YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
İşte Menderes'in vasiyeti
Dün son yolculuğuna uğurladığımız Aydın Menderes'in vasiyeti...
İşte Menderes'in vasiyeti
26 Aralık 2011 / 07:48 Güncelleme: 26 Aralık 2011 / 07:51

Onu tanıyan herkesin hayatındamutlaka bir etkisi olmuştur. Hepimize çok ağır geldi, bu son yolculuk. Ama, özellikle kazadan sonra 16 yıl, bir dakika bile eşinin yanından ayrılmayan Ümran Menderes hayat bağını toprağa verdi. Berin Menderes’in emanetini lekesiz, tertemiz teslim etti.

--------------------------------------------------------------------------------

FOTOĞRAFLAR İÇİN TIKLAYIN

--------------------------------------------------------------------------------

ANNE BABAYLA VUSLAT


Aydın Menderes’in hayatı hep mücadele ve zorluklarla geçti. Çilelerin ve acıların “mat” edemediği, tam tersine çilelerin ve acıların abideleştirdiği bir şahsiyet olarak, bu dünyadan iz bırakarak göçtü. Bizim için göç, onun için anneciğiyle, babacığıyla ve abileriyle vuslat. Bir ihtilâl yetim bıraktı Aydın Menderes’i. Babasının darağacındaki fotoğrafı, oğul Menderes’i bütün hayatı boyunca bir gölge gibi takip etti. Aydın Menderes, yoğun bakımda “Beni bir dakika sonra idam edecekler, ama ifademi almadılar. İfademi vereyim, öyle idam edin” diye sayıklayıp, bilinçaltını dışarı vururken, ÜmranMenderes gözyaşlarını yüreğine akıttı, onu hayata tutundurmaya çalıştı. Atatürk Araştırma ve Eğitim Hastanesi’nde yapılması gereken her şey yapıldı, ancak buraya gelmeden önce konulan yanlış teşhisler ve zaman kaybı telafi edilemedi. Başhekiminden doktorlara, hemşirelerden hasta bakıcılara kadar bütün personelin 5 hafta boyunca çabaları Menderes’i kurtarmaya yetmedi.

‘İSKENDERUN UÇAĞI İLE GİDİYORUZ’

Ankara’dan İstanbul’a, onu annesinin ve babasının yanına götürmek için hazırlıklar tamamlandığında, ÜmranMenderes, “Aydıncığı”nı hastaneden gidip aldı, her zaman olduğu gibi hemen yanındaydı. Uçağa bindirdi. Aydın Menderes’i İstanbul’a götüren uçağın ismini gördüğü an, “Bak, Aydın, ‘İskenderun’ uçağı ile gidiyoruz. Askerlik yaptığın yer” diye ona anlattı. Bütün bunlara yürek nasıl dayanır... Dayandık işte.

“İstanbul”u duyduğunda gözleri ışıldardı. En son geçen sene 17 Eylül’de, babasının idamının yıl dönümünde gelmişti, şimdi kendimezarının bulunduğu Vatan Caddesi’ne. İstanbul onun için hem Fatih Sultan Mehmet hem de Adnan Menderes’ti. Şimdi, bizim için İstanbul hem Fatih Sultan Mehmet hem Adnan Menderes hem de artık Aydın Menderes. Demokrasinin mabedi, kalbi.

Babasının kuş pisliklerinden arındırdığı Fatih Sultan MehmetHan’ın türbesinin hemen yanında, Fatih’in camisinde kılındı cenaze namazı. Cumhurbaşkanı, Meclis Başkanı, Başbakan, ama en önemlisi millet, yetimini sahipsiz bırakmadı.

Aydın Menderes’e bizim bir son görevimiz var, bunu bana söylerken, o her zamanki coşkusuyla, “Benim vasiyetimdir. Milletin yaptırdığı camide, babamın baş ucunda 5 vakit ezan okunsun. Aydın’dan taşı, Erzurum’dan kireci, Diyarbakır’dan boyası, Trabzon’dan tahtası, Türkiye’nin her ilinden bir şeyi gelir,milletin camisi olur” demişti. Şimdi sevenlerine düşen onun vasiyetini yerine getirmek.

Son yolculuğuna devlet ve millet dualarla uğurladı

Türk demokrasi tarihine damgasını vuran merhum Başbakan AdnanMenderes’in oğlu Aydın Menderes, İstanbul’- da son yolculuğuna uğurlandı. Menderes’in Türk bayrağına sarılı tabutu, Atatürk Havalimanı’ndan konvoy eşliğinde Fatih Camii’ne götürüldü. AydınMenderes’in cenazesinin önüne büyük boy bir fotoğrafı yerleştirildi.

CAMİ AVLUSU DOLDU TAŞTI

Cenazeye Menderes’in ailesi ve yakınlarının yanı sıra Cumhurbaşkanı Gül, TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Başbakan Erdoğan, bakanlar, siyasi parti temsilcileri ve TSK’yı temsilen Korgeneral İsmail Serdar Savaş ve bazı rütbeli askerler katıldı. Vatandaşlar da AydınMenderes’e son görevlerini yerine getirmek üzere cami avlusunu doldurdu. İstanbul Müftüsü Rahmi Yaran’ın kıldırdığı cenaze namazının ardından helallik alındı, dualar okundu. Ardından Menderes’in cenazesi, musalla taşından alınarak, tekbirler eşliğinde omuzlarda cenaze aracına taşındı. Cenaze aracı, Topkapı’daki Anıt Mezar’a gitmek üzere yola çıktı. Törenin ardından cami çıkışında Başbakan Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ile birlikte Menderes’in eşi Ümran Menderes’e taziyelerini iletti. Devlet töreni istemeyen Menderes’in naaşı, 15 yaşındayken 27 Mayıs darbesinin ayırdığı babasının Topkapı’daki Anıt Mezarı’na götürüldü. Din görevlileri tarafından Kur’an-ı Kerim okunması ve dualar edilmesinin ardından Menderes’in naaşı, yeğeni Adnan Menderes ve diğer yakınları tarafından Türk bayrağına sarılı tabutundan çıkarılarak dualarla mezara indirildi. Aydın Menderes’in naaşı, 1994 yılında vefat eden annesi Berin Menderes’in yanına defnedildi.

Keşke hastaneye daha önce gitseydik

Aydın Menderes’in eşi ÜmranMenderes, hastanede yanlış teşhis konulduğu yönündeki iddialarla ilgili konuştu. Sözlerine Atatürk Hastanesi’ne teşekkür ederek başlayan ÜmranMenderes, ‘‘Sıkıntıları ağustos ayında başladı’ demiştim. Evimize doktor geldi. Kendi arzu etmişti. Keşke hastaneye bizi sevk etseydi. Suçlamak değil ama keşke bu hastaları (Omurilik felçli hastaları) daha iyi bilen bir yere gitseydik” diye konuştu. Sağlık Bakanı Recep Akdağ, ÜmranMenderes’in “Yanlış teşhis konuldu, yanlış tedavi yapıldı” yönündeki sözleriyle ilgili, ‘’Ailenin talebi olursa inceleme yaparız’’ dedi. (Bugün)

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler