YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
İşler, "Türkiye çözümde kolaylaştırıcı bir rol üstlendi"
Ak Parti Ankara Milletvekili ve eski Başbakan Yardımcısı Emrullah İşler, Kanal A'da yayınlanan 'Son Durum' programına konuk oldu. Libya zirvesinde çıkan birleşme kararını değerlendiren İşler, Türkiye'nin birleşmedeki rolünden söz etti.
İşler, "Türkiye çözümde kolaylaştırıcı bir rol üstlendi"
16 Aralık 2015 / 01:15 Güncelleme: 16 Aralık 2015 / 07:27

Kanal A'da yayınlanan 'Son Durum' programına Ak Parti Ankara Milletvekili ve eski Başbakan Yardımcısı Emrullah İşler konuk oldu. Roma'da gerçekleştirilen 'Libya Zirvesi' konusunda değerlendirmelerde bulunan İşler, başından beri Libya'daki krizin siyasi bir kriz olduğunu ve çözümünde de siyaset ve diyalog yoluyla olması gerektiğini ifade ettiklerini söyledi.

İşler, "Libya'da aslında devrimden sonra hükümet kuruldu başbakanlar değişti. Ama geçtiğimiz yıl Mayıs ayında eski generalin darbe girişimi neticesinde ülke bölündü. Şu an Trablus'ta ulusal kongre vardı. Bir de Tobruk'ta ve Bayda'da oluşan bir temsilciler meclisi vardı, bir bölünmüşlük vardı" dedi.

KOLAYLAŞTIRICI BİR ROL ÜSTLENDİK

İşler, "Ekim 2014'te ilk ziyaretimizi yaptık. Önce Tobruk'u ziyaret ettik ardından da Trablus'u ziyaret ettik. Kasım'da yaptığımız ziyarette de Bayda'da görüşmeler yaptık. Türkiye'nin herhangi bir gizli ajandasının olmadığını, bizim hedefimizin Libya'nın barışının, istikrarının sağlanması olduğunu dolayısıyla krizin de siyasi bir kriz olduğunu ve bu krizde bizim kolaylaştırıcı rol oynayabileceğimizi baştan itibaren kendilerine ifade ettik. O çerçevede hem Libya'ya ziyaretler yaptık ve Libya'daki her iki hükümetten de Türkiye'ye ziyaretler oldu. Hakikaten tam anlamıyla kolaylaştırıcı bir rol üstlendik" diye konuştu.

İKİ TARAFTA SAMİMİYETİMİZİ NET BİR ŞEKİLDE GÖRDÜ

Libya'ya Kasım 2014'te gerçekleştirdikleri ziyaretten birkaç gün sonra Anayasa Mahkemesi'nin Tobruk'daki hükümeti gayrı meşru ilan ettiğini anlatarak, yeni bir sürecin başladığını ifade etti.

İşler, "O zamanlar BM özel temsilcisi Bernardino Leon'du. Onunla da Ankara'da yaptığımız görüşmede Libya'nın yeni bir döneme girdiğini ve bu yeni döneme göre hareket etmemiz gerektiğini söyledik. Bu çerçevede biz de Türkiye olarak taraflara şunu anlattık.

'Bakın BM'nin atamış olduğu bir özel temsilci var ve BM çatısı altında bir barış söz konusu, biz Türkiye olarak bu girişimleri destekliyoruz' dedik. Baştan da şuna karşı çıktık: Dışarıdan bir müdahalenin Libya'yı daha zor durumlara götüreceğini çok net bir şekilde ifade ettik. Her iki tarafta bizim samimiyetimizi net bir şekilde gördü. Doğu tarafı bize biraz mesafeli durdu. Tabi onların da bazı dış ülkelerle yakın ilişkiler içinde olduklarını ve kararlarını çok bağımsız bir şekilde almadıklarını da biliyorduk.  

Bizden THY uçaklarının Bayda'daki Abraq havalimanına sefer başlatmasını istiyorlardı. Biz bunu onayladık. Daha sonra Türk uçaklarına dair  tehditler açıkladılar. Oraya başlayacak seferleri de başlatamadık batıya olan seferleri de durdurmak zorunda kaldık"

LİBYA'YA ÖZEL BİR ÖZEN GÖSTERDİK

"Doğrusu biz Türkiye'nin bölgede  ve dünyada izlemiş olduğu barışı hedefleyen dış politikalar çerçevesinde Libya'ya da özel bir özen gösterdik ve her iki tarafın da güvenini kazandık. Neticede sayın Dışişleri Bakanımız ile birlikte, 17 ülkenin katıldığı Roma toplantısında bu anlaşmanın imzalanacağını duyurduk. Bir aksilik olmazsa 17 Aralık'taki imza törenine de katılacağız. Roma'da kamuoyuna deklere etmiş olduğumuz ortak açıklamada da kapıları kapatmadık ve bundan sonra bu anlaşmaya destek verecek herkese de bu kapıların açık olduğunu ifade ettik. Ümit ederiz ki aklı selim galip gelir. Türkiye olarak da biz bu aklıselimin galip gelebilmesi için her iki tarafla da görüşmelerimizi gerçekleştiriyoruz. Kolaylaştırıcı rolümüzü de üstlenmeye devam edeceğiz."

UZLAŞMA OLMAZ İSE SİSTEM KİLİTLENİYOR

"BM özel temsilcisinin ön görmüş olduğu taslak tamamen bir öngörüyü temsil ediyor. Bir başbakan olacak, 5 bakan yardımcısı, 3 tane de ayrı bakan olmak üzere toplam 9 kişi olacak. Bu 9 kişi uzlaşıyla olmak durumunda. Eğer uzlaşma olmaz ise sistem kilitleniyor. Bu taslak önerildi ve kabul edildi. Bu 2 yıllık bir geçiş süreci. Anayasa Yazım Komisyonu çalışmaları tamamlandı ve referanduma sunulacak. Ardından Libya uzlaşı hükümeti kurulacak. 17 ülke tarafından destekleniyor. Bundan sonraki sürecin çok takip edilmesi gerekiyor."

BÖLGE ÜLKELERİNİN İŞBİRLİĞİ YAPMASI GEREKİYOR

İşler, "Roma'daki toplantıda hem Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı vardı hem de Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanı vardı. Mısır Dışişleri Bakanı ve Türkiye Dışişleri Bakanı da vardı. Biz her iki tarafa da eşit mesafedeydik ama tek bir tarafı tutan ülkeler de o masa etrafında toplandılar. Ben bunu çok güzel bir görüntü olarak gördüm. Çok güzel görüntüler verildi orada. Bu bölgedeki sorunlar bu bölgenin sorunlarını, bu sorunları kimlerin yarattığını biz çok iyi biliyoruz. Bu sıkıntıları aşmak için yine bölge ülkeleri arasında çok ciddi bir işbirliği yapılması gerekiyor. Aslında Roma toplantısı bu görüntüyü dünya toplumuna verdi. Orada Türkiye vardı, Mısır'da vardı, Tobruk hükümetine destek veren Birleşik Arap Emirlikleri'nin Dışişleri de, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı da vardı" dedi.

İSLAM İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATI'NIN AKTİF OLMASI LAZIM

Türkiye'nin de aralarında olduğu 34 İslam ülkesinin teröre karşı bir askeri ittifak oluşturma kararı almasını da değerlendiren İşler, "Bunu önemli bir adım olarak değerlendiriyorum. 344 ülkenin adı sayıldı ama bir 10 ülke daha katılacak. Başta Endonezya olmak üzere... Dolayısıyla bu aslında İslam İşbirliği Teşkilatı'na üye devletlerin hemen hemen hepsinin katılacağı bir birliktelik olacak.

Teröre karşı İslam Dünyası'nın böyle güçlü bir ses çıkarması ve bir birliktelik oluşturması başlı başına altı çizilmesi gereken bir husus. Maalesef Doğu Blok'u çöktükten sonra İngiltere Başbakanı'ndan şöyle bir açıklama gelmişti: 'Doğu Blok'u çöktü hiçbir ideoloji düşmansız yaşayamaz. Yeni düşman aramaya gerek yok; yeni düşman İslam' demişti. O günden bugüne baktığımızda 25 yıl içerisinde İslam'ın terörle iliştirildiğini görüyoruz. Bugün yapılan bu açıklamayı ben önemsiyorum. İslam işbirliği teşkilatı kuruluşundan bu yana maalesef yaptığı hiçbir şey yok. Hepsi göstermelik, var ama netice alınmıyor. Dolayısıyla İslam İşbirliği Teşkilatı Genel Sekreterliği'nin çok aktif olması lazım. Ortada bir sorun varsa; ki var, dolayısıyla teşkilat kuruluş amacına uygun olarak aktif hale getirilmeli. İslam ülkelerinin kendi sorunlarını kendilerinin çözebileceği mekanizmalar oluşturulması lazım" şeklinde konuştu.

KANALAHABER.COM/ÖZEL İÇERİK

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler