YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
İşte AK Parti'nin Başkanlık sistemi
Türkiye 7 Haziran'da yapılacak tarihi seçime hazırlanırken, Başkanlık sistemine dair ayrıntılar da belli olmaya başladı. AK Parti'nin şimdiki hedefi, 7 Haziran'daki seçimlerde, anayasayı değiştirecek bir çoğunluğa ulaşarak, "başkanlık"ı hayata geçirmek.
İşte AK Parti'nin Başkanlık sistemi
05 Şubat 2015 / 08:33 Güncelleme: 05 Şubat 2015 / 08:42

Recep Tayyip Erdoğan'ın 10 Ağustos 2014'teki seçimlerde, halkın oylarıyla Cumhurbaşkanı seçilmesi, Türkiye'de yepyeni bir dönemi başlattı. Bu seçim, fiiliyatta yarı başkanlık sistemine geçişin en önemli adımıydı.

AK Parti'nin kuruluş hedefi

Aslında başkanlık modeli, son tartışmalarla AK Parti'nin gündemine girmiş bir konu değil. Partinin ilk Programı'nda, kabineyi oluşturacak bakanların dışarıdan atanması dahil başkanlık sistemine atıf yapılırken, AK Parti'nin 2023 Siyasi Vizyon Belgesi'nde “AK Parti, Türkiye’nin siyasi sisteminde yapısal bir sorun olduğunu düşünmekte, buna yapısal bir çözüm bulmak gerekliliğine inanmaktadır. Onun için başkanlık, yarı-başkanlık veya partili cumhurbaşkanlığı tercihlerinden birinin seçilip uygulanması şarttır" deniliyor.

Hedef büroktarik oligarşi

İstanbul'daki Belediye Başkanlığı döneminden bu yana müteaddit defalar bakışını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle AK Parti iktidara geldiği andan itibaren kamuoyuna Türkiye'nin Başkanlık sistemini tartışması gerektiğini vurguladı. 2003'te bir TV programında Erdoğan, "Başkanlık mı, yarı başkanlık mı?" sorusuna "Her ikisinde de aynı şeyi düşünüyorum. Benim için ideal olanı Amerikan modelidir" dedi. Gerekçesini açıklarken de, "Biz, hâlâ bürokratik oligarşiyi halledemedik. Ben işte başkanlık seçimini bundan istiyorum" ifadesini kullanıyordu.

Kurmaylar da istedi

Erdoğan gibi kurmayları da sık sık, başkanlık sistemine geçişin Türkiye'ye büyük katkısı olacağını söylüyordu. Meclis Başkanı Cemil Çiçek, Adalet Bakanlığı döneminde, "Başkanlık rejimi istikrar arayışına dayanmaktadır. Ancak bu kez istikrar, AB ile müzakere sürecinde başarılı olmak için isteniyor" diyordu. Burhan Kuzu'dan Mehmet Ali Şahin'e kadar birçok isim bu modele işaret ediyordu.

2007'deki e-muhtıra

Türkiye, 2007'ye yine sistem tartışmalarıyla girdi. Ahmet Necdet Sezer'in Cumhurbaşkanlığı 16 Mayıs 2007'de doluyordu. Seçimin kaderini, 367 tartışmaları belirledi. AK Parti, dönemin Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ü aday gösterdi. Yapılan oylamada Gül, 357 oy aldı. CHP, konuyu AYM'ye taşıdı. Aynı gün Genelkurmay'dan da tarihe "e-muhtıra" olarak geçen açıklama geldi. Bu tartışmaların gölgesinde AYM 367 kararını kabul ederek oylamayı iptal etti. Bunun üzerine AK Parti erken seçim kararı aldı.

Tarihi dönüşümün ilk adımı

Pakette, genel seçimlerin yapılma süresi beş yılda birden, dört yılda bire düşürülüyordu. Cumhurbaşkanının Meclis tarafından değil, halk tarafından iki turlu oylamayla seçilmesi ise tarihi dönüşümün ilk adımı olarak yorumlanıyordu. Artık "başkanlık" modelindeki gibi, cumhurbaşkanı halk tarafından seçilecekti. Yedi yıl olan görev süresi beş yıla düşürülerek, iki kez seçilebilmenin önü açıldı. Paket, Mecliste 376 oyla kabul edilmişti. Ancak dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, yapılan değişiklikleri "rejimi sıkıntıya sokar" diyerek veto etti. Değişiklik paketi tekrar geldiği Meclis'te, bu kez 370 oyla aynen kabul edildi. Tekrar veto yetkisi bulunmayan Sezer, paketin halk oyuna sunulması kararını verdi.

Kriz Meclis'te aşıldı

Türkiye, bu tartışmaların gölgesinde 22 Temmuz seçimlerine gitti. Yüzde 46.6 oy alan Erdoğan liderliğindeki AK Parti, 341 milletvekilliği ile yeniden tek başına iktidar oldu. MHP'nin de bu kez yüzde 14.3'lük oy oranıyla Meclis'e girmeyi başarması, Cumhurbaşkanlığı krizinin aşılmasını sağladı. Abdullah Gül, 29 Ağustos 2007'de Cumhurbaşkanı olarak Çankaya Köşkü'nde göreve başladı.

Uzlaşma sağlanamadı

Seçimlerin ardından, 21 Ekim 2007'de  yapılan referandumla da anayasa değişiklikleri kabul ediliyordu. Türkiye, adım adım başkanlık modelini hayata geçirmeye başlamıştı. Sorun, tüm yönleriyle başkanlık modelinin anayasa ve yasalarda yer almasını sağlamaktı. 12 Haziran 2011 seçimleri sonrası bu yolda önemli bir adım atıldı. Meclis'te Anayasa Uzlaşma Komisyonu oluşturuldu. Partiler yeni anayasa için önerilerini sunsa da, uzlaşma sağlanamaması başkanlık modeline tam anlamıyla geçişi frenledi.

AK Parti'nin Başkanlık modeli

AK Parti, seçim sonrası anayasayı referanduma götürecek bir çoğunluk elde ederse, başkanlık modeli uygulanacak. Bu kapsamda AK Parti, Meclis Uzlaşma Komisyonu'na sunduğu teklifi yeniden anayasaya koymayı planlıyor. İşte AK Parti'nin Başkanlık modeli:  

- Başkan halk tarafından 5 yıl için seçilecek, iki dönem görev yapacak.
- Başkan partili olabilecek ama milletvekili olmayacak.
- Bakanlar Kurulu üyelerini başkan atayacak. Bakanlar da parlamento dışından atanacak, başkan görevden alabilecek.
- Başkanın yasaları veto yetkisi olacak.
- Milletvekili sayısı 550 olacak.
- Hükümet yasa tasarısı hazırlamayacak, yasa tekliflerini milletvekilleri verecek.
- Başkanın Meclis’i fesh etme yetkisi olacak.

Cumhur ilk kez başkanını seçti

Türkiye, 10 Ağustos 2014'te bir ilki gerçekleştirerek Cumhurbaşkanı'nı seçmek için sandık başına gitti. Recep Tayyip Erdoğan, Ekmeleddin İhsanoğlu ve Selahattin Demirtaş arasındaki yarıştan galip çıkan, ilk turda yüzde 52'lik oyla Erdoğan oldu. 2007'deki anayasa değişikliğinin ardından başkanlık yolunda ikinci tarihi adım da atılıyordu.  

Kabinede yetkisini kullandı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, anayasanın verdiği tüm yetkileri kullanacağını söylüyordu. Nitekim 19 Ocak günü Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda tarihi bir toplantı yapıldı. Erdoğan, Bakanlar Kurulu'na başkanlık ediyordu. Yeni dönemin önemli adımlarından biri de bu oldu. Erdoğan, sık sık başkanlık konusundaki tavrını da sürdürmeyi ihmal etmedi.

Savunulacak en önemli tez

Erdoğan, Afrika turu dönüşünde uçakta “Bu konu yeni bir şey değil. Başbakan olduğum gün değil, belediye başkanlığımdan beri başkanlık sistemi savunduğum bir tezdir. Öyle zannediyorum ki, Ahmet Bey’in de –ki yeni anayasada bile üzerinde durduğumuz konulardan biriydi– savunulacak en önemli tezlerinden bir tanesidir. Bu seçimlerin de üzerinde konuşulacak konularından biri olacaktır diye düşünüyorum" dedi.

 

AKŞAM

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler