YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
İtiraf etti: İmzayı ben attım
İnternet andıcı davasının tutuklu sanığı Albay Ziya İlker Göktaş, andıç blegesine imza attığını itiraf etti.
İtiraf etti: İmzayı ben attım
25 Ekim 2011 / 15:19 Güncelleme: 25 Ekim 2011 / 15:23

İnternet andıcı davasının tutuklu sanığı Albay Ziya İlker Göktaş, kendisinin de parafe ettiği dava konusu internet andıcı belgesinin askeri yazım kural ve usullerine uygun olarak hazırlandığını söyledi.

Sanık Mehmet Otuzbiroğlu'nun, "Belge olarak uygundur. Ancak ekleri anlamında askeri kurallara uygun bir belge değildir." uyarısı üzerine Göktaş, "Komutanıma katılıyorum. Eklerinin de askeri yazım kurallarına uygun olması gerekir." dedi. Ancak sanık Göktaş, üye hakim Haşıloğlu'nun sorusu üzerine kurstan geldiği ve yorgun olduğu için parafe ettiği internet andıcı belgesinin eklerini hiç kontrol etmediğini, hatta görmediğini savundu.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen internet andıcı davasının 41. duruşmasında eski 1. Ordu Komutanı emekli Orgeneral Hasan Iğsız, Koramiral Mehmet Otuzbiroğlu, Korgeneral Mehmet Eröz, Tümgeneral Hıfzı Çubuklu, emekli Albay Dursun Çiçek ve Mehmet Deniz Yıldırım'ın da aralarında bulunduğu 15 tutuklu sanık hazır bulundu. 6 tutuksuz sanığın yer aldığı davada tutuksuz yargılanan Hasan Ataman Yıldırım, İkinci Ergenekon davasından tutuklu bulunduğu için tutuklu sanık bölümüne alındı.

Hakkında yakalama kararı bulunan firari sanıklar Kara Kuvvetleri Eğitim ve Doktrin Komutanı Orgeneral Hüseyin Nusret Taşdeler, Tümgeneral Mustafa Bakıcı ve kırmızı bülten ile aranan Bedrettin Dalan'ın da aralarında bulunduğu 8 tutuksuz sanık ise duruşmaya gelmedi.

Mahkeme Başkanı Hasan Hüseyin Özese, dün yapılan oturumda savunmasını tamamlayan Albay Ziya İlker Göktaş'ın çapraz sorgusu yapılacağını belirterek kürsüye çağırdı. Üye Hakim Sedat Sami Haşıloğlu, Göktaş'a, "Andıca kim paraf attırdı?" diye sordu. 2008 ve 2009 yılında Genelkurmay Bilgi Destek Dairesinde 2. Bilgi Destek Şube Müdürü olarak görev yaptığını söyleyen Göktaş, "Kurstan geldim. Dursun Çiçek andıca paraf atmamı istedi. Dursun Çiçek gayretli, her işin ucundan tutan bir yapısı vardı. Ben onun yanına gitmem gerekirken o benim yanıma geldi. Andıca paraf attım. Andıç onaylanana kadar da görmedim." dedi.

Hakim Haşıloğlu, Göktaş'a psikolojik harekat konusunda sorular yöneltti. Haşıloğlu'nun, Göktaş'ın atandığı Bilgi Destek Dairesi'nin isminin her ne kadar sonradan değiştirilmiş olsa da yaptıkları işin psikolojik harekat olup olmadığını sorması üzerine Göktaş, "Evet" cevabını verdi.

Haşıloğlu, psikolojik harekatta birimlerini kimin belirlediğini sorarak, "Neye göre dost, neye göre düşman?" dedi. Bunun üzerine sanık Göktaş, "Herhalde bu bizim seviyemizde belirlenmez. Milli Güvenlik Kurulu seviyesinde belirlenir. Haşıloğlu, "Tutuksuz sanık Meryem Kurşun, internet sitesine haber koyduğu söylendi. Meryem Kurşun'un internet sitesine haber koyma konusunda aldığı özel bir eğitim ve uzmanlığı var mıdır?" diye sordu. Göktaş, bu soruya da, "Meryem Kurşun'un aldığı özel bir internet eğitimi olup olmadığını bilmiyorum ama kendisi bir sosyologtur." cevabını verdi.

Albay Göktaş, Hakim Haşıloğlu'nun, "Ergenekon ismi verilen örgütle ilgili bir çalışma emri aldınız mı? Böyle bir çalışma yaptınız mı?" şeklindeki sorusuna, kesinlikle böyle bir emir almadığını söyledi.

Ergenekon ana davası sanıklarından Doğu Perinçek, Hikmet Çiçek ve Mehmet Adnan Akfırat'ın internet andıcı davası ile ilişkisi olduğunun iddianamede geçtiğini belirten Haşıloğlu, sanık Göktaş'a bu 3 ismi tanıyıp tanımadığını ve özel ilişkileri olup olmadığını sordu. Sanık Göktaş ise tanımadığını ve özel bir görüşmesinin olmadığını söyledi. Haşıloğlu, "Doğu Perinçek'in, TSK içindeki yapılanma ile ilgili birçok yazıyı kaleme almış ve birçok çalışması olmuş. Bilgi Destek Dairesinde böyle bir çalışmaya tanık oldunuz mu?" diye sordu. Perinçek ile bir bağlantısının olmadığını ifade eden Göktaş, böyle bir çalışmaya tanık olmadığını söyledi.

Hakim Haşıloğlu, "Savunmanızın başında psikolojik harekatın beyaz, gri ve kara propaganda şeklinde tasnifleri olduğunu söylediniz. Durumlara göre daha farklı tasnifleri var mıdır?" diye sordu. Göktaş ise kabaca konuyu tarif etmek için böyle bir açıklama yaptığını belirterek, "Tabii ki her duruma göre farklı bir tasnif durumu vardır. Ancak daha fazla ayrıntı yapsam ders notu gibi olacağı için bu kadar anlatmakla yetindim." diye konuştu.

Albay Göktaş'a ıslak imzalı belgeyle ilgili tutanak tuttuğunu hatırlatan Haşıloğlu, ayrıntılı olarak konuyu açıklamasını istendi. Göktaş, planın kendisine davanın yakalama kararlı sanıklarından Tümgeneral Mustafa Bakıcı tarafından verildiğini belirterek, "Sözde planı incelememizi istedi. 'Askeri yazım kurallarına uygun görünmüyor ama bir inceleyin' dedi. Ben de Bakıcı komutanımın görüşlerine katılıyorum. Belge askeri yazım kurallarına uygun şekilde yazılmamıştı. Hala aynı görüşteyim. Bakıcı paşamın talimatıyla böyle bir inceleme belgesi hazırladık." diye konuştu.

Hakim Haşıloğlu'nun, "Andıcın değerlendirmesini yapar mısınız, askeri prosedüre uyuyor mu?" şeklindeki sorusuna Göktaş, "Andıç şekil olarak askeri yazım kurallarına ve usullerine uygundur." dedi. Bu sırada söz alan tutuklu sanık Koramiral Mehmet Otuzbiroğlu, andıcın paraf edilen sayfalarının askeri usullere uygun olduğunu, ancak eklerinin, 'başlık, gizlilik derecesi, eklerin imzalı olması ve yazım kuralları' konularında askeri usullere uygun olmadığını savundu. Otuzbiroğlu'nun bu açıklaması üzerine Haşıloğu sanık Göktaş'a andıcın eklerini görüp görmediğini sordu. Sanık Göktaş ise, andıcın eklerine bakmadığını söyledi. Bunun üzerine Haşıloğlu, " 'O yaptıysa ben bilmiyorum, benim sorumluluğumda değil' gibi savunma tarzı var. Eklerini görmeden parafe ettiğinizi söylüyorsunuz. Bu nasıl bir davranıştır?" dedi. Göktaş, "Yaptığım tek hata bu. Kurstan geldim. Andıca paraf atmamı isteyen Dursun Çiçek'e eklerini sormadım. 'Nerede bunun ekleri' demedim, paraf attım, hata yaptım." diye konuştu.

CİHAN
 

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler