26 Mayıs 2017 Cuma
  • Altın143,932
  • BIST97.713
  • Dolar3,5669
  • Euro4,0007
  • Euro/Dolar0.00
  • Sterlin4,6158
  • İstanbul16 °C
  • Ankara12 °C
  • İzmir14 °C
  • Konya8 °C
  • Adana16 °C
  • Antalya16 °C
  • Diyarbakır12 °C
  • Bursa15 °C
  • Kayseri12 °C
  • Kocaeli11 °C
  • Şanlıurfa17 °C
  • Gaziantep14 °C
  • İçel19 °C
ABD VE TERÖR MÜHENDİSLİĞİ
YENİ HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
İddianamedeki büyük skandal
İrticayla Mücadele Eylem Planı'nda ıslak imzası bulunan Albay Dursun Çiçek hakkındaki iddianameden çıkan skandal...
İddianamedeki büyük skandal
15 Temmuz 2010 / 07:41 Güncelleme: 15 Temmuz 2010 / 07:42

İrticayla Mücadele Eylem Planı'nda ıslak imzası bulunan Albay Dursun Çiçek hakkındaki iddianameyi hazırlayan Genelkurmay Askeri Savcısı Yavuz Şentürk'ün, plana adı karışan diğer isimleri aklamaya çalıştığı öne sürüldü. Yavuz Şentürk'ün, ihbarcı subayın Ergenekon Savcısı Zekariya Öz'e gönderdiği ikinci ihbar mektubunda yer alan internet andıcını hiç görmediği ortaya çıktı. Savcı Şentürk, Harekat Başkanı Korgeneral Nusret Taşdeler'in imza blokunu taşıyan Eylül 2007 tarihli Bilgi Destek Planı'nın askeri yazışma usulleri açısından yanlışlıklarına dikkat çekerek belgenin sahte olduğu kanaatine varıldığı iddianamede uzun uzun anlattı. Taşdeler'in unvanını "H. Nusret TAŞDELER Korgeneral Harekat Başkanı" yazılması gerekirken "Nusret TAŞDELER Korgeneral Hrk. Bşk." şeklinde yazılması bile delil olarak gösterildi. Ancak iddianamede birçok subayın ve dönemin Genelkurmay 2. Başkanı Hasan Iğsız'ın parafını taşıyan internet andıcına hiç yer verilmedi.

KENDİ EL YAZILARIYLA PARAFLARI VAR

Meçhul subayın ikinci ihbar mektubunun ekinde yer alan internet andıcı, Albay Çursun Çiçek'in imzasını taşıyor. Destek Şube Müdürü Albay Cemal Gökçeoğlu'nun "Aslı Gibidir" onayını taşıyan andıcın, Bilgi Destek Dairesi'nin psikolojik harekat amaçlı internet sitesi faaliyetlerinin yeniden yapılandırılması maksadıyla hazırlandığı anlaşılıyor. Andıcın, komuta katından onay alınarak Bilgi Destek Şubeleri'ne dağıtıldığı da belirtiliyor.

İŞTE O KOMUTANLAR

"HRK: 3020 - 09/Bilgi des. D. Des. Ş." numaralı Harekat Başkanlığı'ndan, Genelkurmay 2. Başkanı'na sunulan "Hzl. Tel. Nu.: 1885" ibaresi taşıyan 2009 Nisan tarihli internet andıcının sunulduğu isimler şunlar: "Bilgi Destek Dairesi Başkan Vekili Tuğg. Mustafa Bakıcı, Harekat Başkanı Korg. Mehmet Eröz, ıstihbarat Başkanı Korg. İ.H. Pekin, MEBS Başkanı Kora. M. Otuzbiroğlu, Adli Müşavir Tuğg. Hıfzı Çubuklu ve 2. Başkan Org. Hasan Iğsız."

Belgede söz konusu komutanların tamamının kendi el yazıları ile parafları bulunuyor. Andıçta günlük takip edilen Türkçe yayın yapan 292, yabancı dilde yayın yapan 138 internet sitesinin tek tek fişlendiği görülüyor. Bu sitelerin karşısına "bölücü", "irtacıcı", "milliyetçi", "aşırı sol", "tarafsız" ve "AB yanlısı" gibi notlar düşülüyor.

CUNTACI MI DEĞİL Mİ?

Planının, Dursun Çiçek tarafından terfi ettirilmediği için sızdırıldığının savunulduğu iddianamede çelişkiler dikkat çekiyor. İddianamenin 38. sayfasında, millete kurulan komployu ortaya çıkaran ihbarcının subayla ilgili "Bilgi Destek Dairesi'nde çalıştığı ve cunta oluşumunda görev aldığı anlaşılmaktadır" deniliyor. İhbarcı subayın ne kadar kudretli birisi olduğu ise şu cümlelerle anlatılıyor: "Bilgi destek şubede görevli olduğunu söyleyen ihbarcı subayın askeri savcılıkta yapılan soruşturmalar da dahil olmak üzere Genelkurmay karargahının çeşitli birimlerine ait ancak özel bir araştırma ve çalışma sonucu tespit edilebilecek normal koşullarda değil bir subayın komuta makamlarında bulunan komutanların dahi tamamına sahip olmasının mümkün olmadığı ayrıntılı bilgilere sahip olması dikkat çekicidir."

İddianamenin devamında ise 2007 tarihli Bilgi Destek Planı'nda yer alan 'sayı'nın yazılışındaki yanlışlığın, tecrübesiz bir TSK mensubunun bile yapmayacağı bir yanlışlık olduğu vurgulanıyor. "Belgeyi hazırlayanların ve ihbarcının TSK mensubu olmayabileceği kanaatini güçlendirmektedir" deniliyor.

BİLGİSAYARLARI SİLİP ARAMA YAPTIK İTİRAFI

Millete komplo belgesinin 12 Haziran 2009'da Taraf gazetesinde yayımlanmasının ardından karargahtaki bilgisayarlarda temizlik yapıldığı yine meçhul subay tarafından aktarılmıştı. Askeri savcının iddianamesinde bu temizlik tanık ifadeleri ile doğrulandı. Bilgi güvenliği ihtiyaçları nedeniyle TSK NET'e bağlı Bilgi Destek Dairesi'nden 31, İç Güvenlik Harekat Dairesi'nden 45 bilgisayarın, 20 Haziran 2009'da 'güvenlik temizliği yapılması için' silindiğini tüm tanıklar kabul etti. Tanık Albay Şükrü Kısadere ifadesi sırasında 20 Haziran'da verilen emir gereği bilgi destek dairesinde 26 adet bilgisayar ile 5 sunucunun (Server) 35 kez güvenli silindiği bilgisayarların bilgi sistemleri şube müdürlüğüne teslim edilmesinden sonra bir kere daha 35 kez silindiğini ibraz etti. İddianamede söz konusu bilgisayarlarda belgenin aranmasının ise bu silme işlemlerinden sonra yapıldığı itiraf edildi. Piyade Kd. Albay Hulisi Gülbahar ve bazı erler güvenli silme işleminin sabaha kadar sürdüğünü, 60-65 çuval belgeyi kırpıp yaktıklarını ifade ediyor.

HÜKÜMETE PSİKOLOJİK HAREKAT

Meçhul subayın mektubunda Genelkurmay Bilgi Destek Şube Müdürleri'nin adı ve kredi kartı kullanılarak hizmete sokulan 42 internet sitesi aracılığıyla kamuoyuna yönelik 'gri ve siyah propaganda' yapıldığı ifade ediliyordu. Hükümet ve AK Parti aleyhine yayınların da dikkat çektiği sitelerde, cemaatler ve tarikatlar da hedef alınmıştı. Gülen Cemaati ve Nakşibenti tarikatını karalamaya yönelik birçok haber dikkat çekmişti. Bu sitelerden www.irtica.org gibi bazılarında yayımlanan haberler, AK Parti'yi kapatma davasında delil olarak gösterilmişti. İnternet andıcının kamuoyunda duyulmasından sonra Genelkurmay Adli Müşaviri Çubuklu, bu sitelerin varlığını kabul etmiş, bir süre sonra ise bu siteler kapatılmıştı.

DELİL YOK AMA PLANI ÇİÇEK YAZDI

Aramalarda İrtica ile Mücadele Eylem Planı Başlığı'nı taşıyan 4 sayfalık yazıya ve Eylül 2007 tarihli Bilgi Destek konulu 5 sayfalık yazıya rastlanılamadığı ifade ediliyor. TSK NET ve internet dosya sunucularında bulunan kullanıcı hesapları da incelendiği, bilirkişinin TSK NET ağındaki bilgisayarların kullanıcı izi bilgilerine de baktığı ancak yine herhangi bir ize rastlanmadığı kaydediliyor. Belgenin Dursun Çiçek'in imzasının bulunduğu sayfa hariç 3 sayfasında parmak izi incelemesi yapıldığı, ancak Çiçek'in imzasına rastlanılmadığı da iddianamede belirtiliyor. Adli Tıp, Emniyet Kriminal ve Jandarma Kriminal'in raporlarına dayanarak imzanın Çiçek'e ait olduğu ise kabul ediliyor. (Bugün)

TSK'leri...
 // ibrahim çelikoğlu
Namus ve şereftir.Maldır,mülktür.Var olmaktır vs.Çünkü:Koruyan kollayan,içte dışta görev verilen o dur.TSK'lerine kimse zarar vermek istemez.TSK'lereinin içindeki kötülere karşı koymak,temizlemek;Başta gelen vatandaşlık görevidir.TSK'leri mensubu birileri yalan dahi söylüyorsa savunması gereken bir kelimesi dahi olmaması gerekir.Esas
kötülüğü bunlar verir......
15 Temmuz 2010 20:03
GÜNDEM Kategorisindeki Diğer Haberler