YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
İşte Peygamber Efendimizin Miraç gecesi yaşadığı olay
Hem Kur'an'ın hem de bütün sahih hadis ve tarih kaynaklarının haber verdikleri; Peygamberimizin (asm) en büyük mucizelerinden birisi de İsra ve Miraç mucizesidir.
İşte Peygamber Efendimizin Miraç gecesi yaşadığı olay
10 Temmuz 2014 / 23:50 Güncelleme: 10 Temmuz 2014 / 22:51

Biz burada ilk önce Kur'an'daki ilgili ayetlerden ve sahih kaynaklardaki hadislerden ve rivayetlerden İsra ve Miraç mucizesinin nasıl gerçekleştiğini anlatacak, ardından ise bu mucize ile ilgili akla gelebilecek bazı soruların cevaplarını vereceğiz.

Kelime anlamı olarak "isra", gece yürüyüşü, gece yolculuk etmek, "miraç" ise yükselmek, yükseğe çıkmak anlamlarına gelmektedir. İsrâ ve Mirac hadisesi, Efendimizin (asm) peygamberliğinin on ikinci yılında, Mekke'de vuku bulmuştur.

Hadise özetle şöyle cereyan etmiştir: Receb ayının 27. Gecesi Cenab-ı Hakk'ın daveti üzerine Cebrail Aleyhisselâmın rehberliğinde Peygamber Efendimiz (asm) Mescid-i Haram'dan Mescid-i Aksâ'ya, oradan semaya, yüce âlemlere, İlâhî huzura yükselmiştir.

İsra ve miraç mucizesinin nasıl gerçekleştiği Kur'an'da, İsra ve Necm surelerinde anlatılmıştır. İlgili ayetler şöyledir:

"Bir gece, kendisine bazı delillerimizi gösterelim diye kulu Muhammedi, Mescid-i Haram'dan, çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa'ya götüren O zatın şanı ne yücedir! Bütün eksikliklerden uzaktır O! Gerçekten, her şeyi işiten, her şeyi gören O'dur."

"O ufkun en yukarısında idi. Sonra indi ve yaklaştı. Nihayet kendisine iki yay kadar, hatta daha da yakın oldu. Sonra da vahyolunacak şeyi Allah kuluna vahyetti. O'nun gördüğünü kalbi yalanlamadı. Şimdi O'nun gördüğü hakkında onunla mücadele mi edeceksiniz?

And olsun ki onu bir kere daha hakiki suretinde gördü. Sidre-i Müntehâ'da gördü. Ki, onun yanında Me'vâ Cenneti vardır. O zaman Sidre'yi Allah'ın nuru kaplamıştı. Gözü ne şaştı, ne de başka bir şeye baktı. And olsun ki Rabbinin âyetlerinden en büyüklerini gördü."

HABERİN DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ

00:47
 // ONDA BİR
50 vakit namaz, 5 vakte indirildi. Ama yine de kılmıyoruz. İtiraf etmeliyim ki, gönlüm günde tek vakitlik öğle namazında idi. Ben kulum ve nankörüm. Kendimi başıboş hissetmek istiyorum. Ama Allah'ın rahmetinden ve gazabından kaçmak mümkün değil. Mecburen O'nun buyruğuna boyun eğmek zorundayız. Hem bir dostunuzun sizi günde 5 kez dilemesi kötü bir şey mi? O bize değil, biz O'na muhtacız....
11 Temmuz 2014 00:47
GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler