YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Kahve kanser kalkanı
Prof. Dr. Erkan Topuz bilimsel araştırmalarla kahvenin DNA ve kansere etkisinin doğrulandığını açıkladı. Topuz'a göre düzenli kahve içenlerde kanser riski yüzde 13 azalıyor...
Kahve kanser kalkanı
01 Temmuz 2012 / 09:57 Güncelleme: 01 Temmuz 2012 / 09:57

Çağımızın kâbusu kanserden korunmanın en etkili yollarını sıralayan Prof. Dr. Topuz, "Günde 1-3 fincan kahvenin hastalık riskini yüzde 13 azalttığı görülmüştür. Ayrıca yapılan son çalışmalarda çileğin kanser genini tamamen değiştirdiği, böğürtlenin ise kanser ve tümör hücrelerinin gelişmesini engellediği ortaya çıkmıştır" dedi

GİRİŞ
Kanserin en büyük savaşçılarından Prof. Dr. Erkan Topuz en yeni çalışmaları, SABAH okurları için derledi. Kanserden korunma yolları, tedavide en etkin yöntemler konusunda büyük ipuçları hazırladı. Her biri dünyanın en saygın verilerine dayanıyor. Hayatımıza kanseri davet eden küçük hatalarımız var; kanser hücreleri neden şekeri seviyor, kanser yapan moda diyetler, hangi tetkikler kansere neden oluyor? Alışkanlıklarımız nedeniyle büyüyen kanseri mutfağımızda yapacağımız değişikliklerle önleyebiliriz. Kanserde ilaç gibi etkili meyve kürleri neler, kahve nasıl mucizevi etki yaratıyor. Tüm bilinmeyenleri ve ipuçlarıyla kanser dosyası bu hafta SABAH'ta...

Prof. Dr. Erkan Topuz, kanserden korunmanın en kolay ve etkili yollarını gösteriyor. İşte Topuz'un önerileri:
 2011'deki çalışmada kahvenin DNA ve kanser ile ilgili etkisi doğrulanmıştır. Araştırmacılar, düzenli kahve içenlerin yüzde 13 oranında kanser riskini azalttığı görülmüştür. Ayrıca prostat, meme, kolorektal, farenks, özofagus, hepataselüler, pankreas, mesane ve endometrium kanserlerinde koruyucu bir etkiye sahip olduğu vurgulanmaktadır.
 Uzun vadede kahve içmek, kalp ve damar hastalıklarında ölüm riskini kesmektedir. 41 bin kadın üzerinde yapılan 15 yıllık bir çalışmada, günlük kahve alımı 1-3 fincan tüketmek, kalp ve damar hastalıklarında ölüm riskini yüzde 24 oranında düşürdüğü gösterilmiştir. Ayrıca düzenli kahve tüketiminin gelişmiş inflamasyon, HDL kolestrol ve koroner kalsifikasyonu azalttığı son fare çalışmalarında gösterilmiştir.

GÜNDE YARIM KİLO ÇİLEK
Yapılan son çalışmalarda çileğin kanser genini tamamen değiştirdiği kanıtlanmıştır. Amerika'da yapılan havyan deneylerinde böğürtlenin kanser ve tümör hücrelerinin gelişmesini engellediği, hatta küçülttüğü yönünde veriler elde edilmiştir. Ellagik asit, böğürtlen dışında çilek, üzüm ve ahudududa da bulunur. Günlük olarak bir avuç böğürtlen tüketilmesinde fayda vardır. Günde yarım kilo çilek yenilerek kür yapılabilir. Ancak gerçek hormonsuz çilek olduğuna dikkat etmeniz gerekli. Böğürtlen hasadı yaz ortası ve sonbahar başında yapılır. Yılın diğer zamanlarında şurubu veya marmelatı yapılıp saklanarak tüketilebilir. Böğürtlenin diğer bir özelliği derin dondurucuda saklanabilen bir meyve olmasıdır. Böğürtlenin sadece meyvesi değil yaprağı ve kökü de kansere karşı etkilidir. Böğürtlen yaprakları, kurutularak kışın çay olarak içilebilir.

ANSERDE MUCİZE ÇOK OLUR
Böğürtlenin faydalı bir etki yaratması için yılda birkaç defa yemenin gerekli olduğu ve sürekli tüketilmesi tavsiye ediliyor. Ayrıca da şu böğürtlen şurubu tarifi öneriliyor: Böğürtlen mevsiminde alınıp ezilerek bir süre kaynatılır. Pekmez haline gelmeden sıvı olarak şişelenir. Kesinlikle şeker katılmaz. Hazırlanan bu şuruptan günde üç çorba kaşığı içilir.
 Hastanın hayata bağlı olup olmaması kanser tedavisinde çok önemlidir. Hastalığı yeneceğine inanan manevi olarak inançlı kişiler tedaviye daha iyi yanıt verir. Hastanın doktoruna güvenle bağlanması ve çevresindeki ailenin bilinçli ve sevgi dolu olması hastanın büyük oranda yaşam süresini uzatır.

BOŞUNA TETKİK YAPTIRMAYIN
Son zamanlarda hastalarda bilgisayarlı tomografiye yönelim arttı. BT büyük oranda radyasyon yayar. Örneğin BT yılda 28 bin Amerikalı'nın ölümüne sebep oluyor. Bilinçsizce BT çektirilmemeli. Ayrıca mamografi ve PET gibi yüksek radyasyon veren tetkiklerin belli sürelerde ve belli yaşlarda yapılması öneriliyor.

ZENGİNLİK BAZEN DEZAVANTAJ
Kanser tedavisinde zengin hasta bir yerde büyük bir avantajdır. Hasta bu imkanlara sahipse iyi merkezlere başvurup en iyi tedaviyi alabilir. Ancak bazı çok büyük olanaklara sahip kişiler bu yolu seçmeyip şarlatanlara büyük paralar vererek tedavi oluyorlar. Bu da dezavantajıdır.
 Bu yıl pek çok yeni ilaçlar devreye girdi. Hedefe yönelik kanser damarlarını bağlayan ilaçlar ve aynı zamanda aşılar büyük ümit anlamına geliyor. Bu arada en büyük başarı antianjigenetik ilaçlardadır. Bu ilaçlar sayesinde özellikle kolon kanserlerinde, yeni çalışmalarda ise over kanserlerinde büyük başarılar elde edildi. Ayrıca meme, beyin tümörlerinde de olumlu sonuçlar veriyor.
 Bazı kanser türleri kemoterapiye çok hassastır. Koriyokarsinom, testis tümörlerinden seminom, lenfomaların bir kısmı gibi kemoterapiye hassas kanser türlerinde tamamen iyileşme beklenebilir.

EN TEHLİKELİSİ O BAYANIN DİYETİ
Moda diyet diye ortaya dökülen diyetlerin kanserojen etkileri var. Kilo zararlı ama diyetlerin de önerdikleri beslenme tartışılır. Son dönemde moda olan bir diyet var; bir bayanın diyeti son derece kanserojen öneriler içeriyor. Zararları ve faydaları konusunda kardiyolog ve endokrinologların devreye girmesi gerekir. Bizim taktiğimiz 1'e 5'tir; yani 1 protein alıyorsa o proteinin 5 katı sebze alması gerekir. Biz zaten hastalarımıza yüksek doz yağ vermeyiz çünkü bu da bizim için kanserojendir. Zeytinyağı tercih ederiz. Arada az hayvansal yağ kullanabiliriz. Yüksek doz protein bizim için en tehlikeli diyettir.

HER GÜN MUTLAKA YEMEK GEREKİYOR
YOĞURT: Baş-boyun kanseri hastaları, her gün mutlaka yarım kilo ev yoğurdunun yanında çökelek ve evde yapılmış peynirin suyunu tüketmeli.
 YER FISTIĞI: Bu hastalarda mucize etkisi yapan yer fıstığı fırınlanmalı; her gün bir avuç dövülerek yenmelidir.
 ÇÖREK OTU: Folik asit zengini çörek otu dövülerek, keten tohumu ve yulaf tohumuyla birlikte her gün bir çorba kaşığı yoğurda karıştırılıp yenebilir.
 BILDIRCIN YUMURTASI: Köy bıldırcını yumurtası günde iki kez yenmeli. (Sabah)
 

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler