YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
İstanbul Barosu: "Artık tuz koktu"
İstanbul Barosu: "Artık tuz koktu"
27 Aralık 2013 13:31
İstanbul Barosu, hukuk ve yargının güç savaşında rakibi alt etmenin bir aracı haline dönüştürüldüğünü ve gelinen noktada artık tuzun koktuğunu bildirdi.

Barodan yapılan yazılı açıklamada, son günlerde Türkiye'de, devlet erkini elinde bulunduran siyasi iktidarla bu erki yine kendisinin destek ve teşvikiyle paylaşan bir yapının güç ve iktidar savaşına tanık olunduğu belirtildi.

Bu güç mücadelesinin devlet kurumları, özellikle yargı ve emniyet üzerinden yürütüldüğü belirtilen açıklamada, tüm yargısal gelenek ve kuralların alt üst olduğu savunuldu.

Türkiye'nin hızla kanun devleti olmaktan çıktığı öne sürülen açıklamada, "Hukuk ve yargı, ne acıdır ki bu güç savaşında rakibi alt etmenin bir aracı haline dönüştürülmüş, hukukun gücünün yerini gücün hukuku almıştır. Bu kargaşa ortamında, sadece toplumun çıkarları gözetilerek adalet adına yapılması gereken soruşturmalar bir silah gibi kullanılabilmekte, öte yandan siyasi iktidar, Adli Kolluk Yönetmeliği'ni değiştirerek ve çeşitli müdahalelerle kendisine ve yakınlarına suç işleme özgürlüğü ve ayrıcalığı yaratabilmektedir" görüşü aktarıldı.

Yargıya müdahalenin devlet ve toplum için kaos ve kıyamet olduğu ileri sürülen açıklamada, "Türkiye'yi bu duruma bu iki güç odağı birlikte getirmişlerdir ve ortak bir sorumluluk içindedirler. Yani kimse masum değildir. Siyasi iktidar, devlet erkini başka güçlerle paylaşmanın ve hukuku ayaklar altına almanın bedelini ödemektedir. Ne yazık ki bu bedeli ülke ve toplum da ödeme noktasındadır. Ülkemiz bunu hak etmemektedir" görüşüne yer verildi.

Tıpkı meclis gibi bağımsız yargının da yürütme ve yasamayı denetleyebilmesinin vasıtası olduğu belirtilen açıklamada, "Hiç kimse, sandık iradesi arkasına sığınarak devleti başka güçlerle yönetemez, buna izin veremez, göz yumamaz, devlet gücünü kendi amaçları için kullanamaz, yargıyı ve diğer kurumları bir silah olarak kullanamaz, hukuku amaca uygun biçimde eğip bükemez, bu amaçla değişiklikler yapamaz, yargısal denetimi reddedemez" ifadesi kullanıldı.

Adli kolluğun mahkeme kararlarını ve bu doğrultuda savcının emirlerini yerine getirmemesinin, amirlerin kolluğa bu yönde emir ve talimat vermesinin suç olduğu savunulan açıklamada, "Konusu suç teşkil eden emir ise yerine getirilemez. Buna karşılık yargı da elindeki gücü bir baskı aracı olarak kullanamaz, keyfi davranamaz, yalnız hukukun sınırları içinde hareket edebilir. Bunun dışında bir durum kabul edilemez. Çünkü demokrasi bir kurallar rejimidir ve herkes bunlara uymakla yükümlüdür. Gelinen noktada artık tuz da kokmuştur" değerlendirmesi yapıldı.

 

AA

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler