YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
İlk duruşma 13 Ağustos
İlk duruşma 13 Ağustos
11 Ağustos 2012 12:08
OYAK'ta dedlillerin karartıldığı iddiasına ilişkin davanın ilk duruşması 13 Ağustos günü görülecek...

''Danıştay saldırısına ilişkin kamera kayıtlarının silinerek delillerin karartıldığı'' iddiasına ilişkin eski OYAK Savunma ve Güvenlik Sistemleri (SGS) Genel Müdürü Orhan Çoban'ın da aralarında bulunduğu 6'sı tutuklu 10 sanık hakkında açılan davanın ilk duruşması, 13 Ağustos Pazartesi günü yapılacak.

İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesi'nin kararı doğrultusunda, davanın ilk duruşmaları 13, 14, 15 Ağustos'ta Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'nın büyük salonunda yapılacak.

İstanbul Cumhuriyet Savcısı Muammer Akkaş tarafından hazırlanan 63 sayfalık iddianamede, 17 Mayıs 2006 günü Danıştay 2. Dairesi'ne yönelik Alparslan Arslan tarafından gerçekleştirilen silahlı saldırı sonucu Danıştay üyesi Mustafa Yücel Özbilgin'in hayatını kaybettiği, o dönemde daire başkanı olan Mustafa Birden ile üyeler Ayla Gönenç, Ayfer Özdemir ve Ahmet Çobanoğlu'nun yaralandığı hatırlatılıyor.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nce, Danıştay saldırısına ilişkin kamera kayıtlarına ilişkin hazırlanan bilirkişi raporlarına dayanılarak yapılan suç duyurusu üzerine soruşturma başlatıldığı anlatılan iddianamede, Danıştay saldırısının meydana geldiği tarihlerde, ülkede kaos ortamı oluşturmak amacıyla eylemler yapıldığı, Cumhuriyet gazetesine değişik tarihlerde atılan el bombalarının da bu amaca hizmet ettiği belirtiliyor.

Danıştay ve Cumhuriyet gazetesine yapılan eylemlerde de belli bir hazırlık aşamasından sonra eylemin gerçekleştirildiği düşünüldüğünde, Danıştay saldırısından önce, eylem yeri, konumu, güvenliği, güvenlik zaafları, kaçma noktaları gibi konularda ön hazırlık çalışmasından sonra eylemin yapılabilir hale geleceği anlatılan iddianamede, bunun ise Danıştay binasındaki OYAK SGS tarafından kurulu bulunan kameraların 3 Mayıs 2006'da arıza yapmaya başlaması ile örtüştüğü ifade ediliyor.


-''Kameralarda 15 günde 5 arıza''-


İddianamede, 5 aydır arıza yapmayan kameraların 15 gün içerisinde 5 arıza yapmasının sebebinin, saldırı öncesindeki hazırlığın tespitini önleyerek şüphelilerin eylemini kolaylaştırma, delillerin gizlenmesi ve karartılması amacına yönelik olduğu görüşüne yer veriliyor.

Daha önceki soruşturmalarda ele geçirilen bazı belgelerden ''Ergenekon terör örgütü''nün nihai amacına ulaşmak amacıyla özel güvenlik şirketleri kurmak, yönetmek ve kontrol altında tutmak amacıyla ciddi çalışmalar yürüttüğü ve bu kapsamda stratejiler geliştirdiğinin anlaşıldığı belirtilen iddianamede, örgütün bu stratejisine paralel olarak bugüne kadar haklarında işlem yapılan sanıklar Veli Küçük, Oktay Yıldırım, Muhammet Yüce ve Ergin Geldikaya başta olmak üzere bir kısım örgüt üyesi ve yöneticisi şüphelilerin özel güvenlik sektöründe çalışmasının bu durumu açıkça ortaya koyduğu ifade ediliyor.

Örgütün yapmayı planladığı operasyonel faaliyetlerin deşifre olması halinde, bu durumun örtbas edilmesi, delillerin yok edilmesi amacıyla kurulan ya da kontrol edilen özel güvenlik şirketinin önemli bir görev üstleneceği, bu kapsamda kurulacak özel güvenlik şirketlerinin yönetim kurulu başkanlığına istihbarat alanında uzmanlaşmış emekli kurmay albay getirilmesinin hedeflendiği anlatılan iddianamede, ''Bu hedefine uygun olarak, OYAK SGS yönetiminde, 'Ergenekon' örgütü sanıklarıyla irtibatlı olan emekli Kurmay Albay Orhan Çoban'ın görevlendirildiği, bu nedenle OYAK SGS'nin de örgütün müdahalesi, yönlendirmesi ve kontrolüne açık olduğu anlaşılmaktadır'' deniliyor.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nin kayıt cihazlarıyla ilgili bilirkişiden aldığı raporlarda, Danıştay'dan sökülen kayıt cihazının arızalı olmadığı ve hard diskte bulunan görüntülerin geri getirilemeyecek şekilde silindiği hatırlatılan iddianamede, Danıştay binasında kurulu kameraların 3 Mayıs 2006'da arızaya geçtiği, müdahale edildiği tarih olan 5 Mayıs 2006'ya kadar kayıt yapmadığı, 8, 9, 11 ve 16 Mayıs 2006 tarihlerinde kameraların arızaya geçmesine rağmen kayıt cihazı tamamen değiştirilmeyerek geçici çözümlerle olaya müdahale edildiği anlatılıyor.

İddianamede, 9 Mayıs 2006'da sökülen kayıt cihazının yerine 11 Mayıs 2006'ya kadar yedek cihaz takılmadığı, 11 Mayıs 2006'da düzenlenen servis formunda, kayıt cihazının şüpheli Serkan Akyıldız tarafından çalışır bir şekilde teslim edildiğinin belirtilmesine rağmen 5 gün sonra arıza vermesi, diğer tarihlerde hard disk arızası durumunda kayıt cihazının resetlenerek çalışır duruma getirilmesine rağmen bu işlemin uygulanmadığı anlatılıyor.


-''Kameraların kayıt yapması engellendi''-


Özellikle 16 Mayıs 2006'da kayıt cihazı sökülürken herhangi bir sebep gösterilmemesi ve servis formu düzenlenmemesi düşünüldüğünde, OYAK SGS tarafından bilinçli olarak kameraların kayıt yapmasının engellendiği kanaatine varıldığı vurgulanan iddianamede, şöyle devam ediliyor:

''Diğer yandan soruşturma kapsamında şüphelilerin savunmaları doğrultusunda, 5 Mart 2012'de tekrar bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bu raporun da daha önce düzenlenen bilirkişi raporlarını teyit eder mahiyette olduğu anlaşılmıştır. Danıştay ve Cumhuriyet gazetesine yapılan eylemlerin belli bir hazırlık aşamasından sonra gerçekleştirildiği düşünüldüğünde, Danıştay saldırısından önce olay yeriyle ilgili yapılan keşif çalışmalarının kameraların arızaya geçtiği tarihlerde başladığı değerlendirilmektedir.''

Davanın sanıklarının ifadelerine de yer verilen iddianamede, Orhan Çoban'ın her ne kadar hard disklerin üzerinde yapılan çalışmaların görüntü kurtarmaya yönelik olduğunu ve cihazın istenmediği için saklandığı şeklinde beyanda bulunmuş olsa da bir dönem şirkette çalışan Mutlu Demirtaş'ın OYAK SGS'nin gerçekleşen adli bir olaya ait görüntü kayıtlarını kurtarma gibi bir yetkisinin olmadığını, böyle bir durumda tüm cihazı, verileri elde ne varsa emniyete teslim etmesi gerektiğini, daha önce bu tür olaylar yaşandığında cihaz ve bilgileri görevlilere anında teslim ettiklerini ve müdahalede bulunmadıklarını beyan ettiği anlatılıyor.

Danıştay saldırısıyla bu binada kurulu bulunan OYAK SGS'ye ait kameraların kayıt yapamaz hale getirilmesi ve delillerin tamamen yok edilmesinin ''Ergenekon terör örgütü''nün amaçlarına ulaşmasını kolaylaştırmak amacıyla yapıldığı kanaatine varıldığı anlatılan iddianamede, şu ifadelere yer veriliyor:

''Orhan Çoban'ın, görevi ve konumu itibariyle 'Ergenekon terör örgütü'nün ülkede kaos ortamı oluşturarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzenin fiilen uygulanmasını önlemek amacıyla yapılan Danıştay saldırısında, arızalanan kameraların arızasının tamamen giderilmemesi, arızaya müdahale edildiğinde ise geçici olarak arızanın giderilmesi, sökülen kayıt cihazının yerine yedeği takılmayarak kameraların görüntü almasının engellenmesi, Danıştay saldırısından önce sanık Alparslan Arslan'ın keşif görüntülerinin silinmesi amacıyla arızası tespit edilemeyen hard diskteki görüntülerin geri getirilmeyecek şekilde silinmesi ve saldırı öncesi sökülen cihaz yerine yeni bir cihaz taktırmayarak saldırı günü görüntülerin kaydedilmesinin engellenmesi talimatını verdiği, Orhan Çoban'ın bilgisi ve talimatı doğrultusunda da kayıt cihazındaki görüntüleri Barış Demirtaş'ın sildiği tespit edilmiştir.''


-Ceza istemleri


Olay tarihinde OYAK SGS Genel Müdürü olarak görev yapan Orhan Çoban, Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Tarık Özyılmaz, Elektronik Güvenlik Sistemleri Müdürü Yavuz Selim Kavaklıoğlu, Bilgi İşlem sorumlusu Barış Demirtaş, montaj bakım şefi Metin Almalı ve teknisyen Serkan Akyıldız'ın ''Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs etmek'' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapise çarptırılmaları istenen iddianamede, aynı sanıkların, Danıştay saldırısı sırasında Danıştay üyesi Mustafa Yücel Özbilgin'in hayatını kaybetmesi ve o dönemde daire başkanı olan Mustafa Birden ile üyeler Ayla Gönenç, Ayfer Özdemir ve Ahmet Çobanoğlu'nun yaralanmalarına ilişkin de ''Tasarlayarak, kamu görevi nedeniyle kasten adam öldürmeye yardım'', 4 kişinin yaralanması sonucu ''adam öldürmeye teşebbüs suçuna yardım etmek'' suçlarından da 100 ile 150'şer yıl arasında hapisle cezalandırılmaları talep ediliyor.

İddianamede, tutuksuz sanıklar olay tarihinde OYAK SGS'de teknisyen olarak görev yapan Murat Kablan ve Murat Ünal, satın alma ve lojistik sorumlusu olarak çalışan Erdem Acun ile Danıştay Başkanlığı Bilgi İşlem Merkezi'nde mühendis olarak görev yapan Celalettin Yüksekkaya'nın da ''Silahlı terör örgütüne yardım etmek suretiyle örgüt üyesi olmak'' ve ''suç delillerinin gizlenmesi ve yok edilmesine iştirak etmek'' suçlarından 8 ile 20'şer yıl arasında hapis cezasına çarptırılması isteniyor. (AA)

 

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler