YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
İsrail Lobisi'nin Türkiye'ye çirkin oyunu!
CIA-Gladyo Obama'ya Erdoğan yönetimini devirttirmek için siyonist faaliyetlerde bulunuyor. Morton Abramowitz, Eric Edelman ve Blaise Misztal Türkiye'de hemen bir yönetim değişikliği İstiyor.
İsrail Lobisi'nin Türkiye'ye çirkin oyunu!
26 Ocak 2014 / 14:50 Güncelleme: 26 Ocak 2014 / 15:00

Washington Post görev duygusuyla sürekli Obama'ya mevcut Türk yönetimini devirmesi için ortaklaşa çağrıda bulanan İsrail lobisinden üç kişiye bir platform sundu. Evet, doğru duydunuz. Morton Abramowitz, Eric Edelman ve Blaise Misztal ortaklaşa yazdıkları histeri dolu makalelerinde, Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bir despot ve hem demokrasiye hem de ABD çıkarlarına büyük bir tehdit olduğunu ilan ettiler. Bu makalede şu ifadeler geçiyordu:

***

'Geçmiş on yıldaki kazanımları ne olursa olsun, Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ülkesinin muallaktaki demokrasisini mahvediyor. Bu Türkler ve Türkiye'nin müttefikleri için çok ciddi bir sorun. Kısa dönemli çıkarların zarar göreceği kaygısıyla sessiz kalmak, Türkiye'nin uzun dönem istikrarını tehlikeye atıyor.'

***

'Türkiye'nin demokratik çöküşü ABD'yi üzerinde baskı oluşturan bir çelişkinin içine sürüklüyor. Erdoğan'ın mevcut söylemi Türkiye'yi mükemmel olmayan bir demokrasiden bir otokrasiye götürüyor. Yakın bir müttfiekin ve NATO üyesinin bu gidişatının ittifakımızda ve bölgede eleştirilerin hedefinde olan ABD'nin demokrasisine olan güven ve ümit üzerinde çok ciddi sonuçları olması muhtemeldir.'

***

'ABD politikacıları Erdoğan'ın diktatöryal eğilimlerinin korkunç etkileri ile yüzleşmek ve Türk lidere ABD'yi Türkiye'ye bağlayan Türkiye'nin politik istikrarı ve demokratik düzeninin önemini hatırlatarak çekingenliklerini bir kenara koymalıdırlar. Özellikle de onların göründüğünden daha büyük olan etkileriyle ilgili.

***

'Erdoğan Türkiye'nin demokrasisine büyük zarar veriyor. ABD ikili gizli görüşmelerde ve aşikar olarak, Erdoğan'ın aşırı eylemlerinin ve demogojisinin Türkiye'nin politik kurum ve değerlerini çökerttiğini ve ABD-Türkiye ilişkilerini tehlikeye attığını açıkça belirtmesi gerekiyor.'

İsrail Lobisi'nin hedefleri

CIA-Dış İşleri Bakanlığı'yla bağlantılı olan ve gözü kararmış İsrail Lobisi'nin operasyonu olan makalenin bazı hedefleri şunlardı:

Erdoğan'ı diktatör, despot ve Türkiye demokrasisi için bir tehdit ilan etmek.

Erdoğan'ın ve AKP yönetiminin NATO ve ABD için büyük bir tehdit olduğunu vurgulamak

Obama yönetiminin aleni müdahalede (zira gizli müdahale yadsınamaz) oldukça zayıf ve sonuç almaktan uzak göstermek

Obama yönetimini Erdoğan'a karşı aleni bir eyleme zorlamak (Obama'yı Türkiye'de yönetim değişikliğine zorlamak)

Diğer bir makalemde 1998'den beri ABD'de ikamet eden Türk molla Fethullah Gülen'in CIA-NATO operasyonlarında temel ajan olarak, sadece Türkiye'de değil Orta Asya ve Kafkasya'da kullanıldığını açıkladım. Son birkaç yılda, Gülen ve faaliyetleri CIA teminatı altına alındığından bu söylemimde çok yalnız kaldım. İşte bu teminata benim verdiğim yeterli miktarda örnek:

Boston Terror, CIA's Graham Fuller & NATO-CIA Operation Gladio B-Caucasus & Central Asia

Turkish Intel Chief Exposes CIA Operations via Islamic Group in Central Asia

Turkish Imam Fethullah Gulen Nabs George Bush PR Queen

The Sanitized Gulen Coverage Continues…

Aradaki ilişkiler

Şimdi bu propaganda makalesini yazan kişilerle Türk Molla Fethullah Gülen arasındaki sıkı bağları gözden geçirelim.

Neo-con, İsrail lobicisi, CIA-Dişişleri Bakanlığı ajanı ve PNAC imza yetkilisi olan Morton Abramowitz Gülen'in ana denetimcisi ve destekçisidir. Gerçekten, FBI Gülen'i ABD'den sürmeye çalıştığında, CIA-Dişişleri Bakanlığı'nda bunun gerçekleşmemesi için ilk ortaya çıkan Abramowitz oldu:

FBI ve İç Güvenlik Bakanlığı'nın yıllarca süren araştırmasına rağmen, CIA ve Dişişleri Bakanlığı'ndaki koruyucu melekleri sayesinde Gülen'in bir soruşturma geçirmesi önlendi, bundan dolayı FBI ve bakanlık onu ABD dışına çıkarmayı denediler. Fakat bir kez daha CIA melekleri olaya dahil oldu ve Gülen'i bir alim olarak sundular. Oysa Fethullah Gülen'in bir yüksek okul diploması bile yoktu ve 5. sınıftan terkti. Gülen'e kefil olan koruyucu melekleri Graham Fuller, George Fidas ve Morton Abramowitz'di.

Ya Eric Edelman? 9 yıl geriye gidelim ve bazı devlet sırlarını açıklayalım. Eric Edelman hükümetin devlet sırrı olarak kabul ettiği ve FBI soruşturmalarına dahil olan 1990'ların ortalarından beri Orta Asya ve Kafkasya'da CIA-NATO terör eylemlerini içeren dosyaların üstünün örtülmesinin zanlısı olduğunu söylemiştim.

Abramowitz gibi, Edelman da İsrail lobisinin adamı ve neo-con olarak bilinir. Aşağıda 2007'de yazılan makaleden bazı alıntılar yer alıyor:

Edelman Başkan Yardımcısı Cheney ve yönetimdeki diğer bazı muhafazakarlarla çok yakın bağlara sahip. Edelman önce Cheney'in emrinde çalıştı, sonra Bush'un ilk yönetiminde Savunma Bakanlığı'nda çalıştı. O zamanlar, Cheney Amerika'nın Soğuk Savaş dönemi sonrası dış politikasını büyük stratejik düzeyde değerlendirecek bir 'mağaza' kurdu. Bu projeye Paul Wolfowitz ve Scooter Libby de dahildi. [New Yorker, 4/1/02]

2001-2003 arasında, Edelman Cheney'in ulusal güvenlik danışmanı olarak çalıştı. 2003'de Türkiye'yi Bush yönetimiyle birlikte Irak işgaline ikna etmek üzere, ABD'nin Türkiye büyükelçisi olarak atandı. Türk köşe yazarı İbrahim Karagül onun için şu notu düştü: 'Muhtemelen Edelman Türkiye tarihinde en az güvenilen ve sevilen Amerikan elçisidir'.

Yönetim değişikliği istiyorlar

Abramowitz ve Edelman kadar fanatik olmasada, Blaise Misztal da siyonist faaliyet içerisinde adı geçen biridir. Yakın zamanlarda İran'ı hedef alan bir dizi operasyonda ismi geçmektedir.

Sonuçta, ortada olan üç gözünü hırs bürümüş israil lobicisidir. Şahin ve neo-con olarak bilinen bu üçlünün CIA-Dişişleri Bakanlığı ile geçmişten gelen sıkı bağları vardır ve bu üçlü şu an Türkiye'de yönetim değişikliği için operasyon ve propaganda yaparak seslerini yükseltmektedirler. Bunlardan hiçbiri demokratik değerler, insan hakları ya da barış savunucusu değildir. Tam tersine, üçü de savaşların ve Orta Doğu ve diğer yerlerdeki yönetim değişikliklerin bir numaralı savunucusudurlar. Onlar Erdoğan'ın gitme zamanı geldiğini söylüyorlar, onun yerine bir kukla koyacaklar. Amerikalılar bu hataya tekrar düşecek mi? Türkiye'deki insanlar buna karşı koyacak ve meseleye bizzat el atacaklar mı? Zaman buna cevap verecek ve bu cevap için çok fazla beklemeye gerek yok.

 

YENİ ŞAFAK

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler