26 Eylül 2017 Salı
  • Altın149,533
  • BIST102.270
  • Dolar3,5485
  • Euro4,2033
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin4,7789
  • İstanbul22 °C
  • Ankara16 °C
  • İzmir14 °C
  • Konya17 °C
  • Adana23 °C
  • Antalya20 °C
  • Diyarbakır17 °C
  • Bursa20 °C
  • Kayseri14 °C
  • Kocaeli20 °C
  • Şanlıurfa21 °C
  • Gaziantep18 °C
  • İçel24 °C
Doğu - Batı savaşında zihinlerin işgali
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
Kabe'de müthiş keşif: Kokuyu duyan herkes gözyaşlarına boğuldu
Peygamber Efendimizin (SAV) Miraç yolculuğunun başında Burak’a bindirildiği yerdeki sütun, Harem-i Şerif'teki genişletme çalışması yapılırken ortaya çıkarıldı. Sütunun etrafı açılırken ortaya çıkan koku herkesi gözyaşlarına boğdu.
Kabe'de müthiş keşif: Kokuyu duyan herkes gözyaşlarına boğuldu
03 Aralık 2014 / 18:04 Güncelleme: 03 Aralık 2014 / 18:41

Harem-i Şerif projesinde Osmanlı revakları sorumlusu olarak iki yıldır görev yapmakta olan Başmühendis Hikmet Toplu, Kabe'nin çevresindeki genişletme çalışmalarında gelinen son durumla ilgili bilgiler verirken, çalışmalar sırasında şahit olduğu müthiş bir keşfi daha paylaştı.

Dünya Bülteni'ne konuşan Toplu, Osmanlı revaklarının akıbeti ve Osmanlı'dan kalan eserlerin malzeme kalitesi ile ilgili de çok çarpıcı detaylar aktardı.

"Beytullah'ta Mirac'ın iznini, Efendimizin (SAV) kokusunu bulduk"

Yaşadıkları olağanüstü durumun hala tesirinde olduklarını vurgulayan Toplu, "Resulullah Sallallahualeyhivesselem, Miraç yolculuğunun evvelinde Ümmü Hani Radıyallahuanha’nın evinde Hz. Cebrail Aleyhisselâm tarafından Burak’a bindirilmişti. Tam bu noktaya zamanında bir sütun konulup Miraç yolculuğunun başlangıç işaretlenmiş ve ziyaretçiler tarafından bilinirdi. Fakat sonraları bazı çalışmalardan sonra belki de kasıtlı olarak o sütun, diğerleri gibi kaplanılıp kapatılmış.

Söküm esnasında mezkûr sütunun etrafını açtığımızda etrafa mis gibi kokular yayıldı. Diğer hiçbir sütunda böylesi bir güzel koku yoktu. Sonra açmaya devam ettik. Altındaki kum, mermer hepsi güzel kokuyordu. Sonraları kazılar devam ettikçe oradaki kokunun devam ettiğine şahit olduk. Her yerden ziyaretçi akını oldu buraya. Üniversite profesörlerinden işçisine kadar herkes el ve yüz sürdü bu mübarek mekâna.” ifadelerini kullandı.

rs2-049.jpg

İşte röportajın çarpıcı bölümleri:

Sırrı çözülemeyen koku

Bu kokuyu nasıl izah ediyorsunuz?

Allah’tan bir fadl ve Habib-i Ekrem’ine (sav) bir ikram. Resulullah Sallalahualeyhivesellem’in hatırasını taşıma şerefine sahip her yerde buna benzer koku vardır. Mesela Efendimiz Aleyhisselam’ın dünyaya teşrif ettiği ve şimdilerde kütüphane olarak kullanılan Beyt-i Mübarek’e girerseniz içeri başka kokar ve tam doğduğu oda olan müdüriyet odasına girerseniz orası ise bambaşka kokar. Ya da Uhud Dağı’nda harb sonrası istirahat ve ibadet ettiği mağarayı ziyaret edenler bilirler. Tam Efendimiz Aleyhiekmelutahiyyat’ın istirahat ettiği, namaz kıldığı kaya bambaşka kokar. Herkes bu kokunun hiçbir kokuya benzemediğine kâildir. Yani dediğim gibi Allah’ın Resul’une verdiği bir ikram.

foto-030.jpg

"Osmanlı revakları Harem'deki yerini alacak"

Osmanlı revakları konusu çok tartışıldı? Revaklar söküldü? Nereye götürüldü? Üzerinde ne tür çalışmalar yapıldı/yapılıyor? Revaklar tekrar nereye monte edilecek?

Revakların tarihi sütun, kaide, başlık, Lafz-ı Celal, damla rozetler, lafz-ı ayât, parapetler, cephe ve kemer taşları gibi mühim kısımları itinalı bir çalışma ile sökülüp Müzdelife ve Arafat arasında bulunan restorasyon atölyesinde restore edilip özenle muhafaza ediliyor.
Şimdi ise yapım fazında hazırladığımız betonarme ayakların üzerine konulmak üzere Allah izin verirse tekrar tavaf alanına getirilecekler. Revakların planında biraz değişiklik olsa da inşallah tekrardan kullanılacaktır sökülen tarihi parçalar... Burada tabii belli bir muayene aşamasından geçirilecekler getirilmeden önce.

"Kusursuz bir inşa örgüsü ve devrinin en iyi malzemesi"

Osmanlı revaklarını sökünce ne gördünüz? Nasıl bir malzeme kalitesiyle karşılaştınız? Demirin, çeliğin, kurşunun, Horasan harcının mukavemeti üzerine neler söylemek istersiniz?

Osmanlı revaklarında tam anlamıyla kusursuz bir inşa örgüsü gördük. Kullanılan malzemeler özellikleri bakımından devrinin en iyileri. Hatta anlatıldığına göre buradan söküm esnasında çıkarılan kurşunlar ile şimdi dünya üzerinde bulunan en iyi kurşun kıyaslanmış. Sonuç: Osmanlı döneminde kullanılan kurşun çok daha iyi çıkmış testlerden. Taşlar yine öyle... Eski taşlarımız daha sert ve iyi özellikler gösteriyor. Fakat burada şu hususu izah etmek gerekir ki taşlar zamanla kendini toparlayıp daha da setleştiği için eski taşların yenilerinden daha iyi olması normaldir. Belki de sebep budur. Biz de Osmanlı’ının çıkardığı yerden çıkardığımız için Allah’ın izniyle uzun bir ömür bekliyoruz. Bir de harc örneğini verelim. Siz yaklaşık beş yüz senelik bir harçtan kolayca söküm beklersiniz değil mi? Ki öyledir de... Bazı tarihi yapılarda neredeyse kendiliğinden düşüverir harçlı malzemeler. Fakat biz burada hâlâ güçlü bir mukavemetle karşılaştık.

500 yıl nasıl olmuş da dayanmış?

Taş yapıların genel ortalama o kadar ya da biraz daha fazla denilebilir. Ama burada şaşırılacak olan şey bu yapının bir 400-500 sene daha durabileceği idi. Sahasında uzman analistlerin yaptığı analizler bunu gösterdi. Bununla beraber bazı kısımları tamirat ve restorasyon görmüştür.

 

DÜNYA BÜLTENİ / İBRAHİM ETHEM GÖREN

Etiketler: , ,
GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler