YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
İhsanoğlu'nun 3 aşamalı seçim kampanyası
Mustafa Kartoğlu, katıldığı bir televizyon programında İhsanoğlu'nun adaylığını değerlendirdi. Kartoğlu, İhsanoğlu'nun muhalefet tabanında heyecan yaratmadığını ve 3 aşamalı seçim kampanyası yürttüğünü belirtti.
İhsanoğlu'nun 3 aşamalı seçim kampanyası
09 Temmuz 2014 / 06:55 Güncelleme: 09 Temmuz 2014 / 08:46


24 TV'de Yaşar Taşkın Koç'un modaratörlüğünde 'Siyaset 24' programında Mustafa Kartoğlu ve Hatem Ete ile gündemdeki konular tartışıldı.

Mustafa Kartoğlu, Ekmeleddin İhsanoğlu’na biçilen rolün Türkiye’yi geleceğe taşıma bir yana, bugünkü Türkiye’yi tarif etmekten uzak bir rol olduğunu belirtti. Kartoğlu, İhsanoğlu’nun söylemlerini koyabilecek hiçbir yer olmadığını ifade etti.

İhsanoğlu, kendisinin ne kadar CHP'li olduğunu anlatıyor
 
Mustafa Kartoğlu, Ekmeleddin İhsanoğlu’nun kampanyasının üç aşaması olduğunu ve birinci aşamada kendisinin ne kadar CHP’li olduğunu anlatmak olduğunu söyledi. Sonraki aşamasının da kendisinin ne kadar MHP’li ve milliyetçi olacağını söyleyen Kartoğlu, “vakit kalırsa vizyonunu anlatacak” dedi.

Mustafa Kartoğlu konuşmasında şunlara yer verdi:

“Ekmeleddin İhsanoğlu siyasi anlamda sıfır bir aday. Ne olacağını kampanyaya başadığında, yani sokağa indiğinde görmeye başlayacağız. Hatta adı, doğum yeri, Mısır’da doğmuş olması, Türkiye’de fazla yaşamamış olması vs. gibi bir takım eleştirler vardı. Bunlara karşı çıktığımızı hatırlıyorum ve kendisi sokağa indiğinde artık biz üzerinde değerlendirme yapabileceğimiz siyasi bir kişilik olarak Ekmeleddin İhsanoğlu’nu konuşabileceğiz demiştik. Şimdi ona yönelik bir takım argümanlar sağlamaya başladı bize. O ana kadar konuştuğumuz ve bundan sonra da ağırlıklı konuşacağımız konu aslında neden aday gösterildi ve kendisinin nasıl bir çerçevenin içerisine konulduğu olacak.”

“Benim görebildiğim İhsanoğlu şuanda kampanyasının herhalde üç aşaması var. Birinci aşaması kendisinin ne kadar CHP’li olduğunu anlatmak. Şuanda onu yapıyor. İkinci aşama da, (ne zaman başlayacak bilmiyorum) ne kadar aslında MHP’li ve milliyetçi olduğunu anlatmaya başlayacak. Muhafazakarlığını belki onunla birlikte devam ettirecek. Vakit kalırsa nasıl Cumhurbaşkanı olacağına da bir fikir verecek bir bölümü olacak bu kampanyanın. Böyle gözüküyor. Böyle bir şey inşaa ederse Türkiye belki kampanyanın sonunda Ekmeleddin İhsanoğlu’nun bir siyasi profili olarak ne olduğunu, ne anlam ifade ettiğine dair bir fikir sahibi olabilir. Bundan daha öteye geçen bir şey olacağını zannetmiyorum.”

İhsanoğlu'nun söylemlerini koyabileceğimiz hiçbir yer yok


 Mustafa Kartoğlu, Ekmeleddin İhsanoğlu’na biçilen rolün Türkiye’yi geleceğe taşıma bir yana, bugünkü Türkiye’yi tarif etmekten uzak bir rol olduğunu belirtti. Kartoğlu, İhsanoğlu’nun söylemlerini koyabilecek hiçbir yer olmadığını ifade etti. Kartoğlu konuşmasında şunları söyledi:
 
“Seçenlerin ortaya koydukları Cumhurbaşkanı profiline baktığımız zaman, hedeflerine baktığımız zaman Ekmeleddin İhsanoğlu’na biçilen rol bırakın Türkiye’yi geleceğe taşımayı, bugünkü Türkiye’yi bile tarif etmekten uzak bir rol. Yani “ben anayasanın bekçisi olacağım” söylemi, “biz Suriye’den gelen mültecilere kapıları açmamalıydık” sözü, Filistin konusunda “tarafsız olmalıydık” ifadesi, bunları koyabileceğimiz hiçbir yer yok.”
 

İhsanoğlu, kendisine çizilen profilin dışına çıkabilecek mi?

Ekmeleddin İhsanoğlu’nun 70 yıllık hayatına sığdırdığı birikimini yansıtabileceği çıkışları olabileceği ihtimalini hala düşündüğünü belirten Mustafa Kartoğlu, “kendisine çizilen profilin dışına çıkarak, irticalen birşeyler söyleyebileceğini hala düşünüyorum” dedi.
 
İhsanoğlu'nun geleceğe yönelik sözleri belirsiz
 
Yaşar Taşkın Koç, çatı adayın geçmiş birikiminden ve geleceğe yönelik söyleyebileceklerinden kimsenin emin olamayacağı yerden geldiğini söyledi.
 
“Çatı aday olarak ortaya çıkarılan İhsanoğlu, siyasetten gelmiyor. Dolayısıyla ne geçmiş birikiminden, ne geleceğe yönelik söyleyebileceklerinden kimsenin emin olamayacağı veyahut bunlar için garanti veremeyeceği yerden geliyor. Üstelik de iki parti (CHP ve MHP) çok uzun yıllardır muhalefette. Bir diğeri potansiyeli ve gücü niye sahada olduğuna bir fikrimiz var. Siyasal Kürt oylarını mümkün olduğu kadar toparlayabilmek ve bunu da mümkünse Batı’ya, daha soldaki oylarla bir Türkiye partisine dönüşmeye çalışan bir eşikte. Dolayısıyla kendi interlandı 6-6.5 olarak gözüküyor. Diyelim ki onu 8 yaparsa bir başarı sayacak.”
 
İhsanoğlu muhalafet tabanında heyecan uyandırmadı
 
Ekmeleddin İhsanoğlu’nun muhalefet tabanında hiçbir heyecan uyandırmadığını söyleyen Hatem Ete şunları söyledi: “Ekmeleddin İhsanoğlu muhalefet tabanında bir heyacan uyandırmadı. O günden bu yana bu yarışa insanların adapte olamamasının, seçim kampanyasına insanların adapte olamayışının bir gerekçesi de o. Bir hafta, on gün oldu, dolaştı, bir sürü yerde açıklama yaptı ama yaptığı açıklamanın hiçbirisi bir parıltı oluşturmuyor. Bir heyecan uyandırmıyor.”
 
Muhalefetin amacı; sert söylemlerle Erdoğan'ı ringe çekmek
 
Erdoğan’a karşı Kılıçdaroğlu ve Bahçeli’nin son dönemlerdeki en sert konuşmalarına şahit olduklarını söyleyen Hatem Ete sert söylemlerle Tayyip Erdoğan’ı ringe çekmek istediklerini söyledi. Muhalefetin Erdoğan’a karşı antipatiyi artırarak seçmeni sandığa götürmeye çalıştıklarını ifade etti. Ete şunları söyledi:
 
“Siyasi olmayan bir figür, ya da tarafsızlık iddiasıyla ortaya çıkan bir figürün tabanda heyecan uyandırması da mümkün aslında. Bu böyle bir aday değil. Bu handikapı ortadan kaldırmak için birşeyler yapması lazım. Ben bunun iki yüzü olduğunu düşünüyorum. Bir yüzü şu; mümkün mertebe Tayyip Erdoğan’a yönelik sert bir siyasi söylem kullanarak Tayyip Erdoğan’ı ringe çekmek. Bahçeli’nin de Kılıçdaroğlu’nun da son dönemlerdeki en sert konuşmalarına şahit olduk son iki gündür. Tamamen Sayın Erdoğan’ı sinirlendirip, kendilerine muhatap ettirtmek.

Bu muhataplık kitleyi sandığa götürebilir. Yani, İhsanoğlu’na yönelik sempati tabanı sandığa götüremiyorsa, Erdoğan’a yönelik antipatiyi artırmak. Ben tam formülü öyle koyuyorum. İhsanoğlu’na razı olduğumuz için, “İhsanoğlu bizi heyecanlandırdığı için sandığa gitmesek bile, Erdoğan nefreti yüzünden sandığa gideceğiz” dedirtmek. Bu politikayı AK Parti muhatap almayarak bozabilir.”
 
Özal'a yaptıkları stratejiyi izliyorlar
 
“İkincisi; AK Parti’nin içine yönelik tartışmalarla bu süreci sıkıntıya sokmayı tasarlıyor muhalefet. Farkındaysanız ilk günden “bu bir Cumhurbaşkanı seçimi değil, siyasal sistem tartışması” diyorlar. Yani İhsanoğlu’nu olabildiğince gözden kaybedip, sistem tartışmaya yönelik.

Bu ikisini eğer başarırlarsa, AK Parti de bu tuzağa düşerse bunun neticesinde de aynı Özal’a yaptıkları stratejiyle tarafsızlığını kaybetmiş, çok fazla polemiğe girmiş, toplumun bir kesimiyle ciddi bir kavgası olan ve dolayısıyla da kucaklayıcılık vasfına soru işareti oluşturan bir Cumhurbaşkanlığı seçim zaferi armağan etmek.”

 

STARGAZETE

GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler