YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
İşçiler 'açlık grevi'ne gidiyor!
Asil Çelik'te 30 Ocak'tan beri sürdürülen grev süreinde işçiler açlık grevine gidiyor...
İşçiler 'açlık grevi'ne gidiyor!
21 Ağustos 2009 / 16:04 Güncelleme: 00 0000 / 00:00

DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi, 30 Ocaktan beri sürdürülen grev sürecinde dün açlık grevi başlatıldığını belirterek, ''Demokratikleşme lafları söylenirken, sendikal hak ve özgürlüklerde bu hakkın kullanımı konusunda başka yollarla da olsa yapılan engellemeler, iktidarın iki dudağı arasındadır ve isterse bir günde çözülür'' dedi.


Süleyman Çelebi, Birleşik Metal-İş Genel Başkanı Adnan Serdaroğlu ile birlikte, Bursa'nın Orhangazi ilçesinde kurulu otomotiv ana ve yan sanayi ile makine sektörüne çelik üreten Asil Çelik Sanayi ve Ticaret AŞ'de açlık grevine başlayan işçilere destek ziyaretinde bulundu.


Çelebi, yaptığı konuşmada, Asil Çelik işçilerinin özveriyle çalışıp iş yerlerinin Türkiye'nin en büyük ve en karlı işletmeleri arasında ilk 100 arasına girmesini sağladıklarını söyledi.


Böylesine zor şartlarda, işlerini yetiştirmek için günde bazen 12 bazen de 16 saat durmaksızın çalışan işçilere ''Sıfır zamma razı ol'' denildiğini ileri süren Çelebi, ''Bu haksızlığa, adaletsizliğe, vurdumduymazlığa ve vefasızlığa karşı greve çıkmaktan başka yol kalmadı'' diye konuştu.


Çelebi, toplu sözleşme görüşmelerinin başından beri yaptığı kabul edilemez tekliflerle uzlaşmaz tutum sergileyen işverenin, 30 Ocaktan beri süren bu grevin baş sorumlusu olduğunu iddia etti.


Asil Çelik işvereninin ''görüşmeler sırasında işçilerin toplu sözleşmeden beklentilerini baskı altına almak amacıyla ücretsiz izin uygulaması yaptığını ve krizi bahane olmaktan öte, adeta silah gibi işçilerin üzerine yönelttiğini'' öne süren Çelebi, sendikanın grev sürecinde konuyla ilgili olarak bakanlık, valilik, kaymakamlık düzeyinde birçok girişimde bulunduğu halde işverenin uzlaşmaz tavrında hiçbir değişiklik olmadığını ifade etti.


Çelebi, çok zor ve ağır koşullarda ölümle burun buruna gelme pahasına, gece gündüz çalışıp evlerine ekmek götürmeye çalışan Asil Çelik işçilerinin haklarına sahip çıkma kararlılığında olduğunu vurguladı.


Asil Çelik'in karlı olduğu halde özelleştirilen fabrikalardan biri olduğunu belirten Çelebi, özelleştirilmeden önce 500 büyük firma sıralamasında 71. sırada yer alan bu fabrikanın özelleştirilmesinin de diğer birçok özelleştirmede olduğu gibi Türkiye ekonomisi açısından büyük kayıp olduğunu savundu.


Çelebi, özelleştirme öncesi çalışan sayısının çok daha fazla ve çalışanların ücretlerinin göreceli olarak bugünden daha iyi olmasına rağmen işletmenin bugün kamu sektörünün elinde olduğu dönemdeki seviyesini henüz yakalayamadığını söyledi. 
 
''ASİL ÇELİK YENİDEN KAMULAŞTIRILSIN''
 


Asil Çelik çalışanlarının, kötü yönetimden kaynaklanan tüm olumsuzluklara rağmen bugünlere gelmesinde çok büyük pay sahibi olduklarını anlatan Süleyman Çelebi, şöyle konuştu:


''Şu anda Asil Çelik fabrikasını elinde tutanlar eğer yönetemiyorlarsa fabrikanın yeniden kamulaştırılmasını, çalışanlar ve yöre halkıyla birlikte Asil Çelik'in parlak günlerine tekrar dönmesini talep ediyoruz. Demokratikleşme lafları söylenirken, sendikal hak ve özgürlüklerde bu hakkın kullanımı konusunda başka yollarla da olsa yapılan engellemeler, iktidarın iki dudağı arasındadır ve isterse bir günde çözülür. Biz bu sorunu çözmeye açığız.'' 


''BAŞVURULMAMASI GEREKEN YÖNTEME ZORUNLU KALDI'' 
 
Grevin, sadece Asil Çelik işçilerini değil, başta Orhangazi olmak üzere Gemlik, Yalova ve Bursa'daki esnaf ve diğer emekçileri de ilgilendirdiğini, birçok insan ve aile için ekonomik açıdan da büyük kayıplara yol açtığını ifade eden Çelebi, şunları kaydetti:


''Yaklaşık 7 aydır 750 üyemizle haklarımız ve geleceğimiz için sürdürdüğümüz bu grevimizi, bütün yolları denememizle birlikte kamuoyuna duyurmak ve taleplerimizi bir kez daha gündeme getirmek için başvurulmaması gereken bir yönteme zorunlu kaldık. 30 Ocaktan beri sürdürülen grev sürecinde dün açlık grevi başlatılmıştır. Asil Çelik'in derhal kamulaştırılarak, ülke ekonomisine ve işçilere verilen bu zararın bir an önce giderilmesini talep ediyoruz. Burada açlık pahasına direnen insanlar sadece Asil Çelik işçileri veya bu bölge için değil, Türkiye işçi sınıfının hakları için, kriz fırsatçılığına, özelleştirme soygununa karşı da mücadele etmektedir. Bu konuda başta Başbakan ile Çalışma ve Güvenlik Bakanı olmak üzere ülkeyi yönetme iddiasında olan Hükümeti ve sorumlu olan herkesi göreve çağırıyoruz.''

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler