YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
İskilipli Atıf Hoca din mazlumudur
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç Çorum'da yaptığı konuşmada, ''Bu ülkede artık darbe olmayacak, bu ülkede artık cunta olmayacak'" dedi... Bülent Arınç, İskilipli Atıf Hoca'yı da anmayı ihmal etmedi...
İskilipli Atıf Hoca din mazlumudur
27 Nisan 2012 / 18:02 Güncelleme: 27 Nisan 2012 / 18:04

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, ''Anayasayı değiştirdik, bir Batı ülkesinde sivil-asker ilişkisi nasıl olacaksa, askerin asli görevinin yurt savunmasını en iyi şekilde yapmak olduğunu dünyaya ilan ettik'' dedi.

Çorum'da düzenlenen ''Yerel ve Bölgesel Medya Buluşması''nın sertifika törenine katılan Arınç, daha sonra İskilip ilçesine geçti. Burada ''Basın-Yayın ve Gazeteciler Hatıra Ağaçlandırması'' kapsamındaki fidan dikim töreninde bulunan Arınç, Yoğurtpazarı Meydanı'nda halka hitap etti.

Yakın tarihe ilgi duyduğu için yıllardır, ''Nadide, ahlaklı insanların yetiştiği'' İskilip'i ziyaret etmek istediğini belirten Arınç, ''Bu beldeden hep manevi dünyamızın insanları, sanatkarlar, çalışkan insanlar, vatanına hizmet eden insanlar yetişmiş. Akşemseddin de Atıf Hoca da İskiliplidir, bu kahramanlar tarihin altın sayfalarında yazılı'' diye konuştu.

Cuma namazı sırasında bir vatandaşın kendisine verdiği ve ilçede yetişen manevi insanların konu edildiği şiiri okuyan Arınç, üç şey için söz verdiklerini anımsatarak, şöyle devam etti:

''Yolsuzluk, yoksulluk ve yasaklar olmayacak. İnsanlar özgürleşecek, fikirlerini daha özgür ifade edebilecek. Üçünü de yaptık. Özürlülere evde bakıyoruz, başka sosyal yardımlara da devam ediyoruz. İnsanımız rahat bir noktaya geldi. Yolsuzluk bizden önce vardı, o başkalarının işi. Onlar yolsuzluk batağına girdi, biz yol yaptık. 6 yılda 15 bin kilometre yol yaptık. Bütün yollarımızı bölünmüş yol yapıyoruz, otoyol yapıyoruz. Yetmedi, Marmara'nın üstünden üçüncü köprüyü geçireceğiz. Bizim işimiz yol yapmak, eksik kalanları da ustalık dönemimizde bitireceğiz. Hiçbir tereddütünüz kalmasın.''

Arınç, iktidarları öncesinde bakanlık sayısının 38'e kadar çıktığını ifade ederek, ''20 devlet bakanlığı vardı. Her bankanın bir devlet bakanlığı vardı, gübre bakanlığı vardı. 38 bakanlığı 24'e indirdik'' dedi.

''Dünyada iki büyük var, biri Çin biri Türkiye'' diyen Arınç, ''Çalışıyoruz, Allah da veriyor. Siz helal işlerin peşinde olursanız Allah da verir. Hazinemizi havuzda topluyoruz, kaçak yok. 2023'te kişi başına 25 bin dolar milli gelir hedefliyoruz. Üreteceğiz, koşacağız, herkesin yüzü gülecek, biz yolsuzluk yapmıyoruz, işimiz bu'' ifadesini kullandı.

''Menderes ve iki arkadaşını asanların adını kimse hatırlamıyor''

Arınç, şöyle konuştu:

''Türkiye'de demokrasiyi hazmedememiş, hala milletin iradesine 'onlar ne bilir, onlar cahil sürüleridir, ülkeyi aslında bizim yönetmemiz gerekir' diye düşünenler vardı. 10 senede bir darbe yapmayı, arada bir muhtıra vermeyi, sık sık da müdahalede bulunmayı tercih ediyorlardı. 'Millet ne bilir, her şeyi biz biliriz, bizim istediğimiz gibi giyineceksin, bizim söylediğimizi düşüneceksin, o zaman cumhuriyetçi, çağdaş olursunuz' sözlerini işitiyorduk. Evet, her yerde 'Egemenlik kayıtsız şartsız milletin' yazıyordu ama uygulanmıyordu. Ülkemizde 27 Mayıs'ı hatırlayın, halkın sevgilisi rahmetli Adnan Menderes'i iki arkadaşıyla idam sehpasına götürdüler. Onun sevgisi tüm Türkiye'nin gönlünde yaşıyor ama onu asanların, onu mahkemede rezil rüsva etmeye çalışanların bugün kimse adını hatırlamıyor, hatırlayanlar da yüzlerine acıyarak bakıyor, sokağa bile çıkamıyorlar.''

''Bu ülkede artık darbe olmayacak''

Türkiye'nin yakın siyasi tarihine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Arınç, sözlerini şöyle sürdürdü:

''10 yıllık bir dönemi kapatıp darbelerle yeni bir dönemi başlattılar. 20 sene sonra yine ihtilal, yine Meclis'e el koydular. 12 Mart muhtırası, 28 Şubatlar, cuntacılık hareketleri, bunlar bizim yüzümüzü ağartmadı, insanlar idam sehpalarında yargılandı, idam edildi, hep mutsuz oldu ama AK Parti bunlarla mücadele etti. Anayasayı değiştirdik, bir Batı ülkesinde sivil-asker ilişkisi nasıl olacaksa, askerin asli görevinin yurt savunmasını en iyi şekilde yapmak olduğunu dünyaya ilan ettik. Bugün de görüyoruz ki şerefli komutanlarımızın yönetiminde TSK artık günlük politikanın içinde değildir. Bir yandan terörle mücadelede, bir yandan ülkenin bağımsızlığını koruma konusunda tarihteki misyonunu yerine getiriyor. Hükümet ülkeyi yönetiyor, silahlı kuvvetler de kendi görev alanında görevini yapıyor. Yani şunu söylemek istiyorum, artık Türkiye'de bundan sonra kimsenin kimsenin kulağına fısıldamasına ihtiyaç olmayacak, bu ülkede artık darbe olmayacak, bu ülkede artık cunta olmayacak.''

''Misafirler 'darbe olur mu' diye soruyordu''

Arınç, 5 yıl Meclis Başkanlığı yaptığını anımsatarak, ''Yurt dışından gelen misafirlerimiz her şeyi beğendi ancak kulağıma fısıldayıp, çok acıyla söylüyorum 'darbe söylentisi var, ne diyorsunuz, darbe olur mu' diye sorduklarında yüzümün kızardığını hissederdim. O tarihte bile gelenler Türkiye'de bir şeyler olacağını düşünüyorlardı. Ama artık büyük bir kararlılıkla 'Hayır, Türkiye bundan sonra demokratik bir hukuk devletidir, böyle bir devlette kimse darbe yapmayı gönlüne ve gözüne koymasın' demiştik. Bugün onun da gerçekleştiği bir gündür'' dedi.

Meçhul olayların üstüne gittiklerini vurgulayan Arınç, şunları kaydetti:

 ''Faili meçhuller vardı, milleti birbirine kırdıran zihniyet çok büyük kötülük yapmıştı, ülkemizde onlarla mücadele ediyoruz. Hatta daha gerilere gittik, Dersim isyanında silahlı gücün halka karşı nasıl tavır aldığını, bombalarla, gazlarla mağaralara kıstırıp öldürdüklerini belgelerle ortaya koyduk. Bu ülkede yaşanmış bütün siyasi amaçlı cinayetleri aydınlatmak görevimizdir. Biz milletin oylarıyla buraya geldik. 'Allah'ım kalmasın alemde hiçbir hakikat gizli' diye bu yola çıktık. O yüzden bütün kara olayların müsebbiplerini ortaya koyacağız, onlardan, darbelerden nasıl hesap soruyorsak, tarih önünde yüzleşeceğiz ki tekrar ülkede bu cinayetleri işlemeye yeltenenler veya aklından geçirenler ayağını denk alsın.''

''İskilipli Atıf Hoca, son devrin din mazlumudur''

İskilip'in yetiştirdiği İskilipli Atıf Hoca'nın, son devrin din mazlumu olduğunu vurgulayan Arınç, ''İstiklal Mahkemesi'nde usulen yargılandı, beraatı istenirken idam edildi. Bu, çok acı bir facia'' diye konuştu.

Atıf Hoca'nın yaşadığı döneme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Arınç, şöyle devam etti:

''İttihat ve Terakki'nin meydana getirdiği acı olaylar yaşanıyordu. 31 Mart Vakası'na karıştığı iddia ediliyor, Sinop'a sürülüyor. Sonra 'yanlışlık oldu' diye serbest bırakılıyor. Yunanlar İzmir'i işgal ettiği zaman Teali İslam vasıtasıyla ilk beyannamesini yayımlıyor. Din adamı ve bilim insanı oluğu için üç önemli kitap yazıyor. 'Frenk Mukallitliği' eseri üzerine itirazlar yükseliyor. Şapka Kanunu'ndan 1,5 yıl sonra gözaltına alınıyor. İçinde Kel Alilerin bulunduğu 'önce asalım, sonra şahitleri dinleriz' gibi kararla idamına hükmediliyor, rahmetle anıyoruz.''

İskilipli Atıf Hoca'nın aleyhinde kim beyanda bulunduysa, bunu resmi tarih ideolojisinin esiri olarak yaptığını vurgulayan Arınç, ''Artık bundan sonra Türkiye'de yalan söyleyen tarih değil, gerçeklerin tarihi yazılıyor. Hepimiz bu gerçekleri öğreneceğiz, şehitlerimize sahip çıkacağız. O, son yılların din mazlumlarındandır. Zulmen idam edildiği için milletimiz onu hükmen şehit kabul etmektedir. Maalesef bugün hala gerçeklerden korkan ve kaçanlar var. Yarasa gibi karanlıkları seven, ışıktan ve ziyadan korkanlar var. Atıf Hoca, hepimizin müşterek karakteridir, ahlakıdır, simasıdır. İslam'ı en güzel bilen, yaşayan bir insandır'' dedi.

''Güneş balçıkla sıvanmaz''

CHP Çorum Milletvekili Tufan Köse'nin, Meclis'te yaptığı konuşmada Atıf Hoca'ya hakaretler yağdırdığını belirten Arınç, şunları söyledi:

''Ona yerinde cevap vermek istemiştim. Milletvekili Tufan Köse, unutma Meclis'te söylediğin hakaretlerin hesabını bu millet sana soracaktır. Onun için ağzını doldura doldura, İngiliz kuvvetleriyle iş birliğinden tutun, bir gerici ve yobaz olduğunu söylediğin bu insanın memleketinde, sana söylediklerini 10 misliyle iade ediyorum. Sen ne dersen de siz eski cinayetlerin hesabını vereceksiniz. Kişisel olarak da CHP olarak da vereceksin. Çünkü bu millet hesabını sormadan hiçbir şeyi bırakmayacak. Herkes ayağını denk alsın, kim yanlış yaparsa, kim milletin hayatına, geleceğine kastederse bundan sonra hesabı sorulacak. O zaman sustuk, şimdi burada, o insanın huzurunda sana cevap verdiğim için mutluyum. Güneş balçıkla sıvanmaz, kim ne derse desin.''

CHP'nin yıllardır sandıktan çıkamadığını dile getiren Arınç, ''Tek başına iktidar olma dursun, koalisyon bile kuramıyorsun. Kendi kabahatlerine bakacağına, Atıf Hoca merhuma hakaret etmekle ne yaptığını sanıyorsun. Millet 62 yıldır unutmadı, unutmaz da. Velev ki özür dilersiniz, hem ölülerden hem milletin huzurunda özür dilersiniz. Sizi millet affeder, yolunuza bakar, yaptıklarınızı görür, sizi değerlendirir. Arkadaşlar, niyetiniz kavli değil, Meclis kürsüsünden bir İslam alimine ağız dolusu hakaret eden, üstelik CHP'nin Çorum milletvekili olduğunu söyleyen bir insana en azından bir cevap vermem gerekiyordu, bugün onun dolaştığı topraklardan veriyorum'' diye konuştu.

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Türkiye'nin bir zamanlar ''Alevi-Sünni, Türk-Kürt çatışmasına'' sokulduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti:

''O yetmedi, uzun yıllar 'ben laikim, sen yobazsın', ileri gerici kavgası oldu bu ülkede. Hepsi sahteydi, yapaydı, bu milletin yeniden güçlenip, güçlü bir millet olmaması içindi. Bu ülkede ayrımcılık yapılıyordu, kıyafetinden, inancından, bölgesinden, düşüncesinden dolayı ayrımcılık vardı. 'Senin başın kapalı, sen yobazsın, sen açıksın, ilericisin'... Böyle saçma sapan tartışmalarla insanları düşman ettiler. Türkiye'de bugün fitne yok, ayrımcılık yok, biz biriz, birlikte Türkiye'yiz.''

Atıf Hoca'nın hayat hikayesini anlatırken zaman zaman duygusal anlar yaşadığı ve gözyaşlarına hakim olamadığı gözlenen Arınç, konuşmasının ardından Atıf Hoca'nın anıt mezarını ziyaret ederek, dua okudu. (AA)

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler