YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
İşte o olayın perde arkası
İşte o olayın perde arkası
10 Şubat 2010 10:53
Baykal'ın dün gündeme bomba gibi düşen iddiasının kaynağının Radikal'den bir gazeteci olduğu söylendi.. Radikal gazetesi Genel Yayın Yönetmeni İsmet Berkan "o gazeteci benim" dedi ve olayın perde arkasını anlattı...

Dün CHP lideri Baykal'ın partisinin grup toplantısında dile getiridiği gündeme bomba gibi düşen - 'Chirac Erdoğan'a eşini getirme mesajı verdi'- iddiasına bugün Radikal gazetesi Genel Yayın Yönetmeni İsmet Berkan açıklık getirdi.. 2004'te yaşanan o olayın perde arkasını bugün sütununa taşıdı... İşte Berkan'ın anlattıkları;

(...) Baykal da konuşmasında bir ara, Başbakan Erdoğan’ın zamanında bir Fransa gezisine, Fransa’nın türbanlı diye istememesi nedeniyle eşi Emine Erdoğan’ı göndermediğini anlattı.
Konuşmanın bitmesinden bir süre sonra Radikal’in Ankara Bürosu, CHP’lilerden, Baykal’ın aktardığı bu bilginin kaynağının benim bir yazım olduğunu duydu.
Gerçekten de 21 Temmuz 2004’te, bundan beşbuçuk yıl önce yani, Başbakan’ın gittiği Fransa gezisiyle
ilgili bir yazı yazmışım. Ben yazı yazmışım ama aynı tarihlerde bütün gazetelerde de konuyla ilgili haberler yayımlanmış.
Yazının özü şu: Fransa tarafı, son dakikada Başbakan eşleri için bir program hazırlanmadığını, Fransa Başbakanı’nın eşinin Emine Erdoğan’la bir program yapmayacağını bildirmiş.
Ankara’ya, gezinin türban tartışmalarının gölgesinde kalmasının istenmediği bildirilmiş Paris’ten. Gerçekten de o sırada Fransa türbanı yasaklayan bir kararın arifesinde ve tartışmalar dorukta, Türkiye’de de bu konu hep gündem, biliyorsunuz. Ayrıca gezinin amacı o yılın sonunda yapılacak Avrupa Birliği zirvesinde Fransa’nın da Türkiye’nin tam üyelik müzakerelerine başlamasına yeşil ışık yakması. Yani hassas bir gündem.
Yine hatırlayın, 2004 Temmuzu’ndan söz ediyoruz, askerin eli kulağında, darbe söylentileri gırla gidiyor, Türkiye Kıbrıs’ta referanduma evet diyerek AB nezdinde ciddi puan kazanmış ve hükümet kendi geleceğini ülkeninkiyle birlikte bu tam üyelik müzakerelerinin başlamasında görüyor. Gerçek bir hayat memat meselesi.
Bütün bu sebeplerin birleşmesiyle olsa gerek, Başbakanlık, Paris’in bu son dakika iptaline fazla ses çıkarmamış, Emine Erdoğan da adı diğer bakan eşleriyle birlikte gezinin resmi kitapçığında olmasına rağmen geziye katılmaktan son anda vazgeçmiş. Hatta Başbakan, eşinin neden geziye katılmadığı sorulduğunda gazetecilere “Biz dört arkadaşın eşleri birlikte seyahat eder, biri vazgeçince diğerleri de vazgeçti” cevabını vermiş.
Esasen Baykal eğer tek kaynağı benim yazımsa, yazıyı ima yoluyla da olsa biraz bozarak aktarıyor, Emine Erdoğan ve diğer bakan eşlerinin geziye katılmamasının ardında yatan nüansları göz ardı ediyor ama dedim ya, ben bu çeşit çarpıtmalara alışığım. Önce Başbakan sonra Baykal...
***
Bütün bunların daha da fenası, akşam saatlerinde Başbakanlık’tan yapılan açıklamayla başlayan yeni
süreç bence.
Başbakanlık, dün akşam saatlerinde oldukça da sert bir dille Baykal’ın iddialarını yalanladı, Emine Erdoğan’ın Başbakan’la birlikte Temmuz 2004’te Paris’e gittiğini öne sürdü.
Oysa, 20 Temmuz 2004 tarihli gazetelerin tamamında Emine Erdoğan’ın geziye katılmadığıyla ilgili haberler ve bu konuda bizzat Başbakan Erdoğan’ın bir soru üzerine verdiği (az önce aktardığım) cevap yer alıyordu.
Yani, normalde cümle arasında kalacak bir konu, bugün itibarıyla gül gibi bir polemik konusu haline gelmiş bulunuyor.
Belki de doğrusu Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün dediğini yapmak, bu çeşit hiçbir anlam taşımayan polemikleri hiç yayımlamamak.
***
Aynı gün birkaç saat arayla memleketin hem Başbakanının hem de ana muhalefet liderinin konuşmalarına malzeme sağlayan adam olmak ne anlama geliyor, bilemedim.
Gurur mu duymalıyım bundan, koşarak kaçmalı mıyım?
En fenası da bu kavganın bilerek veya bilmeyerek ama kesinlikle istemeyerek bir unsuru olmak...

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler