19 Ekim 2017 Perşembe
  • Altın151,512
  • BIST107.846
  • Dolar3,6633
  • Euro4,3266
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin4,8324
  • İstanbul21 °C
  • Ankara12 °C
  • İzmir19 °C
  • Konya12 °C
  • Adana28 °C
  • Antalya25 °C
  • Diyarbakır20 °C
  • Bursa17 °C
  • Kayseri14 °C
  • Kocaeli15 °C
  • Şanlıurfa25 °C
  • Gaziantep23 °C
  • İçel25 °C
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
İşte ÖSYM'nin savunması
YGS'deki şifre iddiaları üzerine sınavın iptali istemiyle Konyalı bir öğrenci adına Ankara 7. İdare Mahkemesine açılan davaya yönelik ÖSYM bugün savunmasını verdi...
İşte ÖSYM'nin savunması
11 Mayıs 2011 / 13:46 Güncelleme: 11 Mayıs 2011 / 13:47

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), YGS ile ilgili Ankara 7. İdare Mahkemesi'ne açılan davanın savunma metninde, ''davanın öncelikle usul yönünden incelenerek Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanlığı'nın da davalı konumuna alınması'' gerektiğini belirtti.

ÖSYM'nin, YGS'deki şifre iddiaları üzerine sınavın iptali istemiyle Konyalı bir öğrenci adına Ankara 7. İdare Mahkemesine açılan davaya yönelik yaptığı savunma metninde, davanın öncelikle usul yönünden incelenerek Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'nın (YÖK) da davalı konumuna alınması talep edilerek, YÖK'ün de YGS sınavı ile doğrudan ilgisinin bulunduğu belirtildi.

Davayı açan kişinin yasal şart için öngörülen menfaat ihlalini açıkça ortaya koyması gerektiği, söylenti ve ispatlanmamış bilgi ve iddialara dayalı hiçbir somut delile dayanmayan davanın reddedilmesi gerektiği belirtildi.

''Sınava katıldığını belirten davacının, hangi menfaatinin ihlal edildiğini ortaya koymadan dava açmasının davanın esasa girilmeksizin reddini gerektirdiği kanaati taşınmaktadır. Davanın bu yönüyle usule uygun olmadığı düşünülmektedir'' denilerek, davanın usul yönünden reddedilmesi talep edildi.

Metinde, ÖSYM'nin yaklaşık 20-25 milyon civarında bir nüfus üzerinde etkisi olan bir kurum olduğu ifade edilerek, kurumun bu etkiyi göz ardı etmeden çalışmalarını en üst düzeyde titizlikle yürüttüğü vurgulandı.

Dava dilekçesinde 2011-YGS'de belli bir şifre tekniği kullanılarak özellikle Matematik sorularında doğru cevaplara ulaşılabildiği ve bunun ÖSYM tarafından kabul edildiğinin iddia edildiği belirtilerek, sınavda yer alan soruların bir şifre tekniği kullanılarak cevap anahtarının oluşturulduğu iddiasının tamamen gerçek dışı olduğu, ortaya çıkan durumun soru kitapçıklarının basılı ile ilgili geliştirilmiş olan yazılımın kapalı dönemde kullanılmasından kaynaklandığı kaydedildi.

Bunun hiçbir adaya üstünlük sağlayacak şekilde dışarıya iletilme ihtimalinin mümkün olmadığı tekrarlanarak, sınav sonuçlarının incelenmesi sonucunda böyle bir durumun da söz konusu olmadığının ortaya çıktığı belirtildi.

Matematik testinde 37 ve üzeri net yapan adaylar arasından 10 bin 500 adayın kitapçıklarının tek tek incelendiği ve adayların soruları bizzat çözerek cevapladıklarının görüldüğü ifade edilerek, ''Ayrıca bir bilgisayar programı yazılarak sınava giren 1 milyon 692 bin 345 adayın tamamının cevap anahtarı gözden geçirilmiş ve iddia edildiği şekilde en büyük sayının yanındaki cevapları işaretleyenlere rastlanılmamıştır. 40 sorudan 23 soruda geçerli olduğu iddia edilen bu durumda özellikle diğer sorularda da benzer şekilde işaretlemeler yapılıp yapılmadığı incelenmiş ve iddia edilen düzeneğin kullanıldığına yönelik tek bir bulguya rastlanılmamıştır'' denildi.

Davacı tarafından iddia edilen durumun, cevap anahtarının hazırlanışında kullanılan algoritma sisteminin doğal sonucu olduğu ifade edilerek, ''Burada bir art niyet arandığı görülmektedir. Davacının iddia ettiği gibi bir şifreleme (bu ifadeyi asla kabul etmediğimizi vurgulayarak) var ise şifrelemenin farkına varmak için doğru cevapların biliniyor olması gerekmez mi  Sınava giren hangi aday bir şifreleme tekniğini araştırabilir '' ifadesi kullanıldı.

''FARKLI KİTAPÇIK'' SAVUNMASI

Matematik testinde iddia edildiğinin aksine hiçbir adayın soruyu çözmeden cevapları işaretleme yoluna gitmediğinin altının çizildiği metinde, 2011-YGS'ye giren adayların sınav sonuçlarının incelendiğinde uygulanan bu sınavın 2010-YGS'den farklı bir sonuca yol açmadığının ortaya çıktığı belirtildi.

Dava dilekçesindeki şifreli olduğu iddia edilen Matematik testi ile ilgili olarak adayların genel başarısının geçen yıl yapılan sınava göre azaldığı dikkat çekilen metinde, ''Bu durumda 'uzmanların şifre olsaydı başarı düşmez yükselirdi' söyleminin doğru olduğu anlaşılmaktadır'' denildi.

Metinde, 2011-YGS Matematik Testi'nde adayların soruları doğru yanıtlama oranlarına da yer verildi. 40 sorunun tamamının doğru bilen aday sayısının geçen yıl 2 bin 141 iken bu yıl bin 805 olduğu kaydedilen metinde, 2011-YGS Matematik Testi'nde 3 bin 261 adayın 39, 4 bin 607 adayın 38, 5 bin 677 adayın 37, 7 bin 58 adayın 36, 8 bin 225 adayın 35 soruyu doğru yanıtladığı bilgisine yer verildi.

Metinde, dava dilekçesinde şifre ile ilgili iddiaların hiçbir dayanağın olmadığı konuyla ilgili işlemlerin bilimsel kurallara uyduğu savunuldu.

Dava dilekçesinde soru kitapçıklarının üzerinde adayların fotoğraflarının ve isimlerinin olmasının hangi adaya hangi kitapçığın verileceğinin önceden bilinerek bu şekilde kopya ihtimalinin güçlendiği yönünde iddialarda bulunulduğu belirtilerek, bu iddiaların hiçbir dayanağının olmadığı ileri sürüldü.

Metinde, şu savunma yapıldı:

''Merkezimce adayların birbirlerine bakarak veya dışarıdan yardım alarak kopya çekmesini önlemek amacıyla sınavlarda daha çok sayıda farklı kitapçık uygulamasına başlanmıştır. Daha önce uygulanan sınavlarda oluşturulan kitapçık sayısının sınavın büyüklüğüne bağlı olarak değişiklik göstermiş, örneğin 2010 yılında YGS ve KPSS'de 10 farklı kitapçık kullanılırken daha küçük ölçekli sınavlarda ise iki farklı kitapçık türü kullanılmıştır. Merkezimiz 2010 yılına kadar yapılan uygulamalarda kullandığı farklı kitapçıkları sınavdaki alt testleri oluşturan maddeleri kendi içinde yer değiştirerek oluşturmuştur. Buna rağmen 2010 KPSS Lisans Sınavı'nda olduğu gibi toplu kopya çekildiği iddialarının önüne geçilememiştir. Bu nedenle toplu kopya girişimine teşebbüs edenlerin artmasıyla birlikti özellikle sınav sırasında meydana gelebilecek istismarların da önüne geçebilmek amacıyla her aday için farklı kitapçık oluşturulması gerekliliği ortaya çıkmıştır.

Kitapçık üzerinde adayın adının ve fotoğrafının yer alması hiçbir şekilde hangi adaya hangi kitapçığın verileceğinin önceden bilinmesi nedeniyle kopya anlamına gelmemektedir. Bu yıl uygulamaya konulan adaya özgü soru kitapçığıyla geliştirilen bu sistem kötü niyetli yorumlanarak ortada somut hiçbir veri bulunmadığı halde, şifre iddiaları ileri sürülmekte ve bu şekilde toplumun infiale kapılmasına neden olunmaktadır.

Bu ithamlar üzerine çeşitli basın yayın organlarında ve internet sitelerinde yer alan beyanlarla Merkezimizin itibarı sarsılmaya çalışılmaktadır. Ancak bu eylemler başta bu sınava katılan adaylar olmak üzere tüm toplumun zarar görmesine sebebiyet vermektedir. Merkezimiz internet sitesinde kamuoyuna duyurulan sınav güvenlik tedbirlerinin bir parçası olan ve adaylar arasında hak ve adaleti sağlamak amacıyla modern bilişim teknolojilerinin sağladığı olanaklar kullanılarak gerçekleştirilen adaya özgü soru kitapçığı uygulamasında şifre oluşturulduğu şeklindeki merkezimizi yıpratma ve adaylar arasında sınava yönelik tereddüt oluşturma gayretine yönelik iddiaların hukuken ve bilimsel olarak kabul edilecek bir dayanağının olmadığı açıktır.'' (AA)

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler