Ergenekon var


Dikkat ederseniz, Ergenekon sanıklarının hepsi TSK'ya bir operasyon yapıldığını savunuyorlar. TSK'nın içinde cuntalar geçmiş dönemde oldu, bugün de var. Ortaya çıkan belgenin ardında da Ergenekon vardır. Bu cunta ile Ergenekon'un da çok ciddi irtibatının olduğunun işaretleridir bütün bu belge ve bilgiler. Ergenekon soruşturmasını yürüten savcılar olayın kendisini çözecektir.


Zaman

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler