YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
İpekçi bir kez daha öldürüldü
Abdi İpekçi’yi öldürmenin bedelini sadece 10 yıl hapisle ödeyen Ağca’nın cezaevinden çıkış şovunu Türkiye öfkeyle izledi...
İpekçi bir kez daha öldürüldü
19 Ocak 2010 / 08:11 Güncelleme: 19 Ocak 2010 / 08:25

Abdi İpekçi'yi öldüren ve Papa'ya suikast düzenleyen Mehmet Ali Ağca 30 yıllık mahkimiyetinin ardından dün serbest bırakıldı... GATA’dan “İleri derecede antisosyal kişilik bozukluğu” raporu alıp çürüğe ayrılan Ağca soluğu Sheraton otelde aldı. O artık aramızda!

Papa 2. Jean Paul’e yönelik suikast nedeniyle İtalya’da 19 yıl hapis yatan, Milliyet gazetesi Genel Yayın Müdürü Abdi İpekçi cinayeti ve 3 gasp eylemi nedeniyle yargılandığı Türkiye’de ise sadece 10 yıl hapis cezası alan Mehmet Ali Ağca tahliye edildi.

Türkiye’de af ve mevzuat boşluklarından yararlanan Ağca, 1981’de İtalya’da tutuklanmasından bu yana geçen 30 yılın sonunda dün özgürlüğüne kavuştu. Dün saat 08.30’da Ankara Emniyet Müdürlüğü’ne ait araçlar Sincan Cezaevi’ne giriş yaptı. Saat 09.20 sıralarında Ağca, emniyete ait gri renkli ve camları siyah bantla kapalı bir araçla cezaevinden çıktı.
Cezaevi kampüsü çevresindeki yol üzerinde bekleyen ve Adnan Ağca’nın da aralarında bulunduğu grup, araç yanlarından geçerken, davul - zurna eşliğinde sevinç gösterilerinde bulundu. Ağca ise basın mensuplarına, aracın içinden kızgın bir ifadeyle yumruğunu uzattı.

Yine maviyi tercih etti

Basının karşısına çıktığı her dönemde mavi kazak giyen ve bu kazağın uğurlu olduğuna, özgürlüğü sembolize ettiğine inanan Ağca, dün Sincan F Tipi Cezaevi’nden tahliye olurken de mavi spor bir montu tercih etti. Ağca’yı taşıyan araç, saat 10.00 sıralarında Gülhane Askeri Tıp Akademisi’ne (GATA) girdi.

2006’daki rapor geçerli olmadı

2006’da yanlış hesap nedeniyle tahliye edildikten sonra GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi Baştabipliği’nce muayene edilen ve askerliğe elverişli olmadığına yönelik rapor verilen Ağca’nın raporu, Milli Savunma Bakanlığı Sağlık Dairesi Başkanlığı’nca onaylanmamıştı. Tahliyeden sonra askerlik şubesine götürülmesi beklenen Ağca, doğrudan GATA’da muayeneden geçirildi. 2006’da verilen raporu dikkate almayan GATA Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanlığı, bu kez Ağca’ya yeni bir rapor verdi.

İtalya ve Türkiye’de kaldığı cezaevlerinde sürekli “en sosyal ve efendi mahkûm” olarak gösterilen Ağca için, 2006’da olduğu gibi “ileri derecede antisosyal kişilik bozukluğu” tespiti yapıldı. Muayene sırasında Ağca’nın ellerinin titrediği ve gözlerinin kaydığı öğrenildi.

GATA’da 4 saatte teşhis

GATA’nın teşhisi, 4 saat süren incelemeler sonunda konuldu. Ancak askerlikten muaf tutulmasını sağlayan bu tespitin, Ağca’ya suç işleme özgürlüğü kazandırmayacağı öğrenildi. Ağca’nın kardeşi Adnan Ağca da, kardeşinin sağlık durumunun iyi olduğunu belirterek “Sağlık Kurulu’nda muayene bittikten sonra bütün komutanlarla tek tek tokalaşarak, ellerini sıktı ve astsubaylara kadar herkese teşekkür etti. ‘Çürük insanlar olabilir ama siz bu ülkenin en gözde kurumusunuz’ dedi” açıklamasında bulundu.

Sincan’dan Sheraton’a

GATA’daki muayenesinin ardından, kendisi için önceden yer ayırtılan Sheraton Oteli’ne 06 AK 1326 plakalı bir minibüsle gelen Ağca,  yoğun ilgi nedeniyle uzun süre araçtan inemedi. Daha sonra minibüsten inerek İngilizce konuşan ve “Türkçe konuşun” çağrılarını dikkate almayan Ağca “Ben Tanrı değilim. Tanrı’nın oğlu da değilim” dedi. Ağca, daha sonra odasına çıktı.

Gecesi 440 euro + KDV

Sheraton Oteli’nin 23. katında bulunan, ağırlıklı olarak büyükelçiler, diplomatlar ve bakanların kaldığı süitin Ankara manzaralı olduğu öğrenildi. Sabah kahvaltısı dahil günlük fiyatı 440 euro + KDV olduğu belirtilen süitte geceyi geçiren Ağca’nın, akşam yemeği için kıymalı pide, aşure ve sütlaç siparişi verdiği bildirildi. Avukatı Gökay Gültekin de,  Ağca’nın yarın  bir basın toplantısı düzenleyeceğini açıkladı. Otel masraflarını kendisinin karşıladığını belirten Gültekin, Ağca’nın yabancı siyasetçilerle görüşebileceğini dile getirdi.

İPEKÇİ’NİN KATİLİ TAHLİYE OLDU

Ailesi suskun, arkadaşları mutlu
Mehmet Ali Ağca’nın memleketi Malatya’da bulunan yakınları sessizliğini korurken, arkadaşları kendisinin memleketine gelmesini istedi. Ağca ile gençliğinde aynı mahallede oturan emekli polis Osman Bayram, Ağca’nın karıştığı suçları işlediğine inanmadığını belirterek, “Bunları bazıları kullandı ve yurtdışına çıkardı” derken, mahalledeki çocukluk arkadaşı Orhan Ünalır, “Bu olaylar olduğu zaman inanamadık.
Kendi kişiliğine yakışan şekil ve duruşu vardı, bu duruştan dolayı kendisini kutluyorum” dedi. Malatyalılar, Ağca ile ilgili haberleri de te-levizyonlardan merakla izledi. Çukurdere Mahallesi’nde bulunan Ağca’nın teyzesi Kadriye Esen’in evinde ise herhangi bir hareketlilik görülmedi. Evdeki perdeler de gün boyu kapalı tutuldu.

Cezaevi önünde avukat tartışması

Mehmet Ali Ağca’nın uzun zamandır avukatlığını yapan Hacı Ali Özhan, dün sabah cezaevi önünde açıklama yaptı. Önceki gün “vicdani retçi” olduğunu belirttiği Ağca’nın askere alınmaması gerektiğini söyleyen Özhan, dün de Ağca’ya mavi kazak getirdiğini kaydetti. Bu sırada Adnan Ağca, Özhan’ı azlettiklerini bildiren bir açıklamayı basına dağıttı. Ağca’nın avukatları Gökay Gültekin ve Yılmaz Aboşoğlu ile açıklama yapan Adnan Ağca, Özhan’ın açıklamalarıyla “kardeşinin can güvenliğini tehlikeye düşürdüğünü” ileri sürerek azlettiğini belirtti. Özhan ise kendisinin “hâlâ” Ağca’nın avukatı olduğunu öne sürdü.
Adnan Ağca “Çürük sistemin çürük raporu kabul olmadı. Bizim için önemli değil. 32 senedir gönüllü askerlik yaptık. Para almadan yaptık. angi kurumda antisosyal kişilik bozukluğu yok ki? Biz Mustafa Kemal kadar askerlik yaptık” dedi. 

Yine ‘erken tahliye’ oldu iddiası

Kartal Başsavcılığı’nın yanlış hesabı nedeniyle, henüz ceza süresi dolmamasına rağmen 2006’da tahliye edilen ve 8 gün sonra yeniden yakalanan Mehmet Ali Ağca dün cezaevinden çıkarken, “yeniden erken tahliye” iddiaları da gündeme geldi.
Ağca, Kartal Cezaevi’nden 12 Ocak 2006’da tahliye edildikten sonra infaz hesabının yanlış yapıldığının ortaya çıkması üzerine 8 gün sonra yeniden cezaevine konuldu. Bu süreçte, Ağca’nın cezaevinde ne kadar yatması gerektiği de hesaplandı.

Adalet Bakanlığı, Yargıtay’a yaptığı başvuruda, 1991 tarihli Terörle Mücadele Yasası’na göre Ağca’nın, İpekçi cinayetinden aldığı idam cezasının 10 yıl hapse dönüştüğünü belirtti.

2014 iddiası
Yargıtay da Ağca’nın erken tahliye edildiğini karar altına alırken, “Ağca’nın İtalya’da yattığı sürenin cezasından indirilemeyeceğine, Rahşan Ecevit affı olarak bilinen Şartla Salıverme Yasası hükümlerinin Ağca’yı ilgilendirmediğine” karar verdi.

Buna göre, hukukçular, Ağca’nın İpekçi cinayetinden 10, gasp suçundan da 4 yıl cezaevinde kalması gerektiği yönünde hesaplar yaptı. Kartal Cumhuriyet Savcılığı ise hazırladığı müddetnamede Ağca’nın tahliye tarihi olarak 18 Ocak 2010’u belirledi. Ancak bu karara yönelik herhangi bir itiraz yapılmadığından, 2014 ile ilgili tartışmalardan da sonuç çıkmadı. Yargıtay Başsavcılığı da o dönemde hazırladığı tebliğnamede bu tarihe işaret etmesine rağmen, itiraz olmadığı için Ağca dün tahliye edildi.

1991 tarihli Terörle Mücadele Yasası’na göre, bu tarihten önce işlenen suçlardan dolayı idama mahkûm edilenlerin cezası 10 yıl hapse, diğer hapis cezalarına mahkûm edilenlerin cezası da 5’te birine düşürülüyor. Ağca da idam cezasının 10 yıla düşürülüp, gasp cezasının bu sürenin içinde hesaplanmasıyla dün tahliye olabildi.  


Ağca metnini “Ebedi Mesih Mehmet Ali Ağca” diye imzaladı.

Mükemmel İncil’i yazacakmış!
Ağca’nın avukatları, Ağca tarafından kaleme alındığını söyledikleri İngilizce bir metni dağıttı. “Ebedi Mesih” imzalı yazıda şu ifadeler yer aldı: “Madde 1: Tanrı sonsuza dek tek ve benzersizdir. Tanrı sonsuza dek bütündür. Teslis (Üçleme) diye bir şey yoktur. Madde 2: Ben Tanrı değilim. Ben Tanrı’nın oğlu değilim. Ben ebedi Mesihim, yani ete kemiğe bürünmüş ve yeniden doğmuş aynı ilahi söz.... Madde 3: Ve Kutsal Ruh (Ruhül Kudüs) Tanrı’nın yarattığı bir melekten başka bir şey değildir. Teslis diye bir şey yoktur. Madde 4: Dünyanın sonunun geldiğini ilan ediyorum. Tüm dünya bu yüzyıl içinde yok olacak. Her bir insan bu yüzyıl içinde ölecek. Madde 5: İncil hata ile doludur. Mükemmel İncil’i ben yazacağım.

 

Eski arkadaşları ziyaret etti
Ağca’yı tahliye olduğu gün karşılayanlar arasında eski dostları da vardı. İpekçi cinayeti nedeniyle tutulduğu askeri cezaevinden kaçırılmasına yardım ettikleri iddiasıyla yargılanan Hasan Pala ve Mehmet Kurşun, gün boyu Ağca’nın yanında yer aldı. Pala ve Kurşun, Ağca ile Sheraton Oteli’ndeki odasında  uzun süre sohbet etti.

BU YUMRUK KİME?

Hollywood’dan teklif var
Ağca’nın avukatlarından Yılmaz Abaşoğlu, “Ağca’ya 8 milyon dolarlık teklif geldiği söyleniyor” sorusu üzerine, müvekkiline bir filmde oynaması için Hollywood’dan teklif geldiğini, ancak hiçbir anlaşma yapılmadığını söyledi. Diğer avukatı Gökay Gültekin de, Ağca’nın otele yerleşmesi sonrası “Hollywood ile film yapmak istiyor. Şu anda rahatız. Tahliye olduktan sonra GATA’da odada oturduk, bir süre sohbet ettik” dedi.



-  Ağca’yı Sheraton Oteli’nde yüzlerce gazeteci karşıladı. Gazeteciler, Ağca’yı görüntüleyebilmek için düzen aldı. Yakınları ve korumaları gazetecilere, düzenin bozulmaması şartıyla Ağca’nın açıklama yapacağını bildirdi. Bu sırada bazı foto muhabiri ve kameramanlar araçtan inen Ağca’nın etrafını sarınca, diğer gazetecilerin de düzeni bozuldu. Basın mensupları ile Ağca’nın korumaları arasında büyük arbede yaşandı.

NOTLAR...
Otelde büyük arbede

-  Hesap hatası nedeniyle tahliye edildiği 2006’da 8 gününü dışarıda geçiren, bu 8 gün dışında 21 yaşından beri sürekli firarda ve cezaevinde yaşayan Ağca ilk kez dün özgür kaldı.
-  Ağca’nın tahliyesi için, basın mensupları önceki gece yarısından itibaren Sincan F Tipi Cezaevi önüne kamp kurdu. Cezaevi önünde bekleyen 250’ye yakın basın mensubu arasında AP, Reuters, AFP gibi yabancı ajanslarla Polonya, Rusya ve İtalya’dan gelen basın mensupları da yer aldı.
-  Ağca’ya büyük ilgi gösteren bazı yabancı televizyon kanalları, cezaevini görüntüleyebilmek için vinç kiraladı.
-  Cezaevinden GATA’ya getirilen Ağca’yı yaklaşık 100 araçlık medya konvoyu takip etti. Görüntü alabilmek için yarışan medya araçlarından bazıları kaza yaptı.
-  Yoğunluk nedeniyle GATA’nın ana giriş kapısı araç trafiğine kapatıldı.
-  Ağca’nın poliklinikte olduğu sürece bina girişlerinde kimlik kontrolü yapıldı.
-  Ağca’nın Sheraton Oteli’ne geldiği minibüsün Haku Otomotiv adlı bir şirketten kiralandığı öğrenildi.
-  Otelin lobisindeki izdiham nedeniyle, bir LCD televizyon ve bazı koltuklar kırıldı.

PSİKİYATRLAR NE DEDİ?
Suç işleyen kişilerin ortak bozukluğu

Mehmet Ali Ağca’nın askerlik yapmasına elverişli olmadığı kararının verilmesine dayanak oluşturan “ileri derecede antisosyal kişilik bozukluğu” teşhisi, çoğunlukla cezaevlerinde yatan ve her türlü suçu işleyenlerin ortak bozukluğu olarak biliniyor.
Kural tanımayan, yakınları dahil herkese kötülük edebilen ve çok kolay suç işleyen bu kişilerin en tipik özelliklerinden biri, ahlaki özelliklerinin olmaması ve normal bir yaşam sürememeleri.
Türk Psikiyatri Derneği Onur Kurulu Üyesi Dr. Şeref Özer: Antisosyal kişilik bozukluğu psikiyatrik hastalık değildir, kişilik bozukluğudur. Antisosyal kişilik bozukluğu olan kişiler hiçbir ödüllendirme veya cezalandırmadan etkilenmez. Onlara iyilik yapmak ya da ceza vermek davranışlarını değiştirmez. Kural tanımazlar, ahlaki değerleri yoktur, akıllarına eseni yaparlar. O yüzden çok kolay suç işlerler. Engellenme karşısında çok öfkelenirler.
Çok küçük yaşlarda arkadaşlarla geçinememe, hayvanlara eziyet, ufak tefek hırsızlıklarla kendini göstermeye başlar. Tedavisi mümkün değil. Onlara sorarsanız herkes hatalı, bu nedenle terapi şansı da yoktur. Tedavi için kişinin önce sorunun farkında olması gerekir. Bu kişiler kendilerine uygun yerler bulurlar, mafya içindeki örgütlenmelerde, şiddet eylemlerinde vardır. Bunları askerde bile zaptetmek kolay değildir. Bu nedenle askere alınmazlar.
Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi 1. Psikiyatri Kliniği Şefi Doç. Dr. Erol Göka: Antisosyal kişilik bozukluğu uyum güçlükleri ve suça eğilimle karakterizedir. Ağca’ya, tekrarlayan suç işleyen birçok suçluya uyan bir bozukluk. Disiplin gerektiren askeriye gibi kurumlarda bulunmamaları uygun. Bu kişilerin ne düzenli bir iş hayatı ne de yaşantısı olabilir. Sürekli kendi merkezinde, kendi çıkarı için her şeyi yapabilen insanlardır. Cezaevlerinde tekrarlayan suç işleyenlerin en az yarısında antisosyal kişilik bozukluğu bulunur.

Milliyet

 

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler